Muslim Port Haber Merkezi | Sevde Köse

Suriye'de yaşam koşullarının kötüleşmesi; ülkenin savaş nedeniyle yaşadığı genel çöküş ve bunun toplumsal hayata yansımalarıyla bağlantılı olup bu durum ekonomik kaynaklarının kurumasına ve üretim çarkının durmasına yol açtı.

Geçtiğimiz şubat ayında Suriye devlet başkanı Beşar Esed, kamu sektöründeki işçi ve çalışanların maaş ve ücretlerine %50 oranında zam yapılması yönünde iki kararname yayınladı.

Bu zam ile asgari ücret 280 bin liraya yani sadece 19 dolara yükseldi.

Şam Üniversitesi Ekonomi Profesörü Dr. Şefik Arbeş ise, 5 kişilik bir ailenin her üyesi için hafif bir öğün (fasulye, humus) veya ‘labne veya peynirli sandviç’ ile sınırlandırmanın bir ayda yaklaşık iki buçuk milyon liraya (180 dolar) mal olacağını, normal bir kahvaltının minimum maliyetinin ise 300 bin lira (22 dolar) olduğunu ve bunun da ayda yaklaşık 9 milyon liraya (650 dolar) mal olacağı anlamına geldiğini belirtti.

Felaket Düzeyinde Ekonomik Rakamlar

Piyasa hareketlerine ilişkin raporlar, söz konusu zammın harcama düzeyi ve boyutu üzerinde herhangi bir etkisi olmadığını, liranın değerinin düşmeye devam ettiğini ve bu yılın başında döviz karşısında yaklaşık %130 değer kaybettiğini ortaya çıkardı.

Trading Economics web sitesine göre, geçen yılın son çeyreğinde enflasyon oranı %150'ye yükselirken, satın alma gücü endeksi %4,21 gibi çok düşük bir seviyeye ulaştı ve ardından genel yaşam kalitesi endeksi1 sıfıra geriledi.

Rejimin kontrolündeki şehir ve bölgelerde maddi durumu kötü olan halkın yanı sıra, ülkenin kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki bölgelerdeki aileler de yoksulluk ve açlık içinde yaşıyor. Yaşam masraflarının bir kısmını karşılayan uluslararası yardım miktarının azalması nedeniyle, sofraları hayatta kalmalarına yardımcı olacak temel besin kaynaklarından yoksun kalıyor.

İsrailli Güvenlik Liderleri: Savaş Çıkmaza Girdi İsrailli Güvenlik Liderleri: Savaş Çıkmaza Girdi

Mevcut ortalama maaş ve ücretler, temel ihtiyaçlar için aylık gıda maliyetinin yalnızca %7'sini karşılıyor. Ekmekte %100, sebzede %55'ten %80'e, beyaz ette %10'dan %38'e çıkan fiyatların ardından, kuzu etinin kilogram fiyatı geçen aya göre %18 artışla 285 bin liraya (bir devlet memurunun bir aylık maaşı eşdeğerine) ulaştı.2

Et fiyatları ile asgari ücret arasında basit bir karşılaştırma yapacak olursak, kamu sektörünün en alt kademesinde yer alan bir işçinin bir kilogram kırmızı et satın almak için ortalama 140 saat, ızgara tavuk satın almak için ise 80 saat çalışması gerekiyor.

Ekonomik Küçülme ve Fonksiyon Bozukluğu

Suriye ekonomisi, güdümlü ekonomiden sosyal piyasa ekonomisine dönüşümün başlangıcına tanık olduğu 2005 yılından bu yana küçülme ve fonksiyon bozukluğu yaşıyor.

Analistler, etkili koruma sistemleri ve güvenlik ağlarının yokluğu nedeniyle bu dönüşümün yarattığı şokun, daha sonra savaş faturasının ülke ekonomisini tüketmesine yol açtığı konusunda hemfikirler. Nitekim askeri harcamalardaki artışın ‘bazı Orta Doğu ülkelerinin ekonomilerinin neredeyse yarısı kadar olan’ yaklaşık %49'a, iç güvenlik harcamalarının ise %23'e yükselmesi; Ekonomi ve Barış Enstitüsü'nün tahminlerine göre %300'e varan ciddi hasara neden oldu.

Bu durum, Suriye ekonomisinin kimliğini değiştirdi ve onu, otoritelerle iş birliği içinde piyasa girdilerini tekeline almanın yolunu bulan ve nüfuzlu bir gruba fayda sağlayan bir “oligarşi ekonomisine” dönüştürdü.

Gelir ve harcama arasındaki uçurum, hükümet kontrolündeki bölgelerdeki bir milyondan fazla ailenin karşılaştığı baskıları artırmakta, zira üyeleri uluslararası yoksulluk sınırının altında (günde 1,9 dolar) yaşıyor. Buna karşılık, savaşın zenginleştirdiği yükselen aileler ise mali güçlerini en üst düzeye çıkarmak ve lüks mallara yaptıkları harcamaları ve tükettikleri gıdanın kalitesini artırmak için rekabet ediyor.

Bazı bağımsız tahminlere göre Suriye toplumundaki zayıf sınıf %92'yi oluştururken, iktidarla yaptığı ekonomik ittifakların gelirlerinden yararlanan sınıf yaklaşık %6 ila %8'i (yaklaşık 375 bin aile) oluşturuyor.

Hükümet kaynaklarının Suriyeli aile sayısının yaklaşık 3 milyon olduğu ve bunların yarısının ülke dışında olduğu yönündeki iddialarını esas alırsak, iktidardan yararlanan sınıf şu anda 1,5 milyon ailenin harcadığının kat kat fazlasını harcıyor.

Haziran ortasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “10 Suriyeliden 9'unun yoksulluk sınırının altında yaşadığını ve 15 milyondan fazla Suriyelinin yani toplam nüfusun %70'inin ise insani yardıma ihtiyacı olduğunu” söyledi.

Alternatif Arayışı

Güçsüz aileler, karşılaştıkları ekonomik ve sosyal dışlanma nedeniyle koruma ve toplumsal güvenlik ağlarından yoksun bir halde hayatta kalma arzusuyla hayatlarını sürdürmeye çalışıyor.

2011-2024 yılları arasındaki savaşın ilk döneminde yoksulluk ve açlığın yaygınlaşması toplumun büyük bir kısmını etkileyerek onları asgari temel ihtiyaçlarını karşılamak için alternatif gelir kaynakları aramak zorunda bıraktı.

Bu ailelerin büyük çoğunluğu kamu sektöründeki işlerinin yanı sıra özel sektörde de çalışmakta, bir kısmı da yurt dışında yaşayan akrabalarının gönderdiği dış havaleleri kullanmaktadır.

Öte yandan Suriye kıyılarındaki şehirler, diğer iç şehirler gibi vatandaşlarının yoksulluktan kurtulmak için Avrupa kıyılarına doğru giderek artan bir düzensiz göç hareketine tanık oluyor ve Tartus Plajı, hedeflenen bölgelere yakınlığı nedeniyle düzensiz göç işçilerinin favori noktası olarak değerlendiriliyor.

Kıbrıs gazetesi Philly News'e göre, bu yıl Kıbrıs'a gelen her iki düzensiz göçmenden birisi Suriye'den geldi.

Lazkiyeli Mühendis Ali, göçteki artışın “gençlerin savaş koşullarından ve Suriye'deki yaşam koşullarının kırılganlığından uzakta kendi geleceklerini inşa etme ihtiyacıyla” alakalı olduğunu belirtti.

Petrol ve enerji fiyatlarının genel olarak artması nedeniyle kamu ve özel sektördeki çalışmalardan elde edilen gelirlerin artık ancak günlük ulaşım ücretlerini karşılamaya yeterli olduğuna dikkat çekti.

Böylece, yaşam koşullarındaki benzeri görülmemiş çöküş nedeniyle toplumun zengin ve fakir sınıfları arasındaki uçurum ciddi ölçüde arttı. 13 yılı aşkın süredir devam eden savaşla yeni ekonomik elitlerin “kamu hizmetleri sektöründeki hayati merkezleri ve ülkenin talebi artan temel malzeme ithalatının çoğunu kontrol etmesine” olanak tanıdığı ortaya çıktı.

  1. Dünya çapındaki ülkelerdeki yaşam kalitesini ölçmek için kullanılan Numbeo veri tabanına göre.
  2. Suriye'deki emtia fiyatları Business 2 Business endeksine göre

*Yazımız Al Jazeera kanalında yayınlanan makaleden çeviri yapılmıştır.