Hollanda hükümetinin isteğiyle yapılan bağımsız araştırmaya göre, Endonezya'nın bağımsızlık savaşı sırasında, "Hollanda geniş bir yelpazede yapısal olarak aşırı şiddet kullandı" ve Lahey yönetimi bunu zımnen onayladı.

Raporun ardından konuşan Hollanda Başbakanı Mark Rutte özür diledi.

Rapora göre Hollanda askerleri, sömürge yönetimine başkaldıran Endonezya Cumhuriyeti'ni "her ne pahasına olursa olsun yenmek için" yargısız infaz, işkence, keyfi toplu gözaltılar ve köylerin kundaklanması gibi yöntemlere başvurdu.

Hükümetin isteği üzerine, Hollanda Savaş ve Soykırım Araştırmaları Enstitüsü (NIOD) öncülüğünde 2017 yılında başlatılan bağımsız soruşturma tamamlandı.

Perşembe günü Başbakan Mark Rutte'ye sunulan araştırma sonuçlarına ilişkin rapor Hollanda'nın, Endonezya'nın bağımsızlık savaşı sırasında yaşananlara ilişkin 1969'dan beri izlediği "aşırı şiddetin yalnızca istisnai durumlarda kullanıldığı" yönündeki tezini çürüttü.

Araştırmaya göre, 1945-1950 yılları arasında yaşanan bağımsızlık mücadelesi sırasında hem Endonezyalılar hem de Hollandalılar aşırı şiddet kullandı ancak Hollanda askerlerinin tutumu şimdiye kadar hep göz ardı edildi.

Hollandalı bilim insanlarının araştırmasında, Lahey'deki siyasetçiler ve ordu yönetiminde sömürgeci bir tutumun hakim olduğu vurgulandı.

Rapora göre, Endonezyalıların bağımsızlık isteği hafife alındı.

Pakistan'da Şiddetli Yağışlar ve Yıldırım Düşmesi Sonucu 63 Kişi Can Verdi Pakistan'da Şiddetli Yağışlar ve Yıldırım Düşmesi Sonucu 63 Kişi Can Verdi

Hollanda, Endonezya lideri Ahmed Sukarno ve arkadaşlarının, bağımsız bir devleti yönetemeyeceklerini düşünüyordu.

Rapora göre "kendi üstünlüklerine inanmış" yöneticilere, Hollanda'nın sömürge arzusu rehberlik etti.

Araştırmacılara göre Endonezya'daki savaş Hollanda açısından, "Şiddetli baskı, ırkçılık ve sömürge geleneğinin bir parçası" oldu.

Endonezya gibi geniş bir alanı çok az askerle kontrol etmek imkansız bir görevdi, bu yüzden Hollanda ordusu hızla aşırı şiddete başvurdu.

Hollanda askerleri bağımsızlık savaşını bastırmak için geniş bir yelpazede yargısız infaz, sorguda kötü muamele, işkence, tecavüz, keyfi toplu gözaltılar ve köylerin kundaklanması gibi aşırı yapısal şiddet uyguladı.

Rutte: Endonezya halkından özür dilerim

Hollanda Başkanı Mark Rutte, bağımsızlık savaşı sırasında uygulanan sistematik şiddet nedeniyle Endonezya halkından "derin özür" diledi.

Rutte, Avrupa Birliği (AB) görüşmeleri için bulunduğu Brüksel'de konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Hollanda tarafından o yıllardaki sistematik ve yaygın aşırı şiddet ve önceki hükümetlerin bakışları için, bugün Endonezya halkından derin bir özür diliyorum. Ülkemizde şiddetten etkilenen herkesten de özür dilerim" dedi.

Hollanda Başbakanı, "Bu kara sayfanın sorumluğunun imkansız bir görev için hazırlanmış askerlere ait olmadığını" da vurgulayarak kurumsal şiddetin sorumlusunun hükümet, parlamento, ordu ve yargı olduğunun altını çizdi.

Rutte "Hakim kültür, uzağa bakma, kaçma ve yanlış yerleştirilmiş bir sömürgeci üstünlük duygusuydu. Bu, aradan geçen bunca yıl sonra bile acı verici bir durum" diye konuştu.

Başbakan, Hollanda hükümetlerinin 1969'dan beri izlediği tutumun artık savunulabilir olmadığının da altını çizdi.

Zımnen onay

Rapora göre Lahey'deki yöneticiler Endonezya'da uygulanan sistematik şiddeti biliyordu ve bunu zımnen onayladı.

Araştırmacılar tarafından yapılan açıklamada "Soruşturma, Hollanda tarafındaki politikacı, bürokrat, asker ve yargıç gibi sorumluların büyük çoğunluğunun, aşırı şiddetin sistematik kullanımı hakkında bilgi sahibi olduklarını veya olabileceklerini gösterdi" dendi.

Araştırmacılara göre "Her düzeydeki Hollandalı yöneticide, yazılı ve yazılı olmayan hukuk kurallarını ve kişinin kendi adalet duygusunu bir kenara bırakma isteği" vardı.

Araştırmacılar 1945-1950 yılları arasında yaşanan tabloyu, "Giderek daha acımasız ve gaddarca sürdürülen ve aynı zamanda kelimenin tam anlamıyla her şeyi tüketen bir sömürge savaşının görüntüsü" olarak tanımladı.

Rapora göre Hollanda hükumetleri, Endonezya'daki şiddet hakkında çok fazla şey bilmesine rağmen, bu konuya çok az ilgi gösterip sorumluluk almaktan kaçındı.

Medya da dahil olmak üzere Hollanda kamuoyu da, "coğrafi ve zihinsel uzaklık" nedeniyle Endonezya'daki şiddete eleştirel gözle bakmadı.

Hollanda Askeri Mahkemesi de savaş esirlerini öldürmek, sorgulama sırasında işkence yapmak veya köylerin yakılması gibi "işlevsel şiddeti" neredeyse hiç cezalandırılmadı.

Raporda "Tecavüz veya cinayet davalarında bile, Hollandalı yargıçlar, 'ordu ve onların konumu hakkında büyük bir anlayış gösterdi' ve askeri çıkarlara özellikle dikkat ettiler" dendi.

Yerel halka göre 100 bin Endonezyalı hayatını kaybetti

Araştırmacılara göre, kayıtlar kasten kötü tutulduğu için, Endonezya Bağımsızlık Savaşı'ndaki kesin ölü sayısı da bilinmiyor. Yerli halka göre, yaklaşık 100 bin Endonezyalı ve yaklaşık 5 bin Hollanda askeri hayatını kaybetti.

Hollanda Gaziler Birliği Başkanı Hans van Griensven, araştırmayı fazla tek taraflı bulduklarını söyledi. Her iki tarafın da şiddet kullandığını belirten Van Griensven kamu yayıncısı NOS'a yaptığı açıklamada, raporun Hollanda'nın uyguladığı şiddete çok fazla odaklandığını savunarak şunları söyledi:

"Hollanda adına orada olan herkesin bir savaş suçlusu olduğu ileri sürülüyor. Bu doğru değil ve halen hayatta olan gazilere zarar veriyor. Endonezya''daki bağımsızlık mücadelesine ilişkin araştırmalarda zamanın ruhu da yeterince dikkate alınmadı. Geçmişe, bugünün ahlakı ve normlarından bakıyoruz."

Araştırmacılardan biri olan Hollanda Kraliyet Dilbilim, Coğrafya ve Etnoloji Enstitüsü Müdürü Geert Oostindie, bu rapordan sonra Hollanda hükümetinin "Endonezya'daki şiddet olaylarının istisna olduğu" yönündeki resmi tutumunu artık sürdüremeyeceğini düşünüyor.

Hollanda'nın sömürgecilik mağdurlarının haklarını arayan bir vakıf olan Hollanda Fahri Borçları Komitesi Başkanı Jeffry Pondaag ise araştırmanın hükümetin Endonezya'da yaşananları düzeltmeye yönelik bir adımı olduğunu vurgulayarak "Hollanda kendisini açıkça savaş suçlarının faili olarak ilan etmediği sürece hiçbir haber değeri yok" diye konuştu.

Hollanda hükümetinin isteğiyle gerçekleştirilen araştırma, 17 Ağustos 1945 tarihinde Sukarno tarafından Endonezya Cumhuriyeti'nin ilan edilmesinden, 27 Aralık 1949'da Hollanda'nın egemenliğin devrini imzaladığı Lahey Barış Konferansı'na kadar olan süreci kapsıyor.

18. yüzyılda sömürmeye başlamıştı

Doğu Hint adalarında kurduğu şirketlerle bölgedeki ticareti ele geçiren Hollanda, 18. yüzyıldan itibaren Endonezya'yı tamamen sömürgesi haline getirdi.

Uzun süre Hollanda egemenliğinde kalan Endonezya'da, 1900'lü yıllarda bağımsızlık yanlısı, anti-emperyalist fikirler yaygınlaşmaya başladı.

Ahmed Sukarno öncülüğünde1927 yılında kurulan Milliyetçi Parti, bağımsızlığı savunmaya başladı. Hollanda, bu tür talepleri çok sert ve acımasızca bastırmaya çalıştı.

Endonezya, 2. Dünya Savaşı'nda Japonya tarafından işgal edildi. Japonya, milliyetçilerin hükümet kurmasına izin vererek, Hollanda'ya karşı sürdürülen bağımsızlık mücadelesini destekledi.

Japonya'nın 17 Ağustos 1945'de yenilerek teslim olması üzerine, Sukarno liderliğindeki hükümet, Endonezya'nın bağımsızlığını ilan etti.

Hollanda, bu kararı tanımadı ve bağımsızlığın kanlı bir biçimde bastırılması için asker gücünü seferber etti.

Yerel halka göre 100 binden fazla kişinin öldüğü savaş, 27 Aralık 1949'daki Lahey Barış Konferansı ile sona erdi.

Konferans sonucu, Hollanda, Endonezya'yı resmen tanıdı.