Filistin Esir Kulübü, yaptığı açıklamada idari tutuklama işleminin ise 1978'e ulaştığına dikkat çekti. Kulüp açıklamasında, idari tutuklama sayısının işgal rejiminin tutuklamalarında ve hukuka aykırı uygulamalarında belirgin bir artış olduğuna delalet ettiğini vurguladı. İdari tutuklama herhangi bir hukuki gerekçe ve geçerli suçlama olmaksızın yapılan tutuklamaya deniyor. 

Kulüp, şu an işgal rejiminin zindanlarında bulunan idari tutuklu sayısının 1200 olduğunu, bu sayının ise Aksa İntifadası'nın başlamasından bu yana görülen en yüksek sayı olduğunu belirtti. 

Gazze'de Askerlik Yapmak İstemedi “Hain” İlan Edildi ve Hapse Atıldı Gazze'de Askerlik Yapmak İstemedi “Hain” İlan Edildi ve Hapse Atıldı

Açıklamada işgal rejiminin idari tutuklama uygulamasını bir siyaset olarak ve planlı bir şekilde sürdürdüğüne, işgal rejimi mahkemelerinin hemen her gün yeni idari tutuklama kararları verdiklerine, bunun alelade bir ihlal olmadığına bilakis stratejik bir tercih ve planlı bir yıldırma politikası olduğuna, işgal rejiminin bu politikayla Filistin halkını yıldırmayı ve direnişten vazgeçmeye zorlamayı amaçladığına dikkat çekildi. 

İsrail işgal rejiminin Filistinlilere yönelik olarak kullandığı "idari tutuklama" uygulamasına göre bir işgal yargıcı herhangi bir suçlama yapmadan ve dava dosyası açmadan bir Filistinliyi altı ay süreyle hapse atabiliyor ve tutukluluğunu yine hiçbir gerekçe ileri sürme ihtiyacı duymaksızın altı aylık sürelerle on kez uzatabiliyor. On kez uzatmanın tamamlanmasından sonra serbest bırakması gerekse bile, tutuklu bir süre serbest bırakıldıktan sonra işgal güçlerinin birkaç gün içinde onu yeniden idari tutuklu olarak hapse atmaları imkanı var. Bu da işgal yargısına, bir Filistinliyi sadece beş yılda bir ev ziyareti izni vermek suretiyle yargısız bir şekilde müebbet hapse mahkum etmesine imkan veriyor.