Muslim Port Haber Merkezi

“Adalet” Merkezi, Tantura Aileleri Komitesi ve uluslararası “Forensic Architecture” Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, 75 yıl önceki Nekbe/Büyük Felaket sırasında işgalcilerin katliamlarına kurban giden Filistinlilerin gömüldüğü 4 toplu mezarı ortaya çıkardı.

Toplu mezarların yerlerinin tespiti sırasında katliamdan kurtulan görgü tanıklarının ve katliama katılan işgal askerlerinin ifadelerine ek olarak maddi kanıtları ortaya çıkaracak teknolojik imkanların da kullanıldığı ifade edildi.

Araştırma ekibinin üç boyutlu görüntüleme tekniğine başvurduğu ve Tantura sahilinde kalan binalardan yararlandığı, köyün krokisinin çizildiği ve toplu mezarların yerlerinin belirlendiği kaydedildi.

Araştırmalar sonucu söz konusu toplu mezarlıklara erkek, kadın ve çocuklardan oluşan 280 şehidin gömüldüğü ve kurbanların çoğunun erkek olduğu belirtildi.

Bu arada, İngiliz Guardian gazetesi, tarihçilere ve araştırmacılara dayandırdığı haberinde, 1500 kişinin yaşadığı köyün sakinlerinin çoğunun Siyonist çeteler tarafından katledildiğini, sahil bölgesindeki toplu mezarların üzerine turistik tesisler ve otopark yapıldığını yazdı.

Times: Hamas İsrail'i Muhammed Ali Clay'in Foreman'a Yaptığı Gibi Kandırıyor Times: Hamas İsrail'i Muhammed Ali Clay'in Foreman'a Yaptığı Gibi Kandırıyor

Uluslararası “Filistinliler İçin Adalet” Merkezi, geçtiğimiz günlerde Londra’daki Britanya Film ve Televizyon Sanatları Akademisi’nde (BAFTA) 22-23 Mayıs 1948’de gerçekleştirilen Tantura Katliamı’yla ilgili bir belgesel filmin tanıtımını yapmıştı.

Siyonistler İtiraf Etmişti: Üzerini örttüler çünkü büyük bir skandala yol açabilirdi"

1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında görev yapan eski işgalci Moshe Diamant'ın yıllar sonraki tanıklığına göre, Filistinli köylüler, bir “barbar” tarafından hafif makineli tüfekle vurularak öldürüldü.

Diamant, katliama ilişkin, "Üzerini örttüler. Söylenmemeliydi çünkü büyük bir skandala yol açabilirdi. Bunun hakkında konuşmak istemiyorum ama oldu. Ne yapabilirsin? Oldu işte." ifadelerini kullandı.

Savaş döneminin Siyonist yanığı: Varile koyup vurdular. Varildeki kanı hatırlıyorum

Adı paylaşılmayan bir başka tanık işgalci ise, Tantura'da meydana gelen bir başka dehşeti anlatıyor:

"Bunu söylemek hoş değil. Onları bir varile koydular ve varilin içinde vurdular. Varildeki kanı hatırlıyorum.”

Haim Levin adında başka bir milis ise tanık olduğu şeyin kendisini "dehşete düşürdüğünü" ifade ederek, birliklerinden bir "askerin" 15 veya 20 savaş esirinden oluşan bir grubun “hepsini öldürdüğünü” açıkladı.

Siyonist Çeteler Vahşeti "Ben Bir Katildim, Esir Almazdım" Sözleriye Anlattı

1948 savaşına dair en acımasız tanıklıklardan biri ise siyonist çete üyesi mensubu Amitzur Cohen'e ait.

“Ben bir katildim. Esir almazdım." diyen Cohen, "bir bölük Arap askeri ellerini havaya kaldırarak dursa da hepsini vuracağını" anlattı.

Cohen, savaş kapsamı dışında kaç Arap öldürdüğü sorusunu ise şöyle yanıtlıyor:

"Saymadım. 250 mermili bir makineli tüfeğim vardı. Kaç tane olduğunu söyleyemem."

Tugaydaki bir diğer eski milis Micha Vitkon da bir subayın işlediği katliamı aktararak, "Tabancasıyla Arapları birbiri ardına öldürdü. Biraz rahatsızdı ve bu onun rahatsızlığının bir belirtisiydi." dedi.

Vitkon, adını paylaşmadığı ancak İsrail'in kurulmasının ardından Savunma Bakanlığında önemli bir mevkiye geldiğini belirttiği bu subayın katliamı "mahkumlar köydeki diğer silahları nereye sakladıklarını açıklamayı reddettikleri" için işlediğini savundu.

Yahudi işgalci çetelerden bir başkası ise katliamı, "silah arkadaşlarının köyde insan gibi davranmadıklarını" söyleyerek özetledi.

Filistin Vahşeti "Büyük Felaket" Yani "Nekbe" Olarak Tanımlıyor

Siyonist İsrail, tarihi Filistin topraklarını işgal ederek 14 Mayıs 1948'de sözde devlet ilan ettiği 1948 Arap-İsrail Savaşı sürecini "Bağımsızlık Savaşı" olarak tanımlıyor.

Filistinliler, işgal edilen topraklarından zorunlu göçe tabi tutulmalarıyla nedeniyle 15 Mayıs'ı "Nekbe" (Büyük Felaket) olarak anıyor.

İşgalci İsrail'in tarihi Filistin topraklarında ilhak ilan etmesi, Filistinliler için onlarca yıldır devam eden felaketler silsilesinin başlangıcı oldu.