İslam coğrafyası bir kez daha Batılı güçlerin postalları ve savaş makinelerinin gölgesinde kalırken, emperyalist güçlerin Orta Doğu üzerindeki kirli planları yeniden sahneye konuluyor.
ABD, 2003 yılındaki Irak işgalinden bu yana en kapsamlı askeri yığınağını gerçekleştirerek Orta Doğu’yu adeta bir barut fıçısına çevirdi.
Washington’un "maksimum baskı" adı altında yürüttüğü strateji, diplomatik mesajların ötesine geçerek devasa bir askeri gövde gösterisine dönüştü.
- YÜZEN KALELER VE "GÖRÜNMEZ" TEHDİT BÖLGEDE!
Pentagon, bölgedeki deniz gücünü iki dev uçak gemisi görev grubu etrafında birleştirdi.
Nükleer tahrikli USS Abraham Lincoln Umman Denizi'nde konuşlanırken, dünyanın en büyük savaş gemisi olarak nitelendirilen USS Gerald R. Ford da bölgeye intikal etti.
Her biri 75 savaş uçağı kapasiteli olan bu gemilere, hava hakimiyetinde "mutlak güç" olarak tanımlanan F-22 Raptor filoları eşlik ediyor.
Virginia'dan havalanan 12 adet F-22'nin yanı sıra F-35 Yıldırım II ve E-3 Sentry (AWACS) uçaklarının bölgedeki üslere yerleşmesi, "şok ve dehşet" operasyonlarını hatırlatan bir hazırlık olarak değerlendiriliyor.
Pentagon'un bölgedeki deniz gücünü iki uçak gemisi görev grubu etrafında topladığını belirten askeri kaynaklar, "Bu strateji, İran'ı hem Umman Denizi hem de Akdeniz üzerinden baskı altına almayı hedefliyor" değerlendirmesinde bulundu.
- 10 GÜNLÜK MÜHLET: DİPLOMASİ Mİ, İŞGAL PROVASI MI?
Beyaz Saray kaynaklarından sızan bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Tahran’a yeni bir nükleer anlaşma için 10-15 günlük bir süre tanıdı.
Beyaz Saray kaynaklarının konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeler yer verildi:
"Başkan Trump, Tahran'a yeni bir nükleer anlaşma için 10-15 günlük bir süre verdi. Bu sevkiyat sadece caydırıcılık değil, müzakerelerin başarısız olması durumunda başlayacak haftalar sürecek bir operasyonun ön hazırlığıdır."
Ancak uzmanlar, bu sürenin bir diplomasi arayışından ziyade, olası bir operasyonun ön hazırlığı olduğu görüşünde. Yapılan askeri sevkiyatın sadece caydırıcılık değil, haftalar sürebilecek kapsamlı bir hava harekatının lojistik altyapısı olduğu ifade ediliyor.
- SAVUNMA HATTI TAHKİM EDİLİYOR: 50 BİN ASKER TEYAKKUZDA!
ABD sadece saldırı değil, bölgedeki üslerine yönelik olası misillemelere karşı da savunma hattını güçlendiriyor.
Bölgeye ek Patriot ve THAAD füze savunma sistemleri sevk edilirken, Amerikan askeri mevcudiyetinin 30 bin ile 50 bin arasında olduğu tahmin ediliyor.
Kritik bölgelerdeki personel ise daha güvenli noktalara tahliye edilerek olası bir çatışmanın "geri dönülemez eşiğine" hazırlanılıyor.
Öte yandan askeri stratejistler, mevcut tablonun 2003 Irak işgali öncesindeki askeri düzenle birebir örtüştüğünü vurguluyor. Bölgeyi ateşe atacak bu hamlelerin, sadece İran’ı değil tüm Orta Doğu dengelerini sarsmasından endişe ediliyor. İslam coğrafyasının kalbinde kurulan bu askeri düzenek, yeni bir kaos dalgasının habercisi olarak yorumlanıyor.





