Batılı emperyalist güçlerin Kıbrıs’a olan ilgisi bitmek bilmiyor. Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’yle imzalayacağı “Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi” (SOFA), Fransız askerlerine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde NATO tipi ayrıcalıklarla kalıcı üslenme hakkı tanıyacak. Güney Kıbrıs, Fransız savaş gemilerine kalıcı yuva olacak şekilde donatılırken, adaya hava savunma sistemleri ve fırkateynler yığma planları yapıldığı öğrenildi. Bu skandal gelişme, Kıbrıs Adası’nın emperyalist çıkarlar uğruna nasıl kullanılmaya çalışıldığının en çarpıcı kanıtlarından biri oldu.
SOFA ANLAŞMASI’YLA KIBRIS’A YERLEŞECEK
Fileleftheros gazetesi “SOFA Anlaşması İmzalıyorlar” başlıklı haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa’nın imzalayacakları ‘SOFA (Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi) Anlaşması’ ile savunma ve güvenlik alanındaki iş birliklerinde önemli bir adım daha atacaklarını yazdı. Gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Rum lider Nikos Hristodulidis’le Rum başkanlık konutunda yaptıkları görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, SOFA Anlaşması’nın önümüzdeki haziran ayında imzalanacağını dile getirdi.
"TEHLİKELİ PROVOKASYON"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Fransız askerlerinin Ada’nın güneyine konuşlandırılacağına yönelik açıklamalarına çok sert bir karşılık verdi. Üstel, bu hamleyi "tehlikeli, provokatif ve kabul edilemez" olarak nitelendirerek, bölgedeki barış ortamının tehdit edildiği konusunda uyardı.
KKTC’DEN SERT TEPKİ: “YOK HÜKMÜNDE”
Başbakan Üstel, Hristodulidis’in Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesinin ardından yaptığı bu açıklamaların, Rum liderin gerçek niyetini deşifre ettiğini söyledi. Bir yandan müzakere süreçlerinden bahseden, diğer yandan Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını belirten Üstel, bu çelişkili tutumun çözüm çabalarına ciddi zarar verdiğini ifade etti. Ada’da atılacak herhangi bir askeri adımda Kıbrıs Türk tarafının onayının şart olduğunu vurgulayan Üstel, aksi durumdaki her girişimin uluslararası hukuk nezdinde "yok hükmünde" sayılacağını hatırlattı.




