Siyonist işgal güçlerinin tüm engellemelerine rağmen Cuma namazında Mescidi Aksa'da binlerce kişi toplandı. 

Beş aydan beri Mescidi Aksa üzerindeki ablukasını sürdüren işgal güçlerinin bugün de Cuma namazında buraya ulaşılmasını engellemek ve zorlaştırmak amacıyla Eski Kudüs'ün ana kapılarından itibaren sıkı bir şekilde asker ve polis kuşatmaları oluşturdukları, geçmek isteyen herkesi tek tek denetledikleri, birçoklarının geçişlerini engelledikleri girebilenlerin de uzun çabalardan ve zorlamalardan sonra kuşatmayı yararak içeri girebildikleri dile getirildi. 

Eski Kudüs'ün kapılarından girişleri zorlaştırmak için buralarda kontrol noktaları oluşturan siyonist işgalciler Mescidi Aksa'nın tüm giriş kapılarını asker ve polis kuşatmasına aldılar. Bu yüzden şehir kapılarından girebilenlerin de önemli bir kısmının Mescidi Aksa'nın kapılarından içeri girmesi engellendi.

İşgal güçlerinin tüm engellemelerine ve girişleri zorlaştırma amaçlı sıkı tedbirlerine rağmen, Mescidi Aksa ablukasının kırılması için yapılan çağrıların karşılık bulması ve çok sayıda insanın kapıları zorlaması nedeniyle binlerce kişi Mescidi Aksa'nın içine girmeyi ve Cuma namazını burada eda etmeyi başardı. 

Mescidi Aksa'nın hatibi Şeyh Muhammed Selim okuduğu Cuma hutbesinde Filistin halkını Mescidi Aksa'ya koşmaya ve burayı ablukadan kurtarmak için daha çok çalışmaya davet etti. 

Heniyye, "Kızıl Düve" Provokasyonunu İfşa Etti: Mescid-i Aksa'yı Zor Günler Bekliyor Heniyye, "Kızıl Düve" Provokasyonunu İfşa Etti: Mescid-i Aksa'yı Zor Günler Bekliyor

Selim özellikle Ramazan ayında Mescidi Aksa'yı doldurma çabalarını daha da artırmalarını isteyerek; "Ramazan ayında Mescidi Aksa'ya koşun. Bu sizin gayeniz, tadınız ve Aksa'nız olsun. Ramazan'ın saygınlığını koruyun ve onun saygınlığına bir zarar dokundurmayın. Siz Mescidi Aksa'da ribatınızla Müslümanlar olarak öne geçeceksiniz. Buraya doğru yolculuklarınızı sürdürün. Siz gerçekte önde olmayı hak edenlersiniz ve öylesiniz. Sakın yorulduk demeyin." diye konuştu. 

Selim, Arap ve İslam dünyasının Filistin topraklarında yaşananlar karşısındaki suskunluğunu ve siyonist işgal güçlerinin Gazze'ye yönelik saldırgan tutumları karşısında hiçbir etki gösterememelerini eleştirdi.