Grev, Filistin sokağında geniş çaplı bir halk öfkesi ortamında gerçekleşti.

Gazze Dosyasında Yeni İsim: ABD’li Tümgeneral Kim?
Gazze Dosyasında Yeni İsim: ABD’li Tümgeneral Kim?
İçeriği Görüntüle

Filistinli grupların çağrısıyla yapılan grev, çeşitli hayati sektörleri kapsadı. Okullar ve üniversiteler tamamen kapatıldı; uzaktan eğitim de durduruldu. Toplu taşıma hareketi durdu, kamu sektörü çalışanları greve katıldı, bankalar ve mali kurumlar kapılarını kapattı. Bunun yanında çoğu kentte ticari işletmeler de kapatıldı.

Ramallah, el-Halil, Cenin ve Nablus gibi başlıca kentlerin caddeleri sabah saatlerinden itibaren neredeyse tamamen boş görünürken, öğle saatlerinde kent merkezlerinde yasayı protesto etmek amacıyla halk etkinlikleri ve gösteri yürüyüşleri düzenlenmesinin beklendiği belirtildi.

Filistin’deki direniş hareketleri arası koordinasyon komitesi üyesi Nasr Ebu Ceyş, kapsamlı grevin, “esirler meselesinin önceliklerin başında kalacağını ve Filistin halkının tüm bileşenleriyle bu ırkçı yasayı kesin biçimde reddettiğini teyit eden birleşik ulusal bir mesaj” niteliği taşıdığını söyledi.

Ebu Ceyş, “Esirlerin idamı yasası, işgal politikalarında tehlikeli ve benzeri görülmemiş bir tırmanış teşkil ediyor ve cezaevleri içindeki esirlere yönelik öldürmeyi meşrulaştırmayı amaçlıyor” dedi. Ayrıca bu yasanın, özellikle de maruz kaldıkları sürekli ihlaller ışığında, binlerce esirin hayatı üzerinde doğuracağı sonuçlar konusunda uyarıda bulundu.

Ebu Ceyş, Batı Şeria’nın çeşitli vilayetlerinde greve gösterilen geniş ilgi ve katılımın, “gerçek bir ulusal mutabakat halini yansıttığını ve bu kararla yüzleşmede halk ile direniş hareketleri tutum birliğini ortaya koyduğunu” belirtti. Uluslararası toplumu ve insan hakları kurumlarını, bu yasanın durdurulması için işgale baskı yapmak üzere acil harekete geçmeye çağırdı.

Ayrıca, yasayı reddeden etkinliklerin önümüzdeki günlerde de süreceğini vurgulayarak, kapsamlı genel grevin “son adım olmayacağını, aksine bu kararla mücadele etmeyi amaçlayan bir dizi halk ve direniş hareketi eyleminin parçası olduğunu” ifade etti.

Bu bağlamda Fetih Hareketi, Batı Şeria’da kapsamlı genel grev ilan etti ve yasayı “şiddetle kınadığını ve kesin biçimde reddettiğini” açıkladı. Hareket, söz konusu yasanın “Filistin halkının esirlerini doğrudan hedef aldığını, tehlikeli bir tırmanış anlamına geldiğini ve tüm uluslararası ve insani yasa ile sözleşmelerin açık bir ihlali olduğunu” değerlendirdi.

Fetih, buna karşı kapsamlı bir Filistin halk hareketinin başlatılması ve yasanın düşürülmesi ile işgalin suçlarından dolayı hesap vermesini sağlamak amacıyla Arap ve uluslararası çabaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Öte yandan Avukatlar Sendikası da yasayı protesto amacıyla iş bırakma ve kapsamlı genel grev ilan etti. Sendikanın genel sekreteri Emced eş-Şelle, sendikanın başta Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Konseyi ve çeşitli uluslararası kurum ve kuruluşlar olmak üzere uluslararası taraflara mesajlar göndermeye başladığını ve bunlardan müdahale etmelerini talep ettiğini söyledi.

Eş-Şelle, sendikanın bu adımlarla yetinmeyeceğini, karar ile mücadele etmek için çeşitli Filistinli güçler, etkinlikler ve kurumlarla ortaklaşa çalışacağını belirtti. Ayrıca Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ni, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeye ve esirleri baskı, işkence ve öldürülmekten koruma görevini yerine getirmeye çağırdı.

İsrail Knesset’i, geçen pazartesi günü, Filistinli esirlere idam cezası verilmesini öngören yasa tasarısını onaylamıştı. Yasa, hükmün cezaevi idaresinin atadığı gardiyanlar tarafından asılarak infaz edilmesini öngörürken, infazı gerçekleştirenlere kimlik gizliliği ve hukuki dokunulmazlık tanıyor.

Yasa, idam cezasının savcılığın talebi olmaksızın ve oy birliği şartı aranmadan verilmesine imkân tanıyor ve salt çoğunlukla alınabiliyor. Ayrıca yasa, Batı Şeria’daki Filistinlilerin davalarına bakan askeri mahkemeleri de kapsıyor ve sözde Güvenlik Bakanı’na mahkeme heyeti önünde görüş bildirme hakkı veriyor.

İsrail hapishanelerinde 350 çocuk ve 73 kadın dahil 9500’den fazla Filistinli esir bulunuyor. Filistinli insan hakları örgütlerine göre bu esirler işkence, aç bırakma ve tıbbi ihmale maruz kalıyor. Bu durum da bazılarının cezaevlerinde şehit olmasına yol açtı.