Bosna Hersek’te 1995 Temmuz’unda Srebrenitsa’da yaşanan ve modern Avrupa tarihinin en kara sayfalarından biri olan soykırımın üzerinden 30 yıl geçti. Aradan geçen onca yıla rağmen, katliamın baş sorumlularına verilen cezalar ne adaleti sağladı ne de acıları dindirdi.
#Srebrenitsa soykırımı, Avrupa'da 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en vahşi katliamdı. Bosna’da Müslümanlar nasıl bir direniş sergiledi? Sırplar Müslüman Boşnaklara karşı hangi katliamları işledi? İşte tüm detaylar…
— Muslim Port (@muslimportcom) July 10, 2025
Haber | https://t.co/yUyj1DbhjC pic.twitter.com/sev4MoYm4K
Srebrenitsa, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilmişti. Ancak 11 Temmuz 1995’te Sırp komutan Ratko Mladic’e bağlı birlikler, BM’nin gözleri önünde kenti işgal etti. Takip eden günlerde 8.372 Boşnak erkek sistematik şekilde katledildi. Kurbanların çoğu ormanlık alanlarda, depolarda ve toplama merkezlerinde infaz edildi.

Kurşun, ölüm, soykırım!...#Srebrenitsa’yı unutmadık.
— Muslim Port (@muslimportcom) July 11, 2025
Haber | https://t.co/yUyj1DaJu4 pic.twitter.com/nbbUgfl6ao
Mladic, yıllar süren yargı sürecinin ardından ancak 2021’de müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Radovan Karadzic, Ljubisa Beara ve Vujadin Popovic de soykırımdan müebbet aldı. Diğer sorumlulara verilen cezalar ise 5 ila 35 yıl arasında değişiyor. Toplamda 45 Sırp yetkiliye sadece 699 yıl hapis cezası verildi. Bu rakamlar, soykırım mağdurlarının ve yakınlarının gözünde “vicdansız bir adalet” olarak kayıtlara geçti.
Dönemin Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic, Lahey’deki yargılaması sürerken cezaevinde hayatını kaybetti. Öte yandan, katliam sırasında Srebrenitsa’daki BM üssünde görev yapan Hollandalı komutan Thom Karremans hiçbir zaman yargılanmadı. Hollanda devleti ancak 27 yıl sonra, 2022’de Boşnaklardan resmî özür diledi.
Katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin büyük kısmı hâlâ sevdiklerinin naaşlarına ulaşamadı. Sadece her yıl düzenlenen toplu defin törenlerinde yeni kimliklendirilen cenazeler gömülebiliyor.
Srebrenitsa’nın acısı dinmiyor… Ve adalet hâlâ yolunu bulabilmiş değil.