<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Muslim Port | İslam Coğrafyası ve Dünya'dan Haberler</title>
    <link>https://www.muslimport.com</link>
    <description>İslam Coğrafyası ve Dünya'dan Haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.muslimport.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 04 May 2026 17:20:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İşgal Rejiminin Savaşı Yeniden Başlatma Tehditleri Direnişi Tavizlere Zorlayamaz"]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/isgal-rejiminin-savasi-yeniden-baslatma-tehditleri-direnisi-tavizlere-zorlayamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/isgal-rejiminin-savasi-yeniden-baslatma-tehditleri-direnisi-tavizlere-zorlayamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas’ın Yurt Dışındaki Siyasi Büro üyesi Abdülcebbar Said, müzakerelerle eş zamanlı olarak İsrail’in savaşı yeniden başlatma tehditlerinin, işgalin “ateş altında müzakere” anlayışına dayanan sabit bir yaklaşımını temsil ettiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Said, bunun amacının sahada elde edemediği tavizleri hareketten ve Filistinli gruplardan koparmak için baskı kurmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Said, “el-Arabi el-Cedid”e yaptığı açıklamalarda, işgalin “ABD desteğiyle İran’a karşı yürüttüğü bölgesel savaşın hareketin tutumunu zayıflatacağını ve onu taviz vermeye iteceğini sandığını” söyledi. Bu değerlendirmenin ise “işgalin, hareketin doğasını ve halkının haklarıyla bağlantılı tutumlarını anlamadığını gösterdiğini” ifade etti.</p>

<p>Said, hareketin “hiçbir şart altında bu haklardan vazgeçmeyeceğini” vurguladı. İşgalin “soykırım, aç bırakma, yardımların engellenmesi, evlerin yıkılması, çocukların ve kadınların öldürülmesi, esirlere saldırılması dahil işlemediği hiçbir suç bırakmadığını” belirtti.</p>

<p>Hamas yöneticisi, bunun “her türlü tehdidi değersiz kıldığını” söyleyerek, hareketin “tutumlarına bağlı olduğunu ve halkının haklarından taviz vermeyeceğini” vurguladı.</p>

<p>Müzakerelere ilişkin olarak Said, hareketin arabuluculara, birinci aşamanın “tamamen” uygulanması tamamlanmadan ikinci aşama hakkında herhangi bir tartışmaya girmeyeceğine dair net tutumunu ilettiğini söyledi. Bunun, işgalin Gazze Şeridi’nden sınırlara kadar çekilmesini, sınır kapılarının açılmasını, insani yardımların günlük olarak içeri sokulmasını ve bağımsız yönetim komitesinin Gazze Şeridi içinde çalışmasının sağlanmasını kapsadığını açıkladı.</p>

<p>Said, bu yükümlülüklerin “şu ana kadar yerine getirilmediğini”, bombardımanın sürdüğünü ve her gün şehitler verildiğini belirterek, “saldırı devam ederken herhangi bir sonraki aşamadan bahsetmenin mümkün olmadığını” vurguladı.</p>

<p>Said, bazı arabulucuların, işgalin birinci aşamayı uygulamaya zorlanması şartıyla ikinci aşama hakkında ön hazırlık niteliğinde görüşmelere başlanması ihtimalini gündeme getirdiğini belirtti. Hareketin “bazı meseleleri ön hazırlık düzeyinde tartışmaya karşı olmadığını”, ancak “birinci aşamanın tam olarak uygulanmasına ve süregelen saldırının durdurulmasına bağlılık sağlanmadan herhangi bir ayrıntıya girmeyeceğini veya anlaşmalara varmayacağını” vurguladığını söyledi.</p>

<p>Filistinli grup kaynakları, geçtiğimiz cuma günü, grupların arabuluculara sunduğu taleplerin ayrıntılarını açıklamıştı. Bu talepler, anlaşmanın birinci aşamasının uygulanması, insani protokolün hayata geçirilmesi ve yüz binlerce taşınabilir ev ile çadırın girişine izin verilmesi, ayrıca hastanelerin ve fırınların yeniden inşası sürecinin başlatılması olmak üzere altı talep üzerine kuruluydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistinli gruplar, verdikleri yanıtta temel bir şart olarak, İsrail işgali tarafından desteklenen silahlı milislerin yani çetelerin dağıtılması ve varlıklarının tamamen sona erdirilmesi gerektiğini belirtti. Bunun, Gazze Şeridi’nde güvenlik durumunun kontrol altına alınmasını sağlamak ve bu grupların Gazze’deki Filistinlilere yönelik herhangi bir eylem gerçekleştirmesini engellemek için zorunlu olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/isgal-rejiminin-savasi-yeniden-baslatma-tehditleri-direnisi-tavizlere-zorlayamaz</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/05/030405.jpg" type="image/jpeg" length="67847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası Hukuk ile Siyonist Söylemin Çöküşü Arasında Filistin’de Direniş Hakkı]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/uluslararasi-hukuk-ile-siyonist-soylemin-cokusu-arasinda-filistinde-direnis-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/uluslararasi-hukuk-ile-siyonist-soylemin-cokusu-arasinda-filistinde-direnis-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerikalı düşünür Frederick Douglass şöyle der: “Eğer mücadele yoksa ilerleme de yoktur… Güç, talep edilmeden hiçbir şey vermez; hiçbir zaman vermedi ve vermeyecektir.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Köleliğe karşı tarihsel bir mücadelenin bağlamında ortaya çıkan bu söz, bugün Filistin’in durumunu tasvir etmeye her zamankinden daha yakın görünmektedir. Burada mücadele hukukla kesişmekte, anlatı ile gerçeklik çatışmaktadır.</p>

<p>Gazze, Batı Şeria, Kudüs ve 1948 topraklarının her bir noktasında eşi benzeri görülmemiş Siyonist saldırganlığın ortasında, direnişin meşruiyeti üzerine tartışma yeniden alevlenmektedir. Bu tartışma, yalnızca bir siyasi seçenek olarak değil, uluslararası sistemin sınırlarını açığa çıkaran hukuki ve ahlaki bir mesele olarak ele alınmaktadır.</p>

<p>Uluslararası hukuk kuralları ve Birleşmiş Milletler kararları, köklü bir gerçeğe işaret etmektedir: İşgal altındaki halkların, silahlı mücadele de dâhil olmak üzere, işgale karşı direnme yönünde asli bir hakkı vardır. Ancak bu hak, metinlerdeki açıklığına rağmen, küresel güç merkezlerinde hâkim olan söylemde ya yok sayılmakta ya da çarpıtılmaktadır. Bu söylem, işgalcinin bakış açısını ve onlarca yıl boyunca gerçekleri çarpıtan propagandasını yansıtmakta; bu da hukuk ile onun uygulanması arasındaki derin uçurumu ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>Hukuki çerçeve: Kendi kaderini tayin hakkına dayanan köklü meşruiyet</strong></p>

<p>Bu hak, özünde, modern uluslararası sistemin temel sütunlarından biri olan kendi kaderini tayin ilkesine dayanmaktadır.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, onlarca yıl boyunca, sömürge ve yabancı egemenlik altındaki halkların mücadelesinin meşruiyetini teyit etmiş; özgürleşme çabalarının uluslararası meşruiyet çerçevesinin dışına çıkmadığını vurgulamıştır.</p>

<p>Bu bağlamda, 1982 tarihli 37/43 sayılı karar, tartışmayı net biçimde sonuçlandırmıştır. Karar, “halkların özgürleşme uğruna silahlı mücadele de dâhil olmak üzere mevcut tüm araçlarla yürüttüğü mücadelenin meşruiyetini” açıkça ifade etmektedir. Bu, direnişin hukuktan bir sapma değil, bizzat onun bir parçası olduğunun net bir kabulüdür.</p>

<p>Uluslararası sahne, metinler ve hukuki referanslar açısından bir eksiklikten ziyade, uygulama ve icra mekanizmalarındaki aksaklık ile çifte standartlardan muzdariptir. Direniş eylemlerine yoğun şekilde odaklanılırken, işgal gücünün ihlalleri sistematik biçimde görmezden gelinmekte ya da ikinci plana itilmektedir. Bu ihlaller; organize yerleşim genişlemesini, uzun süreli ablukayı ve Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşanan, 30 ay içinde 72 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesine yol açan soykırımı kapsamaktadır. Tüm bunlar, kapsamının genişliği ve sonuçlarının açıklığına rağmen durdurulamayan bir süreçte, uluslararası sistemin bariz bir yetersizliğini gözler önüne sermektedir. Bu tablo, uluslararası adalet sisteminde derin bir dengesizliği yeniden üretmektedir.</p>

<p>Bu çerçevede, resmi Batı anlatısı, uluslararası söyleme büyük ölçüde yanıltıcı tasavvurlar ve yanlışlar enjekte eden Siyonist propagandanın yoğun bir yeniden üretimi olarak açığa çıkmaktadır. Bunun etkisi, dünya halkları arasında artan bir farkındalıkla gerilemiş olsa da, medya ve siyaset alanında hâlâ vakıayı yeniden şekillendiren ve algıyı yönlendiren bütüncül bir sistem olarak varlığını sürdürmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu anlatı, öncelikle direniş eylemini tarihsel ve siyasi bağlamından kopararak, onu işgal gerçeğiyle bağlantısız, izole bir olay gibi ele almaktadır. Oysa uluslararası hukuk, eylemlerin kendi yapısal koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini açıkça vurgular.</p>

<p>Aynı anlatı, “meşru müdafaa” kavramını yalnızca tek bir tarafa yani uluslararası düzeyde sorumlu tutulması gereken bir işgal gücüne tahsis etmekte; buna karşılık, işgal altındaki halkların egemenliğe karşı direnme ve özgürleşme hakkı görmezden gelinmektedir.</p>

<p><strong>İşgal terördür… Direniş ise özgürleştirici bir eylemdir!</strong></p>

<p>Sorun, “terörizm” kavramının siyasi amaçlarla kullanılmasıyla daha da derinleşmektedir. Bu kavram, direnişin meşruiyetini ortadan kaldırmak için bir araç olarak kullanılmakta; oysa uluslararası düzeyde üzerinde uzlaşılmış bir tanımı bulunmamaktadır. Dikkat çekici bir çelişki olarak, Filistinli eylem her durumda şiddet olarak etiketlenmektedir: Silahlıysa “terörizm”, kitleselse “ayaklanma”, barışçıl ise —örneğin boykot kampanyaları— “kışkırtma” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamadaki esneklik, sorunun eylemden ziyade eylemi gerçekleştiren tarafla ve onun küresel güç dengeleri içindeki konumuyla ilgili olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Ayrıca bu söylem, benzer tarihsel örnekleri de görmezden gelmektedir. Modern tarih, daha sonra meşru kabul edilen pek çok silahlı kurtuluş hareketiyle doludur. Bu çelişki, eylemlerin “şiddet” olarak tanımlanmasında kullanılan ölçütlerin sorgulanmasını gerekli kılmaktadır: Ne zaman “direniş”, ne zaman “terör” olarak adlandırılır?</p>

<p><strong>Direnişin insani ve siyasi bağlamı</strong></p>

<p>Filistin direnişi, insani ve siyasi bağlamından bağımsız olarak anlaşılamaz. Bu direniş bir boşlukta doğmaz; sürekli saldırı, kalıcı abluka, siyasi ufkun daralması ve biriken hayal kırıklıkları içinde şekillenir.</p>

<p>Böylesi bir ortamda direniş, gönüllü bir tercih olmaktan ziyade, dayatılan bir gerçekliğe verilen bir tepkiye; yaşamın akışı üzerinde asgari düzeyde söz sahibi olma çabasına dönüşmektedir.</p>

<p>En çarpıcı çelişkilerden biri de, direnişin barışçıl ya da silahlı farklı biçimlerinin çoğu zaman aynı türden tepkilerle karşılaşmasıdır.</p>

<p>Barışçıl gösteriler bastırılmakta, aktivistler tutuklanmakta, bölgeler kuşatma altına alınmaktadır. Bu durum, sorunun direnişin yönteminden ziyade, bizzat varlığıyla ilgili olduğu izlenimini güçlendirmektedir. Dahası bu durum, Filistinlilerin varlığını da hedef almakta; insan ve toprak düzleminde, öldürme, zorla yerinden etme ve mülksüzleştirme politikalarıyla kendini göstermektedir. Bu süreç, Batı Şeria ve Kudüs’te günlük olarak gözlemlenmektedir. Ekim 2023’ten bu yana 8691 yerleşimci saldırısı kaydedilmiştir. Bu tablo, sahadaki şiddet ile resmi yerleşim politikalarının iç içe geçtiğini göstermektedir.</p>

<p>Sonuç olarak, çatışma yalnızca sahadaki olgularla sınırlı değildir; bu olguların nasıl yorumlandığı ve anlamlandırıldığıyla da ilgilidir. Temel soru şudur: Bu kavramları tanımlama ve yeniden biçimlendirme yetkisi kimdedir? Bu yetki, açık ya da örtük biçimde İsrail’le ittifak halindeki büyük güçlerin elinde midir? Bu durum, mücadelenin yalnızca sahada değil, aynı zamanda söylem alanında da yürütüldüğünü; hukuki dilin ve siyasi kavramların, gerçekliği yeniden üretmek veya meşruiyetini sorgulamak için kullanıldığını göstermektedir.</p>

<p>Bir yanda halkların kendi kaderini tayin hakkını tanıyan hukuki metinler, diğer yanda bu hakkı sınırlamaya veya yeniden yorumlamaya çalışan siyasi söylemler arasında, Filistin meselesi uluslararası sistemin güvenilirliği için canlı bir sınav olarak ortaya çıkmaktadır.</p>

<p>Bu çelişki karşısında temel soru varlığını sürdürmektedir: Halkların özgürleşme hakkını teorik olarak tanıyan bir uluslararası sistem, işgal altındaki bir halkın bu duruma karşı direnme hakkını nasıl görmezden gelebilir? Sorun, hukuki kuralların yokluğunda mı, yoksa bu kuralların adil ve eşit biçimde uygulanmasına yönelik siyasi iradenin eksikliğinde mi yatmaktadır?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Filistin Enformasyon Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/uluslararasi-hukuk-ile-siyonist-soylemin-cokusu-arasinda-filistinde-direnis-hakki</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/05/022404.jpg" type="image/jpeg" length="81900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğu Akdeniz’de Dikkat Çeken Yığınak: Güney Kıbrıs’a Fransa da Dahil Oldu]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/dogu-akdenizde-dikkat-ceken-yiginak-guney-kibrisa-fransa-da-dahil-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/dogu-akdenizde-dikkat-ceken-yiginak-guney-kibrisa-fransa-da-dahil-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci ABD ve Siyonist İsrail tarafından Doğu Akdeniz’de stratejik bir manevra sahası olarak kullanılan Güney Kıbrıs’a şimdi de Fransız askerlerinin konuşlandırılacak olması, emperyalizmin bölgedeki sinsi yayılmacılığının yeni bir halkası olarak tepki çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batılı emperyalist güçlerin Kıbrıs’a olan ilgisi bitmek bilmiyor. Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’yle imzalayacağı <strong>“Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi”</strong> (SOFA), Fransız askerlerine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde NATO tipi ayrıcalıklarla kalıcı üslenme hakkı tanıyacak. Güney Kıbrıs, Fransız savaş gemilerine kalıcı yuva olacak şekilde donatılırken, adaya hava savunma sistemleri ve fırkateynler yığma planları yapıldığı öğrenildi. Bu skandal gelişme, Kıbrıs Adası’nın emperyalist çıkarlar uğruna nasıl kullanılmaya çalışıldığının en çarpıcı kanıtlarından biri oldu.</p>

<h3><strong>SOFA ANLAŞMASI’YLA KIBRIS’A YERLEŞECEK</strong></h3>

<p>Fileleftheros gazetesi <strong>“SOFA Anlaşması İmzalıyorlar</strong>” başlıklı haberinde Güney Kıbrıs ile Fransa’nın imzalayacakları ‘SOFA (Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi) Anlaşması’ ile savunma ve güvenlik alanındaki iş birliklerinde önemli bir adım daha atacaklarını yazdı. Gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Rum lider Nikos Hristodulidis’le Rum başkanlık konutunda yaptıkları görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, SOFA Anlaşması’nın önümüzdeki haziran ayında imzalanacağını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"TEHLİKELİ PROVOKASYON"</strong></h3>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Fransız askerlerinin Ada’nın güneyine konuşlandırılacağına yönelik açıklamalarına çok sert bir karşılık verdi. Üstel, bu hamleyi<strong> "tehlikeli, provokatif ve kabul edilemez"</strong> olarak nitelendirerek, bölgedeki barış ortamının tehdit edildiği konusunda uyardı.</p>

<h3><strong>KKTC’DEN SERT TEPKİ: “YOK HÜKMÜNDE”</strong></h3>

<p>Başbakan Üstel, Hristodulidis’in Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesinin ardından yaptığı bu açıklamaların, Rum liderin gerçek niyetini deşifre ettiğini söyledi. Bir yandan müzakere süreçlerinden bahseden, diğer yandan Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını belirten Üstel, bu çelişkili tutumun çözüm çabalarına ciddi zarar verdiğini ifade etti. Ada’da atılacak herhangi bir askeri adımda Kıbrıs Türk tarafının onayının şart olduğunu vurgulayan Üstel, aksi durumdaki her girişimin uluslararası hukuk nezdinde <strong>"yok hükmünde"</strong> sayılacağını hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/dogu-akdenizde-dikkat-ceken-yiginak-guney-kibrisa-fransa-da-dahil-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/abd-ve-israilin-guney-kibristaki-sinsi-yiginagina-fransa-da-eklendi-emperyalistlerin-kibris-meraki-bitmiyor-156.webp" type="image/jpeg" length="65544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sınır Tanımayan Doktorlar’dan İsrail’e Suçlama: “Gazze’de Su Silah Olarak Kullanılıyor”]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/sinir-tanimayan-doktorlardan-israile-suclama-gazzede-su-silah-olarak-kullaniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/sinir-tanimayan-doktorlardan-israile-suclama-gazzede-su-silah-olarak-kullaniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sınır Tanımayan Doktorlar, yaptığı açıklamada, işgal organlarının Gazze Şeridi halkını yaşam için gerekli sudan kasıtlı olarak mahrum bıraktığı uyarısında bulundu ve Filistinlilere yönelik “toplu cezalandırma” kampanyası olarak nitelendirdiği uygulamaları kınadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>Örgüt, yayımladığı “Silah Olarak Su” başlıklı raporda, suya ilişkin sivil altyapının geniş çaplı biçimde tahrip edilmesinin ve bu altyapıya erişimin engellenmesinin, Gazze Şeridi’nde yürütülen “soykırımın ayrılmaz bir parçasını” oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Raporda, planlı bir mühendislik çalışmasıyla oluşturulan su kıtlığının, sivillerin öldürülmesi, sağlık tesisleri ve evlerin yıkılmasıyla eş zamanlı ilerlediği ifade edildi. Örgüte göre bu durum, 2024 ve 2025 yıllarında toplanan veri ve tanıklıklara dayanarak, Gazze halkına “yıkıcı ve insanlık dışı yaşam koşulları” dayatıyor.</p>

<p>Örgütün Acil Durumlar Direktörü Claire San Filippo, işgal organlarının “su olmadan hayatın devam edemeyeceğini bildiğini” belirterek, su altyapısını kasıtlı ve sistematik biçimde tahrip ettiklerini, aynı zamanda suyla bağlantılı malzemelerin girişini engellemeyi sürdürdüklerini söyledi.</p>

<p>Geçen ekim ayında ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen, Gazze Şeridi hâlâ İsrail şiddetine ve günlük ihlallere sahne oluyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, Gazze kentinin doğu mahallelerinde su temin etme çalışmaları sırasında örgütle çalışan bir görevlinin işgal güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetmesinin ardından, Gazze Şeridi’nden Mısır’a Refah Sınır Kapısı üzerinden yapılan tıbbi tahliyeleri ikinci bir duyuruya kadar durdurmuştu.</p>

<p><strong>“Mühendislik ürünü kıtlık”</strong></p>

<p>Raporda, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası verilerine dayanılarak, Gazze’deki su ve kanalizasyon altyapısının yaklaşık yüzde 90’ının yok edildiği ya da zarar gördüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Örgüt, tuzdan arındırma tesisleri, kuyular, boru hatları ve kanalizasyon ağlarının ya çalışamaz hale geldiğini ya da erişilemez durumda olduğunu açıkladı. Ayrıca su tankerleri ve kuyuların hedef alındığı olayların belgelendiği aktarıldı.</p>

<p>San Filippo, Filistinlilerin “yalnızca suya ulaşmaya çalıştıkları için yaralandığını ve öldürüldüğünü” söyledi.</p>

<p>Örgüt, yerel makamlarla iş birliği içinde Gazze Şeridi’ndeki en büyük su sağlayıcılarından biri olduğunu belirterek, geçen ay günde 5,3 milyon litreden fazla su temin ettiğini ve bunun 407 binden fazla kişinin asgari ihtiyaçlarını karşılamak üzere sağlandığını kaydetti.</p>

<p>Sınır Tanımayan Doktorlar, tuzdan arındırma üniteleri, pompalar, su depoları ve su arıtma kimyasalları gibi su ve kanalizasyon için hayati önem taşıyan malzemelerin Gazze’ye sokulmasına yönelik taleplerinin üçte birinin reddedildiğini ya da yanıtsız bırakıldığını bildirdi.</p>

<p>Örgüt, su mahrumiyetinin, aşırı kalabalık ve sağlık sisteminin çöküşüyle birlikte “hastalıkların yayılması için ideal bir ortam” oluşturduğu uyarısında bulundu.</p>

<p>Sınır Tanımayan Doktorlar, İsrail’e Gazze halkına derhal yeniden su sağlaması çağrısında bulundu. Ayrıca İsrail’in müttefiklerinden, insani yardımların girişinin engellenmesine son verilmesi için nüfuzlarını kullanarak baskı yapmalarını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/sinir-tanimayan-doktorlardan-israile-suclama-gazzede-su-silah-olarak-kullaniliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/032804.jpg" type="image/jpeg" length="44928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ablukayı Kırma Yolunda Yeni Adım: Sumud Filosu Yunanistan Açıklarında]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/ablukayi-kirma-yolunda-yeni-adim-sumud-filosu-yunanistan-aciklarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/ablukayi-kirma-yolunda-yeni-adim-sumud-filosu-yunanistan-aciklarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze ablukasını delmeyi hedefleyen Küresel Sumud Filosu, İtalya’dan yola çıktıktan günler sonra Yunanistan açıklarındaki uluslararası sulara ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Küresel Sumud Filosu”, İtalya kıyılarından yola çıkmasından günler sonra Yunanistan sahilleri açıklarındaki uluslararası sulara ulaştı. Bu girişim, Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukayı kırma çabaları kapsamında gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Filonun, önümüzdeki aşamada Türk ve Yunan limanlarından gelecek ek gemi ve teknelerle buluşarak nihai hedefe doğru ilerlemeden önce deniz konvoyunu birleştirmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filo sözcüleri, uluslararası bazı tarafların ilerleyişi engellemek için uyguladığı siyasi ve hukuki baskılara rağmen yolculuğun “2026 Bahar Misyonu” için belirlenen takvime uygun şekilde sürdüğünü belirtti. Ayrıca, 39 ülkeden aktivistleri taşıyan gemilerin seyrine devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Filo yetkilileri, denizde engellenmemesi durumunda konvoyun önümüzdeki birkaç gün içinde Filistin karasularına yakın bölgelere ulaşmasının beklendiğini dile getirdi.</p>

<p>“Küresel Sumud Filosu”, 2025 yılında çeşitli ülkelerden aktivistler ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla başlatılan sivil bir girişim olup, Gazze Şeridi’ne insani yardım ulaştırmayı ve bölgeye uygulanan ablukayı kırmayı hedeflemektedir. Daha önceki benzer girişimlerin gemilerin durdurulması ve katılımcıların alıkonulmasıyla sonuçlandığı bilinmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/ablukayi-kirma-yolunda-yeni-adim-sumud-filosu-yunanistan-aciklarinda</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/022904.jpeg" type="image/jpeg" length="19870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mescid-i Aksa’da 41 Gün Sonra İlk Secde!]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/mescid-i-aksada-41-gun-sonra-ilk-secde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/mescid-i-aksada-41-gun-sonra-ilk-secde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail’in kirli postallarıyla kirletmeye çalıştığı, 41 gündür Müslümanlara yasakladığı İslam’ın ilk kıblesi Mescid-i Aksa, Filistinli direnişçilerin ve inananların vakur duruşuyla yeniden ibadete açıldı. Sabah ezanıyla birlikte Harem-i Şerif’e koşan yüzlerce Müslüman, gözyaşları içinde şükür secdesine kapandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşgal altındaki <strong>Kudüs</strong>’ün <strong>Eski Şehir</strong> bölgesinde hüzün yerini sevince bıraktı.</p>

<p><strong>ABD</strong> desteğiyle bölgeyi ateş çemberine alan Siyonist yönetimin, <strong>28 Şubat</strong>’tan bu yana keyfi yasaklarla kapalı tuttuğu <strong>Mescid-i Aksa</strong>, 41 günün ardından kapılarını yeniden açtı.</p>

<p>Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte avluları dolduran Filistinliler, uzun süren ayrılığın ardından <strong>ilk namazlarını</strong> eda etti.</p>

<h2><strong>GÖZYAŞLARI SEL OLDU!</strong></h2>

<p>Kudüs’ün mahzun sokaklarından gelerek <strong>Harem-i Şerif</strong>’in kapılarına dayanan inananlar, avluya adım atar atmaz şükür secdesine kapandı.</p>

<p><strong>41 gündür</strong> sadece cami görevlilerinin namaz kılmasına izin verilen mukaddes mekânda, yüzlerce Müslüman yeniden saf tuttu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birçok Filistinlinin bu manevi buluşma anında gözyaşlarını tutamadığı görüldü.</p>

<h2><strong>IRKÇI BAKANIN TAHRİKLERİ SONUÇSUZ KALDI!</strong></h2>

<p>Hatırlanacağı üzere, işgal hükümetinin <strong>aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı</strong> <strong>Itamar Ben-Gvir</strong>, 6 Nisan tarihinde <strong>Mescid-i Aksa</strong>’ya baskın düzenleyerek provokasyon dozunu artırmıştı.</p>

<p>Müslümanların kutsallarını çiğnemeyi kendine görev edinen Siyonist zihniyetin tüm baskılarına rağmen, Kudüs halkı Mescid-i Aksa’yı bir gün bile boş bırakmayarak direnişin kalesi olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p>

<h2><strong>HRİSTİYAN DÜNYASINA DA ENGEL!</strong></h2>

<p>İsrail’in zulmü sadece Müslümanlarla sınırlı kalmadı.</p>

<p>28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak başlatılan kısıtlamalar kapsamında, Hristiyan dünyası için büyük önem taşıyan <strong>Kıyamet Kilisesi</strong> de kapatılmıştı.</p>

<p>Olağanüstü hâl bahanesiyle ibadet özgürlüğünü askıya alan İsrail, bölgedeki tüm dini değerleri hedef alarak uluslararası hukuku hiçe saymaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/mescid-i-aksada-41-gun-sonra-ilk-secde</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/siyonist-kusatma-kirildi-mescid-i-aksada-41-gun-sonra-ilk-secdeq.webp" type="image/jpeg" length="35755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tahran'dan Washington'a 'Lübnan' Resti: "Hem Ateşkes Hem Savaş Olmaz!"]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/tahrandan-washingtona-lubnan-resti-hem-ateskes-hem-savas-olmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/tahrandan-washingtona-lubnan-resti-hem-ateskes-hem-savas-olmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist İsrail'in İslam coğrafyasındaki kanlı katliamları ve işgal politikaları sürerken, İran cephesinden emperyalist ABD'ye yönelik sert bir uyarı geldi. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD'nin ikiyüzlü politikalarını eleştirerek, Washington yönetiminin ya ateşkesi ya da İsrail aracılığıyla yürüttüğü savaşı seçmek zorunda olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İslam dünyasının gözü önünde <strong>Lübnan</strong> ve <strong>Gazze</strong>'de eşi benzeri görülmemiş bir vahşete imza atan <strong>Terör rejimi İsrail</strong>'in saldırıları sürerken, <strong>İran</strong> ile <strong>ABD</strong> arasında varılan geçici ateşkesin yankıları devam ediyor.</p>

<p><strong>İran Dışişleri Bakanı</strong> <strong>Abbas Arakçi</strong>, sosyal medya hesabı üzerinden <strong>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif</strong>'in geçici ateşkesle ilgili mesajını alıntılayarak Amerika'nın ikiyüzlü tutumuna karşı adeta tokat gibi bir cevap verdi.</p>

<p><strong>“HEM SAVAŞ HEM ATEŞKES OLMAZ!”</strong></p>

<p>Arakçi, iki ülke arasındaki geçici ateşkesin şartlarının son derece net ve şeffaf olduğunun altını çizerek, emperyalist Amerika'nın çifte standartlarına tepki gösterdi.</p>

<p>Küresel kamuoyuna seslenen Arakçi, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"ABD ya ateşkesi seçecek ya da işgalci İsrail aracılığıyla kan dökmeye devam ettiği savaşı... İkisini birden aynı anda seçemez. Tüm dünya Lübnan'da yaşanan insanlık dışı katliamı açıkça görüyor. Artık top ABD'nin sahasında. Tüm dünya, ABD’nin verdiği taahhütlerin arkasında durup durmayacağını yakından izliyor."</p>
</blockquote>

<p><strong>TAHRAN’DAN LÜBNAN UYARISI: “AÇIK BİR İHLALDİR!”</strong></p>

<p><strong>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü</strong> <strong>İsmail Bekayi</strong> de konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunarak, terör şebekesi İsrail'in <strong>Lübnan</strong>'daki Müslümanlara yönelik gerçekleştirdiği <strong>alçakça saldırıları</strong> şiddetle telin etti.</p>

<p>Bu kalleş saldırıların varılan <strong>ateşkes</strong> mutabakatının <strong>"açık ve aleni bir ihlali"</strong> olduğunu belirten Bekayi, Siyonist vahşetin tehlikeli boyutlara ulaşacağı uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözcü Bekayi, yaşanan bu zulümden doğrudan ABD'yi sorumlu tutarak <strong>Washington yönetiminin sorumluluktan kaçamayacağını</strong> dile getirdi.</p>

<p><strong>MAŞA TRUMP’TAN SKANDAL ‘LÜBNAN’ İTİRAFI!</strong></p>

<p>Öte yandan, her fırsatta terör devleti İsrail'in sırtını sıvazlayan <strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong>'tan akıllara ziyan bir açıklama geldi.</p>

<p>Trump, taraflar arasında sağlanan geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını küstahça ifade ederek, Siyonist rejimin katliamlarına adeta kılıf uydurdu.</p>

<p>Ateşkesin dışında bırakılan <strong>Lübnan</strong> ile ilgili skandal gerekçesini <strong>"Hizbullah"</strong> bahanesine bağlayan Donald Trump, <strong>"Evet, onlar bu anlaşmaya dahil değiller. Hizbullah nedeniyle anlaşmanın bir parçası yapılmadılar. Ancak bunun da çaresine mutlaka bakılacak"</strong> diyerek yeni tehditler savurmaktan geri durmadı.</p>

<p>Öte yandan Trump, işgalci İsrail'in Lübnan topraklarında düzenlediği kanlı saldırıları meşrulaştırmaya çalışarak, <strong>"Bu, yapılan anlaşmanın bir parçası. Herkes bu gerçeği biliyor. Bu tamamen ayrı bir çatışma"</strong> ifadelerini kullanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/tahrandan-washingtona-lubnan-resti-hem-ateskes-hem-savas-olmaz</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/irandan-abdye-ateskes-resti-ya-baris-ya-savas-1.webp" type="image/jpeg" length="45151"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pezeşkiyan'dan İsrail'e Sert Tepki! Lübnan'ı Terk Etmeyeceğiz]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/pezeskiyandan-israile-sert-tepki-lubnani-terk-etmeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/pezeskiyandan-israile-sert-tepki-lubnani-terk-etmeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail’in Lübnan’a yönelik son hamlelerini "ateşkes ihlali" olarak nitelendirerek, İran’ın Lübnan halkını asla yalnız bırakmayacağını ilan etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde ABD ve İran arasında 15 günlük imzalanan ateşkes sonrası bölgede tansiyonun düşmesi beklenirken, Siyonist İsrail'in Lübnan'a saldırıları devam ediyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail’in saldırgan tutumuna karşı adeta rest çekti.</p>

<h2><strong>ATEŞKES ANLAŞMASI AÇIKÇA İHLAL EDİLDİ</strong></h2>

<p>İsrail’in Lübnan topraklarına yönelik saldırılarının sadece bir askeri operasyon olmadığını savunan Pezeşkiyan, bu durumun mevcut ateşkes anlaşmasının açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Pezeşkiyan, İsrail'in tutumunu potansiyel anlaşmalara uymama ve aldatmanın tehlikeli bir işareti şeklinde nitelendirdi.</p>

<p>Tahran yönetiminin süreci yakından takip ettiğini belirten İranlı lider, saldırıların sürmesi halinde diplomasi masasının işlevini tamamen yitireceğine dikkat çekti. Pezeşkiyan şunları aktardı.</p>

<blockquote>
<p>''Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik tekrarlanan saldırganlığı, ilk ateşkes anlaşmasının bariz bir ihlalidir. Bu, olası anlaşmalara yönelik aldatma ve bağlılık eksikliğinin tehlikeli bir işaretidir. Bu tür eylemlerin devamı, müzakereleri anlamsız kılacaktır. Parmaklarımız tetikte kalmaya devam ediyor. İran, Lübnanlı kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacaktır.'''</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>"TETİKTE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"</strong></h2>

<p>Pezeşkiyan, Lübnan ile olan dayanışma bağlarına vurgu yaptı. <strong>"Tetikte olmaya devam edeceğiz ve İran asla Lübnanlı kardeşlerini terk etmeyecektir"</strong> ifadesini kullanan Pezeşkiyan, İsrail'in hamlelerine karşı askeri ve siyasi teyakkuz halinin süreceği mesajını verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/pezeskiyandan-israile-sert-tepki-lubnani-terk-etmeyecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/ekran-alintisi-8.webp" type="image/jpeg" length="80798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İDDEF’ten Uluslararası İlmi İstişare Buluşması!]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/iddeften-uluslararasi-ilmi-istisare-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/iddeften-uluslararasi-ilmi-istisare-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu (İDDEF), İstanbul'da "Uluslararası İlmi İstişare Buluşması" düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İDDEF'in yurt dışında sürdürdüğü eğitim faaliyetleri kapsamında 30'u aşkın ülkeden İslami ilimler alanında görev yapan hocalar ve kanaat önderleri, İstanbul'da düzenlenen <strong>"Uluslararası İlmi İstişare Buluşması"</strong>nda bir araya geldi.</p>

<p><strong>"Sahih İslami Eğitimin Önemi ve İDDEF'in Eğitimde Gelecek Vizyonu" </strong>temasıyla gerçekleştirilen buluşmada, farklı coğrafyalarda yürütülen eğitim faaliyetleri kapsamlı şekilde ele alınırken, ümmetin geleceğine yönelik ortak bir eğitim perspektifi ortaya konuldu.</p>

<h3><strong>“ÜMMETİN İHYASININ TEMEL UNSURU EĞİTİMDİR”</strong></h3>

<p>Program sonunda hazırlanan sonuç raporu, Fatih'te bulunan Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Programın açılışında konuşan İDDEF Genel Başkanı Mehmet Turan, yapılan buluşmanın sadece bir toplantı olmadığını vurgulayarak, ümmetin geleceğine dair ortak bir sorumluluğu paylaşmak, tecrübelerini birleştirmek ve İslami eğitimin yarınlarını birlikte inşa etmek üzere bir araya geldiklerini söyledi.</p>

<p>İDDEF'in kurulduğu günden bu yana, eğitimi ümmetin ihyası ve inşasının temel unsuru olarak gördüğünü ifade eden Turan, dünyanın farklı bölgelerinde yürütülen çalışmalarla ilmin ve hikmetin yayılmasına katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><img alt="Iddefffv" height="1066" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2026/04/iddefffv.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p> 
<h3><strong>SONUÇ BİLDİRGESİ</strong></h3>
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program sonunda hazırlanan sonuç bildirgesiyle, İDDEF'in eğitim alanındaki temel ilkeleri ve gelecek vizyonu paylaşıldı.</p>

<p>Bildirgede, sahih İslami eğitimin, <strong>"Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat"</strong> çizgisinde, usta kadrolar tarafından ve usulüne uygun şekilde sürdürülmesinin temel öncelik olduğu vurgulandı.</p>

<p>Eğitimin yalnızca bireysel değil, toplumsal kalkınmanın da en güçlü aracı olduğu ifade edilen bildirgede, faaliyetlerin 56 ülkede ortak istişare modeliyle sürdürüleceği, her bölgede yerel alimlerle ve kanaat önderleriyle birlikte hareket edilerek, kalıcı ve yerel ihtiyaçlara uygun eğitim modellerinin geliştirileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>GAZZE'DE YAŞANAN İNSANLIK DRAMINA DİKKAT ÇEKİLDİ</strong></h3>

<p>Bildirgede, uzun vadeli hedefler arasında, en küçük yerleşim birimlerine kadar her bölgede en az bir erkek ve bir kız medresesi açılması yer alırken, eğitim çalışmalarının en az 50 yıllık stratejik bir vizyonla planlandığı belirtildi.</p>

<p>Savaş, doğal afet ve kriz dönemlerinde eğitim faaliyetlerinin kesintiye uğramaması için hızlı ve koordineli müdahale mekanizmalarının oluşturulacağı aktarılan bildirgede, özellikle Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkati çekilerek, eğitimin kriz anlarında dahi ümmetin direncini ayakta tutan en önemli unsur olduğu vurgulandı.</p>

<p>Sonuç bildirgesinde, eğitim merkezli çalışmalarla dünyanın farklı bölgelerinde ilim, ahlak ve insani kalkınmanın yaygınlaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/iddeften-uluslararasi-ilmi-istisare-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/iddefff.webp" type="image/jpeg" length="82204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Batı Şeria’da Esirlere İdam Cezasına Tepkiler ve Genel Grev Eylemi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/bati-seriada-esirlere-idam-cezasina-tepkiler-ve-genel-grev-eylemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/bati-seriada-esirlere-idam-cezasina-tepkiler-ve-genel-grev-eylemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal altındaki Batı Şeria kent ve beldelerinde, İsrail Meclisi Knesset’in onayladığı “esirlerin idamı yasasını” reddetmek amacıyla, yaşamın farklı alanlarında hareketin durmasına neden olan kapsamlı bir genel grev düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Grev, Filistin sokağında geniş çaplı bir halk öfkesi ortamında gerçekleşti.</p>

<p>Filistinli grupların çağrısıyla yapılan grev, çeşitli hayati sektörleri kapsadı. Okullar ve üniversiteler tamamen kapatıldı; uzaktan eğitim de durduruldu. Toplu taşıma hareketi durdu, kamu sektörü çalışanları greve katıldı, bankalar ve mali kurumlar kapılarını kapattı. Bunun yanında çoğu kentte ticari işletmeler de kapatıldı.</p>

<p>Ramallah, el-Halil, Cenin ve Nablus gibi başlıca kentlerin caddeleri sabah saatlerinden itibaren neredeyse tamamen boş görünürken, öğle saatlerinde kent merkezlerinde yasayı protesto etmek amacıyla halk etkinlikleri ve gösteri yürüyüşleri düzenlenmesinin beklendiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filistin’deki direniş hareketleri arası koordinasyon komitesi üyesi Nasr Ebu Ceyş, kapsamlı grevin, “esirler meselesinin önceliklerin başında kalacağını ve Filistin halkının tüm bileşenleriyle bu ırkçı yasayı kesin biçimde reddettiğini teyit eden birleşik ulusal bir mesaj” niteliği taşıdığını söyledi.</p>

<p>Ebu Ceyş, “Esirlerin idamı yasası, işgal politikalarında tehlikeli ve benzeri görülmemiş bir tırmanış teşkil ediyor ve cezaevleri içindeki esirlere yönelik öldürmeyi meşrulaştırmayı amaçlıyor” dedi. Ayrıca bu yasanın, özellikle de maruz kaldıkları sürekli ihlaller ışığında, binlerce esirin hayatı üzerinde doğuracağı sonuçlar konusunda uyarıda bulundu.</p>

<p>Ebu Ceyş, Batı Şeria’nın çeşitli vilayetlerinde greve gösterilen geniş ilgi ve katılımın, “gerçek bir ulusal mutabakat halini yansıttığını ve bu kararla yüzleşmede halk ile direniş hareketleri tutum birliğini ortaya koyduğunu” belirtti. Uluslararası toplumu ve insan hakları kurumlarını, bu yasanın durdurulması için işgale baskı yapmak üzere acil harekete geçmeye çağırdı.</p>

<p>Ayrıca, yasayı reddeden etkinliklerin önümüzdeki günlerde de süreceğini vurgulayarak, kapsamlı genel grevin “son adım olmayacağını, aksine bu kararla mücadele etmeyi amaçlayan bir dizi halk ve direniş hareketi eyleminin parçası olduğunu” ifade etti.</p>

<p>Bu bağlamda Fetih Hareketi, Batı Şeria’da kapsamlı genel grev ilan etti ve yasayı “şiddetle kınadığını ve kesin biçimde reddettiğini” açıkladı. Hareket, söz konusu yasanın “Filistin halkının esirlerini doğrudan hedef aldığını, tehlikeli bir tırmanış anlamına geldiğini ve tüm uluslararası ve insani yasa ile sözleşmelerin açık bir ihlali olduğunu” değerlendirdi.</p>

<p>Fetih, buna karşı kapsamlı bir Filistin halk hareketinin başlatılması ve yasanın düşürülmesi ile işgalin suçlarından dolayı hesap vermesini sağlamak amacıyla Arap ve uluslararası çabaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Öte yandan Avukatlar Sendikası da yasayı protesto amacıyla iş bırakma ve kapsamlı genel grev ilan etti. Sendikanın genel sekreteri Emced eş-Şelle, sendikanın başta Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Konseyi ve çeşitli uluslararası kurum ve kuruluşlar olmak üzere uluslararası taraflara mesajlar göndermeye başladığını ve bunlardan müdahale etmelerini talep ettiğini söyledi.</p>

<p>Eş-Şelle, sendikanın bu adımlarla yetinmeyeceğini, karar ile mücadele etmek için çeşitli Filistinli güçler, etkinlikler ve kurumlarla ortaklaşa çalışacağını belirtti. Ayrıca Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ni, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeye ve esirleri baskı, işkence ve öldürülmekten koruma görevini yerine getirmeye çağırdı.</p>

<p>İsrail Knesset’i, geçen pazartesi günü, Filistinli esirlere idam cezası verilmesini öngören yasa tasarısını onaylamıştı. Yasa, hükmün cezaevi idaresinin atadığı gardiyanlar tarafından asılarak infaz edilmesini öngörürken, infazı gerçekleştirenlere kimlik gizliliği ve hukuki dokunulmazlık tanıyor.</p>

<p>Yasa, idam cezasının savcılığın talebi olmaksızın ve oy birliği şartı aranmadan verilmesine imkân tanıyor ve salt çoğunlukla alınabiliyor. Ayrıca yasa, Batı Şeria’daki Filistinlilerin davalarına bakan askeri mahkemeleri de kapsıyor ve sözde Güvenlik Bakanı’na mahkeme heyeti önünde görüş bildirme hakkı veriyor.</p>

<p>İsrail hapishanelerinde 350 çocuk ve 73 kadın dahil 9500’den fazla Filistinli esir bulunuyor. Filistinli insan hakları örgütlerine göre bu esirler işkence, aç bırakma ve tıbbi ihmale maruz kalıyor. Bu durum da bazılarının cezaevlerinde şehit olmasına yol açtı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/bati-seriada-esirlere-idam-cezasina-tepkiler-ve-genel-grev-eylemi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/020104.jpg" type="image/jpeg" length="94681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mescid-i Aksa 32 Gündür Kapalı: Yahudi Gruplardan Provokatif Girişim]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/mescid-i-aksa-32-gundur-kapali-yahudi-gruplardan-provokatif-girisim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/mescid-i-aksa-32-gundur-kapali-yahudi-gruplardan-provokatif-girisim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güvenlik boyutunu aşarak Kudüs’teki dini ve siyasi gerçekliği yeniden şekillendirme bağlamında, İsrail işgal organları Mescid-i Aksa’yı üst üste 32. gün kapalı tutmaya devam etmekte ve ibadet edenlerin buraya erişimini engellemektedir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyonistlerin burayı işgal etmesinden sonra geçen sürenin en uzun süreli kapanışı olarak değerlendirilen bu uygulama, Eski Şehir’e yönelik sıkı izolasyon önlemleriyle birlikte ve yahudilerin “Pesah (Hamursuz) Bayramı” öncesinde gerçekleşmektedir. Bu bayram, Mescid-i Aksa’da yeni fiili durumlar dayatmayı hedefleyen aşırı dini grupların gündeminde merkezi bir yer tutmaktadır.</p>

<p>Bu kapanış, işgal güçlerinin yoğun şekilde konuşlandırılması ve Filistinlilerin Eski Şehir’e girişini engelleyen askeri kontrol noktalarının kurulmasıyla birlikte yürütülmekte; yalnızca bölge sakinlerinin geçişine izin verilmesi, kentin mekânsal ve dini olarak daha da izole edilmesi politikasını derinleştirmektedir.</p>

<p>Pesah hazırlıkları kapsamında, yerleşimciler Babu’r-Rahme Mezarlığı içinde, Mescid-i Aksa’ya bitişik alanda, işgal güçlerinin yoğun koruması altında Talmudî ritüeller gerçekleştirdi. Bu sırada sözde “Tapınak” grupları, 2–9 Nisan tarihleri arasında sürecek bayram günlerinde Mescid-i Aksa’ya geniş çaplı baskınlar düzenlenmesi çağrılarını artırdı.</p>

<p>Pesah, Yahudilikte en önemli dini bayramlardan biri olup Tevrat anlatısına göre “İsrailoğulları’nın Mısır’dan çıkışı”nı anımsatır. Geleneksel olarak “Pesah kurbanı” ritüeliyle ilişkilendirilir. Bu ritüelin sözde “Tapınak”ta gerçekleştirildiğine inanılması, bu grupların Mescid-i Aksa içinde bu uygulamayı yeniden canlandırma çabalarını artırmalarına bahane olarak kullanılmaktadır.</p>

<p>Son yıllarda bu ritüel, söz konusu grupların Mescid-i Aksa avlusuna “kurbanlık hayvanları” sokma ve burada kesme girişimleriyle bir çatışma eksenine dönüşmüştür. Gözlemcilere göre bu adımlar, El Halil’deki İbrahim Camii örneğinde olduğu gibi mekân ve zaman yönünden paylaştırma uygulamasının dayatılmasına zemin hazırlamaktadır.</p>

<p>Bu örgütler, söz konusu ritüelleri gerçekleştiren yerleşimcilere mali teşvikler ve ödüller sunarak işgal polisini Mescid-i Aksa’daki uygulamaları değiştirmeye ve açık Talmudî ibadetlere izin vermeye zorlamayı hedeflemektedir.</p>

<p>Bu bağlamda, “kızıl inekler” söylemi de giderek öne çıkmaktadır. Bu kavram, sözde “Tapınak”ın inşasına zemin hazırlayan dini arınma ritüellerini meşrulaştırmak için kullanılan Tevrat kökenli bir anlayışa dayandırılmaktadır.</p>

<p>Aşırı dini gruplar, “kusursuz kızıl ineklerin” yetiştirilmesi ve küllerinin arınma ritüellerinde kullanılması gerektiğini savunmakta; bunu Tapınak’ın yeniden inşası için ön koşul olarak görmektedir. Son aylarda yurt dışından inek getirilmesi ve bunların dini kriterlere göre incelenmesi yönünde yoğun teşvikler var.</p>

<p>Bu ritüeller, sahadaki adımlarla da örtüşmektedir. Bunlar arasında, bayram süresince Ağlama Duvarı meydanında hahamların toplu dualar gerçekleştirmesine yönelik planlar da bulunmaktadır. Bu durum, Mescid-i Aksa çevresinde organize Yahudi dini varlığının genişletilmesine yönelik bir eğilimi yansıtmaktadır.</p>

<p>Buna karşılık işgal organları, Mescid-i Aksa’yı tamamen kapalı tutmaya ve ikinci ayına giren süreçte ibadetlerin yapılmasını engellemeye devam etmektedir. Bu durum Hristiyan kutsal mekânlarını da kapsamış; Kutsal Kabir Kilisesi (Kıyamet Kilisesi) de ibadet edenlere ve ziyaretçilere kapalı tutulmuştur. Bu tablo, kutsal şehirde dini alanın yeniden düzenlenmesine yönelik kapsamlı bir politikanın göstergesi olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p>İşgal polisi, İslami Vakıflar Dairesi’ne Mescid-i Aksa’nın kapatılmasının Nisan ortasına kadar uzatıldığını bildirmiştir. Kudüslü kurumlar, aralarında Kudüs Uluslararası Vakfı’nın da bulunduğu yapılar, bu adımı Mescid-i Aksa üzerinde İsrail egemenliğinin kademeli olarak dayatılmasının bir parçası ve doğrudan güvenlik yönetimine geçirilmesi yönünde bir süreç olarak değerlendirmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu tırmanış, son bölgesel çatışmalarla eş zamanlı gerçekleşmesi nedeniyle daha da dikkat çekmektedir. Filistinliler, bayram namazı dahil olmak üzere Ramazan ayının büyük bölümünde Mescidi Aksa’da ibadetlerini yerine getiremedi. Bu durum, şehirde yaşanan dönüşümün boyutunu ve güç kullanımı eşliğinde dini ve tarihsel statünün yeniden tanımlanmasına yönelik girişimleri gözler önüne sermektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/mescid-i-aksa-32-gundur-kapali-yahudi-gruplardan-provokatif-girisim</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/043103.jpg" type="image/jpeg" length="53207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgal Güçleri Mescid-i Aksa’yı Kapalı Tutmaya Devam Ediyor]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/isgal-gucleri-mescid-i-aksayi-kapali-tutmaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/isgal-gucleri-mescid-i-aksayi-kapali-tutmaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal güçleri Mescid-i Aksa’yı 18 gündür kapalı tutarken ve Mescid-i Aksa’da namaz kılınmasına engel olurken işgalcilerin tehlikeli planları konusunda uyarılar yapılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Medya kaynakları işgal yönetiminin Mescid-i Aksa’nın Ramazan Bayramı sonuna kadar kapalı kalmasına karar verdiğini ve İslami Vakıflar görevlilerinden sadece 25 kişinin aynı anda Mescid-i Aksa’ya girmesine izin verileceğini belirtti.</p>

<p>Kudüslü kaynaklar, Mescid-i Aksa’daki Yazma Eserler bölümüne fazladan bir görevlinin daha girmesine izin verilmesi talebine işgal polisinin böyle bir durumda Mescid-i Aksa’nın Yahudi yerleşimcilerin baskınına da açılacağını söyleyerek karşılık verdiğini aktardı</p>

<p>Kaynaklar, işgal güçlerinin Mescid-i Aksa’nın kapalı alanlarına ve avlusuna gizli kameralar yerleştirdiğinden şüphelenildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kudüslü kaynaklar ayrıca Mescid-i Aksa’nın kapatılmasının planlı bir adım olduğu ve Mescid-i Aksa’nın idaresinde hayati değişiklikler yapmayı hedeflediği uyarısında bulundu.</p>

<p>Mescid-i Aksa konusunda uzman araştırmacı Ziyad İbhis, tapınak örgütlerinin yayınlarının işgal polisiyle aralarında Mescid-i Aksa’nın takriben 29 Mart’a kadar kapalı kalması ve 2-9 Nisan’daki Pesah Bayramı öncesi kısmen açılması konusunda görüş birliği olduğuna işaret ettiğini söyledi.</p>

<p>İbhis, engelleyecek herhangi bir gelişme olmadığı takdirde işgalcilerin Mescid-i Aksa’da kurban kesme planlarının bu yıl geçmiş yıllara oranla daha ciddi göründüğüne dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/isgal-gucleri-mescid-i-aksayi-kapali-tutmaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/03/7-5-1280x853-1.jpg" type="image/jpeg" length="69670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Siyonistler Neden Lübnan'ı İşgal Ediyor?]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/siyonistler-neden-lubnani-isgal-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/siyonistler-neden-lubnani-isgal-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soykırımcı İsrail bir süreden beri bağımsız bir devlet olan Lübnan'ı güneyden işgal etmeye başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Soykırımcı İsrail bir süreden beri bağımsız bir devlet olan Lübnan'ı güneyden işgal etmeye başladı.</p>

<p>Esasen soykırımcı İsrail yıllardır bombalıyor Lübnan'ı...</p>

<p>Esasen soykırımcı İsrail yıllardır bombalıyor, Beyrut'u...</p>

<p>Fakat Ortadoğu bölgesinin karışık olmasından istifade eden terör organizasyonu İsrail, 28 Şubat tarihinden bu yana bu saldırılarını yoğunlaştırdı ve bugünlerde de fiili işgale yeltenmeye başladı.</p>

<p>ABD-İSRAİL VE İNGİLTERE İran'a saldırırken, İsrail bu saldırılardan istifade ederek Lübnan'ı bombalıyor da bombalıyor.</p>

<h3><strong>PEKİ, BU İŞGALDE AMAÇ NE?</strong></h3>

<p>Soykırımcı İsrail'in başından bu yana sapkın hedeflerinden biri olan Vadedilmiş Topraklar!</p>

<p>Bir başla deyimle Arz-ı Mev'ud!</p>

<p>Nedir Arz-ı Mev'ud?</p>

<p>Bu kavram, Yahudi sapkın inancında önemli bir yer tutuyor. İşgalciler bu plana sadık kalarak öldürüyor da öldürüyor!</p>

<p>Sözde Vadedilmiş Topraklar Filistin, Mısır, Irak, Suriye, Lübnan, Suudi Arabistan, İran'ın bir bölümü ve Türkiye’nin de güneyini kapsıyor.</p>

<p>Bu topraklar, Yahudilikteki saptırılmış, sapkın inanca göre, İbrahim'in soyundan gelenlere tanrısal bir ahit ile miras bırakıldığına inanılan kutsal bölgeyi ifade ediyor.</p>

<p>Filistin neredeyse tümüyle işgal edildi. Soykırım devam ediyor…</p>

<p>Siyonist işgalciler Lübnan’a girdi. Hiç kuşkunuz olmasın, amaç Lübnan’ı da işgal etmekti ve işgal de fiili olarak güneyden başladı zaten…</p>

<p>Peki, Mısır, Irak, Suriye, Suudi Arabistan ne durumda?</p>

<p>Bu ülkelerin kıpırdayacak halleri var mı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>GERİYE İKİ ÜLKE KALIYOR; İRAN VE TÜRKİYE…</strong></h3>

<p>Erbakan Hocamız yıllarca haykırdı durdu; “İran’dan sonra sıra Türkiye’de!” diye!</p>

<p>Buradaki en kritik soru şudur; Vadedilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud) Planı’nda sıra hangi ülkede?</p>

<p>Şu an yaşanan nedir; İran'a saldırılar neyi anlatıyor?</p>

<p>Ve Ümmet bu saldırılar karşısında nasıl bir vaziyet almakta?</p>

<p>İşte buradaki en ehemmiyetli soru budur!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/siyonistler-neden-lubnani-isgal-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/03/lubnana-saldiriii.webp" type="image/jpeg" length="14219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netanyahu: Hem Sünni Hem de Şia Olan Aşırı İslam, Tüm Dünyaya Bir Tehdittir]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/netanyahu-hem-sunni-hem-de-sia-olan-asiri-islam-tum-dunyaya-bir-tehdittir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/netanyahu-hem-sunni-hem-de-sia-olan-asiri-islam-tum-dunyaya-bir-tehdittir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail Başbakanı soykırımcı Binyamin Netanyahu, İran ve Hizbullah liderlerini açıkça ölümle tehdit ederken, hem Sünni hem de Şii İslam'ı hedef alan skandal sözlere imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bölgede zaten pamuk ipliğine bağlı olan sinirler, Tel Aviv'den gelen son küstah açıklamalarla tamamen koptu.</p>

<p>Aylardır Gazze ve Lübnan'ı kan gölüne çeviren İsrail yönetiminin bir numaralı ismi, niyetinin sadece askeri hedeflerle sınırlı olmadığını tüm dünyanın gözü önünde ilan etti.</p>

<p>Savaşın seyrini değiştirecek basın toplantısında sarf edilen sözler, sadece Tahran-Tel Aviv hattında değil, tüm Orta Doğu'da yeni ve çok daha kanlı bir sayfanın açılmak üzere olduğunun en net sinyali olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump ile her gün gizli planlar yaptıklarını itiraf eden Netanyahu, İran halkına<strong> "Rejimi devirin, sizi silahlandıralım" </strong>çağrısı yaparak Orta Doğu'daki savaş ateşine adeta benzin döktü.</p>

<h3><strong>"Yeni Zalim" ve Suikast İması</strong></h3>

<p>Netanyahu, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney ve Hizbullah lideri Naim Kasım'ı doğrudan hedef tahtasına koydu.</p>

<p><strong>"Eski tiranı ortadan kaldırdık. Yeni tiran ise halkın karşısına bile çıkamıyor" </strong>sözleriyle suikast imasında bulunan İsrail Başbakanı'nın,<strong> "Bir sigorta acentesi olsaydım bu iki kişiye hayat sigortası poliçesi düzenlemezdim"</strong> şeklindeki ifadeleri dikkat çekti.</p>

<p>Lübnan hükümetine de açıkça şantaj yapan Netanyahu, Hizbullah'ın silahsızlandırılmaması halinde bölgeyi karadan vuracaklarını ve ağır bir bedel ödeteceklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>İsyan Çağrısı</strong></h3>

<p>Operasyonların asıl hedefinin sadece askeri tesisleri yok etmek olmadığını itiraf eden Netanyahu, İran içinde bir iç savaşın fitilini ateşlemeye çalıştıklarını gizlemedi.</p>

<p>İsrail istihbaratının muhalif grupları silahlandırma seçeneğini masada tuttuğu vurgulandı. Netanyahu,<strong> "İran halkının çabaları olmadan rejim devrilemez ve biz de bunu onlara bildirdik. Yardımın yolda olduğunu da söyledik" </strong>diyerek Tahran sokaklarında kaos yaratmak istediklerini açıkça ifade etti. Hava saldırılarıyla İran sokaklarını protestolara hazırladıklarını söyledi.</p>

<h3><strong>Trump ile Her Gün Gizli Mesai</strong></h3>

<p>Toplantının en çarpıcı detaylarından biri de Washington ile kurulan hattın boyutu oldu.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ile <strong>"benzeri görülmemiş"</strong> bir ittifak kurduklarını öne süren Netanyahu, <strong>"Her gün konuşuyoruz. Fikir alışverişi yapıyor, istişare ediyor, birlikte kararlar alıyoruz" </strong>dedi. Bu sözler, ABD'nin bölgedeki İsrail operasyonlarına verdiği kayıtsız şartsız desteğin geldiği son noktayı ve yaklaşan yeni askeri hamleleri gözler önüne serdi. Savaşın gidişatına dair<strong> "Sürprizlerimiz olacak" </strong>demesi ise tansiyonu daha da tırmandırdı.</p>

<h3><strong>Skandal İslamofobik Hedef Gösterme</strong></h3>

<p>Askeri ve siyasi hedeflerin ötesine geçerek dini bir çatışma dili kullanan İsrail Başbakanı, inanç üzerinden milyarlarca Müslümanı hedef aldı.</p>

<p>Netanyahu, <strong>"Hem Sünni hem de Şii aşırı İslam, tüm dünya için tehdittir. Bunun kendiliğinden çözüleceğini söyleyemeyiz" </strong>sözleriyle açık bir düşmanlık sergiledi. Öte yandan <strong>"Krallığa ve Mesih'in gelişine ulaşacağımıza inanıyorum" </strong>şeklindeki ifadeleri, Tel Aviv yönetiminin aylardır sürdürdüğü katliamları teolojik bir zemine oturttuğunu bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Bölge başkentlerinde alarm zillerinin çalmasına neden olan bu benzeri görülmemiş skandal ve küstah meydan okumanın ardından gözler şimdi Tahran ve Beyrut başta olmak üzere İslam başkentlerinden gelecek olası misilleme ve cevaplara çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/netanyahu-hem-sunni-hem-de-sia-olan-asiri-islam-tum-dunyaya-bir-tehdittir</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/03/netanyahudan-skandal-aciklama-hem-sunni-hem-de-sii-islam-dunyaya-tehdittir-3287839.webp" type="image/jpeg" length="32284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski ÇKP Yetkilisinden Doğu Türkistan İtirafı: "Toplama Kampları Kapatılmadı, Zulüm Sürüyor!"]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/eski-ckp-yetkilisinden-dogu-turkistan-itirafi-toplama-kamplari-kapatilmadi-zulum-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/eski-ckp-yetkilisinden-dogu-turkistan-itirafi-toplama-kamplari-kapatilmadi-zulum-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin Komünist Partisi'nin işgal altındaki Doğu Türkistan'da ve azınlıklar üzerinde kurduğu zulüm mekanizması, yıllarca bu sistemin içinde yer alan üst düzey bir yetkili tarafından ortaya çıkarıldı. ABD'ye iltica eden eski ÇKP yetkilisi Ma Ruilin, Kızıl Çin'in İslam'ı yok etme planlarını, cami yıkımlarını ve halen açık olan toplama kamplarını kan donduran sözlerle itiraf etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllardır kapalı kapılar ardında sistematik bir <strong>asimilasyon</strong> <strong>ve soykırım politikası</strong> yürüten <strong>Kızıl Çin</strong>'in karanlık yüzü, sistemin tam kalbinden gelen bir itirafla bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine oturdu.</p>

<p>24 yıl boyunca <strong>Çin Komünist Partisi (ÇKP)</strong> hiyerarşisinde görev yapan ve son olarak Kansu eyaletinde <strong>"Birleşik Cephe Çalışma Departmanı" (United Front Work Department) Parti Sekreter Yardımcılığı </strong>gibi kritik bir pozisyonda bulunan <strong>Hui kökenli Müslüman</strong> <strong>Ma Ruilin</strong>, Şubat 2024'te ABD'ye sığındı.</p>

<p>CNN'e konuşan Ma, Çin'deki şatafatlı hayatını terk etme sebebini <strong>"sistemin şeytani yapısı ve vicdan azabı"</strong> olarak açıkladı.</p>

<p><img alt="Eski Ckp Yetkilisinden Dogu Turkistan Itirafi Toplama Kamplari Kapatilmadi Zulum Suruyor" height="675" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2026/03/eski-ckp-yetkilisinden-dogu-turkistan-itirafi-toplama-kamplari-kapatilmadi-zulum-suruyor.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<h3><strong>İSLAMI KÖKTEN SİLMEYE ÇALIŞIYORLAR!</strong></h3>

<p>Ma Ruilin'in yönetici pozisyonunda bulunduğu <strong>Birleşik Cephe Çalışma Departmanı</strong>, Çin'deki dini grupları ve azınlıkları kontrol altında tutan devasa bir zulüm aygıtı olarak biliniyor.</p>

<p>Ma'nın bu departmanın faaliyetlerine dair yaptığı itiraflar, Pekin yönetiminin din düşmanlığını gözler önüne serdi.</p>

<p>Yürütülen politikaların doğrudan inancı yok etmeyi hedeflediğini belirten Ma, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"İslamiyet söz konusu olduğunda acımasızca <strong>camileri yıkıyorlar.</strong> Hristiyanların ise haçlarını söküyorlar. Hangi din olursa olsun, en katı kural şu: <strong>Çocukların cami, kilise veya tapınaklara girmesi kesinlikle yasak.</strong> Sadece bu kural bile, dinin nesilden nesile aktarılmasını kalıcı olarak kesip atmayı amaçlıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>George Orwell'ın <strong>1984</strong> distopyasını aratmayan bir gözetim toplumu inşa edildiğini vurgulayan eski yetkili; her caminin girişine yüz tanıma özellikli kameralar yerleştirildiğini, dini cemaatlerin içine sivil polisler ve muhbirler sızdırıldığını, hatta Hac ibadetini yerine getiren kafilelerin bile ÇKP ajanları tarafından saniye saniye izlendiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>DOĞU TÜRKİSTAN İTİRAFI!</strong></h3>

<p>Milyonlarca Uygur Türkü'nün hapsedildiği işgal altındaki <strong>Doğu Türkistan (Sincan) </strong>hakkında dünyayı ayağa kaldıracak gerçekleri teyit eden Ma, Çin'in yalanlarını da çürüttü.</p>

<p>Pekin yönetiminin <strong>"mesleki eğitim merkezi" </strong>yalanıyla örtbas etmeye çalıştığı tesislerin birer esir kampı olduğunu belirten Ma, zulmün bugün de devam ettiğini şu sözlerle itiraf etti:</p>

<blockquote>
<p>"Özellikle Doğu Türkistan'da, eğer İslami inancınızı yaşar veya ifade ederseniz, sizi bekleyen yer toplama kamplarıdır. Devasa sayılarda masum insanı o zindanlara kapattılar. İşin en acı tarafı, şu an bile insanları tutuklayıp bu kamplara kapatmaya devam ediyorlar."</p>
</blockquote>

<p>Öte yandan bir <strong>Hui Müslümanı</strong> olarak sistemde yükselmesine rağmen her zaman <strong>"ikinci sınıf vatandaş"</strong> muamelesi gördüğünü belirten Ma; <strong>Uygur, Hui, Moğol</strong> ve <strong>Tibetli </strong>Müslümanların Çin devletinin ana akımına uydurulmak için sistematik bir etnik temizlik ve asimilasyona maruz kaldığının altını çizdi.</p>

<h2><strong>- “HALKA FAYDALI BİR ŞEY YAPMIYORDUK!”</strong></h2>

<p>Geride bıraktığı annesi ve kız kardeşlerini bir daha asla göremeyeceğini, Çin rejimi tarafından <strong>"vatan haini"</strong> ilan edileceğini ve ailesinin büyük bir baskı göreceğini bildiğini söyleyen Ma Ruilin, sessiz kalmanın vicdani yüküne dayanamadığını ifade etti.</p>

<p>ABD'ye ilticasını <strong>"ruhsal bir kurtuluş"</strong> olarak tanımlayan eski ÇKP yetkilisi, şu sözlerle konuşmasını noktaladı:</p>

<blockquote>
<p>"Çin'de hayatta kalabilmek için sürekli olarak kötülük yapmaya devam etmek zorundasınız. Halka faydalı hiçbir şey yapmıyorduk. ABD bana en azından kötülük yapmama özgürlüğü verdi."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Uzak Asya</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/eski-ckp-yetkilisinden-dogu-turkistan-itirafi-toplama-kamplari-kapatilmadi-zulum-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/03/aeski-ckp-yetkilisinden-dogu-turkistan-itirafi-toplama-kamplari-kapatilmadi-zulum-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="82589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kudüslüler Ramazan’ın Son Cumasını Mescid-i Aksa Yakınında Eda Etti]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/kudusluler-ramazanin-son-cumasini-mescid-i-aksa-yakininda-eda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/kudusluler-ramazanin-son-cumasini-mescid-i-aksa-yakininda-eda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kudüslüler, Ramazan ayının dördüncü ve son cuma namazını, Mescid-i Aksa’nın 14 gündür üst üste “savaşta olağanüstü durum ve İsrail iç cephe talimatları” gerekçesiyle tamamen kapalı tutulması nedeniyle, Aksa’nın yakınlarında kıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kudüs Valiliği, yüzlerce Kudüslünün cuma namazını Mescid-i Aksa’ya en yakın noktalarda kıldığını bildirdi. Bu noktalar arasında Babu’s-Sahira, Babu’l-Amud Mahallesi ve Silvan’daki Muhammed el-Fatih Camii yer aldı. Bu sırada işgal güçleri yoğun şekilde bölgede konuşlanarak Mescidi Aksa’ya ulaşımı engelledi ve Aksa’ya giden yolları tamamen kapatmak için demir bariyerler yerleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan bu cuma, Müslümanların Mescidi Aksa’da cuma namazı ve diğer tüm namazları kılmalarının üst üste ikinci kez engellendiği cuma oldu. Ayrıca 1967 yılından bu yana ilk kez Mescidi Aksa’nın avlularında gece ibadetleri (kıyâmü’l-leyl) engellendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/kudusluler-ramazanin-son-cumasini-mescid-i-aksa-yakininda-eda-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/03/031303.jpg" type="image/jpeg" length="57314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgal Güçleri Lübnan’da 18 Yeni Askeri Mevzi Oluşturdular]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/isgal-gucleri-lubnanda-18-yeni-askeri-mevzi-olusturdular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/isgal-gucleri-lubnanda-18-yeni-askeri-mevzi-olusturdular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail işgal ordusu, 2 Mart’ta başlayan saldırılarının başlangıcından bu yana Güney Lübnan’da kendisine ait 18 yeni askeri mevzi oluşturdu. Fransa ise Lübnan topraklarına yönelik olası bir kara harekâtına karşı uyarıda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p>İsrail’in Yediot Ahronot gazetesi, “Savaştan önce İsrail ordusunun Lübnan içinde beş kalıcı mevzisi bulunuyordu; bunlar bir tür kalıcı askeri yapılar niteliğindeydi” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazete, “Şimdi bölgenin derinliklerinde 18 yeni mevzi daha var ve (İsrail) güçlerinin görevi ‘Rıdvan Gücü’ militanlarını takip etmektir” dedi. Gazete bu ifadeyle, kendi iddiasına göre Hizbullah’ın elit birliklerine atıfta bulundu.</p>

<p>Haberde ayrıca İsrail ordusuna bağlı üç tümenin bu görevi tamamlamak için çalıştığı, İsrail’in Hizbullah’a karşı savaşı genişletmeye hazırlandığı bir dönemde geniş çaplı bir yedek asker seferberliğine ihtiyaç duyulacağı belirtildi.</p>

<p>İsrail ordusu yaptığı açıklamada, Beyrut’un güney banliyösünde Hizbullah’a ait 10 karargâhı ve Lübnan’ın çeşitli bölgelerindeki füze fırlatma platformlarını hedef aldığını iddia etti.</p>

<p>Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail’e Lübnan topraklarına yönelik herhangi bir kara saldırısından “kesin bir şekilde vazgeçmesi” çağrısını yineledi. Macron aynı zamanda Hizbullah’tan saldırılarını “derhal durdurmasını” istedi.</p>

<p>Macron’un açıklamaları, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile yaptığı uzun görüşmelerin ardından, “X” platformunda Arapça yayımladığı bir mesajda yer aldı.</p>

<p>Macron mevcut aşamayı, uzun yıllardır bölgesel krizler ve otoriter yönetimlerden etkilenen iki ülke için “tarihi bir fırsat” olarak nitelendirdi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Aoun’un Lübnan’ın güvenliğini ve birliğini tehdit eden risklere karşı yürüttüğü çabaları övdü.</p>

<p>İsrail’in Lübnan’a yönelik geniş çaplı saldırıları sonucunda, Salı akşamı itibarıyla Lübnan makamlarının verilerine göre 634 kişi hayatını kaybetti, 1586’dan fazla kişi yaralandı ve yaklaşık 817 bin kişi yerinden edildi.</p>

<p>ABD desteğiyle İsrail, 8 Ekim 2023’te Gazze’de iki yıl süren bir soykırım savaşı başlattı. Bu savaş sonucunda 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 172 bin kişi yaralandı. Kurbanların büyük bölümünü çocuklar ve kadınlar oluşturdu.</p>

<p>Gazze’de altyapının yüzde 90’ı tahrip edildi. Yaklaşık 2,4 milyon Filistinlinin yaşadığı bölgede, bunların 1,5 milyonu yerinden edilmiş durumda ve İsrail kuşatması ile bombardımanı altında felaket niteliğinde koşullarda yaşamlarını sürdürüyor.</p>

<p>İsrail onlarca yıldır Filistin’i ve Lübnan ile Suriye’ye ait bazı toprakları işgal altında tutuyor ve bu bölgelerden çekilmeyi ya da bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını reddediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ortadoğu</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/isgal-gucleri-lubnanda-18-yeni-askeri-mevzi-olusturdular</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/03/031203.jpg" type="image/jpeg" length="78026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya, Tel Aviv Büyükelçisini Görevden Aldı]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/ispanya-tel-aviv-buyukelcisini-gorevden-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/ispanya-tel-aviv-buyukelcisini-gorevden-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya hükümeti, resmi gazetede yayımlanan kararla Tel Aviv’deki büyükelçisi Ana Salomon’u görevinden aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu karar, İspanya’nın İsrail’deki diplomatik temsil düzeyinin maslahatgüzar seviyesine düşürülmesi anlamına geliyor.</p>

<p>İspanya Bakanlar Kurulu tarafından alınan karara göre Tel Aviv’deki diplomatik misyonun başkanının görevi resmen sona erdirildi. Böylece İspanya’nın Tel Aviv’deki büyükelçiliği, yeni bir büyükelçi atanana kadar daha düşük seviyede diplomatik temsil ile faaliyetlerini sürdürecek.</p>

<p>Salomon, geçen yıl Eylül ayında istişarelerde bulunulmak üzere Madrid’e çağrılmış ve o tarihten bu yana İspanya’da kalmıştı. Bu hadise, Madrid ile Tel Aviv arasında giderek artan diplomatik gerilimin yaşandığı bir dönemde vuku buldu.</p>

<p>Resmi gazetede yayımlanan kararda, diplomatik temsil seviyesinin düşürülmesinin İsrail’in daha önce Madrid’deki büyükelçiliği için aldığı benzer bir karar karşısında mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde yapıldığı da belirtildi.</p>

<p>Bu adım, İspanya’nın ileride İsrail’e yeniden büyükelçi atamak istemesi durumunda, Tel Aviv ile diplomatik ilişkileri yeniden tam seviyeye çıkarmak için İsrail makamlarından resmi diplomatik onay talep etmesi gerekeceği anlamına geliyor.</p>

<h3><strong>Gazze savaşı sonrası artan gerilim</strong></h3>

<p>Karar, Ekim 2023’te başlayan Gazze savaşı sonrasında iki ülke arasındaki ilişkilerin giderek kötüleştiği bir dönemde alındı. İspanya hükümeti, bu süreçte İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlara yönelik eleştirilerini artırmıştı.</p>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, savaş sırasında İsrail politikalarını açık şekilde eleştiren önde gelen Avrupalı liderlerden biri olarak öne çıktı. Sánchez, birçok kez ateşkes çağrısı yapmış ve Gazze’ye insani yardım ulaştırılması gerektiğini vurgulamıştı.</p>

<p>İki ülke arasındaki gerilim, Mayıs 2024’te İspanya’nın Filistin devletini resmen tanıdığını açıklamasıyla zirveye ulaştı. Bu karar, İsrail hükümetinin sert tepkisine yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun ardından iki ülke arasında büyükelçilerin karşılıklı olarak geri çağrılması ve siyasi polemiklerin artması gibi gelişmeler yaşandı. İsrail, Madrid’i kendisine karşı düşmanca tutum almakla suçlarken, İspanya hükümeti Gazze’deki İsrail politikalarını eleştirmenin antisemitizm anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<p>Son aylarda ayrıca askeri ve ticari iş birliği konularında da görüş ayrılıkları ortaya çıktı. İspanya’daki koalisyon hükümetinin bazı bileşenleri, Gazze’deki savaş nedeniyle İsrail ile ilişkilerin sınırlandırılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Madrid yönetimi ayrıca savaş sırasında işlenen ihlallerin soruşturulması yönündeki Avrupa’daki ve uluslararası girişimleri destekleyerek İsrail üzerindeki siyasi baskının artmasına katkı sağladı.</p>

<p>İspanya ile İsrail arasındaki ilişkiler tarihsel olarak da görece hassas bir siyasi geçmişe sahip. İspanya, İsrail’i resmen ancak 1986 yılında tanımış, daha sonra iki ülke arasında siyasi ve ekonomik alanlarda ilişkiler gelişmişti. Ancak Gazze savaşıyla birlikte Madrid yönetiminin İsrail politikalarına yönelik eleştirilerini artırması, iki ülke arasında yeniden bir dizi diplomatik krizin yaşanmasına yol açtı.</p>

<p>Diplomatik temsil seviyesinin düşürülmesi iki ülke arasındaki ilişkilerin kesildiği anlamına gelmiyor. Ancak bu adım, Gazze savaşı sonrasında Madrid ile Tel Aviv arasında oluşan siyasi gerilimin ulaştığı en yüksek seviyelerden birini yansıtıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Avrupa</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/ispanya-tel-aviv-buyukelcisini-gorevden-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/03/031103.jpeg" type="image/jpeg" length="49753"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pakistan-Afganistan Hattında Savaş Alarmı]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/pakistan-afganistan-hattinda-savas-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/pakistan-afganistan-hattinda-savas-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslamabad ile Kabil arasındaki sınır gerilimi tırmanıyor. Pakistan Savunma Bakanı Asıf “Artık açık savaş var” açıklamasını yaparken, Afganistan’dan misilleme haberleri geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Pakistan </strong>ve <strong>Afganistan </strong>arasındaki tarihi ve siyasi anlaşmazlıklar, sınır hattında kanlı bir çatışmaya dönüştü.</p>

<p>İki Müslüman ülke arasındaki gerilim, karşılıklı ağır suçlamalar ve askeri operasyonlarla bölge barışını tehdit eder boyuta ulaştı.</p>

<p><strong>Durand Hattı</strong> boyunca uzanan çatışmalarda her iki taraftan da ağır kayıp haberleri geliyor.</p>

<h3><strong>PAKİSTAN’DAN AĞIR OPERASYON: “133 ÖLÜ, 200 YARALI” İDDİASI!</strong></h3>

<p>Pakistan Enformasyon Bakanı <strong>Attaullah Tarar</strong>, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Pakistan ordusunun Afganistan topraklarındaki stratejik hedeflere yönelik geniş çaplı operasyonlar düzenlediğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarar'ın iddialarına göre:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Operasyonlarda Afgan tarafında <strong>133 kişi öldü</strong>, 200'den fazla kişi yaralandı.</li>
 <li><strong>Kabil, Paktia ve Kandahar</strong>'daki askeri hedefler vuruldu.</li>
 <li>27 mevzi imha edilirken, 9 stratejik nokta Pakistan güçlerinin kontrolüne geçti.</li>
 <li>80'den fazla araç ve çok sayıda ağır silah etkisiz hale getirildi.</li>
</ul>

<h3><strong>"TALİBAN, HİNDİSTAN’IN KOLONİSİ HALİNE GELDİ!"</strong></h3>

<p>Pakistan Savunma Bakanı <strong>Khavaja Muhammed Asıf</strong>, yaşanan sürece dair zehir zemberek açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>NATO</strong> sonrası bölgede barış beklediklerini ancak hayal kırıklığına uğradıklarını belirten Asıf, <strong>"Taliban, Afganistan'ı Hindistan'ın kolonisi haline getirdi. Sabrımız tükendi, artık aramızda açık savaş var"</strong> ifadelerini kullanarak diplomatik yolların tükendiği mesajını verdi.</p>

<h3><strong>KABİL’DEN SERT KARŞILIK: “55 PAKİSTAN ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ!”</strong></h3>

<p>Afganistan (Taliban) yönetimi ise Pakistan'ın iddialarına misilleme operasyonlarıyla yanıt verdiklerini duyurdu.</p>

<p>Sözcü Yardımcısı <strong>Hamdullah Fıtrat</strong>, çatışmalarda <strong>55 Pakistan askerinin</strong> yaşamını yitirdiğini ve 23 askerin cesedinin ele geçirildiğini iddia etti.</p>

<p>Fıtrat, Pakistan ordusuna ait:</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>Bir ana karargâhın,</li>
 <li>19 kontrol noktasının ele geçirildiğini,</li>
 <li>Çok sayıda silah ve askeri mühimmata el konulduğunu belirtti.</li>
</ol>

<p>Afganistan yönetimi sözcüsü <strong>Zabihullah Mücahid</strong>, Durand Hattı boyunca Pakistan askeri tesislerine yönelik <strong>"kapsamlı operasyonlar"</strong> emrinin verildiğini teyit etti.</p>

<h3><strong>KABİL HAVA BOMBARDIRMANIYLA SARSILDI!</strong></h3>

<p>Yerel kaynaklar ve sosyal medya raporlarına göre, Afganistan’ın başkenti <strong>Kabil’de</strong> şiddetli patlamalar meydana geldi.</p>

<p>Pakistan savaş uçaklarının şehri bombaladığı iddia edilirken, Pakistan güvenlik kaynakları Kandahar ve Kabil'deki cephane depoları ile lojistik üslerin imha edildiğini savundu.</p>

<p><img alt="Islam Dunyasinda Kardes Kavgasi Pakistan Ve Afganistan Hatti Alev Alev Artik Acik Savas Varg" height="720" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2026/02/islam-dunyasinda-kardes-kavgasi-pakistan-ve-afganistan-hatti-alev-alev-artik-acik-savas-varg.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h3><strong>ZERDARİ: "TAVİZ VERMEYECEĞİZ!”</strong></h3>

<p>Pakistan Cumhurbaşkanı <strong>Asıf Ali Zerdari</strong>, ülkenin toprak bütünlüğünden asla taviz verilmeyeceğini vurgulayarak, <strong>"Barışımızı zayıflık sananlar güçlü bir karşılıkla karşılaşacak ve hiç kimse bu yanıtın dışında kalmayacak"</strong> dedi.</p>

<p>Başbakan <strong>Şahbaz Şerif</strong> de ordunun her türlü saldırganlığı ezecek kapasitede olduğunu ifade ederek birlik mesajı verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yakın Asya</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/pakistan-afganistan-hattinda-savas-alarmi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/02/islam-dunyasinda-kardes-kavgasi-pakistan-ve-afganistan-hatti-alev-alev-artik-acik-savas-var-1.webp" type="image/jpeg" length="81231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşgal Rejiminin Mescid-i Aksa’ya El Koyma Hazırlığında Bir Adım]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/isgal-rejiminin-mescid-i-aksaya-el-koyma-hazirliginda-bir-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/isgal-rejiminin-mescid-i-aksaya-el-koyma-hazirliginda-bir-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgal rejiminin sözde parlamentosu Knesset’te açılan yeni bir yasama süreci, “Kutsal Mekânlar Yasası” olarak bilinen kanunda önerilen bir değişiklik aracılığıyla, Mescid-i Aksa’nın yönetiminde niteliksel bir dönüşümün önünü açıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Söz konusu değişiklik, İsrail’in Yahudi mekânları olarak kabul ettiği dini mekânlarda neyin “tahkir (kutsala saygısızlık)” sayılacağını belirleme yetkisini resmi hahamlığa vermeyi amaçlıyor.</p>

<p>Bu gelişme, son aylarda işgal altındaki Kudüs’te gözlenen kademeli tırmanış bağlamında gerçekleşiyor. Zira Siyonist güvenlik önlemleri, Harem-i Şerif’teki tarihsel statükoyu yeniden şekillendirmeye yönelik hukuki girişimlerle birleşirken, İslami Vakıflar İdaresi’nin rolü kuşatılmakta ve nihayetinde azaltılması ya da devre dışı bırakılması hedeflenmektedir.</p>

<p>İsrail Knesset’i, 25 Şubat 2026 tarihinde “Kutsal Mekânlar Yasası”nda değişiklik öngören tasarıyı ilk okumada kabul etti. Görünürde bu adım, Ağlama Duvarı’ndaki ibadet düzenlemeleri üzerine Yahudiler arasındaki iç anlaşmazlıklarla bağlantılı gibi dursa da, özünde Mescid-i Aksa’nın tarihsel ve hukuki statüsüyle doğrudan ilgili boyutlar taşımaktadır.</p>

<p>Kudüs meseleleri araştırmacısı Ziyad İbhiys, Filistin Enformasyon Merkezi’nde yayımlanan makalesinde, önerilen değişikliğin, Mescid-i Aksa ve diğer “kutsal mekânları” İsrail resmi hahamlığının referans otoritesi altına sokabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, 1967’de Kudüs’ün işgalinin ardından çıkarılan ve “kutsal mekânların korunmasını” ve “tahkir edilmesinin önlenmesini” öngören, ancak bu mekânların ne olduğunu ya da tahkir kavramını kimin tanımlayacağını açıkça belirtmeyen muğlak yasal metinden kaynaklanmaktadır.</p>

<h3><strong>Hukuki arka plan ve iç çekişme</strong></h3>

<p>Knesset, 1967’de Doğu Kudüs’ün işgalinden sonra “Kutsal Mekânlar Yasası”nı yürürlüğe koydu. Ancak yasa, kutsal mekânların tanımı ve ihlallerin yorumlanması konusunda genel ifadeler içeriyordu. Günümüzde ise geleneksel dini partiler, bu yasayı değiştirerek “Yahudi kutsal mekânlarında” neyin “tahkir” sayılacağını belirleme yetkisini resmi hahamlığa vermeye çalışıyor; üstelik bu mekânları açıkça tanımlamadan.</p>

<p>Araştırmacı Ziyad İbhiys’e göre bu değişiklik, son yirmi yılda özellikle İsrail’in “Ağlama Duvarı” olarak adlandırdığı Burak Duvarı’ndaki ibadet alanında yoğunlaşan Yahudi iç çekişmesinden kaynaklanmaktadır. Kadınların yüksek sesle dua etmesine, dini kıyafetler giymesine ve Tevrat tomarları kullanmasına izin verilmesini talep eden “Ağlama Duvarı Kadınları” gibi feminist ve reformist hareketler ile resmi hahamlık arasında ciddi bir anlaşmazlık yaşandı. Resmi hahamlık bu talepleri Ortodoks geleneklere aykırı görerek reddetti.</p>

<p>2016 yılında İsrail hükümeti, dönemin Yahudi Ajansı Başkanı Natan Şaranski’nin adıyla anılan “Şaranski Planı” kapsamında, güneyde alternatif bir ibadet alanı oluşturulmasını öngören bir uzlaşmaya varmıştı. Ancak bu plan, 2017’de özellikle “Şas” ve “Yahadut HaTorah” gibi geleneksel dini partilerin baskısıyla çöktü.</p>

<h3><strong>Burak Duvarı’ndaki ihtilaftan Aksa’nın hedef alınmasına</strong></h3>

<p>Değişiklik ilk bakışta feminist ve reformist akımlarla yaşanan ihtilafı çözmeye yönelik görünse de, işgal rejiminin sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ve partisi “Otzma Yehudit”in desteği, daha geniş hedeflere işaret ediyor. İbhiys’e göre Ben Gvir, yasanın muğlak ifadesinden yararlanarak, Mescid-i Aksa’yı açıkça anmadan “kutsal mekânlar” kapsamına dahil etmeyi ve böylece hahamlığın yetkisi altına sokmayı amaçlıyor.</p>

<p>Bu yaklaşım, Harem-i Şerif üzerinde “tam İsrail egemenliği” projesini savunan dini-milliyetçi sağ söylemle örtüşmektedir. Aynı zamanda, uluslararası olarak tanınan statükoya göre Mescid-i Aksa’nın yönetiminden sorumlu olan Ürdün’e bağlı İslami Vakıflar İdaresi’nin rolünü zayıflatmayı hedeflemektedir.</p>

<h3><strong>Ekim 2023’ten bu yana tırmanış</strong></h3>

<p>Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik savaşın başlamasından bu yana Mescid-i Aksa’da niteliksel değişimler yaşandı. Baskınların sayısı arttı, sabah saatlerindeki baskın süreleri uzatıldı ve özellikle Ramazan ayında Müslümanların girişine ciddi kısıtlamalar getirildi. Ayrıca bazı Yahudi dini günlerinde Aksa’nın Müslümanlara tamamen kapatılması yönünde çağrılar yapıldı ve fiili bir zamansal bölünme oluşturulmaya çalışıldı.</p>

<p>Bunun yanı sıra, Harem çevresindeki bazı alanlar üzerinde kontrol kurma girişimleri de dikkat çekti. Bunlar arasında Babu’r-Rahme Mescidi’ne bitişik Daru’l-Hadis yapısı da yer alıyor. Bu adımlar, 1994’te El-Halil’deki İbrahim Camii’nde uygulanan mekân yönünden bölme modeline benzer bir sürece işaret etmektedir.</p>

<h3><strong>Değişikliğin boyutları ve riskleri</strong></h3>

<p>Bu değişikliğin en tehlikeli yönü, Mescid-i Aksa’yı doğrudan hedef almaması, genel bir hukuki kapıdan ilerlemesi ve bu nedenle sessizce geçirilebilme ihtimalidir.</p>

<p>Uzmanlara göre, hahamlık “tahkir” kavramını belirleyen tek otorite haline gelirse, Aksa’daki ilim halkaları, Ramazan iftarları veya Kur’an hafızlarını onurlandırma törenleri gibi Müslümanlara ait dini ve sosyal faaliyetler “tahkir” olarak nitelendirilebilir ve bu durum bu faaliyetlerin kısıtlanmasına ya da yasaklanmasına yol açabilir.</p>

<p>Ayrıca, muğlak yasa metni, yorum yoluyla Aksa’nın “Yahudi kutsal mekânları” kapsamına alınmasına imkân tanıyabilir. Bu ise, Harem-i Şerif’in yönetimine ilişkin hukuki yapıda köklü bir değişim anlamına gelir ve İslami Vakıflar İdaresi’nin rolünün kademeli olarak sona ermesine yol açabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yasama ile sahadaki gerçeklik arasındaki ilişki</strong></h3>

<p>Bu yasama süreci, sahada giderek pekiştirilen fiili durumdan bağımsız değildir. İsrail hükümeti, Eski Şehir çevresinde yerleşim projelerini artırmış, güvenlik güçlerinin yetkilerini genişletmiş ve Aksa avlusunda alenen Talmudî ritüellerin icrasına izin vermiştir.</p>

<p>Hukuki değerlendirmelere göre, yetkinin hahamlığa devredilmesi, Ortodoks dini kurumlara “kutsal mekânlar” olarak kabul edilen alanlara giriş ve buralarda faaliyetler düzenleme yetkisi verecek ve bu durum 1967’den bu yana, kırılgan da olsa Mescid-i Aksa’daki İslami idareyi koruyan statükonun yeniden tanımlanmasına yol açabilecektir.</p>

<h3><strong>Henüz kesinleşmemiş bir süreç</strong></h3>

<p>Söz konusu yasa tasarısının yürürlüğe girmesi için ikinci ve üçüncü okumalardan geçmesi gerekiyor. Ancak ilk okumadan, dini ve milliyetçi sağ partilerin desteğiyle geçmesi, daha önce Aksa’ya yönelik müdahalelerin zamanlaması ve biçimi konusunda ayrışan akımlar arasında bir çıkar kesişmesine işaret ediyor.</p>

<p>Sonuç olarak, önerilen değişiklik, Aksa üzerindeki mücadelenin güvenlik ve polis önlemleriyle yürütülmesinden, hukuki zeminde yeniden tanımlanmasına doğru bir geçişi yansıtmaktadır. Bu gelişme, Filistinliler, Arap dünyası ve uluslararası toplum açısından, Mescid-i Aksa’nın tarihsel ve hukuki statüsünü koruma konusunda yeni bir sınav anlamına gelmektedir. İsrail ise caydırıcılık eksikliği, güç dengesizliği ve Gazze’deki soykırımın oluşturduğu yeni gerçeklikten yararlanarak, sahada fiili durum oluşturma politikasını adım adım ilerletmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/isgal-rejiminin-mescid-i-aksaya-el-koyma-hazirliginda-bir-adim</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/02/012602.jpg" type="image/jpeg" length="21726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı: Müslüman Boşnakların Kıyımının 29. Yılı]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/srebrenitsa-soykirimi-musluman-bosnaklarin-kiyiminin-29-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/srebrenitsa-soykirimi-musluman-bosnaklarin-kiyiminin-29-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Srebrenitsa soykırımı, Avrupa'da 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en vahşi katliamdı. Bosna’da Müslümanlar nasıl bir direniş sergiledi? Sırplar Müslüman Boşnaklara karşı hangi katliamları işledi? İşte tüm detaylar…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/srebrenitsa-soykirimi-musluman-bosnaklarin-kiyiminin-29-yili</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jul 2024 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/07/3674n-1.webp" type="image/jpeg" length="58203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duası Makbul Şehid: Şehit Abdülaziz Er-Rantisi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/duasi-makbul-sehid-sehit-abdulaziz-er-rantisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/duasi-makbul-sehid-sehit-abdulaziz-er-rantisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[❝Yol budur, yol bu… Düşmanınız, Sevgili kardeşlerim, sadece bir dilden anlıyor,  o da savaşın dili,  cihadın ve silahın dilidir.❞  Hamas hareketinin başına geçtiği ilk halka açık konuşmasında tüfeğini kuşanarak böyle seslendi. Duası makbul şehid: Şehit Abdülaziz Er-Rantisi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/duasi-makbul-sehid-sehit-abdulaziz-er-rantisi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Oct 2023 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/10/duasi-makbul-sehid-dr-abdulaziz-rantisieb.jpg" type="image/jpeg" length="34689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bosna Hersek’te Soykırımın Yaşandığı Srebrenitsa’daki Potoçari Anıt Mezarı]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/bosna-hersekte-soykirimin-yasandigi-srebrenitsadaki-potocari-anit-mezari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/bosna-hersekte-soykirimin-yasandigi-srebrenitsadaki-potocari-anit-mezari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Srebrenitsa’daki Potoçari anıt mezarı, soykırım kurbanlarından kimliği tespit edilerek bu yıl toprağa verilecek olan 30 şehide toplu cenaze töreni için hazırlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/bosna-hersekte-soykirimin-yasandigi-srebrenitsadaki-potocari-anit-mezari</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Jul 2023 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/RY-H-_gvYAQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AMERİKA SUÇLUDUR... MALCOLM X]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/amerika-sucludur-malcolm-x</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/amerika-sucludur-malcolm-x" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[❝Amerika suçludur. Ve yine bu sebepten ötürü tek umudumuz, suçlu bir topluma entegre olmak değil. Bu suçlu toplumdan tam olarak ayrılmaktır.❞]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="youtube-embed-wrapper" style="position:relative;padding-bottom:56.25%;padding-top:30px;height:0;overflow:hidden"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/_bNWSJ9H20E?rel=0" style="position:absolute;top:0;left:0;width:100%;height:100%" width="640"></iframe></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/amerika-sucludur-malcolm-x</guid>
      <pubDate>Fri, 19 May 2023 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/05/screenshot-2023-05-19-at-115748.png" type="image/jpeg" length="62455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bosna Hersek'in Tarihi Mostar Köprüsü'nün 1993 Yılında Yıkılmasına Dair Yeni Görüntüler]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/bosna-hersekin-tarihi-mostar-koprusunun-1993-yilinda-yikilmasina-dair-yeni-goruntuler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/bosna-hersekin-tarihi-mostar-koprusunun-1993-yilinda-yikilmasina-dair-yeni-goruntuler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna Hersek'in sembol yapılarından tarihi Mostar Köprüsü'nün 1993 yılında yıkılmasına dair yeni görüntüler ortaya çıktı.  ? Mostar kentindeki Hum tepesinde konuşlanmış Hırvat askerlerin bombardımanla birlikte kutlama nidaları ve Boşnaklara yönelik hakaretler de duyuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="youtube-embed-wrapper" style="position:relative;padding-bottom:56.25%;padding-top:30px;height:0;overflow:hidden"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/-BThR1pkjw0?rel=0" style="position:absolute;top:0;left:0;width:100%;height:100%" width="640"></iframe></div>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/bosna-hersekin-tarihi-mostar-koprusunun-1993-yilinda-yikilmasina-dair-yeni-goruntuler</guid>
      <pubDate>Mon, 08 May 2023 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/05/haber-manset-12.jpg" type="image/jpeg" length="22496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Necmettin Erbakan - İslam Birliği]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/prof-dr-necmettin-erbakan-islam-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/prof-dr-necmettin-erbakan-islam-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/prof-dr-necmettin-erbakan-islam-birligi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 22:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/5UI3PSlkLY0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="85805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[El Hacc Malik El Şahbaz - Malcolm X: Tarihin Nerede? Nasıl aldılar?]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/el-hacc-malik-el-sahbaz-malcolm-x-tarihin-nerede-nasil-aldilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/el-hacc-malik-el-sahbaz-malcolm-x-tarihin-nerede-nasil-aldilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[❝Hangi dili konuşuyordun? Nasıl aldılar? Tarihin nerede? Nasıl silip attılar tarihini? Seni bu kadar cahil tutabilmek için neler yaptılar?❞]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/el-hacc-malik-el-sahbaz-malcolm-x-tarihin-nerede-nasil-aldilar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/oVdUwJmqi8Q/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hasan el-Benna'dan Gençlere Tavsiyeler | Orjinal Kayıt]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/hasan-el-bennadan-genclere-tavsiyeler-orjinal-kayit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/hasan-el-bennadan-genclere-tavsiyeler-orjinal-kayit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hasan el-Benna'dan Gençlere Tavsiyeler | Orjinal Kayıt]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/hasan-el-bennadan-genclere-tavsiyeler-orjinal-kayit</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 22:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dabWP2aEARU/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sizin ecdadınız ADAMDILAR diyecekler. - Şehit Muhammed Mursi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/video/sizin-ecdadiniz-adamdilar-diyecekler-sehit-muhammed-mursi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/video/sizin-ecdadiniz-adamdilar-diyecekler-sehit-muhammed-mursi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[❝Annelerimiz gelecekte çocuklarına anlatacaklar; Sizin ecdadınız ADAMDILAR diyecekler. Hiçbir zaman haksızlığa boyun eğmeyin.❞]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Videolar</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/video/sizin-ecdadiniz-adamdilar-diyecekler-sehit-muhammed-mursi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ddt2jhBMJw0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="89077"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
