<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Muslim Port | İslam Coğrafyası ve Dünya'dan Haberler</title>
    <link>https://www.muslimport.com</link>
    <description>İslam Coğrafyası ve Dünya'dan Haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.muslimport.com/rss/turkiye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Apr 2026 01:04:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/rss/turkiye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İDDEF’ten Uluslararası İlmi İstişare Buluşması!]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/iddeften-uluslararasi-ilmi-istisare-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/iddeften-uluslararasi-ilmi-istisare-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu (İDDEF), İstanbul'da "Uluslararası İlmi İstişare Buluşması" düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İDDEF'in yurt dışında sürdürdüğü eğitim faaliyetleri kapsamında 30'u aşkın ülkeden İslami ilimler alanında görev yapan hocalar ve kanaat önderleri, İstanbul'da düzenlenen <strong>"Uluslararası İlmi İstişare Buluşması"</strong>nda bir araya geldi.</p>

<p><strong>"Sahih İslami Eğitimin Önemi ve İDDEF'in Eğitimde Gelecek Vizyonu" </strong>temasıyla gerçekleştirilen buluşmada, farklı coğrafyalarda yürütülen eğitim faaliyetleri kapsamlı şekilde ele alınırken, ümmetin geleceğine yönelik ortak bir eğitim perspektifi ortaya konuldu.</p>

<h3><strong>“ÜMMETİN İHYASININ TEMEL UNSURU EĞİTİMDİR”</strong></h3>

<p>Program sonunda hazırlanan sonuç raporu, Fatih'te bulunan Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde kamuoyuyla paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın açılışında konuşan İDDEF Genel Başkanı Mehmet Turan, yapılan buluşmanın sadece bir toplantı olmadığını vurgulayarak, ümmetin geleceğine dair ortak bir sorumluluğu paylaşmak, tecrübelerini birleştirmek ve İslami eğitimin yarınlarını birlikte inşa etmek üzere bir araya geldiklerini söyledi.</p>

<p>İDDEF'in kurulduğu günden bu yana, eğitimi ümmetin ihyası ve inşasının temel unsuru olarak gördüğünü ifade eden Turan, dünyanın farklı bölgelerinde yürütülen çalışmalarla ilmin ve hikmetin yayılmasına katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p><img alt="Iddefffv" height="1066" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2026/04/iddefffv.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p> 
<h3><strong>SONUÇ BİLDİRGESİ</strong></h3>
</p>

<p>Program sonunda hazırlanan sonuç bildirgesiyle, İDDEF'in eğitim alanındaki temel ilkeleri ve gelecek vizyonu paylaşıldı.</p>

<p>Bildirgede, sahih İslami eğitimin, <strong>"Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat"</strong> çizgisinde, usta kadrolar tarafından ve usulüne uygun şekilde sürdürülmesinin temel öncelik olduğu vurgulandı.</p>

<p>Eğitimin yalnızca bireysel değil, toplumsal kalkınmanın da en güçlü aracı olduğu ifade edilen bildirgede, faaliyetlerin 56 ülkede ortak istişare modeliyle sürdürüleceği, her bölgede yerel alimlerle ve kanaat önderleriyle birlikte hareket edilerek, kalıcı ve yerel ihtiyaçlara uygun eğitim modellerinin geliştirileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>GAZZE'DE YAŞANAN İNSANLIK DRAMINA DİKKAT ÇEKİLDİ</strong></h3>

<p>Bildirgede, uzun vadeli hedefler arasında, en küçük yerleşim birimlerine kadar her bölgede en az bir erkek ve bir kız medresesi açılması yer alırken, eğitim çalışmalarının en az 50 yıllık stratejik bir vizyonla planlandığı belirtildi.</p>

<p>Savaş, doğal afet ve kriz dönemlerinde eğitim faaliyetlerinin kesintiye uğramaması için hızlı ve koordineli müdahale mekanizmalarının oluşturulacağı aktarılan bildirgede, özellikle Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkati çekilerek, eğitimin kriz anlarında dahi ümmetin direncini ayakta tutan en önemli unsur olduğu vurgulandı.</p>

<p>Sonuç bildirgesinde, eğitim merkezli çalışmalarla dünyanın farklı bölgelerinde ilim, ahlak ve insani kalkınmanın yaygınlaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/iddeften-uluslararasi-ilmi-istisare-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/04/iddefff.webp" type="image/jpeg" length="94311"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin NATO Üyeliğinde 74 Yıl: Kazanımlar ve Sorumluluklar Yeniden Gündemde]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/turkiyenin-nato-uyeliginde-74-yil-kazanimlar-ve-sorumluluklar-yeniden-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/turkiyenin-nato-uyeliginde-74-yil-kazanimlar-ve-sorumluluklar-yeniden-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[18 Şubat 1952’de TBMM’de onaylanan NATO üyeliğinin üzerinden 74 yıl geçti. Kolektif savunma taahhüdü getiren anlaşmanın Türkiye’ye sağladıkları ve yüklediği sorumluluklar bugün yeniden tartışılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün 18 Şubat 2026, Çarşamba…</p>

<p>Peki, 18 Şubat 1952 tarihinde…</p>

<p>Bundan tamı tamına 74 sene önce ne oldu?</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti hangi önemli ve bağlayıcı anlaşmaya imza attı?</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye'nin NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı) üyeliğini onayladı.</p>

<p>1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sona ermiş, ama Türkiye’de İkinci Balkan Harbi’ne benzer bir artçı depremin yaşanacağına dair endişeler bitmemişti.</p>

<p>Avrupa’nın doğusu, Kızıl Ordu’nun işgalinde Sovyetler Birliği’nin rejim dayatması ile karşı karşıyaydı.</p>

<p>Sovyetler’in bir yandan Türkiye’nin doğu bölgesinden toprak talebinde bulunması ve diğer yandan Boğazlar üzerindeki dayatmacı istekleri, Türkiye Cumhuriyeti’ni Milli Mücadele’den beri en büyük dış tehditle karşı karşıya bırakmıştı.</p>

<p>Bu ortamda kendine güvence arayan Türkiye, daha savaş bitmeden müttefikler aramaya koyulmuş, ama bunda fazla başarılı olamamıştı.</p>

<p>4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), bu koşullar altında Türkiye için bir ümit kaynağı oldu.</p>

<p>Türk hükümeti, bu nedenle kurulduğu günden itibaren bu ittifak sistemine katılmak için istekli bir yaklaşım sergiledi.</p>

<p>Ancak NATO’nun küçük üyeleri ile ABD, Sovyet tehdidini artıracağı gerekçesiyle Türkiye’nin üyeliğine karşı çıktılar.</p>

<p>Diğer yandan Türkiye’nin sahip olduğu jeopolitik önem ve 1950’de Kore Savaşı’na gönderilen Türk askerinin gösterdiği yararlılık, Türkiye’nin NATO’ya katılmasının bir kazanç olacağını gösterdi.</p>

<p>Bunun üzerine, daha önce Mayıs 1950’de ve Eylül 1950’de iki başvurusu geri çevrilmiş olan Türkiye, 21 Eylül 1951’de Yunanistan’la birlikte NATO’ya davet edildi.</p>

<p>29 Ocak 1952’de ABD Senatosu bu iki ülkenin üyelik başvurusunu onayladı;</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi de 18 Şubat 1952’de Türkiye’nin NATO’ya katılmasına karar verdi.</p>

<p><strong>NATO DEMEK NE DEMEK?</strong></p>

<p>Madem Türkiye bir NATO ülkesi...</p>

<p>Madem NATO Anlaşması kapsamında bir NATO ülkesine yapılacak bir saldırı tüm NATO ülkelerine yapılmış sayılacaktı...</p>

<p>Peki, nerede NATO?</p>

<p>Türkiye’ye aleni bir kanlı saldırı yapılmışken NATO ülkelerinden mukabele neredeydi?</p>

<p>NATO ister Türk askeri Kore’ye savaşmaya gider, kahramanlıklar meydana getirir,</p>

<p>NATO ister, Türk askeri Somali’ye gider...</p>

<p>NATO ister Türk askeri Afganistan’a gider...</p>

<p>NATO ister Türk askeri Kosova’ya gider...</p>

<p>Elbette gitmeli...</p>

<p>Ama bu tek yanlı bir anlaşma mı?</p>

<p>Türkiye’nin başına bir şey geldiği zaman, Türkiye’ye yönelik bir saldırı olduğu zaman diğer NATO ülkeleri nerede acaba?</p>

<p>Son olarak NATO’nun o malum 5. maddesini de hatırlatalım:</p>

<p>5. MADDE: “Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM Yasası’nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerler ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır.</p>

<p>Böylesi herhangi bir saldırı ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhal Güven Konseyi’ne bildirilecektir. Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için gerekli önlemleri aldığı zaman, bu önlemlere son verilecektir”</p>

<p>Sahi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortadoğu’nun katil devletinin Ramazan, Bayram, sahur demeden masum Filistinlilerin üzerine ateş yağdırmasına bu yapılanma neden sahici bir ses çıkarmıyor</p>

<p>Filistin’in tamamen sıfırlanması mı bekleniyor, acaba!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/turkiyenin-nato-uyeliginde-74-yil-kazanimlar-ve-sorumluluklar-yeniden-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-17-235337.webp" type="image/jpeg" length="58183"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Erbakan Hoca Dışa Bağımlılığı Bitirmek için "Fabrika Yapan Fabrikalar" Kurdu!']]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/erbakan-hoca-disa-bagimliligi-bitirmek-icin-fabrika-yapan-fabrikalar-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/erbakan-hoca-disa-bagimliligi-bitirmek-icin-fabrika-yapan-fabrikalar-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Makine Mühendisi idi. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde okurken tanıdığı, tanıştığı mühendis arkadaşlarını siyasi hayatı boyunca yanından ayırmadı. Dava ve yol arkadaşlığı yaptı o isimlerle. Peki, Necmettin Erbakan'ın 'mühendisliği' nasıl bir mühendislikti? İşte bu sorunun cevabını yine bir makine mühendisi olan Tevfik Kılınç ile konuştuk...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Makine Mühendisi Tevfik Kılınç;<br />
Zaman zaman telefonla, bazen mesajlaşma ile uzun yıllardır görüştüğümüz Milli Görüşün önemli isimlerinden, değerli ağabeylerinden, kanaat önderlerinden...<br />
Epeydir merak ediyordum; acaba Tevfik Kılınç abimiz, kendisi gibi makine mühendisi olan Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın özellikle teknik alanda attığı adımları, hamleleri, atılımları nasıl değerlendiriyordu?<br />
Örneğin, Hoca'nın, "Fabrika yapan fabrikalar" ne manaya geliyordu?<br />
Ötesi, Tevfik Kılınç, bir mühendis olarak ülkemizde atılması gereken 10 adımı nasıl sıralıyordu?<br />
Erbakan Hoca'nın ülkemizi fabrikalarla donatmasının temelinde yatan etken/ler nelerdi?<br />
Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz sordu, Tevfik Kılınç cevapladı;</p>

<p><img alt="Muhendis Tevfik Kilinc Muhendis Necmettin Erbakani Milli Gazeteye Anlatti Erbakan Hoca Disa Bagimliligi Bitirmek Icin Fabrika Yapan Fabrikalar Kurdu 7" height="468" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2026/02/muhendis-tevfik-kilinc-muhendis-necmettin-erbakani-milli-gazeteye-anlatti-erbakan-hoca-disa-bagimliligi-bitirmek-icin-fabrika-yapan-fabrikalar-kurdu-7.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="959" /></p>

<p><br />
<strong>SORU: Makine Mühendisi Tevfik Kılınç olarak yine bir Makine Mühendisi olan, Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile nasıl tanıştınız, ne gibi ilişkileriniz oldu?</strong><br />
TEVFİK KILINÇ: Ankara'da öğrenciyken, Ekim 1972'de Milli Selamet Partisi (MSP) kuruldu. Yenimahalle İlçe Gençlik Kollarında görev aldım, hocamızla temasımız başladı.<br />
Toplantı, konferans ve mitinglerde bulunduk.<br />
Bu çalışmalar esnasında hocamızla irtibatımız devam etti.<br />
<strong>SORU: Makine Mühendisi Necmettin Erbakan hakkında bugüne kadar üzerinde çok konuşulan bir husus, "Fabrika yapan fabrikalar..." kavramı. Bu kavramı nasıl anlamalıyız?</strong><br />
TEVFİK KILINÇ: Fabrika Yapan Fabrikalar;<br />
Yeni kurulan fabrikaların yapımında, ülkemizde yapılabilecek ekipman ve parçaları üretmek üzere; makine fabrikaları kuruldu.<br />
Bunlar:<br />
- Ankara Şeker Fabrikası, yanında makine fabrikası.<br />
- Eskişehir Şeker Fabrikası, yanında makine fabrikası.<br />
Şeker fabrikaları, çimento fabrikaları için büyük kazanlar, silolar, taşıyıcılar, pompalar buna benzer önemli parçalar burada halen üretiliyor.<br />
* Gaziantep ve Malatya'da dokuma makinaları fabrikası.<br />
* Defterdar haşıl makinaları fabrikası.<br />
* Gerede, Gerkonsan Çelik Konstrüksiyon fabrikası.<br />
Bu fabrikalar, kurulacak fabrikaların önemli ünite ve parçalarını üretiyordu.<br />
Amaç, üretim makinalarında dışa bağımlılığın bitirilmesi idi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Muhendis Tevfik Kilinc Muhendis Necmettin Erbakani Milli Gazeteye Anlatti Erbakan Hoca Disa Bagimliligi Bitirmek Icin Fabrika Yapan Fabrikalar Kurdu 6" height="357" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2026/02/muhendis-tevfik-kilinc-muhendis-necmettin-erbakani-milli-gazeteye-anlatti-erbakan-hoca-disa-bagimliligi-bitirmek-icin-fabrika-yapan-fabrikalar-kurdu-6.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="604" /></p>

<h2>ERBAKAN HOCAMIZ, 'BU ÇALIŞMAYI YAPMAN FARZI AYINDIR' DEDİ. İŞTE O İSİM!</h2>

<p><strong>SORU: Erbakan Hoca'nın Türkiye'yi fabrikalarla donatmasının temelinde yatan düşünce sizce nedir?</strong><br />
TEVFİK KILINÇ: Türkiye'yi fabrikalarla donatma düşüncesi;<br />
* Türkiye'nin her bakımdan güçlü olması için.<br />
* Dışa bağımlı olmaması için.<br />
* Her bölgede gelişmişlik sağlamak için.<br />
* İstihdam için.<br />
* İç veya dış göç olmaması için.<br />
* Herkesin doğduğu yerde doyması için.<br />
* Gelir dağılımının dengelenmesi için.<br />
* Hammaddeyi mamul hale getirmek için.<br />
* Sosyal yardımla değil, alın teri ile yaşamı sürdürmek için.</p>

<p><img alt="Muhendis Tevfik Kilinc Muhendis Necmettin Erbakani Milli Gazeteye Anlatti Erbakan Hoca Disa Bagimliligi Bitirmek Icin Fabrika Yapan Fabrikalar Kurdu 5" height="453" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2026/02/muhendis-tevfik-kilinc-muhendis-necmettin-erbakani-milli-gazeteye-anlatti-erbakan-hoca-disa-bagimliligi-bitirmek-icin-fabrika-yapan-fabrikalar-kurdu-5.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="677" /><br />
<strong>SORU: Ülke olarak gurur kaynağımız olan savunma sanayisinde atılan adımlar ve özellikle İnsansız Hava Araçları (İHA) ve Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) konusunda Erbakan Hoca'nın dahli, girişimleri, tavsiyeleri nelerdi?</strong><br />
TEVFİK KILINÇ: Sonu 'San' ile biten; Aselsan, Tümosan, Taksan vb. kuruluşlar Erbakan hocamızın eseridir<br />
Özdemir Bayraktar, hocamızın öğrencisidir.<br />
Hocamız ona, 'bu çalışmayı yapman farzı ayındır' demiştir.<br />
Özdemir bey, zaman zaman Ankara'ya gelir hocamızla görüşür, hatta gece saat 24.00'de bile gelip görüştüğü olurmuş, hocamız da İstanbul'a gittiğinde onunla görüşürmüş.<br />
Bir iş yeri ziyareti fotoğrafı çok sonra internete düştü, bu çalışmalar güvenlik açısından gizli olmalı.<br />
ESAM konferansında ve İran'da anlattı, "Düşman füzesini havada yakalayıp geri düşman üstüne veya denize düşürmeyi yapabiliriz!" dedi.<br />
Bu konuda birikimini ilgilisine verdiğini düşünüyorum.<br />
Bugün İran 2.000 kilometre menzilli füze yaptı ve kullandı gördük, (bizimkiler en fazla 500 kilometre) temennimiz gençler yetişir de bu işi ileriye taşırlar.<br />
2006 yılında Müslüman Topluluklar Birliği (MTB) toplantısında hocamızın çağrısıyla Selçuk Bayraktar İHA'larla ilgili birifing verdi, 30 İslam ülkesinden gelen delegeler!<br />
Erbakan hocamız, "Ülkelerinizde bu yüksek teknoloji ürünlerine destek vermelisiniz" dedi.<br />
Hocamız, Özdemir ve Selçuk bey'i yakından takip ediyordu.<br />
Bu konuda hükümeti ikna etmek kolay olmadı.<br />
İsrail'den Heron ABD'den Predator almak için uğraşılıyordu.<br />
Baykar'a test için pist vermiyorlardı.<br />
Hocamız Temel bey'e söylemiş ve o da Özdemir bey'i Hasan Iğsız Paşa'ya göndermiş.<br />
Testler başarılı olunca 2013'ten sonra Milli Savunma Bakanlığı (MSB) envanterine girmeye başladı.<br />
Hasan Iğsız Paşa, ödül olarak(!) Ergenekon kumpası ile 3 sene hapis yattı!</p>

<p><img alt="Muhendis Tevfik Kilinc Muhendis Necmettin Erbakani Milli Gazeteye Anlatti Erbakan Hoca Disa Bagimliligi Bitirmek Icin Fabrika Yapan Fabrikalar Kurdu 3" height="720" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2026/02/muhendis-tevfik-kilinc-muhendis-necmettin-erbakani-milli-gazeteye-anlatti-erbakan-hoca-disa-bagimliligi-bitirmek-icin-fabrika-yapan-fabrikalar-kurdu-3.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>İŞTE ACİL OLARAK ATILMASI GEREKEN 10 ADIM!</h2>

<p></p>

<p><strong>SORU: Bir mühendis olarak ülkemizde atılması gereken 10 adımı sıralar mısınız?</strong><br />
TEVFİK KILINÇ: 1. Önce Ahlak ve Maneviyat düsturuna önem vermeliyiz<br />
2. Sanayi kalkınmamızda üç etken;<br />
a) Ufuk ve vizyon sahibi kalkınmacı liderler.<br />
b) Öğretmenler.<br />
c) Teknik elemanlar yetiştirmeliyiz.<br />
3. Sanayi alanında eğitim veren okullarda; temel ve iş ahlakı eğitimi verilmeli.<br />
4. Lise ve üniversite mezunu 'ev genci' olanlara meslek ve beceri kursları açılmalı.<br />
5. Girişimcilik kursları ve gezileri tertip edilmeli.<br />
6. Kâr - zarar ortaklığına dayalı 'Desiyap' türü faizsiz finans kurumları oluşturulmalı.<br />
7. Tek-Der ve benzeri kurumlar etkin çalışmalı.<br />
8. Alman eğitim modeli Çin üretim modeli incelenmeli.<br />
9. Çin, Türkiye'de okullarda 10 senedir 'Hayalimdeki Çin' adlı resim yarışması düzenliyor, biz de yapabiliriz!<br />
10. Üniversite ve meslek liselerinde herkesin kullanabileceği ar-ge laboratuarları kurulmalı.<br />
<strong>SORU: Bu çerçevede eklemek istediğiniz, "şunu da anlatmak isterim" dediğiniz, "Milli Gazete okurlarına şu mesajları da vermek isterim" dediğiniz hususlar var mıdır?</strong><br />
TEVFİK KILINÇ: Milli Gazete okuyucularına mesajlarım;<br />
* İşimiz vaktimizden çok...<br />
* Önce ahlak olmadan olmaz!<br />
* Yarınlar yorgun olanların değil rahatından vazgeçenlerindir!<br />
* Kemalettin Erbakan ziyarete gelen ve "Hepimiz Erbakanız!" diyen gençlere, "Olmaz, hedefiniz onu geçmek olmalı!" derdi.<br />
* Merhum Necmettin Erbakan hocamızın "Saadet ve diğerleri" tanımı önemli!<br />
* Seçim sistemi iki partiye endekslendi. Seçim öncesi ittifak için Saadet'e üye kaydı çok önemli!<br />
* Çocuklarımızı Milli Görüş teşkilatları ile kaynaştıralım!<br />
* Hocamızın ağır sanayi projesinden 50 sene sonra ilk defa uzman bir ekip tarafından büyük emeklerle hazırlanmış olan, Genel Başkanımız tarafından ESAM toplantısında sunumu yapılan Türkiye Kalkınma Planı videosunu tekrar tekrar dinleyip çevremize anlatmalıyız!<br />
* Gündem çok hızlı değişiyor, Milli Gazete ve teşkilatlarımızı daha çok izleyelim...<br />
- Teşekkürler...</p>

<p><strong>TEVFİK KILINÇ KİMDİR?</strong><br />
1953, Konya doğumluyum.<br />
1971-1976 arası Ankara'da Teknik Yüksek Öğretmen Okulu'nda 3 yıl öğrenci, 2 yıl TÜMAŞ Mühendislik'te teknik ressam olarak çalıştım.<br />
Merhum Recai Kutan genel müdürümüz idi.<br />
Milli Selamet Partisi (MSP) Yenimahalle İlçe Gençlik Kollarında görev yaptım.<br />
Sonra Konya'da makine mühendisliğini okudum.<br />
Serbest çalıştım.<br />
Milli Görüş partilerinde mahalle temsilciliği, il ve ilçe yönetim kurulu üyeliğinde bulundum.<br />
Tek-Der üyesiyim.<br />
Halen Saadet Partisi Konya/ Selçuklu ilçe yönetiminde görev yapıyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/erbakan-hoca-disa-bagimliligi-bitirmek-icin-fabrika-yapan-fabrikalar-kurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Feb 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/02/muhendis-tevfik-kilinc-muhendis-necmettin-erbakani-milli-gazeteye-anlatti-erbakan-hoca-disa-bagimliligi-bitirmek-icin-fabrika-yapan-fabrikalar-kurdu-4.webp" type="image/jpeg" length="20913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AGD Genel Başkanı Salih Turhan’dan Kürt Meselesine Dair Tarihi Rapor]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/agd-genel-baskani-salih-turhandan-kurt-meselesine-dair-tarihi-rapor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/agd-genel-baskani-salih-turhandan-kurt-meselesine-dair-tarihi-rapor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” hedefiyle kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısına katılan Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan, Milli Görüş ilkeleri çerçevesinde tarihi bir rapor sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” hedefiyle kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısına katıldı. Turhan, komisyona Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı tarafından hazırlanan “Kürt Meselesine Kardeşlik Temelli Yaklaşım” başlıklı 18 sayfalık kapsamlı raporu sundu.</p>

<p><strong>“Meseleyi Güvenlik Başlığına Hapsedemeyiz”</strong></p>

<p>Komisyon toplantısında yaptığı konuşmada Salih Turhan, Kürt meselesinin yalnızca güvenlik perspektifiyle ele alınamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kürt Meselesi’nin köklü çözümü etnik, seküler veya ideolojik değil; İslâmî ve ahlakî bir yaklaşımla mümkündür.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Bugün karşımızdaki tablo sadece bir güvenlik meselesi değildir. Bu konu, tarihsel hafızası, sosyolojik kökleri, dini ve kültürel boyutlarıyla çok katmanlı bir adalet meselesidir.</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>Gerçek çözüm; tankla, tüfekle, inkârla değil, imanla, adaletle ve kardeşlikle mümkündür.”</p>
</blockquote>

<p>Turhan, Türkiye’nin geleceği açısından en önemli konulardan biri olan bu meselenin, adil bir kardeşlik anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Milli Görüş’ün Tarihsel Duruşu Hatırlatıldı</strong></p>

<p>Konuşmasında, Millî Görüş hareketinin meseleye yaklaşımını da gündeme getiren Turhan, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın konuya dair tarihî tespitlerini hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Erbakan Hocamız, ‘Bu ülkenin çocukları mektebe besmeleyle başlardı, siz bu besmeleyi kaldırdınız; ne koydunuz yerine?’ diyerek meseleyi hak ve adalet merkezinde tartışmaya açmıştır.</p>

<p>O gün bu sözler yüzünden partisi kapatılmış, ama hakikatin sesi asla susturulamamıştır.”</p>
</blockquote>

<p>Turhan, “Millî Görüş çizgisi, ırk temelli ayrışmaları değil, inanç temelli kardeşliği savunur. Biz, bu milletin bütün renklerini aynı potada birleştiren bir anlayışın temsilcisiyiz.” diyerek hareketin vicdani mirasına vurgu yaptı.</p>

<p><strong>“Birlikte Yaşamanın Onurunu Yeniden Tesis Etmek İçin Hazırız”</strong></p>

<p>AGD-MGV Genel Başkanı Turhan, raporda yer alan şu ifadelerle sivil toplumun rolünü öne çıkardı:</p>

<blockquote>
<p>“Birlikte yaşamanın onurunu yeniden tesis etmek için üzerimize düşen her türlü sivil sorumluluğu almaya hazırız.”</p>
</blockquote>

<p>Turhan, “Kürt meselesinin çözümü masa başında değil, milletin vicdanında inşa edilir. Biz bu meseleyi bir güvenlik değil, bir vicdan meselesi olarak görüyoruz. Adalet olmadan barış, kardeşlik olmadan birlik, İslâm olmadan huzur olmaz.” ifadeleriyle konuşmasını sürdürdü.</p>

<p><strong>Gençliğe Dair 17 İlde Gerçekleştirilen Kapsamlı Araştırma</strong></p>

<p>AGD tarafından yürütülen saha araştırmasının sonuçları da komisyon üyeleriyle paylaşıldı.</p>

<p>Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 17 ilde, 15–40 yaş aralığında 2000’i aşkın gençle yapılan yüz yüze görüşmelere dayanan çalışmada şu bulgular öne çıktı:</p>

<ul>
 <li>Katılımcıların %59,8’i Türkiye’de önemli bir Kürt meselesi bulunduğunu kabul ediyor.</li>
 <li>%82,6’sı, Kürtçe’nin eğitim, yayıncılık ve kültürel alanlarda daha fazla yer bulması gerektiğini düşünüyor.</li>
 <li>%67,6’sı, sivil toplum kuruluşlarının çözüm sürecinde aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtiyor.</li>
 <li>Gençlerin büyük kısmı çözüm için adil, inanç temelli ve samimi bir helalleşme süreci talep ediyor.</li>
</ul>

<p>Turhan, araştırma sonuçlarını değerlendirirken şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Gerçek barış, gençliğin yüreğinde yeşerir. Gençliği anlamak, meselenin özünü anlamaktır.”</p>
</blockquote>

<p><strong>Adalet, Ekonomi ve Eğitim Üzerine Somut Öneriler</strong></p>

<p>AGD-MGV raporu, Kürt meselesine ilişkin çözüm yollarını yalnızca teorik değil, uygulanabilir somut adımlar üzerinden ele alıyor. Raporda öne çıkan bazı başlıklar şöyle:</p>

<ul>
 <li>Anadil kullanımı ve eğitimi önündeki engeller kaldırılmalı, anayasal güvenceye alınmalı.</li>
 <li>Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri için özel kalkınma ve istihdam programları hazırlanmalı.</li>
 <li>Gençlere yönelik teknoloji, tarım ve girişimcilik destekleri artırılmalı.</li>
 <li>Kürtçe, seçmeli değil destekli bir dil olarak eğitim sisteminde yer almalı.</li>
 <li>Camiler, medreseler ve gençlik merkezleri kardeşlik mekteplerine dönüştürülmeli.</li>
 <li>Geçmiş mağduriyetler için şeffaf bir hak komisyonu kurulmalı, ailelerin maddi ve manevi kayıpları giderilmeli.</li>
</ul>

<p>Rapor, bu önerilerin “sadece siyasi değil, toplumsal barışı önceleyen bir vizyonun ürünü” olduğunu vurguluyor.</p>

<p><strong>“Üzerimize Düşen Sorumluluğu Almaya Hazırız”</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda Salih Turhan, çözüm sürecinde gençliğin merkezde yer alması gerektiğinin altını çizdi:</p>

<blockquote>
<p>“Biz inanıyoruz ki bu meselenin çözümü gençliği anlamaktan geçiyor. Gençleri sorunun bir parçası değil, çözümün öznesi olarak görmek zorundayız.</p>

<p>Bugün Kürt meselesi bir güvenlik değil, bir vicdan meselesidir. Çözüm, imanla, adaletle ve kardeşlikle mümkündür.”</p>
</blockquote>

<p>Turhan, “AGD ve MGV olarak kardeşliğin yeniden inşası için üzerimize düşen her sorumluluğu almaya hazırız.” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/agd-genel-baskani-salih-turhandan-kurt-meselesine-dair-tarihi-rapor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/10/i-m-g-0236.jpeg" type="image/jpeg" length="23550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze Görev Gücü: Türkiye Sahada Yer Alacak mı?]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/gazze-gorev-gucu-turkiye-sahada-yer-alacak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/gazze-gorev-gucu-turkiye-sahada-yer-alacak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze’de gerçekleştirilen ateşkesin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Gazze’de görev alıp almayacağı sorusu gündemdeki yerini koruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Gazze’de sağlanan ateşkes anlaşmasının sahadaki uygulanmasını denetleyecek görev gücünde yer alacağını açıkladı. 9 Ekim’de yaptığı konuşmada Erdoğan, Türkiye’nin yalnızca diplomatik değil, yeniden imar ve insani yardım çalışmalarında da aktif rol alacağını vurguladı.</p>

<p><strong>MSB NE DİYOR?</strong></p>

<p>10 Ekim’de düzenlenen haftalık bilgilendirme toplantısında gazeteciler, Türk askerinin bu görev gücünde sahada fiilen yer alıp almayacağını Milli Savunma Bakanlığı (MSB) yetkililerine sordu.</p>

<p>MSB kaynakları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) göreve hazır olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>“Barışın tesisi ve korunması konusunda tecrübesi yüksek olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, kendisine tevdi edilecek her türlü göreve hazırdır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı açıklamada, TSK’nın hâlihazırda birçok uluslararası barış gücü misyonunda bulunduğuna da dikkat çekildi.</p>

<p><strong>BAKAN FİDAN DA AÇIKLAMA YAPTI</strong></p>

<p>Öte yandan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 9 Ekim’de Fransa’da düzenlenen Gazze konulu üst düzey toplantının ardından görev gücünün yapısına dair detaylar paylaştı.</p>

<p>Fidan, bu oluşumun esas olarak arabulucu ülkelerden meydana geleceğini belirterek, görev gücünün ateşkesin ilgili maddelerinin uygulanmasında aktif sorumluluk üstleneceğini söyledi.</p>

<p>“Henüz tanımlanmış bir görev listesi yok. Süreçte ortaya çıkacak sorunlara pratik çözümler geliştirmek üzere bu ekip devreye girecek.”</p>

<p>Görev gücünde, Türkiye’nin yanı sıra ABD, Katar, Mısır ve İsrail’in yer alması bekleniyor.</p>

<p>İsrail medyasına yansıyan haberlere göre ise bu ekibin öncelikli misyonu, çatışmalar sırasında ölen rehinelerin cesetlerinin bulunmasına yardımcı olmak olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/gazze-gorev-gucu-turkiye-sahada-yer-alacak-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/10/i-m-g-0233.jpeg" type="image/jpeg" length="45082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AGD’den İstanbul’da Filistin Halkına ve Direnişe Destek Gecesi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/agdden-istanbulda-filistin-halkina-ve-direnise-destek-gecesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/agdden-istanbulda-filistin-halkina-ve-direnise-destek-gecesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Gazze susmuyor, biz de susmuyoruz” diyerek harekete geçen Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şubesi, Filistin halkına destek ve direnişin onurlu mücadelesine sahip çıkmak amacıyla 18 Ekim’de büyük bir dayanışma gecesi düzenliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Gençlik Derneği (AGD) İstanbul Şubesi, Filistin halkına yönelik süregelen işgal, abluka ve soykırıma dikkat çekmek, direnişin haklı mücadelesine destek vermek amacıyla büyük bir dayanışma gecesi düzenliyor. “Filistin Halkına ve Direnişe Destek Gecesi” başlığıyla 18 Ekim Cumartesi günü saat 20.00’de Ümraniye Haldun Alagaş Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek olan programda, Filistin’in direniş mirası, ümmetin ortak sorumluluğu ve Gazze halkının onurlu mücadelesi gündeme taşınacak.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Filistin Halkına ve Direnişe Destek Gecesi<br />
<br />
📍 Ümraniye Haldun Alagaş Kapalı Spor Salonu<br />
<br />
📅 18 Ekim 2025 | Cumartesi<br />
<br />
⏰ 20.00 <a href="https://t.co/mrzmUJXpvE" rel="nofollow">pic.twitter.com/mrzmUJXpvE</a></p>
— 4Fakülte (@4fakulte) <a href="https://twitter.com/4fakulte/status/1977029373556391995?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 11, 2025</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p><strong>Zulme Karşı Direniş, Sessizliğe Karşı Dayanışma</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AGD, Filistin meselesinin sadece bir ülkenin değil, bütün İslam ümmetinin meselesi olduğuna dikkat çekerek, “Direnişin sesi kısılmasın, Filistin yalnız kalmasın” çağrısında bulunuyor. Programda, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dair görsel sunumlar, şiirler, video gösterimleri ve sürpriz konuşmacılar yer alacak. Ayrıca, direnişin sembol isimlerinin mücadelelerinden kesitler paylaşılacak, katılımcılar Filistin için dua ve dayanışma niyetiyle bir araya gelecek.</p>

<p><strong>AGD İstanbul Şubesi’nden Çağrı: “Sessiz Kalmıyoruz!”</strong></p>

<p>AGD İstanbul Şube Başkanı Mehmet Yaroğlu, söz konusu programa ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Filistin davası, insanlık vicdanının sınandığı yerdir. Biz Anadolu Gençlik Derneği olarak sessiz kalmıyor, Filistinli kardeşlerimizin ve İslami direnişin yanında olduğumuzu haykırıyoruz. Bu gece, hem mazlumun sesini yükseltmek hem de ümmet bilincini diri tutmak için bir vesiledir. Tüm kardeşlerimizi bu anlamlı geceye davet ediyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, Filistin</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/agdden-istanbulda-filistin-halkina-ve-direnise-destek-gecesi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/10/i-m-g-0228.jpeg" type="image/jpeg" length="80123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erbakan Hoca: "Pilotlar Bir Adım Öne Çıksın!"]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/erbakan-hoca-pilotlar-bir-adim-one-ciksin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/erbakan-hoca-pilotlar-bir-adim-one-ciksin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 51. yılında, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın çelik iradesiyle ABD’nin 6. Filo tehdidine karşı verdiği tarihi kararlılık ve pilotlara yaptığı o unutulmaz çağrı bir kez daha gündemde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bugün, 20 Temmuz 2025, Pazar... </strong></p>

<p><strong>Bundan 51 sene önce bugün ne oldu? </strong></p>

<p><strong>Kıbrıs Barış Harekâtı... </strong></p>

<p>20 Temmuz 1974'te, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'ın çelik iradesiyle ve talimatıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs'ta başlattığı askerî harekât.</p>

<p><strong>Milli Görüş Lideri Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki rolü ne? </strong></p>

<p>* Kimilerinin ısrarla dile getirdiği üzere Kıbrıs Barış Harekâtı’nı dönemin Başbakanı Bülent Ecevit mi yönetti, yoksa son vuruşu gerçekleştiren</p>

<p>Başbakan Yardımcısı Erbakan Hoca mıydı?</p>

<p>* Kıbrıs’ın fethinde Milli Görüş’ün dahli ne kadardı?</p>

<p>Yıl; 1974… Tam da Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı’na başlama günleri… Bülent Ecevit Başbakan olarak temaslarda bulunmak üzere</p>

<p>İngiltere’ye gidiyor. Koalisyon ortağı Milli Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Kıbrıs</p>

<p>Barış Harekâtı dolayısıyla ABD’nin “6. Filo ile saldırırız” tehdidine yönelik pilotları toplayarak şunu söylüyor:</p>

<p><strong>“6. Filo’ya şehadet dalışı yapabilecek pilotlar üç adım öne çıksın...” </strong></p>

<p>Ne oluyor biliyor musunuz?</p>

<p>Pilotların tümü üç adım öne çıkıyor.</p>

<p>Peki, sonra ne oluyor? Ortada 6. Filo falan kalmıyor, anında kayboluyorlar.</p>

<p>Siyaset biraz da riski göze almaktır…</p>

<p>***<br />
Biraz daha ayrıntı vermek gerekirse;</p>

<p>* Başbakan Bülent Ecevit’in Esenboğa Havalimanı’ndan İngiltere’ye uğurlanışının ardından Başbakan vekili olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, devrin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’a, “Harekâtı derhal başlatın” emrini verdi.</p>

<p>* Bu emrin alınmasından yarım saat sonra, ‘ABD’nin 6. Filo’sunun İtalya’dan Akdeniz’e açıldığı’ şeklinde bir istihbarat geldi.</p>

<p>* Bu istihbaratı alan Erbakan Hoca, yine Esenboğa Havalimanı’nda pilotlara hitaben bir konuşma yaptı. Toplam 173 pilot “U” şeklinde sıralandı.</p>

<p>Erbakan Hoca’nın yanında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar paşa ve kuvvet komutanları vardı.</p>

<p>* Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 6. Filo’nun 15 parça gemiden oluştuğunu, en büyüğünün ise Kennedy uçak gemisi olduğunu, her geminin bacasından bir pilotumuzun dalış yapacağını, Kennedy uçak gemisine ise iki pilotumuzun kamikaze pilotları gibi saldırıp saf dışı bırakacaklarını, bu nedenle 16 gönüllü pilota ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Ve gönüllü pilotların üç adım öne çıkmasını istedi.</p>

<p>* Orada bulunan toplam 173 pilotumuzun hepsi derhal üç adım öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Bu onurlu tutumdan son derece memnuniyet duyan Erbakan Hoca, “İkinci emri bekleyin!” deyince ve bundan 15 dakika sonra gelen ikinci istihbarat: “ABD’nin 6. Filo’sunun ilerlemesi durdu, olduğu yerde demir attı!” şeklinde oldu.</p>

<p>* Milli Görüş Lideri Erbakan Hoca’nın çelik iradesi ve milli cesareti ABD’yi hizaya getirdi…</p>

<p>***<br />
Erbakan Hoca’nın yol arkadaşlarından Süleyman Arif Emre de bu anekdotu defalarca anlattı…<br />
---</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/erbakan-hoca-pilotlar-bir-adim-one-ciksin</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Jul 2025 20:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/07/erbakan-hoca-pilotlardan-ne-istedi-pilotlar-bir-adim-one-ciksin-amerikan-6-filosuna-sehadet-dalisi-sdad-1.webp" type="image/jpeg" length="41040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ZIM Gemisinin Mersin'de Demir Atması Büyük Tepkilere Neden Oldu]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/zim-gemisinin-mersinde-demir-atmasi-buyuk-tepkilere-neden-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/zim-gemisinin-mersinde-demir-atmasi-buyuk-tepkilere-neden-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşgalci İsrail’e çalışan ZIM Luanda gemisi çığ gibi gelen tepkilere rağmen Türkiye’de Mersin Limanı’nında demir atıp 7 Temmuz Pazartesi öğle vakitlerinde İsrail’e gitmek üzere limandan ayrıldı. Durumu protesto eden eylemciler Mersin Limanı’na akın etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port Haber Merkezi | Ahmet Bilgiç</strong></p>

<p>Siyonist İsrail’in en büyük deniz taşıma şirketi olan ve işgal yönetimine lojistik tedarikinde büyük katkı sunan ZIM firmasına ait ZIM Luanda gemisi konteyner gemisi gelen büyük tepkilere rağmen 6 Temmuz Pazar günü akşam 18.00 sularında Mersin Limanı’na demir atmıştı. 1 Temmuz’da İspanya’nın Barcelona şehrinden İsrail’in Ashdod şehrine 40 blok askeri sınıf çelik taşıyan geminin Türkiye’de istasyon yapması sağduyulu vicdan sahibi insanlar tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Genellikle askeri mühimmat ve silah üretiminde kullanılan çeliklerin İsrail Savunma Sanayisi (IMI) tarafından kullanılacağı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ZIM Luanda gemisinin Türkiye’de misafir edilmesini kabullenemeyen vicdan sahibi insanlar bugün Mersin Limanın’da eylem yaptı. Durumu protesto eden insanlar yetkili mercilere Aralık 2023’te Malezya hükümetinin yaptığı gibi ZIM firmasına ait gemilerin limanlarını kullanmasını engellemeye davet etti.</p>

<h3><strong>İşgalci İsrail’e giden gemilerin Türkiye’de demir atması ilk değil!</strong></h3>

<p>Gazze’ye saldırıların yoğunlaştığı 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’e yük taşıyan çok sayıda gemi Türkiye’nin limanlarında misafir edildi. Malezya İsrail’e limanlarını kapatırken Türkiye’de iktidar bu iradeyi göstermedi. 1 Kasım 2024’te de ZIM Logistics şirketinin gemisi İstanbul'daki Ambarlı Limanı'nda görülmüş, bunun üzerine bir grup genç tarafından limanda gösteri düzenlenmiş ve işgal devletine bağlı gemide eylem yapılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Bilgiç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, MP Dosya, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/zim-gemisinin-mersinde-demir-atmasi-buyuk-tepkilere-neden-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Jul 2025 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/07/whatsapp-image-2025-07-07-at-225723.jpeg" type="image/jpeg" length="85943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erbakan, Nahum’u Alnının Ortasından Vurdu! İlk Ayakkabılı Protesto Eylemi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/erbakan-nahumu-alninin-ortasindan-vurdu-ilk-ayakkabili-protesto-eylemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/erbakan-nahumu-alninin-ortasindan-vurdu-ilk-ayakkabili-protesto-eylemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Önemli siyasi şahsiyetlerin başından geçenler, yaşadıkları, anıları, hatıraları önemlidir...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anı ve hatıra kitapları bu sebeple başucu kitaplarımız olmalı bu bakımdan...<br />
Şimdi anlatacağımız gerçek hayat hikayesi bunlardan biri...</p>

<p><img alt="Erbakan Nahumu Alninin Ortasindan Vurdu Ilk Ayakkabili Protesto Eylemi 2" height="450" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/06/erbakan-nahumu-alninin-ortasindan-vurdu-ilk-ayakkabili-protesto-eylemi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Nahum’un tam alnına isabet eden postal!<br />
“Iraklı gazeteci El Zeydi‘nin Bush’a fırlattığı ayakkabı isabet etmedi ama atılan postallar Bernar Nahum’un alnının çatına isabet etti…”<br />
El Zeydi’in eylemini TV’den Erbakan Hoca ile birlikte izleyen Temel Bey, Hoca’nın kendisine dönerek bu cümleyi sarf ettiğini dile getirdi.</p>

<p>Peki, Bernar Nahum kimdi ve olay nasıl gerçekleşmişti?<br />
Yıl, 1961... Yer, başkent Ankara...<br />
Birinci Otomotiv Sanayi Kongresi…<br />
Kongre’nin öncülüğünü yapan isim, sonraki yıllarda Türkiye’nin siyasi hayatına damgasını vuracak olan Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dır...<br />
Erbakan Hoca, 1956 yılında, henüz 30 yaşında iken Gümüş Motor Fabrikası’nı kurarak Türkiye’nin ilk büyük sanayi hamlesini gerçekleştirdi.<br />
Yine 1960 yılında Ankara’da yapılan Sanayi Kongresi’nde ilk kez “Türkiye’nin kendi otomobilini üretebileceği” fikrini ortaya attı. Bu düşünce büyük yankı uyandırdı.<br />
1961 yılındaki Otomotiv Kongresi işte böyle bir atmosferde toplandı.<br />
Kongre salonu tıklım tıklım. Katılımcılarda heyecan dorukta.<br />
Salonda Türkiye’nin kendi otomobilini üretmesinin inancı ile heyecanlanan mühendislerin yanı sıra yerli otomobil fikrine karşı çıkanlar da var.<br />
Bunlardan biri de Bernar Nahum...<br />
Nahum, önemli bir Otomotiv Grubu‘nun temsilcisi olarak toplantıya katıldı.<br />
Bernar Nahum’un ortak olduğu otomotiv şirketi daha doğrusu grup o dönem hızla büyüdü ve küresel bir şirket olmaya başladı.<br />
Neyse…</p>

<p>Bernar Nahum, Birinci Otomotiv Kongresi’nde kürsüde konuşurken salondaki hava giderek gerginleşmeye başladı.<br />
Çünkü söz konusu şirketin ortağı ve yöneticisi Nahum, salondaki heyecanın aksine otomotiv sanayinin zorluklarından bahsetti ve yerli otomobil fikrine karşı çıktı!<br />
Tam da o dakikalarda hiç beklenmedik bir gelişme yaşandı;<br />
ön sıralarda oturan genç bir mühendis, bir kürsüde konuşan Bernar Nahum’a, bir de ayakkabılarına baktı!<br />
Makina Kimya Endüstrisi’nde (MKE) çalışan bu mühendisin ayağında kurumun yeni dağıttığı postallardan vardı.<br />
Bernar Nahum, konuşmasına devam ederken ön sıradaki genç, postalının bağcıklarını çözmeye başladı.<br />
Çünkü öfkesi iyice artmıştı.</p>

<p>Nahum; “Bursa’da şeftali üretmek otomotiv üretmekten hem daha kolay hem daha kazançlıdır(!)” dediği anda da ortalık karıştı!<br />
Nahum’un “otomotiv yerine şeftali üretmeyi” teklifine dayanamayan genç mühendis, ayağından çıkardığı postalı kürsüye fırlattı.<br />
Ne mi oldu? Postal, Nahum‘un tam alnının ortasına isabet etti!<br />
Bu sırada, MKE’li genç mühendisin; “Bize otomobili siz ürettirmiyorsunuz” diye bağırdığı duyuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay, ‘ilk ayakkabılı protesto eylemi’ olarak tarihe geçti.</p>

<p>Yukarıdaki anekdotu, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı, Temel Karamollaoğlu, Millî Gazete’yi ziyaretinde anlattı.</p>

<p><em>(milligazete - Rıza Yayladangel)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/erbakan-nahumu-alninin-ortasindan-vurdu-ilk-ayakkabili-protesto-eylemi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Jun 2025 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/06/erbakan-nahumu-alninin-ortasindan-vurdu-ilk-ayakkabili-protesto-eylemi-2-1.webp" type="image/jpeg" length="45467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyük Fetih 21 Yıl Sonra Yeniden Konya'da]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/buyuk-fetih-21-yil-sonra-yeniden-konyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/buyuk-fetih-21-yil-sonra-yeniden-konyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Genel başkanı Salih Turhan, İstanbul'un fethinin sadece bir şehir değil, bir çağın kapandığı ve yeni bir ruhun kuşanıldığı anlamını taşıdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı, İstanbul'un Fethi'nin 572. yıl dönümü kutlama programı hakkında Basın Buluşması düzenledi.</p>

<p>1975 yılından bu yana 50 senedir Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı tarafından kutlanılan İstanbul'un Fethi'nin 572. yıl dönümünü tam 21 sene sonra yeniden Konya'da kutlanılacak. Basına açık açıklama gerçekleştiren AGD Genel Başkanı Salih Turhan, tarihin en parlak sayfalarından birini; sadece bir şehri değil bir çağı kapatan kutlu zaferin 572. yıldönümünü, büyük bir gurur ve sorumlulukla ilan etmek üzere toplanmış bulunduklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Gr Y I Arp W8 A Ak Qzn" height="1536" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/05/gr-y-i-arp-w8-a-ak-qzn.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /></p>

<h3><strong>'MİLLİ GÖRÜŞ'ÜN FİLİZLENDİĞİ YER</strong></h3>

<p>İstanbul’un Fethinin neden Konya’da kutlanması gerektiğini ve Konya şehrinin önemini vurgulayan Turhan, sözlerine şu cümlelerle devam etti: “Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı olarak, İstanbul’un Fethi’ni yalnızca bir tarihsel olay olarak değil; bir medeniyetin diriliş çağrısı, bir inancın zaferi, bir ruhun yeniden kuşanılması olarak görüyoruz. Ve bu büyük mirası yaşatmak, bu şuurla genç nesilleri buluşturmak için bu yıl da fethin yıldönümünü, Milli Görüş’ün doğup filizlendiği topraklarda, yani Konya’da, kutlamaya hazırlanıyoruz. Konuşmamın başında İstanbul’un Fethi’nin bu yıl neden Konya’da gerçekleştireceğimizi izah etmek istiyorum. Konya, İslam tarihi ve medeniyeti açısından çok derin bir öneme sahiptir. Evvela Konya’mız; Selçuklu Devleti’nin başkenti ve İslam medeniyetinin taçlandığı şehirdir. İkinci olarak Konya’mız; Mevlana Celaleddin Rumi Hazretleri’nin şehridir. Mevlânâ Hazretleri, İslam tasavvufunun mesajını Konya’dan dünyaya ulaştırmıştır. Ayrıca Konya’mız bir ilim ve eğitim şehridir. Konya’daki medreseler, Anadolu’da İslam ilim geleneğinin kurumsallaşmasına öncülük etmiştir. Yine Konya’mız; Haçlı Seferleri sırasında Anadolu’yu savunan İslam ordularının ana karargâhı olmuştur ve de Selçukluların cihat anlayışı hem Anadolu’da İslam’ı kökleştirmiş hem de Konya’yı direnişin simgesi haline getirmiştir. Konya’mız, Milli Görüş açısından da çok önemli bir şehirdir. Merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız Milli Görüş hareketinin temellerini burada atmıştır. 1969 yılında Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın bağımsız milletvekili olarak seçildiği şehir Konya’dır. Yine Konya’da 1980 öncesinde düzenlenen “Kudüs Geceleri” ve “Büyük Konya Mitingleri”, Milli Görüş’ün İslam dünyasındaki zulümlere karşı halkı bilinçlendirdiği devasa faaliyetlerdir. Milli Görüş, Anadolu’nun ruhuna hitap eden bir hareket olduğu için, Anadolu’nun kalbi sayılan Konya her zaman bizler için özel bir yere sahiptir. Özet olarak; Konya, Milli Görüş için bir başlangıç noktası, bir direniş sembolü, bir kadro merkezi ve bir manevî kale niteliğindedir. Bu yüzden Konya, sadece bir şehir değil; bir Milli Görüş manifestosudur.”</p>

<p><img alt="Gr Y I Arn Xk A Ase Rm" height="1536" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/05/gr-y-i-arn-xk-a-ase-rm.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /></p>

<h3><strong>‘FETİH SADECE GEÇMİŞ DEĞİL KUDÜS’ÜN DE MÜJDESİDİR’</strong></h3>

<p>Konya'da gerçekleştirilecek ve 81 ilden katılım sağlanacak bu büyük organizasyonla on binlerce fetih sevdalısını bir araya getireceklerini belirten Turhan, “Fetih, sadece surların yıkılması, şehirlerin alınması değildir. Fetih; gönüllerin fethedilmesidir. Zulmün ve karanlığın dağıtılması, adaletin hâkim kılınmasıdır. 1453’te Fatih Sultan Mehmed ve onun mücahit ordusu, sadece Bizans’ı değil, zulmü ve adaletsizliği de yıkmış; çağ kapatıp çağ açmıştır. Bizler de aynı şuurla hareket ediyor, bu yıl Konya’da gerçekleştireceğimiz büyük organizasyonla on binlerce fetih sevdalısını bir araya getiriyoruz. İstanbul’un fethi ile Kudüs’ün fethini aynı çizgide görüyor, bu ruhu diri tutmayı en büyük görev biliyoruz. Etkinliğimizde; fetih yürüyüşleri, mehteran gösterileri, Kur’an tilavetleri, şiir dinletileri ve gençliğin fetih ruhunu kuşandığı çeşitli programlar yer alacak. Gençlerimiz, Fatih’in emanetine sahip çıktıklarını; sadece sözle değil, fiille, duruşla ve dualarla ortaya koyacaklar. Bugün dünya, yeniden bir medeniyet krizinin eşiğindedir. Küresel ölçekte yaşanan zulümler, adaletsizlikler, işgaller ve insanlık dışı uygulamalar, bize bir kere daha göstermektedir ki, fethin ruhuna, direnişin şuuruna, hakkın temsilcilerine ihtiyaç vardır.<br />
Ve bugün, gözlerimiz Kudüs’tedir. Mescid-i Aksa’nın gölgesinde işlenen zulümler, yıkımlar ve işgaller karşısında susmak, bu mirasa ihanet olur. Bizler, İstanbul’un fethini kutlarken, aynı zamanda Kudüs’ün fethini müjdeliyor, oradaki kardeşlerimize selam gönderiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; Kudüs, İstanbul’suz ve Konya’sız yetimdir. İstanbul ve Konya, Kudüs’ü unuttuğunda kimliğini kaybeder” dedi.</p>

<h3><strong>‘FATİH’İN TORUNLARI KUDÜS’ÜN FETHİNİ MÜJDELİYOR’</strong></h3>

<p>Milli Görüş hareketinin bu coğrafyada adaletin ve hakkın yeniden tesisi için bir haykırış olduğunun altını çizen Anadolu Gençlik Derneği Salih Turhan, sözlerine şu cümlelerle son verdi: “Ve yine Milli Görüş hareketi işgal ile Fethin farkını en iyi şekilde ortaya koyan zihniyete sahiptir. Bu bağlamda başından beri İstanbul’un Fethi’ni sahiplenen Anadolu Gençlik Derneğimiz, İslam Birliği’nin de en büyük teminatıdır. Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı olarak, gençliğimizin bu ideallerle yetişmesini en büyük sorumluluğumuz biliyor; fethin yıl dönümlerini bu bilinçle kutluyoruz. Bu yıl da yüz binlerin dualarıyla, binlerce gönüllünün emeğiyle, Konya’da gerçekleştireceğimiz fetih programı, sadece bir anma değil, bir uyanış, bir diriliş ve bir yürüyüştür. Tüm halkımızı, sivil toplum kuruluşlarını, basın mensuplarını bu kutlu programa davet ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, İstanbul’un Fethi’nin 572. yıldönümünü bir kez daha kutluyor; Fatih Sultan Mehmed Han’ı, onun fedakâr ordusunu ve tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyoruz. Ve buradan sesleniyoruz: “Bir çağ kapatıp bir çağ açan” o kutlu fethin torunları, şimdi Kudüs’ün fethini müjdelemeye hazırlanıyor.”</p>

<p><img alt="Gr Y I Arp X U A A E1C E" height="1366" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/05/gr-y-i-arp-x-u-a-a-e1c-e.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /></p>

<h3><strong>DOLU DOLU GEÇECEK PROGRAMDA GAZZE UNUTULMAYACAK</strong></h3>

<p>Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde 24 Mayıs Cumartesi günü saat 17.30’da gerçekleştirilecek İstanbul’un Fethi kutlamasının program içeriği misafirlerini dolu dolu karşılayacak. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak programda sinevizyon gösterileri, mehteran gösterileri, spor gösterileri ve sürpriz sanatçıların söyleyecekleri ezgilerin yanı sıra parti genel başkanları Milli Görüş camiasının önde gelenlerin konuşmaları ile Fetih ruhu tüm ülkeye yansıtılacak. Ayrıca AGD Konya hanımlar komisyonu İstanbul Fethinin programında da Gazze’yi unutmayarak salona giriş kısmında yiyecek içecek ve hediyelik eşya noktasında bir kermes düzenleyecek. Kermes gelirlerin tamamı ise mazlum coğrafyada sıkıntı çeken Filistin vatandaşlarına ulaşmış olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/buyuk-fetih-21-yil-sonra-yeniden-konyada</guid>
      <pubDate>Wed, 21 May 2025 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/05/gr-y-i-aph-xc-a-ad-7-z.jpeg" type="image/jpeg" length="69341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindukuş Dağlarında Bir Yiğit!]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/hindukus-daglarinda-bir-yigit-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/hindukus-daglarinda-bir-yigit-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bosna'da, Alpler'de, Afganistan'da, Hindukuş Dağları'nda... Hatta Allah-u Ekber'de, Erciyes'te... Dağlara yazılan bir hakikat hikayesi. Bahattin Ağabey aramızdan ayrılalı 15 yıl oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port Haber Merkezi | Salih Eser</strong></p>

<p>Bahattin Yıldız 1956 yılında Sivas'ta dünyaya gelir. Çocuk yaşlarda ailesiyle İzmir'e taşınır. İzmir İmam Hatip lisesini bitirdikten sonra Erzurum Üniversitesi İlahiyat Fakültesine (1975) kaydını yaptırır.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O dönemden arkadaşı Arif ALTUNDAŞ;</p>

<p>78 kuşağından Bahattin Yıldız’ı tanımayan yoktur Erzurum’da ve üniversitede ve Akıncılar arasında. Hicri 1400 yılı dolayısıyla Mehmet Öztürk’le birlikte Erzurum’dan Ankaraya kadar maraton koşmuşlardı. İyi bir maratoncuydu. Palandöken dağları onun nasıl kayak yaptığına şahittir. Ve onun nasıl adam gibi bir Akıncı&nbsp; olduğunu, dostları da düşmanları da çok iyi bilir.</p>

<p>Akıncılar İzmir Teşkilatı Başkanlığı sırasında Bahattin Yıldız, sadece İzmir ile değil tüm Ege bölgesini kuşatan bir çalışma yapıyordu. O, 20. yılın dervişi idi. Kendisini tanıyan herkes gibi ben de, mütevazi, sessiz, kimseye zararı dokunmayan, inançlı, imanlı, davasına ve kavgasına sadık, korkusuz mangal gibi bir yüreği olan bir Müslüman olduğuna şahadet ederim.</p>

<p>12 Eylül darbesinin mağdurlarından biri olarak, yurt dışına çıkmak zorunda kalır. Ama O çetin günlerin, sert iklimlerin, çileli yolların, islam davasının bir eri olarak, Rusların zulmüne uğrayan Afganlı kardeşlerinin yanında omuz omuza savaşmayı tercih eder. Kolay ve rahat olan yollarda değil, zor ve meşakkatli olan yollarda yürümeyi dener. Yıllarca Afganistan’da cepheden cepheye koşar.</p>

<p>1982 yılında cephedeyken sağ omzundan yaralanır. Peşaver’de bir hastaneye kaldırılır. Artık gazidir.</p>

<p>Bahattin Yıldız dağları çok severdi. Avrupa Alpler'inden Kazakistan Tanrı Dağları'na Afganistan Hindukuş Dağları'ndan ülkemizdeki bi çok dağı arşınlamıştır. Tüm ayak bastığı yerleri kaleme alarak hikayeleştirmiştir. Bu alanda bir çok roman yazmıştır. Birinci Kitabı; Savaşan Afganistan, 1985 yılında Ferhat Dağcı takma adıyla Rahmet yayıncılık tarafından yayınladı. İkinci Kitabı; Cihat Günlüğü, 1988 yılında Abdulhamit Muhaciri takma adıyla, Üçüncü kitabı; Kar Çiçeği, 1995 yılında Bahattin Yıldız, Dördüncü Kitabı; Güllerin Vedası, 1996 yılında Bahattin Yıldız, Beşinci Kitabı; Kardaki Ayak izleri; 2003 yılında Bahattin Yıldız olarak Özgün yayıncılık tarafından yayınlandı.</p>

<p>Yıllarca, saf, tertemiz Afgan direnişine kanıyla katkıda bulunan, o günden bu yana, Balkanlar'dan, Ortadoğu'dan Güney Asya'ya kadar ülke ülke ideallerinin peşinde koşan Bahattin Yıldız, 17 Mayıs 2010'da o topraklarda, Afganistan'da bize veda etti.&nbsp;IHH'nın Asya Koordinatörü Faruk Aktaş'la birlikte, Kunduz'dan Kabil'e giderken düşen Pamir Havayolları'na ait uçağın yolcuları arasındaydı. Yine bir “sefer”deydi. Ama bu sefer hizmet için, insani yardım için, yetimler için oradaydı.&nbsp;Bilal&nbsp;ile,&nbsp;Tekiner&nbsp;ile,&nbsp;Pencir aslanı Mesutla birlikte binlerce şehidin ve kardelenlerin yanına…</p>

<p>Şehadetin kutlu olsun...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, MP Dosya</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/hindukus-daglarinda-bir-yigit-1</guid>
      <pubDate>Sat, 17 May 2025 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/05/haber-manset-16.jpg" type="image/jpeg" length="59122"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erbakan ve Filistin: Direnişin Vicdanı, Ümmetin Rehberi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/erbakan-ve-filistin-direnisin-vicdani-ummetin-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/erbakan-ve-filistin-direnisin-vicdani-ummetin-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erbakan, Gazze’yi sadece Filistinlilerin değil, bütün Müslümanların davası olarak gördü. O, “kanla kurulan İsrail, yalnız kanla yıkılır” diyen bir hakikat savaşçısıydı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port Haber Merkezi | Mustafa Uzun</strong></p>

<p>Filistin, sadece coğrafi bir toprak değil; ümmetin imanı, direnişin pusulası ve küresel sistemin çelişkilerinin en net göründüğü bir aynadır. Gazze’nin bombalanan evleri, Kudüs’te çiğnenen namuslar, Batı Şeria’da kurşunlanan çocuklar aslında bir çağın neye iman ettiğini, kimden korktuğunu ve kime biat ettiğini gösterir. Bu yüzden Filistin, her devrin vicdan testidir.</p>

<p>Bu testten alnının akıyla geçen az sayıda liderden biridir Necmettin Erbakan. O, sadece Filistin’e destek veren biri değil, Filistin’i İslam dünyasının yeniden dirilişinin kalbi olarak gören bir mücahitti. Onun Filistin’e bakışı, taktik değil stratejikti; siyaset değil akîdeydi.</p>

<h4><strong>I. Erbakan’ın Filistin Politikası</strong></h4>

<h4><strong>“Kurtuluş, İslam Birliğiyle Olur”</strong></h4>

<p>Erbakan, Filistin meselesini asla İsrail'in zulmüyle sınırlı bir insani kriz olarak değil, ümmetin parçalanmışlığının ve İslam Birliği’nin yokluğunun sonucu olarak ele aldı. O, Mescid-i Aksâ’yı savunmanın ancak birleşik bir İslam ordusuyla mümkün olacağını savunuyordu. Hemen her beyanında, “Kudüs hür olmadıkça, ümmet hür değildir” diyerek meseleyi merkeze aldı.</p>

<h4><strong>D-8 ve Alternatif Bir Dünya Arayışı</strong></h4>

<p>Erbakan’ın 1997’de hayata geçirdiği D-8 projesi, Filistin’in kurtuluşunun altyapısıydı. Bu oluşumun temel hedefi, Batı’ya mahkûm olmayan, kendi kaynakları ve ahlakıyla ayakta duran bir İslam dünyasıydı. Çünkü ona göre İsrail’i durduracak olan ne BM kararları ne de geçici ateşkeslerdi. Onu durduracak olan sömürge düzenine kafa tutan yeni bir dünya düzeniydi.</p>

<h4><strong>Siyonizm'e Açık Cephe</strong></h4>

<p>Erbakan, <strong><em>“Siyonizm bir virüstür” </em></strong>demişti. Bu cümle, sadece bir teşhis değil, bir mücadele çağrısıydı. O, İsrail’i tanımayı bir ihanet, onunla normalleşmeyi ise ümmete vurulmuş bir pranga olarak görüyordu. Bu nedenle hem içeride hem dışarıda Siyonizm’e karşı durmanın bedelini siyasi hayatı boyunca defalarca ödedi ama geri <strong>adım atmadı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>II. Erbakan Yaşasaydı Ne Derdi?</strong></h4>

<h4><strong>&nbsp;“Hamas’ın Yanındayız”</strong></h4>

<p>Bugün Gazze’de yaşananlar sadece bir savaş değil, bir soykırımdır. İsrail’in modern teknolojilerle desteklenen barbarlığı karşısında, Erbakan yaşasaydı, kesinlikle net bir cümle kurardı: “Hamas, ümmetin onurudur.” O, direnişi asla terör olarak tanımlamaz; aksine emperyalizme karşı bir hak mücadelesi olarak görürdü.</p>

<h4><strong>Türkiye’nin Pozisyonu</strong></h4>

<p>Erbakan bugün yaşasaydı Türkiye’nin İsrail’le sürdürülen ticaretini, limanlardan kalkan gemileri ve ambalajlara sıkışmış insani yardımların reklamını en sert şekilde eleştirirdi. Ona göre Gazze’ye yardım etmek sadece erzak göndermek değil; İsrail’e açık ekonomik, diplomatik ve siyasi baskı kurmaktır. Bu yapılmadığı sürece her beyan, <strong>“rol icabı” </strong>olurdu.</p>

<h4><strong>Bugün Neden Lazım?</strong></h4>

<p>Bugün Batı'nın çifte standartları, Arap liderlerin ihaneti ve İslam dünyasının sessizliği karşısında Erbakan’ın “Yeni Bir Dünya” ideali her zamankinden daha anlamlıdır. Zira mevcut dünya düzeni, Filistinli çocukların cesetleri üzerine kurulmuş bir düzendir ve bu düzenin reforme edilmesi değil, yıkılıp yerine adil bir sistemin inşa edilmesi gerekir.</p>

<p>Erbakan’ın ardından geçen yıllarda çok şey değişti ama onun Filistin’e dair söyledikleri her geçen gün daha da doğrulandı. İsrail’in vahşeti arttı, Batı daha da ikiyüzlü hale geldi, Arap liderler daha da satılık oldu. Ancak Erbakan’ın açtığı yol kapanmadı. Bugün hâlâ Filistin için ağlayan, dua eden, mücadele eden her Müslümanın kalbinde Erbakan’ın bir izi vardır.</p>

<p>Onun vefat etti ama mücadelesi emekli olmadı.</p>

<p>Erbakan, Gazze’yi sadece Filistinlilerin değil, bütün Müslümanların davası olarak gördü. O, <strong><em>“kanla kurulan İsrail, yalnız kanla yıkılır”</em></strong> diyen bir hakikat savaşçısıydı. Bugün Gazze yerle bir olurken onu hatırlamak sadece bir vefa borcu değil, aynı zamanda direnişin stratejik gereğidir. Eğer bugün Erbakan yaşasaydı, muhtemelen yine yalnız kalırdı ama yine de Kudüs için tek başına yürümekten çekinmezdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, Filistin, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/erbakan-ve-filistin-direnisin-vicdani-ummetin-rehberi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 May 2025 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/05/118896530-3565428993491988-7217824858983435002-n.jpg" type="image/jpeg" length="53624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fetih Coşkusu Bu Yıl Konya’da]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/fetih-coskusu-bu-yil-konyada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/fetih-coskusu-bu-yil-konyada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un Fethi’nin 572. Yıldönümü Milli Görüş hareketinin filizlendiği Konya’da kutlanacak. Anadolu Gençlik Derneği-Milli Gençlik Vakfı’nın gerçekleştireceği organizasyonla on binlerce fetih sevdalısı, hem İstanbul’un Fethi’nin kutlayacak hem de Kudüs’ün fethini müjdeleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port Haber Merkezi</strong></p>

<p>Anadolu Gençlik Derneği-Milli Gençlik Vakfı her yıl olduğu gibi bu yıl da fetih sevdalılarını bir araya getiriyor. Bu bağlamda 24 Mayıs 2025 günü Konya’da İstanbul’un Fethi programı tertip edilecek. On binlerce kişinin katılmasının beklendiği program, “Aynı ruh aynı heyecanla Mekke, İstanbul şimdi sıra Kudüs’te” sloganı çerçevesinde gerçekleşecek. Sinevizyon, Kur’an-ı Kerim tilaveti, ezgi, mehteran, ışık gösterileri ve paramotor gibi içeriklere sahip olacak programda, önemli hatipler de bulunacak.</p>

<p><img alt="Gqlzf Z Z Xc A A1A Hp" height="1350" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/05/gqlzf-z-z-xc-a-a1a-hp.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1080" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>TURHAN: TÜM KARDEŞLERİMİZİ DAVET EDİYORUZ</strong></h4>

<p>AGD – MGV Genel Başkanı Salih Turhan, Milli Görüş hareketinin filizlendiği topraklar olan Konya’da gerçekleştirilecek olan dev programa dair açıklamalarda bulundu. İstanbul’un Mekke’nin, Medine’nin ve Kudüs’ün teminatı olma özelliğine sahip olduğunu kaydeden Turhan, Peygamber Efendimiz’in (sav) Hadis-i Şerif’inde zikrettiği İstanbul’un büyük anlamlar içerdiğini söyledi. Turhan, konuya ilişkin olarak, Milli Gençlik Vakfı ve Anadolu Gençlik Derneği olarak 40 yılı aşkın bir süredir kutladığımız Fethin Yıldönümü’nü bu yıl da 24 Mayıs Cumartesi günü saat 17.30’da Konya Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde kutlayacağız. Bu anlamlı programa fetih sevdalısı tüm kardeşlerimizi davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/fetih-coskusu-bu-yil-konyada</guid>
      <pubDate>Fri, 16 May 2025 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/05/haber-manset-3.jpg" type="image/jpeg" length="40616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adnan Demirtürk’ün Bilinmeyen O Makalesi: Beşerin Cılız Ürünleri! Üç Kağıtlar, Rüşvetler, Karaborsa…]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/adnan-demirturkun-bilinmeyen-o-makalesi-beserin-ciliz-urunleri-uc-kagitlar-rusvetler-karaborsa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/adnan-demirturkun-bilinmeyen-o-makalesi-beserin-ciliz-urunleri-uc-kagitlar-rusvetler-karaborsa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merhum Adnan Demirtürk… Sevenlerinin 'Güle Sevdalı Başkan' olarak isimlendirdiği merhum Adnan Demirtürk…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adnan Demirtürk, 6 Eylül 1997‘de yapılan Milli Gençlik Vakfı genel kongresinde delegelerin tamamının oyuyla&nbsp;"Genel Başkan"&nbsp;seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>20 aya yaklaşan genel başkanlığı döneminde 55 ili dolaşan&nbsp;‘Efsane Başkan’, 15 Mayıs 1999 günü, üç kader arkadaşı ile birlikte Samsun’a gelerek,&nbsp;‘Bölge Sorumluları ve Şube Başkanları Toplantısı’na başkanlık etti.</p>

<p>Toplantı bitiminde Ankara’ya doğru hareket eden Adnan Demirtürk ve üç arkadaşı, Musa Sertkaya’nın kullandığı araba ile Havza yakınlarında bir yolcu otobüsüyle çarpıştılar.</p>

<p>Şoförleri Musa Sertkaya’nın ağır yaralandığı kazada Adnan Demirtürk, Talha Özcan Eyüboğlu ve Ahmet Zahit Turan Hakk’a yürüdüler.&nbsp;</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Merhum Adnan Demirtürk, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrenci iken öğrenci evindeki duvar gazetesine bir makale kaleme aldı. Fazla bilinmeyen bir makale bu…</p>

<p>İşte o makale;</p>

<h4><strong>İKTİSADİ LİBERALİZME ELEŞTİRİ (İSLAM AHLAKININ IŞIĞINDA)</strong></h4>

<blockquote>“Bir süreden beri Türkiye’de hep, bir ‘liberalizm’ lafı ediliyor. Yöneticiler, Liberal iktisada geçiş Türkiye’sini hep medh-ü sena ediyorlar. Sizler de okullarınızda bunların bilimini yapıyorsunuz. Bir yığın teoriler, varsayımlar, hatta kanunlar okutuluyor sizlere.&nbsp; Hiç bunların üzerinde şöyle bir Müslümanca düşündünüz mü? Kim yazmış bunları, nasıl yazmış hiç araştırdınız mı?</blockquote>

<blockquote>Bakınız, Liberal doktrin ve ona bağlı iktisadi Liberalizm neler uyduruyor;</blockquote>

<blockquote>Başta bir iktisat tanımları var, bir kanuna dayandırılmış: "İnsan ihtiyaçları sınırsızdır." İktisat da bu sınırsız ihtiyaçların kıt kaynaklarla en uygun tatminini sağlayan bilim. İnsan ihtiyaçları gerçekten sınırsız mı? Başta İslam’ın sevgili Peygamberi (s.a.v.) ve onun sahabileri (r.a.) olmak üzere, İslam‘ın ilkçağlarından bu yana, diğer büyük Müslümanlar neden geceleri yatarken yarına dünyalık bir şey bırakmazlar? Madem insan ihtiyaçları sınırsız, neden akçenin birini sağ ellerine birini sol ellerine tutuşturup da onları infak için koşarlardı; yoksa onlar insan mı değildi? Kapitalizm tabii ki uyduracaktı ve uydurdu da. Çünkü kapitalizm üretir, üretir, üretir. Ama bunları birilerinin alması gerek, kim alacak? Tabii ki ihtiyaçları sınırsız insanlar. Radyo eskidi televizyon al, o da eskidi renkli al, demode oldu video al, ikinci kanalı almıyor, alanını al, hep zincirleme suni ihtiyaçlar manzumesi oluşturmak, başkası değil amaç!..</blockquote>

<blockquote>Efendim bir de "homo economicus" (=ekonomik insan) var. Tanıştırayım; Bu öyle bir insan ki, kendi menfaatleri için en uygun iktisadi davranışlarda bulunuyor. Tek amacı iktisadi menfaatlerini optimize edebilmek, azami tatminler sağlamak. Aklıma hemen, "Ben siftahı yaptım, bu yandaki kardeşim henüz bir şey satamadı, şekeri de ondan alıver" diyen Evrensel İslam ahlakının numune-i imtisâli olan Müslüman esnaf geliveriyor.&nbsp; Ve aklıma homo economicus’lar, o sefil adamcıklar menfaatleri için gerekeni yaparken, siyaha boyalı iskelet misali, aç Afrikalı çocuğun anasının göğsünde bir damla süt için çırpınışları da geliveriyor. Halbuki onlar ana sütünden bile mahrum. İslam’ın sevgili Peygamberi (s.a.v.) bindörtyüz yıl önceden çağlara ışık tutuyor: "....kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için de istemediğiniz müddetçe kâmil mü‘min olamazsınız." İslam ‘ekonomik insan’ı kökünden reddediyor. İnsanı yaratan, ondan ekonomik değil, ancak ve ancak ‘Müslüman’ insan olmasını istiyor.</blockquote>

<blockquote>Kapitalizm bir de şöyle uyduruyor: iniusible hand (Görünmeyen el). "Homo economicus’ların oluşturduğu toplumda, onların her biri menfaatleri için uğraşırken, ‘gizli bir el‘ toplumun menfaatlerini de optimize edecektir. "</blockquote>

<blockquote>Hiç eleştiriye hacet yok, bugünkü kapitalist toplumların sefil hayatını düşününüz: üç kağıtlar, rüşvetler, karaborsa, dolaplar, vergi kaçakçılıkları. Hepsi bir iktisadi ve sosyal anarşi ortamı, gözü dönmüş menfaat hırsızlarının başrol oynadığı tek perdeli trajedi. Hani görünmeyen el? Bence görünmeyen el dedikleri, onların sahnesinde, perdelerini kafalarına geçirecek olan, Müslümanın adaletli ve köktenci elidir. O el ki, bir ılık yumuşaklıkla okşayıveren de odur, Hakk‘ın tecellisi için yumruk olup suratlarda balyozlar gibi patlayan da o.&nbsp; "Görünmeyen el" yok, "Sünnetullah" var. Toplum da, kişi de, bu dünyada Allah‘ın (c.c.) adetleri ile, Allah‘ın kanunlarıyla (c.c.) yaşar ve ayakta durur.</blockquote>

<blockquote>"Laissez faire, Laissez passer", (=Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler) demek. Tabii bu uygulama da "Bırakınız yaksınlar, bırakınız ezsinler" oluyor. Yok öyle şey, herkesin gönlünce, dilediğince yapması yok İslâm‘da. "Nefsi Emmâre" gibi yedi başlı ejder misali amansız bir düşman var. Onun kucağına düştünüz mü insanlıktan beşerliğe tenzil ediliyorsunuz.</blockquote>

<blockquote>Evet! İktisadi liberalizmin uydurmaları, beşerin cılız ürünleri bunlar. Bizimse ufuklardan göz kırpan edâlı sevgilimiz, nazlı özlemimiz İslâm Dinimiz ve İslâm iktisadımız var. Elhamdülillah...”</blockquote>

<p><strong>***</strong></p>

<p></p>

<p>13 yıl önce 15 Mayıs 1999’da Samsun’un Havza ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazası ile Hakk’a yürüyen Adnan Demirtürk ve arkadaşları Talha Özcan Eyüboğlu ve Ahmed Zahid Turan’ı rahmetle anıyoruz.</p>

<p><em>(milli gazete)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/adnan-demirturkun-bilinmeyen-o-makalesi-beserin-ciliz-urunleri-uc-kagitlar-rusvetler-karaborsa</guid>
      <pubDate>Fri, 16 May 2025 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/05/adnan-demirturk-1526359647.jpg" type="image/jpeg" length="22185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutturulan Zafer; Kut'ül Amare]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/unutturulan-zafer-kutul-amare-2025</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/unutturulan-zafer-kutul-amare-2025" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı Devleti'nin İngiliz kuvvetleri ve müttefiklerine karşı kazandığı Kut-ül Amare zaferinin 109. yıl dönümü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>13 bin İngiliz askerin esir alındığı Kut'ül Amare zaferi, 1952'ye kadar bayram olarak kutlanırken Türkiye'nin NATO'ya girmesinden sonra zaferin kutlanması yasaklandı.</p>

<p><strong><font face="Helvetica">1952 yılına kadar Kut Bayramı olarak kutlanan Kut-ül Amare Muharebesi, 1. Dünya Savaşı'nın en önemli muharebelerinden biri olarak biliniyor.</font></strong></p>

<p><font face="Helvetica">Osmanlı Ordusu, Kut-ül Amare muharebesi ile Çanakkale'den sonra İngiliz birliklerine karşı ikinci büyük darbeyi vurmuştu.</font></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><font face="Helvetica">İNGİLİZ BİRLİKLERİ TAMAMEN ESİR ALINDI</font></strong></span></p>

<p><font face="Helvetica">Dicle Nehri kıyısında Şattülarap kanalı ile birleşen Basra Körfezi'nin kuzeyi ile Bağdat'ın güneyinde bulunan bir kasaba olan Kut'ul Amare'de muharebe de adını kasabadan almıştı.</font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font face="Helvetica">Muharebe, şehrin yakınlarında konuşlanmış İngiliz birlikleri ile müttefiklerinin kuşatılmasıyla başlamış ve kasabanın Osmanlı Ordusu tarafından ele geçirilmesi ve 13 bin İngiliz askerinin tamamının esir alınmasıyla da bitmişti.</font></p>

<h4><span style="color:#c0392b"><strong><font face="Helvetica">NATO'YA GİRİNCE ZAFER UNUTTURULDU</font></strong></span></h4>

<p><font face="Helvetica">Kut-ül Amare zaferi, Türkiye'de 1952 yılına kadar Kut Bayramı olarak kutlandı.</font></p>

<p><font face="Helvetica">Kut'ul Amare zaferinin bayram olarak kutlanmasından rahatsız olan İngilizler, Türkiye'nin NATO'ya üye olmasının ardından bayramın kaldırılması için baskı yaptı.</font></p>

<p><font face="Helvetica">Baskılar üzerine Türkiye, bayram kutlamasına son verirken şanlı bir zafer yad edilemez hale geldi.</font></p>

<p><font face="Helvetica">Öte yandan İngilizlerin baskısı o kadar yoğundu ki Kut-ül Amare zaferi ve Kut Bayramı'na yönelik tarihi bilgiler, okullardaki tarih kitaplarından bile silindi. Unutturulmak istendi.</font></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><font face="Helvetica">MUHAREBEDE NELER OLDU?</font></strong></span></p>

<p><font face="Helvetica">Yeni kurulan Osmanlı 6. Ordusu'nun komutanlığına atanarak 5 Aralık'ta Bağdat'a varan Mareşal Colmar Freiherr von der Goltz Paşa'nın emriyle Irak ve Havalisi Komutanı Miralay (Albay) 'Sakallı' Nurettin Bey'in birlikleri 27 Aralık'ta Kut'u kuşattı.</font></p>

<p><font face="Helvetica">İngilizler Kut'u kurtarmak için General Aylmer komutasındaki kolorduyla hücuma geçti ancak, 6 Ocak 1916 tarihli Şeyh Saad Muharebesi'nde 4.000 askerini kaybederek geri çekildi. Bu muharebede 9. Kolordu Komutanı Miralay 'Sakallı' Nurettin Bey görevinden alındı ve yerine Enver Paşa'nın kendisinden bir yaş küçük amcası olan Mirliva Halil Paşa (Kut) getirildi.</font></p>

<p><font face="Helvetica">İngiliz Ordusu, 13 Ocak 1916 tarihli Vadi Muharebesi'nde 1.600, 21 Ocak Hannah Muharebesi'nde 2.700 askeri kaybederek geri püskürtüldü.</font></p>

<p><font face="Helvetica">İngilizler Mart başında tekrar taarruza geçti. 8 Mart 1916'da Sabis mevkiinde Miralay Ali İhsan Bey komutasındaki 13. Kolordu'ya hücum ettilerse de 3.500 asker kaybederek geri çekildiler. Bu yenilgiden dolayı General Aylmer azledilerek yerine General Gorringe getirildi.</font></p>

<p><font face="Helvetica">29 Nisan 1916 Townshend birlikleri diğer 13 general, 481 subay ve 13.300 er ile birlikte Osmanlı Kuvvetleri'ne teslim oldu. Kuşatmada, İngiliz kuvvetleri ve müttefikleri 23.000 ölü ve yaralı, Osmanlı kuvvetleri 10.000 ölü ve yaralı vermiş, 13.100 (bazı kaynaklara göre 18.000) İngiliz askeri esir alınmıştır.</font></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><font face="Helvetica">"ÇANAKKALE'DEKİ DERSİ BİR KERE DAHA ALDILAR"</font></strong></span></p>

<p><font face="Helvetica">Savaşın gidişatına ilişkin Osmanlı Genelkurmayına iletilen bir mesajda,&nbsp;<strong>"Takriben beş aydan beri kahraman askerlerimizin kuşatması altındaki Kut'ül Amare'de mahsur kalan İngiliz ordusunun nihayet orduyu Hümayuna teslime mecbur olduğu"</strong>&nbsp;belirtilerek, şu bilgiler verildi:</font></p>

<p><strong><font face="Helvetica">"Nihayet İngilizler Çanakkale'de aldıkları ders ve tecrübeyi bir kere daha aldılar. Osmanlı mukavemetini kıramayacaklarını, Osmanlıların elinden ganimetleri alamayacaklarını anladılar. Hücumları kesildi. İngilizler bu sefer kuşatma altındaki kaleye erzak sokmaya teşebbüs ettiler. Önce uçaklar ile un çuvalları attılar. Osmanlı silahı bu ümidi de kırdı. Harp tayyarelerimiz bu bakkal tayyarelerini birer birer sükut ettirmeyi başardılar.</font></strong></p>

<p><strong><font face="Helvetica">Düşman başka bir çare buldu. Vapurla gece karanlığından istifade ederek zahire sokmaya teşebbüs ettiler. Her zaman müteyakkız bulunan kahraman askerlerimiz yüzlerce ton erzak yüklü bu vapuru derhal müsadere ettiler. Artık Tümgeneral Townshend için hiçbir kurtuluş umudu kalmamıştı. 13 Nisan'da Tümgeneral Townshend, Irak ordumuzun kumandanına müracaat edip, ordusuyla beraber serbest çıkmasına müsaade edilmek şartıyla, Kut'ül Amare'yi teslim etmeye razı olduğunu bildirdi. Kendilerine kayıtsız şartsız teslim olmaktan başka çareleri olmadığı bildirildi. İngiliz kumandanı bu sefer yeni şerait ortaya koydu. Ordumuzun üstün ve mutlak galip vaziyetini bilmiyormuş gibi, Osmanlı kumandanlarını para ile alt edebileceğini sanıp, tüm toplarını teslim etmeyi ve 1 milyon lira takdim etmeyi teklif etti. Aynı cevap verildi. Nihayet her taraftan ümidi kesilen Tümgeneral Townshend, bugün Kut'ül Amare'de bulunan bütün İngiliz ordusunu muzaffer Osmanlı kumandanına teslim etti."</font></strong></p>

<h4><span style="color:#c0392b"><strong><font face="Helvetica">6. ORDU'YA MESAJ</font></strong></span></h4>

<p><font face="Helvetica">Zaferin ardından Halil Paşa, 6. Ordu'ya yayımladığı mesajda, şunları kaydetti:</font></p>

<p><strong><font face="Helvetica">"Orduma: Arslanlar. Bütün Osmanlılara şeref ve şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın güneşli semasında şehitlerimizin ruhları sevinçle gülerek uçarken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum. Ordum gerek Kut karşısında ve gerekse Kut'u kurtarmaya gelen ordular karşısında 350 subay ve 10 bin erini şehit vermiştir. Fakat buna karşılık bugün Kut'ta 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 er teslim alıyorum. Bu teslim aldığımız orduyu kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetleri de 30 bin zayiat vererek geri dönmüşlerdir.&nbsp;Şu iki farka bakılınca, cihanı hayretlere düşürecek kadar büyük bir fark görülür. Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır. İşte 'Osmanlı sebatının İngiliz inadını kırdığı' birinci zaferi Çanakkale'de, ikinci zaferi burada görüyoruz."</font></strong></p>

<p><font face="Helvetica">18. Kolordu Komutanı Miralay Kazım Karabekir de&nbsp;<strong>"Tarihimizin iki yüz seneden beri yad etmediği böyle bir zaferi bize lütfeden Cenabıallah'a şükredelim" ifadesini kullandığı emir yazısında, "Bu zaferin en büyük şan ve şerefi, böyle bir vakayı İngiliz tarihinde ilk defa Türk süngüsünün kaydetmesindedir. 18. Kolordu'nun aslan yürekli erleri, Cenabıallah'a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut'ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan kemali hürmet ve samimiyetle öperim."</strong>&nbsp;değerlendirmesinde bulundu.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, Analiz Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/unutturulan-zafer-kutul-amare-2025</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Apr 2025 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/04/haber-manset-11.jpg" type="image/jpeg" length="47539"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mesîh’i Yeryüzüne Geitrme İttifakı: Siyonizm ile Chabad Yayında]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/mesihi-yeryuzune-geitrme-ittifaki-siyonizm-ile-chabad-yayinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/mesihi-yeryuzune-geitrme-ittifaki-siyonizm-ile-chabad-yayinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci-Yazar Bekir Sıtkı Şirin’in kaleme aldığı “Mesîh’i Yeryüzüne Getirme İttifakı: Siyonizm ile Chabad” isimli kitap yayınlandı. Siyonizm ile Chabad isimli oluşumun kendi inançları doğrultusunda Mesîh’i yeryüzüne getirmek için yaptıklarını anlatan kitap gelecek projeksiyonu da sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h4><strong>MUSLİM PORT HABER MERKEZİ</strong></h4>

<p>Gazeteci-Yazar Bekir Sıtkı Şirin’in kaleme aldığı ikinci kitabı Çıra Kitap’tan yayınlandı. “Mesîh’i Yeryüzüne Getirme İttifakı: Siyonizm ile Chabad” ismini taşıyan kitap geçtiğimiz günlerde okuyucuyla buluştu. Söz konusu eser, Gazze’deki soykırımdan küresel siyasette yaşanan diğer önemli olaylara dek kapsamlı bir araştırma ve analiz içeriyor.&nbsp;</p>

<h4><strong>İLGİ ÇEKİCİ ALT BAŞLIKLAR BULUNUYOR</strong></h4>

<p>“Mesîh’i Yeryüzüne Getirme İttifakı: Siyonizm ile Chabad” isimli kitap iki ana bölümden oluşuyor. Kitabın birinci bölümünde İsrail bağlantılı aktörlerin KKTC’deki işgali, Eipstein Adası skandalı, New York’ta bulunan yer altı tünelleri, Chabad’ın Türkiye yapılanması ve daha birçok husus ele alınıyor. Diğer bölümde ise Yahudiliğin doğuşundan günümüze dek Siyonizm’in seyri anlatılıyor.&nbsp;</p>

<h4><strong>“SENİ TÜRKİYE’DEKİ MOSSAD ÖLDÜRÜR”</strong></h4>

<p>Okurlarına son yüzyılın en şeytani örgütüyle tanışma vaadinde bulunan kitapta son söz isimli bir bölüm de bulunuyor. Yazar Bekir Sıtkı Şirin, söz konusu bölümde, Chabad konusunu araştırmaya başladığında Musevi bir Türk vatandaşı ile arasında geçen diyaloğu da aktarıyor.&nbsp;</p>

<p>Söz konusu bölüm şu şekilde oluşuyor;</p>

<p>“Kendisine Chabad konusuna çalışacağımı söylemiş ve fikir alışverişinde bulunmak istemiştim.</p>

<p>Bu minvalde sözler söyledikten sonra telefonun karşısındaki ses benim için endişeli bir sesle şöyle söylemişti:</p>

<p>“Bu konuya girme. Başına bela alırsın. Bak ne diyorum; seni İsrail’deki değil Türkiye’deki Mossad öldürür.”</p>

<p>Diyeceğim o ki Elhamdülillah başardım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyonizm’i ve Chabad’ı deşifre etmek nasip oldu.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/mesihi-yeryuzune-geitrme-ittifaki-siyonizm-ile-chabad-yayinda</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Apr 2025 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/04/untitled-1.jpg" type="image/jpeg" length="64172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AGD'den İstanbul'da İsrail Başkonsolosluğu Önünde Protesto]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/agdden-istanbulda-israil-baskonsoloslugu-onunde-protesto</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/agdden-istanbulda-israil-baskonsoloslugu-onunde-protesto" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siyonist İsrail'in İstanbul Başkonsolosluğu önünde toplanan Anadolu Gençlik Derneği (AGD) üyeleri, Siyonist İsrail'in Filistin'e yönelik soykırım saldırılarını protesto etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş Levent'teki, başkonsolosluk binası önüne ellerinde Filistin ve Türk bayraklarıyla gelen AGD üyeleri, Filistin'de yaşanan soykırım nedeniyle İsrail'e tepki gösterdi.</p>

<p><img alt="279571483 1736663649" height="853" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/01/279571483-1736663649.webp" width="1280" /></p>

<p>Grup,&nbsp;<strong>"Aksa tufanına tam destek", "Zalime karşı dur, mazluma yardım et"</strong>&nbsp;yazan dövizler açıp,&nbsp;<strong>"Katil İsrail", "Hamas'a selam, direnişe devam", "Vur vur Hamas vur"</strong>&nbsp;şeklinde sloganlar attı.</p>

<p><img alt="279571486 1736663652" height="853" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/01/279571486-1736663652.webp" width="1280" /></p>

<p>AGD İstanbul Şube Başkanı Mehmet Yaroğlu, burada yaptığı açıklamada, haklı davasında her zaman Filistin'in ve Gazze halkının yanında olacaklarını aktardı.</p>

<p><img alt="279571484 1736663650" height="853" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/01/279571484-1736663650.webp" width="1280" /></p>

<p>Filistin'de soykırımın ve yapılan katliamların 1 buçuk yıla yaklaştığını hatırlatan Yaroğlu,<strong>&nbsp;"Gazze halkı geçen kışı çadırlarda geçirdi. Soğukta geçirdi. Çocuklarını bu soğuk kış şartlarında direniş ruhuyla yetiştirmeye devam etti. Bir yandan da savaş devam etti. Sözde İslam ülkeleri olan ülkeler ateşkesi dahi sağlayamadı. Şimdi yine bir kış mevsimindeyiz ve yine Gazze halkı bu soğuk kış şartlarına derme çatma çadırlarda geçirmeye devam ediyor."</strong>&nbsp;dedi.</p>

<p>Yaroğlu, Filistin topraklarında, 80 yıla yakın bir süredir sistematik işgal yapıldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze halkının şerefli bir halk olduğunu ifade eden Yaroğlu, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>"Bugün Gazze'de ev yok. Çadır dahi kalmadı. Peki kıymetli Müslümanlar ben sizlere soruyorum, izzetli Gazze halkı, bu bedelleri niçin ödüyor? Onlar bilmiyor muydu? 'Ya biz de dünyevi bir hayat yaşayalım, sıcak bir evimiz olsun, bir yuvamız olsun, çoluk çocuğumuzla birlikte yaşayalım. Ne olmuş yani? Bir işgal devletinin olduysak, ne olmuş yani onların kanunlarıyla yönetiliyorsak, ne olmuş yani ilk kıblemiz işgal altındaysa' demeyi bilmiyorlar mıydı? Gazze halkı öylesine şerefli bir halk ki Gazze halkı bugün bütün ümmet-i Muhammed adına orada. Bütün ümmet-i Muhammed adına orada cihat cephesini bir an olsun terk etmiyor. Bizler de Gazze halkına destek vermek için bugün olduğu gibi yarın da yine elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz."</blockquote>

<p>Açıklamanın ardından gruptakiler, dua ederek teheccüd namazı kıldı.</p>

<p><img alt="279571487 1736663654" height="853" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2025/01/279571487-1736663654.webp" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/agdden-istanbulda-israil-baskonsoloslugu-onunde-protesto</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jan 2025 21:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/01/279571482-1736663649.webp" type="image/jpeg" length="60254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mekke’nin Fethi Kutlandı! Kudüs’ün Fethi için Omuz Omuza]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/mekkenin-fethi-kutlandi-kudusun-fethi-icin-omuz-omuza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/mekkenin-fethi-kutlandi-kudusun-fethi-icin-omuz-omuza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AGD-MGV tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen “Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi” programı, bu sene de heyecanla idrak edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AGD-MGV tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen “Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi” programı, bu sene de heyecanla idrak edildi. Yurdun dört bir yanında Müslümanlar, büyük bir heyecanla Kudüs’ün yeniden fethi, işgal altındaki İslam yurdu Filistin’in kurtuluşu ve İslam coğrafyasının selameti için canıgönülden edilen dualara “amin” dedi.</p>

<p>Fetih Sûrelerinin okunduğu, mazlum Müslümanlar için duaların edildiği, cihad ezgileriyle heyecanın zirve yaptığı, İslam kahramanlarının mücadelelerinin tiyatro gösterileri ile sahnelere yansıtıldığı programlara katılan milyonlarca insanımız da yılbaşı kutlamaları ifsadına tepki olarak Rabbimizin razı olduğu bir amel gerçekleştirdiler.</p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/AGD?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#AGD</a>, Türkiye genelinde “Mekke’nin Fethi” programları düzenledi. <a href="https://t.co/CAybeU1E5g" rel="nofollow">pic.twitter.com/CAybeU1E5g</a></p>
— Muslim Port (@muslimportcom) <a href="https://twitter.com/muslimportcom/status/1874204127561212146?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">December 31, 2024</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h4><strong>31 ARALIK’TA KUTLAMA SEBEBİMİZ: YILBAŞININ MÜSLÜMAN KÜLTÜRÜ GİBİ SUNULMASINDAN</strong></h4>

<p>Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Millî Gençlik Vakfı (MGV), her yıl olduğu gibi bu yıl da Mekke’nin Fethi programlarını tüm kentler ve ilçelerin yanı sıra Avrupa, KKTC ve Azerbaycan’da düzenledi. Yüz binlerce Peygamber (S.A.V.) sevdalısının iştirak ettiği fetih programlarının ana teması ise Kudüs oldu. Programlar, "Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi" ismini taşıdı. Diyarbakır’daki programa katılan AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, önemli mesajlar verdi. Turhan, konuşmasında, “Mekke'nin Fethi'ni 31 Aralık'ta kutlama nedenimiz Hıristiyanların kültürü yılbaşının Müslümanların kültürü gibi servis edilmesine karşı durduğumuzdandır” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin en büyük gençlik hareketi olan Anadolu Gençlik Derneği (AGD)-Millî Gençlik Vakfı (MGV), her yıl düzenlediği Mekke’nin Fethi programının 1394’üncü yıl dönümünü "Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi" temasıyla düzenledi. Vatandaşlar tarafından büyük ilgi gören programlar, bu yıl Filistin’e ve mazlum coğrafyalara destek için Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi olarak; tüm Türkiye’de yüzlerce noktada, Avrupa, KKTC ve Azerbaycan’da yoğun katılımlarla gerçekleştirildi. Fetih programlarının bir adresi de Diyarbakır oldu. Programda, katılımcılara hitap eden AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<h4><strong>TURHAN’DAN YAHYA SİNVAR ÖRNEĞİ</strong></h4>

<p>AGD-MGV Genel Başkanı Turhan, Diyarbakır’da yapmış olduğu konuşmada, Aksa Tufanı’na değindi. Yahya Sinvar örneği üzerinden önemli bir mesaj veren Turhan, “Yahya Sinvar şehadete eriştiğinde üzerinden çıkanlar bize şunu söylüyor; ey Müslüman, hangi hal üzerine olursan ol kalpler ancak Allah'ı zikretmekle tatmin olur” diye konuştu. Turhan, “Allah'ı zikretmeden yapılan cihat, cihat olamaz, Müslüman ibadetlerine dikkat eder” ifadelerini de kullandı.</p>

<h4><strong>HAMAS LİDERİ USAME HAMDAN’IN MESAJI OKUNDU</strong></h4>

<p>AGD-MGV Mekke’nin Fethi programının 1394’üncü yıl dönümünü "Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi" temasıyla düzenlerken, programlara HAMAS tarafından da mesaj gönderildi. HAMAS liderlerinden Usame Hamdan, gönderdiği mesajda, “Mekke'nin Fethi gibi önemli olayları anlamak Müslüman şahsiyetin inşasında temel bir duraktır. Cihadın Allah için yapılan bir ibadet olduğunu öğretir. Tüm Müslümanlar, işlerin nihai sonucunun yalnızca Allah'a ait olduğunu unutmamalıdır” dedi.</p>

<h4><strong>SİYER-İ NEBÎ SINAVI ÖDÜLLERİ TAKDİM EDİLDİ</strong></h4>

<p>"Mekke'nin Fethi ve Kudüs Gecesi"nde Türkiye genelinde düzenlenen Siyer-i Nebî sınavının ödülleri de takdim edildi. Türkiye’nin birçok yerinde kaybedenin olmadığı yarışmada dereceye giren öğrencilere ödüllerin verildiği programlar, edilen duaların ardından nihayete erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>MEHMET YAROĞLU, İLÇE İLÇE GEZEREK KATILIMCILARA “HOŞ GELDİNİZ” DEDİ</strong></h4>

<p>&nbsp;AGD-MGV İstanbul Şube Başkanı Mehmet Yaroğlu, İstanbul’un 39 ilçesinde salonları hınca hınç dolduran vatandaşlarımızla selamlaşmak ve hasbihal etmek üzere beraberindeki AGD’li heyetle birlikte ilçe ilçe gezerek düzenlenen programları ziyaret etti. İstanbul’un birçok ilçesindeki “Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi” programlarına katılarak vatandaşları selamlayan Mehmet Yaroğlu, ayrıca Siyer-i Nebi Ödülleri’nin hediye takdim törenlerine katılarak, kazandıkları ödülleri gençlere takdim etti.</p>

<h4><strong>AGD’Lİ GENÇLER “ÖRNEK ŞAHSİYETLER”İ CANLANDIRDI</strong></h4>

<p>AGD MGV Sakarya Şubesi’nin “Mekke’nin Fethi ve Kudüs Gecesi” programında çok özel bir gösteri düzenlendi. AGD’li gençlerin “Örnek Şahsiyetler” sunumunda liseli gençler sahne aldı. Cevher Dudayev’in, Muhammed Mursi’nin, Şeyh Şamil’in, Furkan Doğan’ın, Malcolm X’in, Şeyh Ahmed Yasin’in, Aliya İzzetbegoviç’in, Abdulaziz Er-Rantisi’nin, Necmettin Erbakan’ın, Tarık Kesekçi’nin ve Ömer Muhtar’ın canlandırıldığı sunumda birlik, beraberlik ve ümmet bilinci vurgulanırken gönüllerde hoş bir seda bıraktı.</p>

<p><em>(milli gazete)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/mekkenin-fethi-kutlandi-kudusun-fethi-icin-omuz-omuza</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/01/gg-k-ctu0-wc-a-a-em-id.jpeg" type="image/jpeg" length="29843"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye’de Kim En Karlı Çıktı?]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/bulent-arinc-suriyede-en-karli-cikan-israil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/bulent-arinc-suriyede-en-karli-cikan-israil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, “Suriye’de olanlardan en karlı çıkan İsrail’dir. İran’ı mahvetti, Gazze’yi perişan etti, Suriye’yi işte şimdi perişan ediyor” açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port Haber Merkezi</strong></p>

<p>Suriye'de yaşananlara dair değerlendirmelerde bulunan Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç dikkat çeken sözler sarf etti. Suriye'de olanlardan en karlı çıkanın İsrail olduğunu dile getiren Arınç, "İsrail beklenmedik bir şekilde ta Şam’a kadar geldi ve eskiden beri işgali altında tuttuğu Golan Tepeleri’ni su kaynaklarını tekrar elde etti. Gemilerini yaktı, uçaklarını bombaladı. Gık çıkmadı. Zaten Suriye’de olanlardan en karlı çıkan İsrail’dir. İran’ı mahvetti, Gazze’yi perişan etti, Suriye’yi işte şimdi perişan ediyor. Rusya zaten Ukrayna’yla savaşından başını kaldıramıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın Suriye'ye ilişkin açıklamalarından satır başları şu şekilde:</strong></p>

<p>Şimdi biraz Suriye’yi yakından tanıyan insanlara ihtiyacımız var. Hem siyaset alanında hem geleneksel kültür alanında. Hem de orada nasıl bir yapılanma bundan sonra başarılı olabilir, bunları Türkiye adına cumhurbaşkanımızın talimatıyla yönetebilecek orada bulunan insanlara ihtiyacımız var.</p>

<p>Bu bazen bir sanatçı da olabilir, bazen bir yazar da olabilir, bazen Suriye üzerine karşı tarafından da çok iyi düşünebileceği, kabul edebileceği birileri de olabilir. Bir din alimi de olabilir. Yeter ki sözü geçsin. Karşı tarafın buna her zaman rızası olabilsin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye çok önemli ama bu dışarıdan dua etmekle temennilerle yürümez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/bulent-arinc-suriyede-en-karli-cikan-israil</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Dec 2024 20:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/12/1676867746462-ar.jpg" type="image/jpeg" length="29730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AGD'den Suriye Açıklaması: İslam Ülkelerini Seferberliğe Çağırıyoruz]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/agdden-suriye-aciklamasi-islam-ulkelerini-seferberlige-cagiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/agdden-suriye-aciklamasi-islam-ulkelerini-seferberlige-cagiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'de yaşanan gelişmeler hakkında açıklama yayınlayan Anadolu Gençlik Derneği (AGD), İsrail'in bölgedeki işgal faaliyetlerine ilişkin olarak "Arz-ı Mev’ud’un gerçekleşmemesi için tüm İslam ülkelerini seferberliğe çağırıyoruz" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port Haber Merkezi</strong></p>

<p>Anadolu Gençlik Derneği (AGD), İsrail'in Suriye'deki işgal faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Siyonist İsrail'in Suriye’deki planlarına dair de endişe taşındığının belirtildiği açıklamada, "Suriye’de yüzlerce noktayı bombalayan, başkent Şam’ın 15 km yakınına kadar gelen ve Gazze Şeridi’nden daha büyük bir bölgeyi işgal eden siyonist israil bugün de kabul edilemez bir adım atmış ve Suriye'nin Golan Tepelerinde yerleşimci planını resmen onaylamıştır." denildi.</p>

<p><img alt="Ge3 L Lv0 X I A A Wy 3" height="1350" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2024/12/ge3-l-lv0-x-i-a-a-wy-3.jpeg" width="1080" /></p>

<p>Anadolu Gençlik Derneği'nden yapılan açıklama şu şekilde:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>Zalim Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye’de toprak bütünlüğünün korunmasını ve halkın talepleri doğrultusunda adil bir düzenin kurulmasını istiyoruz.&nbsp;</p>

<p>Bununla birlikte bir kez daha belirtmek isteriz ki siyonist israilin Suriye’deki planlarına dair de endişeliyiz.&nbsp;</p>

<p>Suriye’de yüzlerce noktayı bombalayan, başkent Şam’ın 15 km yakınına kadar gelen ve Gazze Şeridi’nden daha büyük bir bölgeyi işgal eden siyonist israil bugün de kabul edilemez bir adım atmış ve Suriye'nin Golan Tepelerinde yerleşimci planını resmen onaylamıştır.&nbsp;</p>

<p>Arz-ı Mev’ud’un gerçekleşmemesi için tüm İslam ülkelerini seferberliğe çağırıyoruz.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/agdden-suriye-aciklamasi-islam-ulkelerini-seferberlige-cagiriyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Dec 2024 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/12/haber-manset.jpg" type="image/jpeg" length="92104"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
