<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Muslim Port | İslam Coğrafyası ve Dünya'dan Haberler</title>
    <link>https://www.muslimport.com</link>
    <description>İslam Coğrafyası ve Dünya'dan Haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.muslimport.com/rss/kuzey-afrika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 06:38:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/rss/kuzey-afrika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır’dan Somali’ye Askeri Destek Hamlesi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/misirdan-somaliye-askeri-destek-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/misirdan-somaliye-askeri-destek-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah El Sisi, Somali Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud ile Kahire’de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin Afrika Birliği destekli misyon kapsamında Somali’ye asker göndereceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'dan, Somali’ye kritik hamle...</p>

<p>Mısır, Somali'ye asker konuşlandırma planını resmen duyurdu.</p>

<p>Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah El Sisi, Somali Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud ile Kahire’de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin Afrika Birliği destekli misyon kapsamında Somali’ye asker göndereceğini belirtti.</p>

<p>Sisi toplantıda şunları Söyledi :</p>

<p>“Görüşmelerimizde Mısır’ın Afrika Birliği Somali Destek ve İstikrar Misyonu’na (AUSSOM – eskiden ATMIS olarak bilinen geçiş misyonu) katılımını da ele aldık. Sayın Cumhurbaşkanı Mahmud’a, Mısır’ın Afrika kıtasına bağlılığı ve kardeş ülke Somali’de güvenlik ile istikrarın sağlanmasına yönelik kararlılığı doğrultusunda, misyon kapsamında güçlerini konuşlandırmak istediğini teyit ettim.”</p>

<p>Sisi, görüşmede ayrıca Somali’nin birliğinin korunması gerektiğini vurguladı ve herhangi bir ayrılıkçı adımın (özellikle Somaliland bağlamında İsrail’in olası tanınması gibi gelişmelerin) Afrika Boynuzu’nda istikrarsızlığa yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Mısır, Kızıldeniz ve Aden Körfezi güvenliğinin kıyı devletlerinin sorumluluğunda olduğunu da yineledi.</p>

<p>Bu arada...</p>

<p>Mısır-Somali ilişkileri son dönemde savunma alanında hızla ilerliyor.</p>

<p>2024’te imzalanan tarihi savunma anlaşması sonrası askeri iş birliği artmış, Mısır’ın terörle mücadele ve Somali ordusunun güçlendirilmesinde rolü büyümüştü.</p>

<p>Asker konuşlandırma kararı, bölgedeki gerilimler (özellikle Etiyopya-Somaliland anlaşması ve Kızıldeniz güvenliği) karşısında Mısır'ın Somali’ye verilen somut bir destek olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Mısır’ın katılımı, Afrika Birliği’nin Somali’deki yeni misyonu AUSSOM’un güçlenmesine katkı sağlayacağı konuşuluyor.</p>

<p>Bölgede dengeler yeniden kuruluyor!</p>

<h3><strong>UZUN SÜRE OSMANLI İMPARATORLUĞU TOPRAKLARININ BİR PARÇASI OLDU</strong></h3>

<p>Somali, uzun süre Osmanlı İmparatorluğu topraklarının bir parçası oldu. 19.yüzyıl sonlarına doğru ise bölgede Osmanlı hakimiyeti zayıfladı.</p>

<p>Somali kadim dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden biri. Tarihi ipek yolu Afrika kolundan (Somali)'den geçiyordu. Önemli altın ve petrol rezervlerine sahip bir ülke.</p>

<p>Hint Okyanusuna sıfır olan Somali ekonomisinin aşağı yukarı %65'i hayvancılık ve çiftçiliğe dayanır.</p>

<p>Deve, koyun, keçi ve sığır yetiştirilir. Ülke arazisinin %15'i ekime müsaittir. Nehirler boyunca uzanan topraklar oldukça verimlidir. Başlıca tarım mahsulleri mısır, darı, susam, fasulye, pamuk, şekerpancarı, süpürgedarısı ve muzdur.</p>

<p>Ülkede çıkarılabilen başlıca mineraller; deniz tuzu, kireçtaşı, kumtaşı, kil, lületaşı, alçıtaşı, demir, kalay boksit, titanyum ve uranyumdur.</p>

<p>Ülkenin para birimi Somali Şilinidir (SOS). Daha çok İtalya, İngiltere ve Almanya'dan makine, kimyevi maddeler ve diğer tüketim maddeleri alır.</p>

<p>Dışarıya muz, deri, boynuz, pamuk, balık, mısır, çekirdek içi ve et satar. İhracatını daha çok Suudi Arabistan ve İtalya'ya yapar.</p>

<h3><strong>SİYONİZM'İN BİR OYUNU:</strong> <strong>SOMALİLAND</strong></h3>

<p>Ülke, Siyonizm'in karanlık oyunları ile Somaliland, adıyla bölünmek istenmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Somaliland Cumhuriyeti, Afrika Boynuzu'nda yer alan ve Siyonist İsrail tarafından tanınan tanınan bir devlettir.</p>

<p>Aden Körfezi'nin güney kıyısında bulunur; kuzeybatıda Cibuti, güney ve batıda Etiyopya, doğuda ise Somali ile sınır komşusudur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>milli gazete</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/misirdan-somaliye-askeri-destek-hamlesi</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2026/02/darbeci-sisiden-kritik-somali-hamlesi-misirdan-somaliye-askeri-destek-yolda-bolgede-dengeler-yeniden-kuruluyor-2.webp" type="image/jpeg" length="86291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saraydan Zindana, Zindandan Şehadete]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/saraydan-zindana-zindandan-sehadete-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/saraydan-zindana-zindandan-sehadete-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır zindanlarında vefat eden Muhammed Mursi’nin şehadetinin 6. sene-i devriyesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'ın meşru seçimlerle iktidara gelen tek cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi 6 yıl önce bugün, darbe mahkemesinde hakikatleri savunurken şehit oldu. Müslüman'ca duruşuyla Mısır'ın siyasi tarihine adını altın harflerle yazdıran Mursi'yi cumhurbaşkanlığı makamından zindana sürükleyen ihanet sürecinin başı 12 yıl önceye uzanıyordu.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">❝Annelerimiz gelecekte çocuklarına anlatacaklar; Sizin ecdadınız adamdılar diyecekler. Hiçbir zaman haksızlığa boyun eğmeyin.❞<br />
<br />
Mısır zindanlarında vefat eden <a href="https://twitter.com/hashtag/MuhammedMursi?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#MuhammedMursi</a>’nin şehadetinin 6. sene-i devriyesi. <a href="https://t.co/BcWb0CHaQH" rel="nofollow">pic.twitter.com/BcWb0CHaQH</a></p>
— Muslim Port (@muslimportcom) <a href="https://twitter.com/muslimportcom/status/1934950530977042441?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 17, 2025</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h3><strong>6 YIL BOYUNCA ZİNDANLARDA EZİYETLERE MARUZ KALDI</strong></h3>

<p>3 Temmuz 2013'te Ortadoğu'nun en büyük İslam ülkesi olan Mısır'da, Siyonist İsrail ve ABD'nin güdümünde askeri bir darbe gerçekleşti. Darbenin hemen ardından, Mısır Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Sisi'nin başını çektiği Mısır ordusu, ülkenin meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi tutukladı. 6 yıl boyunca darbecilerin zindanlarında esir edilen ve eziyetlere maruz kalan Muhammed Mursi, 17 Haziran 2019 tarihinde bir duruşma sırasında, darbeci savcı ve hakimlerin çirkin yüzlerine karşı hakikatleri haykırırken, geçirdiği kalp krizi sonucu ruhunu Rabbine teslim etti.</p>

<p>Mısır'ın meşru seçimlerle iktidara gelen tek cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi 6 yıl önce bugün, darbe mahkemesinde hakikatleri savunurken şehit oldu. Müslüman'ca duruşuyla Mısır'ın siyasi tarihine adını altın harflerle yazdıran Mursi'yi cumhurbaşkanlığı makamından zindana sürükleyen ihanet sürecinin başı 12 yıl önceye uzanıyordu. 3 Temmuz 2013'te Ortadoğu'nun en büyük İslam ülkesi olan Mısır'da, Siyonist İsrail ve ABD'nin güdümünde askeri bir darbe gerçekleşti. Darbenin hemen ardından, Mısır Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Sisi'nin başını çektiği Mısır ordusu, ülkenin meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi tutukladı. 6 yıl boyunca darbecilerin zindanlarında esir edilen ve eziyetlere maruz kalan Muhammed Mursi, 17 Haziran 2019 tarihinde bir duruşma sırasında, darbeci savcı ve hakimlerin çirkin yüzlerine karşı hakikatleri haykırırken, geçirdiği kalp krizi sonucu ruhunu Rabbine teslim etti.</p>

<h3><strong>MISIR'DA MÜSLÜMANLARI İKTİDARA TAŞIYAN SÜREÇ</strong></h3>

<p>2011 yılında Arap Baharı adıyla başlayan devrim hareketleri Tunus'un ardından sırayla Libya ve Mısır gibi Arap ülkelerine de yayılmıştı. Mısır'ı 30 yıl boyunca zulümle yöneten diktatör Hüsnü Mübarek, özgürlük ve ekmek isteyen Mısır halkının aylarca süren öfkeli gösterileri karşısında direnemedi ve istifa etmek zorunda kaldı. Hüsnü Mübarek sonrasında Mısır'ı geçici olarak yöneten Mısır ordusunun nezaretinde gerçekleşen seçimleri İhvan-ı Müslimin hareketini temsil eden Hürriyet ve Adalet Partisi kazandı. Haziran 2012'de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yüzde 51,73'ünü alan İhvan'ın adayı Muhammed Mursi, seçimleri kazandı. 24 Temmuz 2012'de Mursi'nin Cumhurbaşkanlığı resmen ilan edildi ve Mursi, 30 Temmuz 2012'de yemin ederek görevine başladı. Tüm Mısırlıların cumhurbaşkanı olma sözü veren Mursi, Mısır'da devraldığı enkazı toparlamaya çalışırken karanlık odakların Müslümanları iktidardan düşürme çabaları da, hiç vakit kaybetmeksizin başlamıştı.</p>

<h3><strong>GÜCÜ DEĞİL HAKKI ÜSTÜN TUTTU</strong></h3>

<p>Ortadoğu siyasetinde kendilerini, işgalci İsrail'in menfaatlerini korumaya adayan hiçbir devlet başkanına benzemeyen Muhammed Mursi, Siyonistlerin azgınlıklarına karşı sesini yükseltebilen az sayıdaki Müslüman liderlerden biriydi. İktidarda kalabilmek için İsrail'in, Amerika Birleşik Devletleri'nin ve Avrupa Birliği'nin onursuz tekliflerine prim vermeyen Mursi, Mısır'ı yönettiği süre içerisinde İslami ve insani hassasiyetleri hep ön planda tuttu. Şehit Muhammed Mursi, kendilerine laiklik yönetimini tavsiye eden Batı işbirlikçisi idarecilere karşı, 'Mısır'ın ve Mısırlıların kaderine hükmeden Allah'ın emrettiği ne varsa Mısır anayasasında yerini alacaktır. Mısır'ın Anayasası Kuran-ı Kerim olacaktır' sözleriyle onurlu bir mesaj vermişti.</p>

<h3><strong>MURSİ'NİN VARLIĞI FİLİSTİN'E GÜVEN VERİYORDU</strong></h3>

<p>Muhammed Mursi, son 100 yılın en sorunlu bölgelerinden biri olan Ortadoğu'nun ağabeyi konumundaki Mısır'ın cumhurbaşkanlığını yürüttü. Mısır sahip olduğu binlerce yıllık medeniyet değerleri, siyasi kültürü, coğrafi ve stratejik avantajları sebebiyle bölge ülkeleri arasında adeta bir inci olarak göz dolduruyordu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla adeta üzerine ateşten bir gömlek giyen Mursi'nin sorumlulukları oldukça zor ve yıpratıcıydı. Öte yandan sinsi Yahudi planlarıyla, acımasız ambargo ve ablukalarla yok edilmeye çalışılan Filistin, Mursi'nin cumhurbaşkanlığı döneminde adeta nefes almaya başlamıştı. Mısır ve Filistin arasındaki gasp ettiği topraklarda zehirli bir kanser hücresi gibi yayılan İsrail, Muhammed Mursi tarafından meşruiyeti olmayan bir işgal devleti olarak tanımlanmıştı. Yarım asır boyunca diktatörler aracılığıyla elinde tuttuğu, bölgedeki en güçlü müttefiki olan Mısır'ı kaybetmek üzere olduğunu anlayan Siyonist İsrail, şer ortağı ABD ile birlikte hain askeri darbe planını sahneye sürdü.</p>

<h3><strong>MURSİ'Yİ DEVİRMEK İÇİN PLANLANAN TEZGÂHLAR</strong></h3>

<p>Muhammed Mursi'nin görev yaptığı 1 yıl, Mısır için kaos, terör olayları ve ekonomik sıkıntıların zirve yaptığı bir dönem oldu. Çünkü Siyonist İsrail, Mısır'daki işbirlikçileri eliyle Muhammed Mursi yönetimini başarısız hale getirmek için elinden gelen bütün kozlarını devreye sokuyordu. Mısır ve İsrail arasındaki Sina Bölgesi'nde 16 Mısır askerinin öldürüldüğü terör saldırısı ve bir süre sonra Port Said kentinde bir futbol maçında çıkan olaylarda 76 kişinin ölmesi ülkedeki sosyolojik dengeleri alt üst etmişti. Zaten ekonomik krizin girdabında boğulan halk, Mısır'da güvenlik sorunu olduğuna ikna edilmek isteniyor ve dolaylı olarak Mursi yönetiminin halkın gözünden düşürülmesi hedefleniyordu. Mısır'ın birçok kentinde sokaklara dökülen binlerce Mursi muhalifi, İhvan-ı Müslimin hareketinin iktidardan düşürülmesi için ortaya konulan Siyonist fitnesine alet oluyor ve şartlar adım adım askeri darbeye zemin hazırlıyordu.</p>

<h3><strong>MISIR'IN HAKİKİ CUMHURBAŞKANI SANIK SANDALYESİNDE</strong></h3>

<p>3 Temmuz 2013 tarihinde gerçekleşen askeri darbeyle Cumhurbaşkanlığı makamı gasp edilen Muhammed Mursi, gayrimeşru darbe mahkemeleri tarafından yargılandığı davalarda çok sayıda ceza aldı. Skandal davalardan ilki 2015 yılında gerçekleşti. 'Aralık 2012'de göstericilerin gözaltına alınması ve onlara işkence yapılması talimatı vermek' suçlamasıyla yargılanan Mursi, bu davada 20 yıl hapis cezası aldı. Mursi, 2011 yılında Hüsnü Mübarek karşıtı protestocuların bir cezaevinden kaçmasında rol oynadığı iddiasıyla yargılandığı davada ise idam cezasına çarptırıldı. Mısır Yüksek Mahkemesi, 2016'da Mursi hakkında verilen idam kararını bozdu. Mursi aynı yıl Katar'a casusluk yaptığı, devlet sırlarını sızdırdığı iddiasıyla yargılandığı davada suçlu bulundu ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mısır'ın tek ve hakiki Cumhurbaşkanı Mursi, 17 Haziran 2019'da mahkeme salonunda hayatını kaybettiğinde ise, 'Filistin'in en büyük direniş grubu HAMAS'la temaslarına yönelik bir diğer casusluk davası'ndan yargılanıyordu.</p>

<p>Mısır'ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi yargılandığı davanın duruşmasında, mahkeme salonunda ruhunu Rabbine teslim etti. 67 yaşında şehadete yürüyen Muhammed Mursi'nin, vefatına yakın bir zamanda söylediği bu sözleri hafızalara kazınmıştı: 'Bu haklarımızın bedeli için benim kanım akacaksa, ben hazırım. Vatan uğruna canımı kolayca veririm. Allah her şeye kadirdir. Kimse sizi aldatmasın. Sakın tuzaklara düşmeyin.' Şehit Mursi'nin cenazesi, Kahire'nin doğusunda, Medinet'un Nasr semtindeki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) mürşitlerinin defnedildiği kabristanlıkta toprağa verildi. Mursi'yi haksız yere esir eden ve O'nu hayattan koparan darbeci Sisi ve ordusu ise Allah'ın zalimler için hazırladığı acı akıbete uğrayana kadar, vicdanlarda nefretle anılmaya devam edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>(milli gazete)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/saraydan-zindana-zindandan-sehadete-1</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Jun 2025 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/06/1472n.webp" type="image/jpeg" length="71289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tunus'ta İslami Mücadelenin Kara Günü: Gannuşi'ye 22 Yıl Hapis!]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/tunusta-islami-mucadelenin-kara-gunu-gannusiye-22-yil-hapis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/tunusta-islami-mucadelenin-kara-gunu-gannusiye-22-yil-hapis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunus'ta, Nahda Hareketi'nin kurucusu ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi, "Instalingo" davası olarak bilinen soruşturma kapsamında, 22 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Tunus’un en köklü İslami hareketi olan Nahda’nın 43 yıllık mücadelesi gün geçtikçe zorlaşmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port Haber Merkezi | Yunus Emre Kaynak</strong></p>

<p>Tunus İslami hareketi Nahda’nın liderlerinden Raşid el-Gannuşi, "devlet güvenliğine karşı komplo" suçlamasıyla 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<p>Bu karar, Gannuşi'nin Nisan 2023'ten bu yana tutuklu bulunduğu süreçte verilen en ağır ceza olarak kaydedildi. Mahkeme, medyada 'Instalingo' olarak bilinen davada 41 siyasetçi, gazeteci, blog yazarı ve iş adamına, 5 ila 54 yıl arasında değişen hapis cezaları verdi.</p>

<h4><strong>Instalingo Davası ve Siyasi Boyutu</strong></h4>

<p>Instalingo davası, Tunus'ta dijital içerik üretimi yapan bir şirket etrafında şekillenen ve aralarında siyasetçi, iş insanı ve gazetecilerin bulunduğu 41 sanığın yargılandığı geniş çaplı bir soruşturma olarak biliniyor. Sanıklara, "devlet güvenliğine karşı komplo kurmak" ve "cumhurbaşkanına yönelik düşmanlık" gibi suçlamalar yöneltiliyor. Gannuşi'nin yanı sıra eski Başbakan Hişam el-Meşişi de gıyaben 35 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</p>

<h4><strong>Nahda Hareketi'nden Tepki</strong></h4>

<p>Nahda Hareketi, liderleri Gannuşi'ye verilen cezayı "ağır ve zalimane" olarak nitelendirerek kınadı. Yapılan açıklamada, bu tür kararların temel hak ve özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne ve özgürlüklerin en temel esaslarına yönelik saldırılar olduğu belirtildi. Ayrıca, verilen cezaların yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına yönelik açık bir saldırı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Nahda Hareketi'nden yapılan yazılı açıklamada,&nbsp;“Bu hükümler, en temel hak ve özgürlüklere, hukukun üstünlüğü ve özgürlüklerin en temel esaslarına yönelik daha fazla saldırı bağlamında gelen haksız bir siyasi yargılamanın sonucudur.”&nbsp;ifadelerine yer verildi. Açıklamada, verilen cezaların yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına yönelik&nbsp;“açık bir saldırı”&nbsp;ve yargılama usul ve kararlarının&nbsp;“açık bir şekilde siyasallaştırılması”&nbsp;anlamına geldiği vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca, verilen cezaların,&nbsp;“bölgenin karşı karşıya olduğu ciddi zorluklarla mücadelede ülkenin diyalog ve ulusal birlik ihtiyacına tamamen aykırı”&nbsp;olduğu ifade edildi. Tunus'taki Asliye Hukuk Mahkemesi İkinci Ceza Dairesi, Gannuşi'nin de 22 yıl hapis cezasına çarptırıldığı davada, kararların kesinleşmediğini ve temyiz yolunun açık olduğunu belirtti.</p>

<p>11 Şubat 2023'te başlayan gözaltı operasyonları ile Tunus'ta muhalefeti sindirmeye yönelik bir dizi tutuklama gerçekleşmişti. Bu tutuklamalar, 'devlet güvenliğine karşı komplo kurmak' suçlamasıyla gerçekleştirilmişti. Raşid el-Gannuşi, bir toplantıdaki sözleri nedeniyle 17 Nisan'da gözaltına alınmıştı. Tunus Cumhurbaşkanı&nbsp;Kays Said, bazı siyasilerin 'devletin güvenliğine karşı komplo kurmak' ve 'ekonomik krizi körüklemeye yönelik adımlar' nedeniyle gözaltına alındığını ifade etti.</p>

<h4><strong>Tunus Adaleti Çöktü!</strong></h4>

<p>Gannuşi'nin avukatları ve insan hakları savunucuları, bu davanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğini savunuyor. Avukat Zeyneb Brahmi, "bağımsız bir yargının yokluğu" nedeniyle sanıkların hâkim karşısına çıkmayı reddettiğini belirtti. Ayrıca, Gannuşi'nin ileri yaşı ve sağlık sorunları göz önüne alındığında, cezaevinde tutulmasının insan hakları ihlali olduğu dile getiriliyor.</p>

<p>Bu gelişmeler, Tunus'ta adalet sisteminin siyasallaştığı ve muhalefetin sindirilmeye çalışıldığı yönündeki endişeleri artırıyor. Uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin, Tunus'taki bu tür yargı süreçlerini yakından takip etmesi bekleniyor.</p>

<h4><strong>Nahda Hareketi: İslami Mücadelenin 43 Yıllık Serüveni</strong></h4>

<p>Tunus’un en köklü İslami hareketlerinden biri olan Nahda, 1981 yılında “İslami Eğilim Hareketi” adıyla Raşid el-Gannuşi ve Abdülfettah Moro tarafından kuruldu. Batı’nın dayattığı sekülerleşme anlayışına karşı bir denge unsuru olarak kendini tanımlayan hareket, şiddete başvurmadan adil bir düzen ve İslami kimliğe sahip bir demokrasi inşa etme hedefiyle yola çıktı.</p>

<p>Ancak 1989 seçimlerinde aldığı güçlü destek, Tunus’un otoriter yönetimi için tehdit olarak görüldü. Nahda'nın yükselişi, dönemin lideri Zeynel Abidin Bin Ali tarafından sert baskılarla karşılandı. Binlerce üyesi hapse atıldı, Gannuşi ise sürgüne zorlandı.</p>

<p>2011’de Arap Baharı ile birlikte yeniden siyasi arenaya dönen Nahda, Tunus’un demokratik dönüşümünde kritik bir aktör haline geldi. Ancak bu dönüşüm, seküler çevreler tarafından tehdit olarak algılandı ve Nahda, sürekli olarak hedef haline getirildi.</p>

<h4><strong>İslami Kimlik ve Adalet Arayışıyla Başlayan Yolculuk </strong></h4>

<p>Tunus’un en köklü İslami hareketi olan Nahda, 6 Haziran 1981’de Raşid el-Gannuşi ve Abdülfettah Moro tarafından "İslami Eğilim Hareketi" adıyla kuruldu. Hareket, Batı’nın baskıcı modernleşme anlayışına ve sekülerleşme politikalarına karşı, şiddet içermeyen yollarla toplumsal adaletin ve İslami kimliğin korunmasını hedefliyordu.</p>

<p>1984 yılından itibaren Nahda, hem açık hem de gizli şekilde örgütlenmeye başladı. 1989’da partinin yasal olarak tanınması için adım atıldı ve adı "Nahda Hareketi" olarak değiştirildi. Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali yönetimi, Nahda’yı hala yasal bir parti olarak kabul etmedi ve hareket üzerindeki baskılar arttı.</p>

<p>1989 genel seçimlerinde Nahda, resmi sonuçlara göre oyların yüzde 17’sini alarak Meclis’te ikinci büyük güç oldu. Ancak parti, seçimlerde usulsüzlük yapıldığı ve oylarının bilinçli olarak düşük gösterildiğini öne sürdü. Bu seçimler, Nahda ve otoriter rejim arasındaki mücadelenin fitilini ateşledi.</p>

<h4><strong>Hareketin Zor Yılları: Baskılar, Sürgünler ve Hapishaneler </strong></h4>

<p>1990’lı yıllar, Nahda için baskı, yasaklar ve tutuklamalarla geçti. 1989 seçimlerinden bir yıl sonra, Bin Ali yönetimi Nahda’nın üst düzey yöneticilerini devlet düşmanı ilan etti ve birçok üyesini tutukladı. Hareket, ülke içinde baskılanırken, yurt dışında sürgünlere zorlandı.</p>

<p>Bu süreçte Raşid el-Gannuşi de İngiltere’ye sürgüne gitmek zorunda kaldı ve 20 yılı aşkın bir süre orada yaşadı. Nahda’nın birçok üyesi ve destekçisi ağır hapis cezalarına çarptırıldı. Parti tamamen yasaklandı ve yasadışı bir oluşum olarak görüldü.</p>

<p>Bin Ali yönetimi, Nahda’nın toplumsal etkisini sıfıra indirmek için medya sansürünü devreye soktu ve İslami hareketleri tehdit olarak gösterdi. Nahda’nın tabanı büyük bir sessizliğe gömülse de, hareket yeraltında faaliyetlerini sürdürmeye devam etti.</p>

<h4><strong>Arap Baharı Sonrası Yeniden Doğuş </strong></h4>

<p>2011’de Tunus’ta patlak veren Arap Baharı, Nahda için tarihi bir dönüm noktası oldu. Yıllarca süren otoriter yönetim ve ekonomik sıkıntılardan bıkan halk, sokaklara dökülerek Bin Ali rejimini devirdi. Tunus’un en büyük muhalif gücü olan Nahda, yıllar sonra yeniden siyasi sahneye çıkma fırsatı yakaladı.</p>

<p>2011’de Nahda’nın yasakları kaldırıldı ve hareket resmen siyasi parti olarak tanındı. Aynı yıl yapılan Tunus Ulusal Kurucu Meclis seçimlerinde Nahda, yüzde 40’a yakın oy alarak 90 sandalye kazandı ve birinci parti oldu.</p>

<p>Ancak bu yükseliş, Tunus içindeki seküler kesimler tarafından bir tehdit olarak algılandı. Nahda, İslami bir yönetim kurma niyetinde olmadığını belirtse de, seküler çevreler hareketin gizli bir ajandaya sahip olduğunu öne sürdü.</p>

<p>2013’te ülkede iki seküler siyasetçinin suikasta uğraması, siyasi kutuplaşmayı artırdı ve Nahda’yı daha büyük bir baskı altına soktu. Ülkenin daha büyük bir krize sürüklenmemesi için Nahda, 2014’te hükümetten çekilme kararı aldı.</p>

<h4><strong>Siyasette Ilımlı Dönem, Koalisyonlar ve Kays Said Dönemi </strong></h4>

<p>Nahda, 2014 seçimlerinde ikinci parti konumuna düştü ve seçimleri kazanan seküler Nida Tunus ile koalisyon hükümeti kurdu. Nahda’nın katkılarıyla hazırlanan Tunus’un demokratik özgürlükleri merkeze alan anayasası, 2014 yılında yürürlüğe girdi.</p>

<p>2016’da Nahda, siyasal İslam’dan uzaklaştığını ve artık "Müslüman demokratlar" olarak tanımlanacağını açıkladı. Gannuşi, hareketin Tunus’un İslamlaştırılması değil, istikrarlı bir demokrasi inşa etme çabasında olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ancak 2019 seçimlerinde Nahda, ekonomik kriz ve yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalarak 17 sandalye kaybetti. Buna rağmen parlamentodaki en büyük parti olmayı sürdürdü.</p>

<p>2020’de yeni Cumhurbaşkanı Kays Said ile Nahda arasındaki ilişkiler giderek gerildi. Temmuz 2021’de Kays Said, parlamentoyu feshederek Nahda’nın da içinde olduğu hükümeti tamamen devre dışı bıraktı. Nahda, bu hamleyi "darbe" olarak nitelendirdi ve protesto çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h4><strong>Gannuşi’nin Tutuklanması ve Nahda’nın Geleceği </strong></h4>

<p>Kays Said’in tek adam yönetimine doğru ilerlemesiyle birlikte, Nahda üzerindeki baskılar yeniden arttı. 11 Şubat 2023’te muhalefeti sindirmek amacıyla geniş çaplı gözaltılar başladı. Nahda’nın birçok üyesi ve destekçisi, "devlet güvenliğine karşı komplo" suçlamasıyla tutuklandı.</p>

<p>Raşid el-Gannuşi, 17 Nisan 2023’te yüzlerce polisin katıldığı bir baskınla evinde gözaltına alındı. Kamuya açık bir toplantıdaki sözleri nedeniyle "halkı iç savaşa teşvik etmek" suçlaması yöneltilerek tutuklandı.</p>

<p>Son olarak, "Instalingo davası" kapsamında Gannuşi’ye 22 yıl hapis cezası verildi. Nahda ve uluslararası insan hakları örgütleri, bu cezayı "siyasi intikam ve hukuksuzluk" olarak değerlendirdi.</p>

<p>Bugün Nahda, Tunus’ta en büyük muhalefet gücü olarak varlığını sürdürmeye çalışıyor. Ancak Kays Said’in baskıcı politikaları, Nahda’nın geleceğini belirsiz bir noktaya sürüklüyor. Tunus, demokrasi yolunda bir dönüm noktasına gelirken, Nahda Hareketi’nin mücadelesi devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>MP Dosya, Kuzey Afrika, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/tunusta-islami-mucadelenin-kara-gunu-gannusiye-22-yil-hapis</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Feb 2025 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2025/02/1132071-1488444108.jpg" type="image/jpeg" length="16543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kays Said Oyların Yüzde 90,7'sini Alarak İkinci Kez Tunus Cumhurbaşkanı Oldu]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/kays-said-oylarin-yuzde-907sini-alarak-ikinci-kez-tunus-cumhurbaskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/kays-said-oylarin-yuzde-907sini-alarak-ikinci-kez-tunus-cumhurbaskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, gazeteciler, aktivistler ve avukatlarla birlikte muhaliflerinin de hapse atıldığı bir kampanya döneminin ardından ezici bir zaferle yeniden seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkedeki Bağımsız Yüksek Seçim Otoritesi'nin pazartesi akşamı yaptığı açıklamada, Said'in oyların yüzde 90,7'sini aldığı duyuruldu. Bu da pazar günkü yarışa destekçilerinin katıldığını, muhaliflerin sandığa gitmediğini gösteriyor.</p>

<p>En yakın rakibi iş insanı Ayaşi Zamal, "seçimle ilgili suçlar" nedeniyle hapis cezasına çarptırıldığı için kampanya döneminin büyük bölümünü cezaevinde geçirip oyların yüzde 7,4'ünü alabildi.</p>

<p>Bu seçim, Tunus’ta 2011 Arap Baharı'ndan bu yana düzenlenen üçüncü seçimdi. “Ekmek, özgürlük ve onur” talepleriyle başlayan protestolar, Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali'nin devrilmesiyle sonuçlanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonraki yıllarda Tunus'ta yeni bir anayasa kabul edildi ve çok partili bir demokrasi modeli benimsendi.</p>

<p>Ancak Said, göreve başladıktan iki yıl sonra ülkenin yeni kurumlarını yıktı.</p>

<p>Said, Temmuz 2021’de olağanüstü hal ilan ederek parlamentoyu feshetti ve başkanlık yetkilerini artırabilmek amacıyla anayasayı yeniden yazdı.</p>

<p>Ülke ekonomisi büyük zorluklarla karşılaşmaya devam&nbsp;ediyor. Said'in Tunus için yeni bir rota çizme vaatlerine rağmen, işsizlik istikrarlı bir şekilde artarak yüzde 16 ile bölgenin en yüksek oranlarından birine ulaştı ve özellikle genç Tunuslular bundan çok etkilendi.</p>

<p>COVID-19 pandemisinden bu yana büyüme yavaş seyretti ve Tunus, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği (AB) gibi çok taraflı kreditörlere bağımlı kaldı. Bugün Tunus'un bu kreditörlere 8 milyar euro'dan fazla borcu var. Tarım reformu dışında Said'in kapsayıcı ekonomik stratejisi belirsiz.</p>

<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından 2022'de teklif edilen 1,7 milyar euroluk kurtarma paketi üzerindeki müzakereler uzun süredir durmuş durumda.</p>

<p>Said, borçlu devlet şirketlerinin yeniden yapılandırılması ve kamu maaşlarının düşürülmesini içeren koşulları kabul etmekte isteksiz davranıyor. IMF'nin elektrik, un ve yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması da dahil olmak üzere bazı şartları, Tunuslular arasında muhtemelen popüler olmayacaktır.</p>

<p>Ekonomi analistleri, yabancı ve yerli yatırımcıların devam eden siyasi riskler ve güvence eksikliği nedeniyle Tunus'a yatırım yapmakta isteksiz olduklarını söylüyor.</p>

<p>Ekonomik sıkıntıların Tunus'un en önemli siyasi meselelerinden biri olan göç üzerinde iki yönlü etkisi oldu. 2019'dan 2023'e kadar artan sayıda Tunuslu izinsiz olarak Avrupa'ya göç etmeye çalıştı. Bu arada Said yönetimi, Sahra Altı Afrika'dan gelen ve birçoğu Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken kendilerini Tunus'ta sıkışmış halde bulan göçmenlere karşı sert bir yaklaşım benimsedi.</p>

<p>Said, 2023'ün başlarında göçmenleri şiddet ve suçla suçlayarak ve onları ülkenin demografisini değiştirme planının bir parçası olarak göstererek destekçilerini harekete geçirdi.</p>

<p>Göçmen karşıtı söylem, göçmenlere karşı aşırı şiddete ve yetkililerin baskılarına yol açtı. Geçtiğimiz yıl güvenlik güçleri, bir dizi tutuklama, çöle sürgün ve Tunus ve sahil kasabalarındaki çadır kamplarının yıkılmasıyla sahilden başkente göçmen topluluklarını hedef aldı.</p>

<p>Tunusluları ve Sahra Altı Afrika'dan gelen göçmenleri taşıyan tekneler batmadan önce sadece birkaç deniz mili gidebildikleri için hayatı kaybedenlerin bedenleri Tunus sahil şeridinde kıyıya vurmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Seçim, denizaşırı ülkeler için ne anlama geliyor?</strong></p>

<p>Tunus geleneksel Batılı müttefikleriyle bağlarını korudu, ancak Said döneminde yeni ortaklıklar da kurdu.</p>

<p>Dünya çapında iktidara gelen pek çok popülist lider gibi Said de egemenliğe ve Tunus'u "yabancı diktalar"dan kurtarmaya vurgu yapıyor. Tunus'un, Akdeniz'in daha iyi denetlenmesi amacıyla kendisiyle anlaşmalar yapmaya çalışan AB ülkeleri için bir "sınır muhafızı" olmayacağı konusunda ısrar etti.</p>

<p>Tunus ve İran vizeleri kaldırdı ve mayıs ayında ticari ilişkileri artırma planlarını açıkladı. Ayrıca Çin'in tarihi İpek Yolu güzergahında başlattığı Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamında hastaneler, stadyumlar ve limanlar inşa etmek üzere milyonlarca dolarlık krediyi de kabul etti.</p>

<p>Ancak Avrupa ülkeleri Tunus'un en büyük ticari ortakları olmaya devam ediyor ve bu ülkelerin liderleri Said ile verimli ilişkilerini sürdürerek göçü yönetmeye yönelik anlaşmaları bölge için bir "model" olarak nitelendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/kays-said-oylarin-yuzde-907sini-alarak-ikinci-kez-tunus-cumhurbaskani-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Oct 2024 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/10/1920x1080-cmsv2-d0a90a21-34dc-5e45-9757-b61206a9d5bd-8774620.webp" type="image/jpeg" length="78076"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhvan’dan Sudan İslami Hareketine Çağrı]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/ihvandan-sudan-islami-hareketine-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/ihvandan-sudan-islami-hareketine-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sudan’daki insani kriz derinleşirken İhvan-ı Müslimin’den Sudan İslami Hareketine önemli ve tarihi bir çağrı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İhvan-ı Müslimin’in Sudan İslami Hareketine yönelik çağrısında şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>‘Müslüman Kardeşler, Sudan'daki çetrefilli durumu ve “Hızlı Destek Milis Güçleri” tarafından başlatılan savaşın bir sonucu olarak siyasi ve insani durumun kötüleşmesini yakından takip etmektedir. Müslüman Kardeşler, barışın sağlanması ve siyasi durumun çözüme kavuşturulmasına yönelik her çabayı, zorluklar karşısında atılmış bir adım olarak görmektedir.</p>

<p>Bu bağlamda Müslüman Kardeşler, İslam için çalışanların tek bir akım içinde birleşmesini ve dinlerine, ülkelerinin ve milletlerinin davalarına hizmet eden hedefler etrafında toplanmasını, millî bütünlüğün yeniden tesis edilmesinin bir parçası olarak görmektedir. Devletin güçlülüğü, onu destekleyen ve milli aksiyon hedeflerini destekleyen sivil toplum kuruluşlarının güçlülüğü sayesindedir.</p>

<p>Bu bağlamda Müslüman Kardeşler, geniş İslami akımın başına seçilen İslami Hareket Genel Sekreteri Maulana Ali Ahmed Karti'yi tebrik etmekte ve Sudan'ın zor ve karmaşık koşullarında bu akıma her düzeyde liderlik etme konusunda başarılı olması yönünde dua etmektedir.</p>

<p>Allah Sudan'ı ve halkını korusun. Başına gelen felaketin sona ermesini tez zamanda nasip etsin.</p>

<p>Allah u Ekber Ve Lillahi’l Hamd.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><em>(milli gazete)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/ihvandan-sudan-islami-hareketine-cagri</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Sep 2024 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/09/r-c2-l-x0-a-h-y-z-y5-1689240635.webp" type="image/jpeg" length="98086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Libya Cihadının Şehidi: Ömer Muhtar]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/libya-cihadinin-sehidi-omer-muhtar-2024</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/libya-cihadinin-sehidi-omer-muhtar-2024" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Libya'yı işgal eden İtalyanlara karşı büyük bir direniş başlatan Ömer Muhtar, esir düştükten sonra göstermelik bir mahkeme sonucunda idam edilmişti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Libya'da İtalyanlara karşı yürütülen direniş hareketinin önderi Ömer Muhtar, İtalyanlar tarafından esir edildikten sonra 16 Eylül 1931 tarihinde idam edilmişti.</p>

<p>İtalyanların ellerine düşen Ömer Muhtar'dan hayatı karşılığında bütün mücahitlerin teslim olmasını istendi. Ancak Ömer Muhtar, İtalyanların bu isteğini kesin bir diller reddetti. Bunun üzerine göstermelik mahkeme tarafından idama mahkum edildi.</p>

<p>Ömer Muhtar, mahkemenin hükmüne şu meşhur cevabı verdi: 'Hüküm ve karar yalnız Allah'ındır. Sizin bu sahte ve uydurma hükmünüzün hiçbir geçerliliği yoktur. İnna lillah ve inna ileyhi raciun (Biz Allah'ın kullarıyız ve sonunda ona döneceğiz.)'</p>

<p>Libya Mücahidi, 16 Eylül 1931'de halkının gözleri önünde idam edildi.</p>

<p><span style="color:#ba372a"><strong>Ömer Muhtar Kimdir</strong></span></p>

<p>Afrika'da, Osmanlılarla ortak hareket eden bölgenin en büyük ve etkin tarikatı Senusiyye'ye mensup liderler, bütün güçleriyle Fransa ve İtalya'nın emperyalist işgallerine karşı bir direniş başlattılar. Özellikle Ahmed Eş-Şerif Es-Senusi'nin liderliği ele almasından sonra dini, içtimai rollerle birlikte silahlı ve siyasi bir harekete de dönüşen Senusiyye tarikatı, Libya'daki mücadele ruhunu devamlı surette diri tutarak örgütledi.</p>

<p>Senusiler, 18 Ekim 1912'de Osmanlı Devleti ile İtalya arasında Uşi (Quchy) Anlaşması'nın imzalanmasından sonra ve I. Dünya Savaşı sırasında da cihada, Osmanlılar yanında devam ettiler. 1917 yılında Ahmed Eş-Şerif Es-Senusi'nin, Halife sıfatını da haiz Osmanlı Padişahı'nın çağrısını kabul ederek, harekete İstanbul'dan daha ciddi bir fayda sağlayacağı inancıyla buraya gelmesinin akabinde, yerine Muhammed İdris Es-Senusi geçti. Onun, İtalyan işgalini kısmen tanıyan bir anlaşma imzalaması ve tedavi gerekçesiyle 1922'de Mısır'a gitmesiyle birlikte bir süre duraksayan direniş, tarikat içerisinden yetişen başka bir isim etrafında yeniden güçlendi.</p>

<p>Mustafa Akkad'ın yönetmenliğini yaptığı ve Anthony Qiun'in başrolünü oynadığı, dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi'den büyük destek gören, 1981 yapımı 'Lion of Desert-Çöl Aslanı' filmiyle dünyaca tanınan bu isim, Muhammed İdris Es-Senusi'nin babası, Şeyh Muhammed Mehdi'nin yanında yetişen ve liderlik vasıflarıyla öne çıkan Ömer Muhtar'dı.1862 yılında doğan ve Libya'daki en büyük Arap kabileleri arasında sayılan Menife'ye mensup Gays ailesinden olan Ömer Muhtar, İtalyan işgaline karşı, Kufra'da mücadele kararının aldığı toplantıya da iştirak etti ve kurduğu 1000 kişilik mücahit birliği ile İtalyanlara karşı ilk kurşun sıkanlar arasında yer aldı. Komutan olarak birçok baskını idare ederek çatışmalara katıldı ve İslam'ın emrettiği cihad ruhundan en sıkıntılı zamanlarda bile taviz vermedi.</p>

<p>1923 yılına gelindiğinde, İtalyanlarla anlaşma yaparak işgali tanıyan Muhammed İdris Es-Senusi ile görüşmek için Mısır'a giden Ömer Muhtar, buradan olumlu bir sonuç alamadı ve aynı günlerde İtalyanların kendisine mücadeleden vazgeçmesi karşılığında yaptığı cömertçe teklifleri reddederek Libya'ya döndü. Artık, Libya'daki cihad hareketinin tüm liderliğini üstlenen Ömer Muhtar, 'Ahmed Şerif Es-Senusi'ye Şubat 1924 tarihinde bir mektup gönderdi. Sitem dolu bu mektubunda: İtalyanlar'ın daha önce İdris Es-Senusi ile imzaladıkları anlaşmaları iptal ettiklerini, Trablusgarp halkının başsız bırakıldığını, askeri bir düzeni olmayan birliklerle Cebelü'l-Ahdar'da cihada devam edeceklerini bildirdi; kendilerine para, silah ve erzak göndermesini talep etti. Bu arada bütün bölgeleri gezerek Berka, Trablus ve Fizan'daki güçleri tek bir idare altında topladı. İtalyanlara karşı yeniden ve büyük bir direniş başlattı.</p>

<p>Senusi tarikatının irşad ettiği, korkusuz ve gönüllü olarak cihada iştirak eden kabile mensuplarına, Müslüman halktan sağlanan vergi, zekat, öşür, bağış gibi gelirlere, düşmandan alınan ganimetlere dayanılarak gerilla güçleriyle sürdürülen başarılı mücadeleyi durdurmak isteyen İtalyanlar, zulüm, zorbalık, tehdit ve rüşvet dahil her yola başvurmaya başladılar. İşte bu dönemlerde İtalya'da Benito Musollini liderliğinde iktidara gelen faşist yönetim, daha önce Libya'ya gönderdiği Bongiovanni, Mombelli, Teruzi, Sicilliani ve Pietro Badoglio gibi valilerin kıramadığı direnişin, şiddetle ezilmesi kararını aldı. Bu iş için de o güne kadar tayin edilenlerin en acımasızı olarak bilinen Rodolfo Graziani görevlendirildi.</p>

<p>Ömer Muhtar kuvvetlerinin halktan yardım almalarını engellemek için hayvanlar, mahsuller, ürünler telef edildi. Ormanlar yakıldı. Libya'ya zırhlı araçlar ve uçaklar sevk eden işgal kumandanlığı, Müslümanları içlerinden bölmek için algı operasyonlarına başladı. Ömer Muhtar'ın çocukluk arkadaşı Şerif El-Giryani'yi yanlarına çeken İtalyanlar, Senusi hareketinin önde gelenlerinden Muhammed Rıza aracılığı ile Ömer Muhtar ve mücahitlere teslim çağrıları yaptılar. Fakat istedikleri neticeyi elde edemeyince bu sefer mukavemeti destekleyen halkı toplama kamplarına hapsetmeye başladılar. Bu kamplarda tutulan on binlerce Libyalı Müslüman açlıktan, hastalıktan can verdi. Birçoğu da idam edildi. 'Direnişe en büyük destek Mısır'dan geldiği için yeni Vali Graziani, Akdeniz sahilindeki Sellum yakınında deniz kıyısından güneydeki Cağbub'a kadar uzanan yaklaşık 270 kilometrelik bir mesafeyi 2 m. yüksekliğinde ve 3 m. genişliğinde dikenli tellerle kapattırdı.</p>

<p>Böylece mücahitlerin yardım temin ettikleri tek yön de kesilmiş oldu. Bunların ardından düzenlenen saldırılarda Ömer Muhtar'ın birbirinden değerli silah arkadaşlarının şehit olması ve Kufra'nın düşmesi, mücadeleyi oldukça sıkıntılı bir duruma soktu. Bütün bu olumsuz şartlara rağmen savaşı azimle sürdüren ve cihattan vazgeçmeyen Ömer Muhtar, 11 Eylül 1931 tarihinde adamlarıyla birlikte sahabeden Seyyid Rafi'in kabrini ziyarete gittiklerinde İtalyan çemberi içinde kalarak esir düştü. Asi bir İtalyan vatandaşı olarak yargılandığı mahkemede o sırada 74 yaşında bulunan Ömer Muhtar şunları söyledi:</p>

<p><strong>'Savcı: Kime karşı savaştın?</strong></p>

<p><strong>Ömer Muhtar: İtalyan hükümetine karşı savaştım.</strong></p>

<p><strong>Savcı: Kaç muharebede bulundun?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ömer Muhtar: Birçoğunda, tam olarak sayısını bilemem. Bizzat katılmadıklarımda ise benim emrimle harekat yapılmıştır.</strong></p>

<p><strong>Savcı: Teğmen Beati'nin öldürülmesi emrini sen mi verdin?</strong></p>

<p><strong>Ömer Muhtar: Tutsak edilmişti. Bir gün ben yokken İtalyan birlikleri bizimkilere çok yaklaşmış bunun üzerine savaş hali bu ya, onu öldürmüşler.</strong></p>

<p><strong>Savcı: Bütün tutsak düşürdüklerinizin öldürülmesi emrini verdin mi?</strong></p>

<p><strong>Ömer Muhtar: Hayır, ben böyle bir emir vermedim.</strong></p>

<p><strong>Savcı: Kasr Beni Kadem mevkiinde, telefon hatlarını tamir edenlerin öldürülmesi ve İtalyan birliklerine karşı akınlar yapılması emrini sen mi verdin?</strong></p>

<p><strong>Ömer Muhtar: Evet. Bu emirleri ben verdim.'</strong></p>

<p>Bunun ardından 'Hakimin:<strong> 'İtalya sıkıyönetim mahkemesi idamına karar verdi'.</strong> Diye hitap ettiği Ömer Muhtar:<strong> 'Hüküm ve karar yalnız Allah'ındır. Sizin bu sahte ve uydurma hükmünüzün hiçbir geçerliliği yoktur…İnna lillah ve inna ileyhi raciun'</strong>..diye cevap verdi ve 15 Eylül 1931 yılında Suluk kampında 20.000'i bulan bir halk topluluğu önünde idam edildi. Hayatı ve mücadelesi birçok araştırmaya ve bir filme konu olan Ömer Muhtar, Libya'daki direnişin sembol ismi olarak tarihe geçti.</p>

<p><span style="color:#ba372a"><strong>Muhammed Esed Cihadın Son Günlerinde Onunla Buluşmuştı</strong></span></p>

<p>Türkiyeli okuyucular tarafından da Mekke'ye Giden Yol kitabıyla ve Kuran Mesajı adlı meal tefsiriyle tanınan Muhammed Esed, Libya'da İtalyanlara karşı yürütülen cihadın son aylarında Ömer Muhtarla buluştu. Onunla geçirdiği iki gece bir gündüz süren görüşmesini ve Libya cihadına olan duyarlılığını gösteren hatırasını Mekke'ye Giden Yol'un 407-443. sayfalarında anlatmıştır.</p>

<p>Esed'in Ömer Muhtar'la ilgili ifadelerden biri şöyle: <strong>"Benim için İslam bir yoldu, üzerinde sonsuza kadar yürünecek bir yol. Bir son, ya da bir durak değil. Ve Ömer Muhtarın mücahitleri de, tıpkı on üç yüzyıl önce Peygamber (s.a.v.) ve sahabilerinin yaptığı gibi, özgürlük tutkusuyla canlarını ortaya koyarak işte bu yolu yürümeye çalışıyorlardı. Onlara bu çetin ve zorlu mücadelelerinde yardım etmek, sonucu ne olursa olsun benim için bir görev, namaz gibi terk edilmez bir ibadetti."</strong></p>

<p><em>(Dünya Bülteni)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/libya-cihadinin-sehidi-omer-muhtar-2024</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Sep 2024 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/dosyalar/dosyalar/3736n.png" type="image/jpeg" length="48857"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esma Biltaci Rabb'ine Kavuşalı 11 Yıl Oldu]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/esma-biltaci-rabbine-kavusali-11-yil-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/esma-biltaci-rabbine-kavusali-11-yil-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün Mısır'ın onurunu müdaafa ederken cunta güçlerinin açtığı ateş sonucunda şehadete erişen 17 yaşındaki Esma Biltaci'nin Rabb'ine kavuştuğu gün.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'da cunta güçlerinin Rabiat'ül Adeviye Meydanı'na müdahalesi sonucu 14 Ağustos 2013 tarihinde Müslüman Kardeşler'in önde gelen isimlerinden Dr. Muhammed Biltaci'nın kızı Esma Biltaci şehid edildi.</p>

<p>Bugün Esma'nın şehid edilmesinin sene-i devriyesi...</p>

<p>Aynı zamanda Hürriyet ve Adalet Partisi Genel Sekreteri olan Dr. Biltaci'nin kızı Esma'nın henüz 17 yaşındaydı.</p>

<p><strong>"BENİM KIZIM DA ŞEHİT OLDU"</strong></p>

<p>Biltaci, haberin duyulmasının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, "Sizden tüm meydanları ve sokakları doldurmanızı ve polis devletinin sonunun geldiğini ilan etmenizi istiyorum. Benim kızım da şehit edildi. Övgüler düzmek için burada değilim ama şu an hepimiz fedakarlık ediyoruz" dedi.</p>

<p><strong>BABASINDAN ŞEHİD ESMA'YA MEKTUP</strong></p>

<p>Esma Biltaci'nin babası Muhammed Biltaci Akrep Cezaevinden kızına şehit edilmesinin yıldönümü dolayısıyla bir mektup yazmıştı. Mektup şöyle:</p>

<p>"Pak ruhunun, tarihte gerçekleşen Büyük Kerbela günü ve Uhdud Ashabı'nın yanına, herkesin gözü önünde yıldızlar gibi şehitlerin arasında yaratıcısına ulaştığı günün üzerinden bir yıl geçti. Temiz ruhlar her türlü kahır, zulüm ve isyana karşı çıkarak imanla ve bağlılıkla sebat içinde hakla göğe yükseldi. Üste çıkma, alçak görme, hakaret, zulüm ve zalimlerin üstüne yükselişle yükseldi.</p>

<p>Sevgili kızım, geçtiğimiz günlerde lise bitirme sınavlarının sonuçları açıklandı, her zaman başarıda önlerinde olduğun kız arkadaşların adına mutlu oldum. Senin yerine onları tebrik etmeyi temenni ederdim. Ancak, Allah'a yemin olsun ki, çoğu önceki ümmetlerden, birazı da sonrakilerden olan grubun içinde (Allah isterse) olman için seni seçtiğinde Allah'ın fazlı keremiyle daha da sevinçliydim."</p>

<p><strong>"Sana olan iştiyakımı Allah bilir"</strong></p>

<p>Biltaci, kızı Esma'ya duyduğu özlemi şu satırlarla dile getiriyor:</p>

<p>"Sevgili kızım, güzel yüzüne, güleç dudaklarına, ince duruşuna ve olgun karakterine iştiyakımın ne kadar olduğunu ancak Allah bilir. Buna karşı sabrı da ancak Allah verir. Ancak sen aynı zamanda bizlerin arasında yaşıyorsun ve bizleri hiç terketmedin. Hatta annenin hapisane ziyaretlerinden birinde Allah'a yemin ederek "Esma aramızda yaşıyor" sözüne karşılık "doğru söylüyorsun" dedim. Evet onlar Rablerinin katında rızıklanırlar. Bana annen, "o aramızda" sözleriyle, yaptıklarıyla gerçekten de yaşıyor. Cihadımızda ve hayatımızda bizlere katılıyor. Annen, kızlı erkekli gençlerle bir araya geldiğinde kendilerinin birçok sorunla karşılaştıklarını ve rüyalarında Esma'yı gördüklerini onları müjdelediğini, öğüt verdiğini ve sıkıntılarını atlatana kadar hayır işleri yapmaları konusunda yönlendirdiğini söylediklerini anlatıyor. Kendi kendime dedim ki, ne de güzel yapıyorsun benim güzel kızım, şehadetinden önce de sonra da uğraşların ne de güzeldi."</p>

<p>Kızı Esma'nın askeri bir kanas tarafından şehit edildiğini hatırlatan Biltaci, kızının savunduğu davanın haklı olduğunu şu satırlarla anlatıyor:</p>

<p>"Kızım ve hocam, senin özellikle askeri bir kanas tarafından ödürülmen, askerin vatana altmış yıl boyunca yıkım, yolsuzluk, gerilik ve tabi olmakla sürüklediği durumun sonlandırılması için çıkan Ocak Devrimi'nden sonra askeri yönetimin yeniden geri dönmesine karşıtlığın yolunda öldürülmüş olman, savunduğun davanın doğru olduğunun bir delilidir. Özellikle senin öldürülmen, askeri darbeye karşı çıkanların ne bir cemaat ne de bir kişinin dönmesi için çıkmamış olduğunun güçlü bir delilidir. Hayatımda bir cemaate, bir partiye ya da bir kişiye bağlı olacak kişi olarak seni tanıdım. Bilakis, devrimdeki şehitlerin kısas haklarının alınması ve askere karşı gerekçesiz yumuşak davranıştan dolayı cemaatle farklı düşünüyordun. Yine senin ne bir silah ne de bir taş dahi atmaksızın öldürülmen zulme ve karanlıklara karşı, darbeye karşı duranları hedef aldıklarının bir delilidir. Yine senin öldürülmen, başının üzerinde uçan askeri helikopter ve meydanı dolduran askeri kanas, onların ne kadar alçak ve adi olduklarının delilidir. Askeri birlikleriyle kibirli ve firavunlaşmış bu askeri isyankarlığa karşı koyanların ne kadar haklı, doğru ve adaletli olduklarının delilidir. Oysa ki halk suçsuz vatan evlatlarını öldürmeleri için değil, siyonistlere karşı kullanmaları için kendi gücünden bu askere harcamalarda bulunmuştu. Bir de bakıyoruz ki askerin kendisi bu gücü halkı öldürmek, ezmek ve vesayet sistemini güçlendirmek için kullanıyor."</p>

<p>Biltaci, darbeden sonra başına gelenlere rağmen kendisini unutmadığını, kızı Esma'ya şu sözlerle ifade ediyor:</p>

<p>"Kızım, hocam ve gözümün nuru, ciğer parelerimizin katledilmesi, onlarca davanın sırtımıza yüklenmesi, mallarımıza el konulması, akademik görevlerimizden el çektirilmemiz, doğru olmayan yargı tarafından idam ve müebbet hapis kararlarının çıkması, evlatlarımızdan geri kalanlarımızın cezaevlerine tıkılması ve asılsız davalarla suçlanmaları, Allah'a yemin olsun ki ne seni ne de ak pak şehit kardeşlerini bir an için dahi unutturmaya yetmedi. Bir an dahi uğrunda feda ettiğinizi unutmadık. Bilakis, Allah'a yemin olsun ki, başımıza gelenden dolayı ne hüzünlendik, ne zayıfladık, ne de rehavete uğradık. İşte bizler sizlerin yolunda ilerliyoruz. İki güzel şeyden birine ulaşmadan rahat etmeyeceğiz. Darbecilerin geçen yıl boyunca, ihanet, katil, kahır, talan, yakıp yıkma, ortalığa saldıkları korku ve sessizlik; hile, yalan, sapıklık ve kalleşlik; vatanın tüm topraklarına yaydıkları aç bırakma ve isyan bizlerde sadece, bizlerin hak üzere olduğumuz, onların ise batıl üzere olduğu konusundaki eminliğimizi arttırmaktan başka bir şey yapmadı. İşte bundan dolayı hiç şüphesiz zafer gelecektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biltaci, kızının şehit edilmesinden sonra geçen bir yılda, kendilerini hapis, gardiyan, ölüm ve idam gibi kelimelerin korkutmadığını ifade ederek, mektubuna şu satırlarla son veriyor:</p>

<p>"Bizler hürriyet, adalet ve hakkın değerlerinin gerçekleşmesi için Allah yolunda fedakarlığın nasıl olması gerektiğini sizlerin temiz mümin, güzel ruhlarınızdan öğrendik.</p>

<p>Son olarak, senin ve şehit kardeşlerin için her namazda derecelerinizi arttırması ve sizi kendisine yakın şahitlerden kılması için dua ediyoruz. Allah'a Muhammed'in (SAV) havz-ı kevserindeki salih kullarına ve sizlere katılana dek bizlere sabır ve sebat vermesi için duacıyız. O havz-ı kevser ki, orada sahabileriyle birlikte olalım. Onlar da bizlerin bu durumundan dolayı mutlu olsunlar. Şunu bilsinler ki arkalarından gelenlerin Allah'a verilmiş sözü yerine getiren, hiçbir şeyi değiştirmeyen sapasağlam adamların olduğundan emin olsunlar."</p>

<p><strong>ŞEHİD ESMA'NIN SON SÖZLERİ</strong></p>

<p>Şehid Esma'nın paylaştığı şiirin Türkçe söylenişi şöyle:</p>

<blockquote>
<p><em>Onlar bizi Vetir'de namaz kılarken buldular</em></p>

<p><em>Kimimizi rükuda, kimimizi secdede vurdular</em></p>

<p><em>Onlar hem güçsüzdü hem az sayıca</em></p>

<p><em>Allah'ın kullarını çağır da gelsinler yardıma</em></p>

<p><em>Köpüklü deniz dalgalarını andıran ordularla</em></p>
</blockquote>

<p>Esma'nın paylaştığı şiir, Huzaa kabilesinin lideri Amr bin Salim'in Beni Bekr kabilesinin barış anlaşmasını ihlal ederek, Cahiliye dönemindeki bir kan davası uğruna Huzaa kabilesine saldırması üzerine Hazret-i Muhammed'den yardım istediği şiir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/esma-biltaci-rabbine-kavusali-11-yil-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Aug 2024 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/08/1746n-1.webp" type="image/jpeg" length="46544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tunus'ta Gannuşi'ye Verilen Hapis Cezası Onandı]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/tunusta-gannusiye-verilen-hapis-cezasi-onandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/tunusta-gannusiye-verilen-hapis-cezasi-onandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunus Temyiz Mahkemesi Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi'yi, açılan para cezasıyla birlikte üç yıl hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin ön kararı onadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port&nbsp;Haber Merkezi |&nbsp;Sevde Köse</strong></p>

<p>Tusus mahkemesi, görevden alınan Tunus Meclis Başkanı ve ülkedeki en büyük parti olan Nahda Hareketi'nin lideri Raşid el-Gannuşi'ye, partisinin yabancı bir kuruluştan mali bağış kabul etmesi iddiasıyla açılan davada para cezasıyla birlikte üç yıl hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin ön kararı onadı.</p>

<p>Resmi Tunus Haber Ajansı, Temyiz Mahkemesi'nin Nahda Hareketi lideri Gannuşi ve damadı Refik Abdusselam aleyhine açılan ve medyada "lobicilik" olarak bilinen davada aylar önce verilen ön kararı teyit eden bir karar verdiğini aktardı.</p>

<p>Tunus televizyonu, Temyiz Mahkemesi sözcüsü Habib Tarhani'nin "Temyiz Ceza Dairesi, Gannuşi ile Abdusselam’ı yabancı mali fonlar elde etmekle ilgili davada derhal geçerli olmak üzere üç yıl hapis cezasına çarptırıldığı şubat ayı başında verilen bir önceki ilk derece kararı onadı.” sözlerini aktardı.</p>

<p><strong>Görevden İndirilen Gannuşi Terörle Suçlandı!&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong></p>

<p>Bir başka davada ise Tunus televizyonu, Temyiz Mahkemesi'nde açılan terör davalarında iddianame dairesinin, aralarında Nahda Hareketi liderlerinin de bulunduğu 12 sanığı "terörist nitelikteki suçlamalardan dolayı" yargıya sevk ettiğini bildirdi.</p>

<p>Mahkeme sözcüsü Habib el-Tarhani, adı geçen iddianame dairesinin, Nahda Hareketi Başkan Yardımcısı Munzir el-Venisi (tutuklu), Refik Abdüsselam (Gannuşi'nin damadı), Şehrizad Akkaşe, Ahmet Galul, Tarık Bubahri, Rida İdris, Muaz el-Hırici, Mahir Zeyd, Muhammed Feth el-Iyadi, Muhammed el-Samiti’yi Tunus'taki Asliye Mahkemesi’nin terör davalarında ceza dairesinin gözetimine sevk etme kararı aldığını açıkladı.</p>

<p><strong>Gannuşi Nasıl Görevden Alınmıştı?</strong></p>

<p>2021 yılının Temmuz ayında, Tunus Meclis Başkanı ve ülkedeki en büyük parti olan Nahda Hareketi'nin lideri Raşid el-Gannuşi, Cumhurbaşkanı Kays Said tarafından darbe yapmakla suçlanarak aniden görevden alınmıştı.</p>

<p>Gannuşi, Cumhurbaşkanının aldığı kararların yasal bir dayanağı olmadığını ve asıl kendilerine yönelik kararın bir darbe niteliği taşıdığını belirtmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O dönem aynı zamanda Cumhurbaşkanı Said, "ülkenin içinden geçtiği olağanüstü koşulları gerekçe göstererek Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, Başbakan Hişam el-Meşişi'yi görevden aldığını ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurmuş ve öyle de yapmıştı.</p>

<p><em>*Yazımız Al Jazeera kanalında yayınlanan makaleden çeviri yapılmıştır.</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>MP Dosya, Kuzey Afrika, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/tunusta-gannusiye-verilen-hapis-cezasi-onandi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 May 2024 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/05/11317459-1715975179.webp" type="image/jpeg" length="24653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sudan Ekonomisi Savaşla Geçen Bir Yılda Durma Noktasına Geldi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/sudan-ekonomisi-savasla-gecen-bir-yilda-durma-noktasina-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/sudan-ekonomisi-savasla-gecen-bir-yilda-durma-noktasina-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hartum - Sudan ordusu ile Hızlı Destek Güçleri arasındaki savaş 2023 yılı nisan ayının ortasından bu yana devam ederken, askeri çatışmalar nedeniyle ağır darbe alan Sudan ekonomisinin kurtarılma şansı azalıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muslim Port&nbsp;Haber Merkezi |&nbsp;Sevde Köse</strong></p>

<p>Sudan'daki ailelerinin çoğunun gelir kaynaklarını kaybetmesi ve savaşın işgücü piyasası, ticaret, tarım ve sanayi üzerindeki devasa etkileriyle birlikte; ülkedeki Sudanlılar, ülke içinde yerinden edilen kişiler ve mülteciler için çember giderek daralıyor.</p>

<p>Sudan Maliye Bakanlığı'ndan bir yetkili Al Jazeera Net'e yaptığı açıklamada “bir senedir devam eden çatışmaların ardından devlet gelirlerinin %85 oranında azaldığını ve çalışanların işlerini kaybetmeleri doğal olarak maaşlarını alamamaları halinde ise ülkedeki yoksulluk endeksinin %90'ın üzerine çıkmasını beklediğini” söyledi.</p>

<p>Yetkili, devletin bazı sektörlere maaşların sadece yaklaşık %60'lık kısmının ödemesini yaptığını, eğitim ve sağlık dahil olmak üzere bazı sektörlere ise aylar önce maaş ödemeyi bıraktığını belirtti.</p>

<p>Yetkiliye göre hükümet şu anda gelirlerdeki düşüş nedeniyle maaşların %50'sine varan kısmını ödeyemiyor.</p>

<p>Öte yandan, Omdurman şehrinde ortaokul öğretmeni ve Sudan Öğretmenler Komitesi üyesi Nida Ali Hasan, maaş ödemelerinin askıya alınması nedeniyle öğretmenlerin zorlu şartlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.</p>

<p>Al Jazeera Net'e yaptığı konuşmada, öğretmenlerin Nisan, Mayıs ve Haziran 2023'te maaşlarını ikramiye olmadan aldığını daha sonra ödemelerinin durdurulduğunu söyledi.</p>

<p>Nida öğretmen, öğretmenlerin ve okulların ciddi şekilde zarar gördüğünü, kötüleşen güvenlik koşullarının alternatif iş olanaklarını da zorlaştırdığını belirtti.</p>

<p><strong>Binlerce Tesisin Yıkılması</strong></p>

<p>Bu bağlamda Sudan Ticaret Bakanlığı'ndan bir yetkili, Al Jazeera Net'e yaptığı açıklamada, ilgili kurumlardan veya tesis sahiplerinden Bakanlık'a gelen raporlara veya Bakanlık ve ilgili kurumların takiplerine dayanarak savaşın patlak vermesinden bu yana sanayi, ticaret, gıda ve sanayi alanlarında faaliyet gösteren en az bin ekonomik tesisin tamamının ya da bir kısmının tahrip edilmesi nedeniyle çalışmayı durdurduğunu doğruladı.</p>

<p>Savaştan kaynaklanan ekonomik kayıpların boyutuna ilişkin resmi bir istatistik bulunmamakla birlikte, Ticaret Bakanlığı'ndaki yetkili “ilk tahminin savaşın ilk iki ayında 20 milyar dolar iken bugün 200 milyar doların üzerine çıktığını” doğruladı.</p>

<p>Ekonomi analisti Heysem Muhammed Fethi ise Al Jazeera Net'e, Hartum Havalimanı'nın kapatılmasıyla Sudan ihracatının yaklaşık %60 oranında gerilediğini söyledi.</p>

<p>Savaştan kaynaklanan tedarik zincirlerinin aksaması nedeniyle çoğu kuru liman ve sınır ticaret noktasının çalışmayı durdurduğunu belirten Fethi, bunun da dövizden elde edilen ihracat gelirlerinde azalmaya yol açtığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Azalan Kaynaklar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heysem, devletin en önemli ihracatı olan altın madeninin üretiminin 18 tondan 2 tona gerilediğini, bunun da ülkenin iki milyar dolar değerindeki ihracatın %50'sine tekabül eden altın ihracatında ciddi gelir kaybına yol açtığını açıkladı.</p>

<p>Aynı analiste göre, Sudan'da faaliyet gösteren bankaların 100 şubesi yağmalanması, çalınması ve tahrip edilmesi nedeniyle ekonomik savaşta en büyük zararı bankacılık sektörü gördü ve yağmalanan fonların %38'inden fazlası sadece başkent Hartum'daki bankalarda bulunuyordu.</p>

<p>Sudan Merkez Bankası da, Heysem’in söylediğine göre, sabotaj operasyonlarından kurtulamadı, bu da ciddi bir likidite sıkıntısı (bir kuruluşun veya finansal piyasanın nakit akışında veya nakde dönüştürülebilir varlıklarında yetersizlik) yaşamasına neden oldu.</p>

<p>Yerel para biriminin değeri ise, 15 Nisan 2023'te savaşın başlamasından önce 1 dolar 570 Sudan Sterlinine eşitken, kur %56,15 oranında değer kaybederek 1.300 Sudan Sterlinine düştü ve bu durum da mal ve hizmetlerde artışa yol açtı.</p>

<p>Maliye Bakanı Cibril İbrahim, geçen şubat ayının sonunda Port Sudan’da düzenlenen basın toplantısında "Askeri savaş yükümlülüklerinin her geçen gün arttığını ve bu harcamaların döviz cinsinden olduğunu, bunun da ülkenin yaşadığı döviz kuru sorununun bir parçası olduğunu” ifade etti.</p>

<p>Heysem, birçok bankanın, büyük meblağlarda borç aldıkları büyük şirketlerin yıkılıp yağmalanmasının ardından, borçlarını yönetmekte zorlanmaya başladığını ve bundan dolayı da Sudan bankalarının bu borçları tahsil etmekte sorun yaşadığını belirtti.</p>

<p><strong>Zararlar</strong></p>

<p>Al-Jazeera Net'e konuşan ekonomi analisti Abdul Azim el-Mehl savaşla geçen bir yılda Sudan'ın 100 milyar dolardan fazla zarara uğradığını gösteren araştırma ve tahminlere katıldığını ifade etti.</p>

<p>Altyapı ve bilişim zararının yaklaşık 36 milyar dolar tutarında olduğunu belirten El-Mehl, tarım sektörünün ise hem hayvansal hem bitkisel olarak güncel ve gelecekteki zararının 20 milyar doları aştığını doğruladı.</p>

<p>Kış mevsiminde buğday ve diğer kış mahsullerinin hasadının başarısız olması halinde 20 milyondan fazla Sudanlının açlıkla karşı karşıya kalacağına işaret ederek "Böylece hem yaz hem kış mevsimi kötü geçer, tarım ve sebze ürünlerinin pazarlanması da sekteye uğrar." dedi.</p>

<p>El-Mehl, sanayi sektörünün kaybının yaklaşık 15 milyar doları bulduğunu, Hartum, el-Cezire ve Darfur bölgelerindeki bankaların neredeyse tamamen yağmalanmasıyla en büyük zararı bankacılık sektörünün gördüğünü belirtti. Vatandaşların bankalara yatırdığı altın ve dolarların da yağmalandığını belirten analiste göre sektörün kaybı 20 milyar doları aştı ayrıca sağlık sektörünün kaybının ise yaklaşık 13 milyar dolar olduğu tahmin edildiğini ifade etti.</p>

<p>Sudan'daki Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) daha önce yaptığı bir açıklamada, "çatışmaların üretimi durdurması; beşeri sermaye ile devlet kapasitelerinin yok olmasına neden olduğu için” ekonominin %12 oranında küçüleceğini öngörmüştü.</p>

<p>Eğitim sektörünün de savaştan etkilendiğini ancak en ağır darbeyi yüksek öğretimin aldığını açıklayan el-Mehl, savaştan etkilenen bölgelerde 36 devlet üniversitesi ve 130'dan fazla özel üniversite ve yüksekokul bulunduğunu bu üniversitelerin yaklaşık %85'inin neredeyse tamamen yağmalandığını ve geriye sadece duvarlarının kaldığını söyledi.</p>

<p>Ekonomi analisti " Eğitimdeki kayıp genel ve yüksek öğretim için 16 milyar dolardan az değil." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Savaşın durmasından ve uzman komitelerin çalışmasından önce yıkım ve kayıpların hesaplanamayacağını vurgulayan el-Mehl savaşın sona ermesinden sonra zararların telafi edilmesinde hayati sektörlerin tarım, sanayi, eğitim, sağlık, bankacılık ve diğer sektörlere göre öncelenmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p><strong>Milyarlık Tahminler</strong></p>

<p>Geçtiğimiz Eylül ayında eski Maliye Bakanı İbrahim el-Bedevi, Facebook sayfasında yaptığı paylaşımda savaştan en çok etkilenen Hartum, Darfur ve Kordofan bölgelerinde altyapıya verilen zararın 60 milyar doları bulduğunu söyledi.</p>

<p>Savaşın bitmesi durumunda Sudan'ın ekonomiyi canlandırmak için 5 ila 10 milyar dolar arasında acil ekonomik desteğe ihtiyaç duyacağını öngören el-Bedevi, savaşın devam etmesinin ekonominin ve Sudan devletinin yıkımına yol açacağını vurguladı.</p>

<p>Öte yandan, Ekonomi uzmanı Vail Fehmi ise savaş durmadan önce savaştan kaynaklanan kayıpları tahmin etmenin zor olacağını, dolayısıyla ortada dolaşan rakamların tahmin olarak kalacağını vurguladı. Ekonomi uzmanı savaş ne kadar uzun sürerse çevresel ve ekonomik varlıkların tahribatından kaynaklanan kayıpların da o kadar büyük olacağına dikkat çekti.</p>

<p>Vail Fehmi Al Jazeera Net'e, yaptığı açıklamada “savaşın birinci yılını doldurmasının ardından yapılan güncel tahminlerin; küresel enflasyon, yerel para biriminin satın alma gücünün kötüleşmesi, yerli ve yabancı sermayenin kaçışı, ülkenin uluslararası para rezervlerindeki düşüşü ve mevcut nakit kütlesinin büyüklüğüne kıyasla varlıklarının değerinin yarısından fazlasını kaybeden bankacılık sektörü için ekonomik çarpan ve bunun sonucunda ekonominin felce uğramasının yanı sıra kaybedilen milli hasılanın da büyüklüğü dikkate alındığında, savaşın yok ettiği varlıkların değerinin 500 milyar doları aşarak 700 milyar dolara ulaşabileceğini gösterdiğini” söyledi.</p>

<p>Ekonomi uzmanına göre, yıkımın boyutunun hayati sektörlerdeki üretken varlıkların parasal değerine oranları, bazı askeri fabrikalar da dahil olmak üzere sanayi sektörünün ciddi bir şekilde etkilendiğini göstermekte, üretim birimlerinin %75-80'i tahrip edilmiş bunu %70-73 ile hizmet sektörü ve &nbsp;%65-70 ile tarım sektörü izlemekte, özellikle bu sektörlerin tümü üretim girdilerinde ithalata bağımlı olduğu için ilgili bazı Sudanlı kaynaklara göre %70 oranında olumsuz etkilendiği bildirilmektedir.</p>

<p>Uzmana göre bu tahminler bir dereceye kadar abartı içerse de, artan mal ve hizmet kıtlığının boyutu, ulusal üretim tabanlarının hem savaş hem de hiperenflasyon nedeniyle sürekli daralması ve bu genel daralmanın kamu maliyesi gelirleri, ihracat ve ithalattaki çöküşe de yansımasıyla gerçek resmi rakamlar tahmin edilenlerin çok daha üzerinde olabilir.</p>

<p><em>*Yazımız Al Jazeera kanalında yayınlanan makaleden çeviri yapılmıştır.</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>MP Dosya, Kuzey Afrika, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/sudan-ekonomisi-savasla-gecen-bir-yilda-durma-noktasina-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Apr 2024 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/04/r-c2-p-p0-a-l-j-a-s-w-1712847456.webp" type="image/jpeg" length="35328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır'da 8 İhvan Liderine İdam Cezası Verildi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/misirda-8-ihvan-liderine-idam-cezasi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/misirda-8-ihvan-liderine-idam-cezasi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'da darbeci Sisi yönetimi İhvan-ı Müslimin Genel Mürşidi Muhammed Bedii, Genel Mürşid Vekili Mahmud İzzet ve Muhammed El Biltaci’nin de aralarında bulunduğu 8 lidere idam cezası verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır Devlet Güvenlik Ceza Mahkemesi Birinci Terör Dairesi, İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) Genel Mürşidi Muhammed Bedii, Genel Mürşid Vekili Mahmud İzzet, Muhammed El Biltaci, Amr Muhammed Zeki, Usame Yasin Abdulvahhab, Saffet Hamude Hicazi, Asım Abdulmacid ve Muhammed Abdulmaksur Muhammed’i idama mahkum etti!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır'ın cunta yargısı ayrıca 37 sanığa müebbet hapis cezası, 6 sanığa 15 yıl ağırlaştırılmış hapis cezası ve 7 sanığa 10 yıl ağırlaştırılmış hapis cezası verdi!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/misirda-8-ihvan-liderine-idam-cezasi-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Mar 2024 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/03/whatsapp-image-2024-03-05-at-021540.jpeg" type="image/jpeg" length="92740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Libya'da Milis Grupları Yıllar Sonra Başkent Trablus'tan Ayrılmayı Kabul Etti]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/libyada-milis-gruplari-yillar-sonra-baskent-trablustan-ayrilmayi-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/libyada-milis-gruplari-yillar-sonra-baskent-trablustan-ayrilmayi-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Libya’nın başkenti Trablus’u 10 yıldan uzun süredir denetimleri altında tutan milis gruplar, kentten ayrılmayı kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Libya’nın uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetinin İçişleri Bakanı İmad Trabelsi, uzun süren müzakerelerin ardından, başkentte asayişi düzenli güçlerin sağlaması konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Trabelsi; milislerin yerini acil durum müdahale polisleri, şehir polisleri ve soruşturma polislerinin alacağını belirtti.</p>

<p dir="ltr">Anlaşmaya, son aylarda kentte yaşanan bir dizi ölümlü çatışmanın ardından varıldı.</p>

<p dir="ltr">Libya’da Muammer Kaddafi’nin 2011’de devrilmesinin ardından ortaya çıkan birçok silahlı grup nedeniyle zorlu bir dönem yaşanıyor.</p>

<section aria-labelledby="recommendations-heading" data-e2e="recommendations-heading" role="region">
<p dir="ltr">Uzun bir süre iktidarda kalan iktidarda kalan Kaddafi’nin silahlı isyanın ardından öldürülmesiyle güvenlik boşluğu oluştu. Bu nedenle ülkenin büyük bir bölümü kaos yaşadı.</p>

<p dir="ltr">Libya şu anda, Trablus’taki Başbakan Abdül Hamid Dibeybe’nin liderliğindeki uluslararası alanda tanınan hükümetle, doğudaki Halife Hafter yönetimi arasında bölünmüş halde.</p>

<p dir="ltr">İçişleri Bakanı Trabelsi, düzenlediği basın toplantısında, artık milislerin yerinin “karargahları olacağını” ve Libya hükümetinin milisleri “istisnai durumlarda belirli görevler için kullanacağını” söyledi.</p>

<p dir="ltr">Trabelsi, milislerin başkenti terk etmesinden sonra diğer kentlerin de buna katılacağını ve artık yollarda “silahlı örgütlerin kurduğu kontrol noktaları olmayacağını” vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Anlaşma uyarınca, en az beş silahlı milis grubu Ramazan ayının sona ereceği 9 Nisan’a dek başkenti terk etmiş olacak. Buna, hafta sonu 10 kişinin öldüğü çatışmanın yaşandığı bölgede üslenen milis grubu da dahil olacak.</p>

<p dir="ltr">Genel Güvenlik Gücü, Özel Caydırıcı Güç, Tugay 444, Tugay 111 ve İstikrar Destek Makamı adlarını taşıyan bu milis grupları ağır silahlı ve kentin farklı alanlarını kontrol altında tutuyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Maskeler takan milis gruplarının üyeleri, zırhlı araçlarla yolları kesip, başkent sokaklarında kontrol noktaları kuruyor.</p>

<p dir="ltr">Ancak sık sık birbirleriyle de çatışıyorlar. Ağustos ayındaki bir çatışmada 55 kişi ölmüş ve 150 kişi yaralanmıştı.</p>

<p dir="ltr">Milisler, Libya hükümetinin doğrudan kontrolü altında olmasalar da kamu fonları alıyorlar. Milis örgütleri operasyonel bağımsızlıklarını 2021’de hükümetin verdiği özel statüyle almıştı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/libyada-milis-gruplari-yillar-sonra-baskent-trablustan-ayrilmayi-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2024/02/79d2cae0-d15f-11ee-bf43-491c55bfa143.jpg" type="image/jpeg" length="72021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Husiler Emperyalistleri Harekete Geçirdi! Tam 10 Ülke Birleşti!]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/husiler-emperyalistleri-harekete-gecirdi-tam-10-ulke-birlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/husiler-emperyalistleri-harekete-gecirdi-tam-10-ulke-birlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kızıldeniz'de İsrail'in ticaretini baltalayan Husiler'e karşı Siyonizm'in hamisi ABD yönetimi harekete geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>A<a href="https://www.milligazete.com.tr/haberleri/abd" rel="nofollow" target="_blank" title="Tüm ABD haberleri">BD</a>&nbsp;Savunma Bakanı Lloyd Austin, yaptığı yazılı açıklamada, Kızıldeniz'de artan Husi saldırılarının&nbsp;serbest&nbsp;ticaret akışını tehdit ettiğini, masum denizcileri tehlikeye attığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.</p>

<p>Bu konunun çözümü için uluslararası bir talep olduğuna işaret eden Austin, "Bu nedenle bugün Operation Prosperity Guardian'ı (Refah Muhafızı Operasyonu) kurduğumuzu duyuruyorum. Bu, Ortak Deniz Kuvvetleri ve 153. Görev Gücü'nün çatısı altında Kızıldeniz'deki güvenliğe odaklanan önemli bir çok uluslu güvenlik girişimidir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Misyonda ABD'nin yanı sıra İngiltere, Bahreyn, Kanada, İtalya, Fransa, Hollanda, Norveç, Şeyseller ve İspanya&nbsp;yer&nbsp;alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HUSİLER&nbsp;İSRAİL'E AİT GEMİLERİ VURUYOR</strong></p>

<p>Yemen'deki&nbsp;İran&nbsp;destekli Husiler, 12 Aralık'ta uyarılara cevap vermeyen ve İsrail'e giden bir Norveç petrol gemisini hedef aldıklarını duyurmuştu.</p>

<p>İngiltere Denizcilik Ajansı, Kızıldeniz'de hedef alınan bir gemi ve mürettebatının güvende olduğunu açıklamıştı.</p>

<p>Yemen'deki Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, 14 Kasım'daki televizyon konuşmasında, Kızıldeniz'de İsrail gemilerini hedef alabilecekleri tehdidinde bulunmuştu.</p>

<p>Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri ise 19 Kasım'da X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in abluka altındaki&nbsp;Gazze&nbsp;Şeridi'ne yönelik saldırılarına tepki olarak, İsrail bandıralı her türlü gemiyi hedef alacaklarını duyurmuştu.</p>

<p>Ardından Husiler, Babu'l Mendeb Boğazı'nda "Unity Explorer" ve "Number Nine" adlı iki İsrail gemisine İHA ve füze saldırısı düzenlemişti.</p>

<p>İsrailli denizcilik şirketi ZIM de 29 Kasım'da yaptığı açıklamada, Umman Denizi ve Kızıldeniz'deki güvenlik durumunu gerekçe göstererek gemilerinin Mısır'daki Süveyş Kanalı'nı kullanmayacağını belirtmişti.</p>

<p>CENTCOM ise 4 Aralık'ta X sosyal medya platformundan, Kızıldeniz'in güneyindeki uluslararası kara sularda 3 ticari gemiye 4 saldırı düzenlendiğini açıklamıştı.</p>

<p>Kızıldeniz'in güneyinde ABD Donanmasına bağlı "USS Carney" destroyerinin ticari gemilerin yardım çağrısına yanıt verdiği aktarılan açıklamada, destroyerin gemilere yardım ederken kendisine doğru ilerleyen 3 İHA'yı düşürdüğü ifade edilmişti.</p>

<p><em>(milli gazete)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/husiler-emperyalistleri-harekete-gecirdi-tam-10-ulke-birlesti</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Dec 2023 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/12/771032image1.jpg" type="image/jpeg" length="96680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Heniyye Başkanlığındaki Hamas Heyeti Kahire'de]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/heniyye-baskanligindaki-hamas-heyeti-kahirede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/heniyye-baskanligindaki-hamas-heyeti-kahirede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, hareketin liderlerinden Halid Meşal ve Halil El-Hayye'yle birlikte Mısır'ın başkenti Kahire'ye ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamas adına yapılan açıklamada Heniyye başkanlığındaki Hamas heyetinin Mısır Genel İstihbarat Teşkilatı'nın başkanı Tümgeneral Abbas Kamil'le bir araya geldiği ve Gazze'deki son durum hakkında değerlendirme yaptıkları bilgisi verildi.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ziyaretin 7 Ekim'de başlatılan Aksa Tufanı'nın ve ardından siyonist işgal rejiminin başlattığı, 11 bine yakın insanın şehit olmasına 30 bine yakın insanın da yaralanmasına veya enkaz altında kalmasına neden olan vahşi Gazze soykırımı savaşının başlamasından bu yana Hamas liderlerinin Kahire'ye yaptığı ilk ziyaret olduğu ifade edildi.&nbsp;</p>

<p>Bu arada Mısır ve Katar'ın girişimleriyle Gazze bölgesinde bir insani ateşkes sağlanması yolunda çabaların da sürdüğüne dikkat çekildi.&nbsp;</p>

<p>Hamas yaptığı son açıklamada, işgalcilerden elinde bulunan esirlerin tümünün serbest bırakılması için işgal zindanlarında tutulan Filistinli esirlerin tümünün bir kerede ya da aşamalı olarak serbest bırakılması şartından vazgeçmeyeceğini duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Filistin, Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/heniyye-baskanligindaki-hamas-heyeti-kahirede</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Nov 2023 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/11/768354446.jpg" type="image/jpeg" length="15580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tunus, İsrail ile İlişkileri Normalleştirmeyi Suç Sayan Tasarıyı Görüşüyor]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/tunus-israil-ile-iliskileri-normallestirmeyi-suc-sayan-tasariyi-gorusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/tunus-israil-ile-iliskileri-normallestirmeyi-suc-sayan-tasariyi-gorusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunus Parlamentosu’nda İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini yasaklayan yasa tasarısının görüşülmesine 2 Ekim Perşembe günü başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Söz konusu tasarı, İsrail ile ilişkileri normalleştirmeyi suç, bu konudaki sorumluların ömür boyu hapis cezalarıyla mahkum olmasını öngörüyor.</p>

<p>Bölge ülkelerinde eşi benzeri daha önce hiç görülmemiş tasarı, İsrail ile ilişkileri normalleştirmeyi suç, bu konudaki sorumluların ömür boyu hapse varan hapis cezalarıyla mahkum olmasını öngörüyor.</p>

<p>Parlamento Başkanı İbrahim Buderbala, söz konusu yasa tasarısı hakkında kamuoyu ve yasama organının tam bir birlik ve beraberlik içinde olduğunu söyledi.</p>

<p>Parlamento Başkanı, genel kurulun açılışında yaptığı konuşmada, “Filistin'in nehirden denize kadar özgürleştirilmesi, tüm vatanın yeniden kurulması ve başkenti kutsal Kudüs olan Filistin devletinin kurulması gerektiğine yürekten inanıyoruz." dedi.</p>

<p>Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in partisinin altı üyesi tarafından kaleme alınan tasarı altı maddeden oluşuyor.</p>

<p>Bu ülkede yürürlüğe giren son anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanlığının yetkileri önemli ölçüde artırılmıştı.</p>

<p><strong>Tunus yıllarca&nbsp;Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ev sahipliği yaptı</strong></p>

<p>Tunus’ta son haftalarda Filistin yanlısı gösteriler artarken Cumhurbaşkanı Said, Gazze Şeridi'ndeki durumu “kabul edilemez” diyerek kınarken, İsrail'le herhangi bir normalleşmeyi "vatana ihanet" olarak nitelendirmişti.</p>

<p>Yaser Arafat’ın liderliğini yaptığı Filistin Kurtuluş Örgütü’ne 1982 ila 1994 yılları arasında ev sahipliği yapan Tunus, Ortadoğu ve Müslüman ülkeler arasında her zaman Filistin davasını en önemli destekçisi olarak biliniyor.</p>

<p>Tartışılan tasarı, “İsrail ile ilişkilerde normalleşmeye gidilmesi, Siyonist varlığın tanınması veya İsrail ile doğrudan veya dolaylı ilişkiler kurulmasını" suç olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Bu suçu destekleyenlerin “vatan hainliği” suçundan 6 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen tasarıda, suçun tekrarlanması halinde ise ömür boyu hapis cezası öngörülüyor.</p>

<p><strong>Tasarının öne çıkan maddeleri neler?</strong></p>

<p>Tasarı ayrıca, Tunus uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin “Siyonist varlık” ile bağlantılı tüm gerçek ve tüzel kişilerle doğrudan veya dolaylı olarak iletişim, irtibat, propaganda, sözleşme akdi veya işbirliği içeren tüm kasıtlı eylemlerine yasak getiriyor.</p>

<p>Tunus vatandaşlarının İsrail'le bağlantılı "bireyler, kurumlar, kuruluşlar, resmi veya sivil toplum kuruluşları" ile (İsrail’deki Filistinliler hariç) her türlü etkileşimi de yasak getiren tasarı, İsrail'in işgal ettiği veya kontrol ettiği topraklarda gerçekleştirilen siyasi, ekonomik, bilimsel, kültürel, sanatsal veya sportif faaliyetlere, etkinliklere, gösterilere, toplantılara, sergilere, yarışmalara katılmayı yasaklıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parlamento Başkanı İbrahim Buderbala yine genel kurulun açılışında yaptığı konuşmada, kitlesel imha silahlarıyla Filistinli sivillerin can vermesine yol açan saldırılara onay verdiği insanlık suçuna iştirak ettikleri gerekçesiyle başta ABD olmak üzere Batılı ülkeleri suçladı.</p>

<p>Parlamentonun üyelerinin büyük bir çoğunluğu tasarı desteklemesine rağmen oylama hemen yapılmayacak ve konuşmak isteyen büyün üyelere söz hakkı tanınacak.</p>

<p>Tunus’taki sayıları 1200 civarındaki Yahudi’nin önemli bir kısmı Cerbe Adası’nda yaşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/tunus-israil-ile-iliskileri-normallestirmeyi-suc-sayan-tasariyi-gorusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/11/773x435-cmsv2-29a30a0d-ca3e-5bda-a12c-66423fd6bed3-7461584.webp" type="image/jpeg" length="39538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Libya'da Yeni Tehlike: Kara Mayınları]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/libyada-yeni-tehlike-kara-mayinlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/libyada-yeni-tehlike-kara-mayinlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Libya'da bir hafta önce etkili olan Daniel kasırgası sonrasında yaşanan sel felaketi nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 11 bini geçerken, en az 10 bin 100 kişinin kayıp olduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Libya'nın doğu kesimlerinde etkili olan Daniel kasırgası sonrasında meydana gelen sel felaketi nedeniyle ölenlerin sayısı artıyor.</p>

<p>Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nden (OCHA) yapılan açıklamaya göre, sadece liman kenti Derne'de 11 bin 300 kişi sel felaketi nedeniyle hayatını kaybederken, 10 bin 100 kişi ise halen kayıp. Açıklamada arama ve kurtarma çalışmalarının devam etmesi nedeniyle bu rakamların artmasının beklendiği belirtildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından daha önce yapılan bir açıklamada, 4 bin civarında ölünün kimliğinin belirlendiği ifade edilmişti.</p>

<p>Ülkenin kuzeydoğusunda bulunan ve selden en fazla etkilenen Derne'de, halk sağlığını tehdit edici durumlar çıkmasından endişe ediliyor. Cumartesi gününe kadar sağlık merkezlerine 150 ishal vakası geldiği aktarılırken, ülkedeki Hastalıklarla Mücadele Merkezi bunların sebebinin kirli içme suyu olduğunu belirtti. Merkez aynı zamanda selden etkilenen bölgelerde en az bir yıllık bir olağanüstü hâl ilan edilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Libya'da yeni tehlike: Kara mayınları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ'ye göre, sadece Derne'de 35 bin kişi evlerini kaybederken, OCHA, yerinden edilmiş binlerce insanın başka yerlere göç etmesi nedeniyle, ülkede yıllarca süren iç çatışmalardan kalan kara mayınları ile patlayıcı mühimmatla temas etme riskinin arttığını söyledi. Uluslararası Kızıl Haç Komitesi de sellerin kara mayınlarını başka bölgelere de taşıdığını belirtti.</p>

<p>DSÖ, Cumartesi günü Bingazi'ye 29 ton tıbbi yardım malzemesi gönderildiğini, bunların içerisinde kronik hastalar için hayati önemde olan ve ayrıca salgınlarda kullanılabilecek ilaçlar, acil ameliyatlarda kullanılabilecek malzemeler ve ceset torbaları olduğunu açıkladı. Açıklamada, bu malzemelerle 250 bin civarında insanın tedavi edilebileceği, malzemelerin Derne'deki hastaneler ve sağlık merkezlerine dağıtılacağı belirtildi. Bingazi ile Derne arasında, tercih edilen yola göre, 300 ila 400 kilometrelik bir mesafe bulunuyor. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu'na (IFRC) göre, selden etkilenen ve kullanılamaz hale gelen yollar nedeniyle Bingazi ile Derne arasında sadece bir tane yol işler durumda.</p>

<p><strong>Daniel kasırgası Türkiye'den sonra Libya'ya ulaşmıştı</strong></p>

<p>Daniel kasırgası, daha önce de Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan'da etkili olmuş, özellikle Yunanistan'ın Teselya bölgesinde büyük bir sel felaketine yol açmış, her üç ülkede de zarara ve ölümlere neden olmuştu. Kasırga geçen Pazar günü, uzun yıllar iç savaş yaşamış olan Libya'ya erişmişti. Fırtınadan en fazla etkilenen Derne kentinin yakınlarında iki baraj yıkılırken, şehirdeki bazı semtler neredeyse tamamıyla denize sürüklenmişti. Pazar gününe kadar liman kentinde yaklaşık 100 bin kişi yaşıyordu.</p>

<p><em>(DW Türkçe)</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/libyada-yeni-tehlike-kara-mayinlari</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Sep 2023 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/09/69422.jpg" type="image/jpeg" length="66271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Libya'da Sel Felaketi: 3 Bin Ölü]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/libyada-sel-felaketi-3-bin-olu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/libyada-sel-felaketi-3-bin-olu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Libya'nın doğusunda meydana gelen sellerde 3 bin kişinin öldüğü bildirildi. Libyalı kaynakların yaptığı açıklamalara göre, kayıp sayısının 10 bini bulduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan’da onlarca kişinin ölümüne yol açan Daniel Fırtınası, rotası üzerindeki Libya’da 'binlerce kişinin' hayatını kaybettiği düşünülen bir yıkıma neden oldu.</p>

<p dir="ltr">Ülkede uluslararası tanınırlığı olmayan Bingazi merkezli yönetimin başbakanı Usama Hamad, ölü sayısının iki binden fazla olduğunu, binlerce kişinin kayıp olduğunu söyledi.</p>

<p dir="ltr"></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/Libya?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Libya</a>’da yaşanan sel felaketinde ölü sayısının 3 bini geçtiği, 10 binden fazla da kayıp olduğu bildirildi.<br />
<br />
📌Derne’de sel kurbanlarının toplu şekilde defnedildiği aktarıldı. <a href="https://t.co/iSKhEy9b9H" rel="nofollow">https://t.co/iSKhEy9b9H</a> <a href="https://t.co/xlIGwzzji7" rel="nofollow">pic.twitter.com/xlIGwzzji7</a></p>
— Muslim Port (@muslimportcom) <a href="https://twitter.com/muslimportcom/status/1701581729444552855?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 12, 2023</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p dir="ltr">AFP'nin aktardığına göre Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç&nbsp;Hareketi’nden Tamer&nbsp;Ramadan da bu açıklamayı doğruladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Tunus’tan Cenevre’deki gazetecilere açıklama yapan Ramadan, Libya’daki yerel kaynaklarından elde ettikleri verilere göre kayıp sayısının da 10 bine yaklaştığını söyledi.</p>

<p dir="ltr">Akdeniz kıyısındaki Derne taşkından en fazla etkilenen kent oldu.</p>

<p dir="ltr">Yaklaşık 100 bin kişinin yaşadığı Derne kentinde iki barajın yıkıldığı ve bölgeyi sular altında bıraktığı bildiriliyor.</p>

<p dir="ltr">Ülkenin doğusundaki yönetiminden bakan Hisham Chkiouat, baraj bakımının bir süredir düzgün şekilde yapılmadığını kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Şu ana kadar cesedi bulunabilenlerin birkaç yüz civarında olduğu ifade ediliyor.</p>

<p dir="ltr">Hafta sonu yaşanan aşırı sel felaketi sonrası ülke yetkilileri acil durum ilan etmişti.</p>

<p dir="ltr">Bölge yetkilileri okulların ve işyerlerinin kapanması talimatını verdi.</p>

<p dir="ltr">Daniel fırtınası Doğu Akdeniz’deki Bingazi, El Merj ve Susa kentlerinde de etkili oldu.</p>

<p dir="ltr">Yetkililer bu alanı afet bölgesi ilan etti.</p>

<p dir="ltr">AFAD, bölgeye yardım göndermeyi planladığını duyurdu.</p>

<p dir="ltr">Yapılan açıklamada, ülkeye 150 su üstü ve su altı arama kurtarma personeli, çadır ve çadır içi malzeme, iki kurtarma aracı, dört bot ile jeneratörden oluşan ihtiyaç malzemesi gönderileceği ifade edildi.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2023/09/e46ea5f0-5134-11ee-8fad-05c0aa38cb29.jpg" style="width: 800px; height: 428px;" /></p>

<p dir="ltr">Sosyal medyada araçlarının üzerinde mahsur kalan kişilerin ve suda sürüklenen bir erkeğin videosu paylaşılıyor.</p>

<p dir="ltr">Okul ve işyerlerinin yanı sıra dört büyük petrol limanı da fırtına nedeniyle kapatıldı.</p>

<p dir="ltr">Libya, uzun süre ülkeyi yöneten Albay Muammer Kaddafi'nin 2011'de devrilip öldürülmesinden bu yana siyasi kaos içinde.</p>

<p dir="ltr">2014’ten bu yana iki rakip kuvvet tarafından farklı bölgeleri idare edilen ülkede Bingazi yönetimi ülkenin doğusunu kontrol altında tutuyor. Ancak uluslararası kabul edilen Trablus yönetimi de selden etkilenenlere yardım için harekete geçti.</p>

<p dir="ltr">Libya'da gazeteci olan Abdulkader Esad, çeşitli yetkililerin doğal felakete hızlı bir şekilde müdahale edemediği için ülkedeki kurtarma çalışmalarının sekteye uğradığını söylüyor.</p>

<p dir="ltr">BBC'ye konuşan Esad, "Libya'da kurtarma ekibi yok, eğitimli kurtarıcı yok. Son 12 yılda her şey savaşla ilgiliydi" ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="ltr">Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı&nbsp;Abdulhamid&nbsp;Dibeybe,&nbsp;ülke kurumlarını acil olarak görevlendirdiğini kaydetti.</p>

<p dir="ltr">Bakan Chkiouat, doğu yönetiminin, 14 ton tıbbi malzeme, ceset torbası ve 80'den fazla doktor ve sağlık görevlisini içeren bir uçak gönderen Trablus hükümetinden yardım kabul edeceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">ABD'nin Libya elçisi Richard Norton, Washington'ın Birleşmiş Milletler (BM) ortakları ve Libyalı yetkililerle koordineli olarak doğu Libya'ya yardım göndereceğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Yardım gönderdiklerini veya göndermeye hazır olduklarını söyleyen diğer ülkeler ise Mısır, Almanya, İran, İtalya ve Katar.</p>

<p dir="ltr">İlk olarak Ege’de oluşan Daniel Fırtınası, Türkiye’de Marmara Bölgesi’nin batısı ve Trakya’da etkili olmuştu.</p>

<p dir="ltr">5 Eylül’de Ege ve Trakya’da etkisi olan fırtınada Türkiye’de 8, Yunanistan’da 15, Bulgaristan’da da 4 kişi öldü.</p>

<p dir="ltr">Yunanistan’da afetin yaralarını sarma çalışmaları halen devam ediyor.</p>

<p dir="ltr">Tropik fırtınanın Mısır’a doğru ilerlediği kaydediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/libyada-sel-felaketi-3-bin-olu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/09/libya-1.jpg" type="image/jpeg" length="95017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Libya: Kardeş ve Dost Ülkelerden Yardım Bekliyoruz]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/libya-kardes-ve-dost-ulkelerden-yardim-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/libya-kardes-ve-dost-ulkelerden-yardim-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Libya Başkanlık Konseyi yaptığı açıklamada, ülkenin doğrusundaki Sirenayka bölgesini, Derne, Shahat ve el-Beyda’da etkili olan seller nedeniyle felaket bölgesi ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamada “Sorumluluk duygusuyla ve felaketin ciddi yansımalarını göz önünde bulundurarak, söz konusu bölgeyi afet bölgesi ilan ediyoruz, kardeş ve dost ülkelerden, uluslararası kuruluşlardan yardım ve destek rica ediyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Son iki günde Libya’yı vuran Daniel Kasırgası, başta el-Beyda, Shahat ve Derne olmak üzere ülkenin doğusundaki birçok şehri sular altında bıraktı.</p>

<p>Libya Ulusal Ordusu Sözcüsü Ahmed el-Mismari dün, fırtınanın neden olduğu şiddetli sağanak yağışlar sonucu ülkenin doğusunda çok sayıda mağdur ve kayıp bulunduğunu bildirdi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/Libya?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Libya</a>'daki sel felaketinde ölenlerin sayısı 2 bini geçti!<br />
<br />
📌 Libya Başbakanı Dibeybe uluslararası yardım çağrısında bulundu.<br />
<br />
📌 AFAD 150 kişilik arama kurtarma ekibi göndereceğini duyurdu. <a href="https://t.co/vUdgXEXQLe" rel="nofollow">https://t.co/vUdgXEXQLe</a> <a href="https://t.co/3V9wfaLPe7" rel="nofollow">pic.twitter.com/3V9wfaLPe7</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
— Muslim Port (@muslimportcom) <a href="https://twitter.com/muslimportcom/status/1701320004166091236?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 11, 2023</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p data-gtm-vis-first-on-screen-104932894_64="4849" data-gtm-vis-has-fired-104932894_64="1" data-gtm-vis-total-visible-time-104932894_64="100">Mismari düzenlediği basın toplantısında, yalnızca Derne şehrinde ölü sayısının 2 binden fazla olduğunu söyledi. Kentte 5 bin ile 6 bin arasında kayıp kişinin bulunduğunu, bu sayının çok ciddi oranda artabileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/libya-kardes-ve-dost-ulkelerden-yardim-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/09/libya.jpg" type="image/jpeg" length="27418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sudan'da Pazar Yerine Hava Saldırısı: En Az 40 Ölü]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/sudanda-pazar-yerine-hava-saldirisi-en-az-40-olu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/sudanda-pazar-yerine-hava-saldirisi-en-az-40-olu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sudan'ın başkenti Hartum'da bir pazar yerine düzenlenen hava saldırısında en az 40 kişinin öldüğü bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaralıların hastaneye taşınmaya devam ettiği bu nedenle ölü sayısının artabileceği kaydedildi.</p>

<p>Bölgede bulunan gönüllüler, çok sayıda kişinin de yaralandığını ve can kayıplarının artmasının muhtemel olduğunu belirtti.</p>

<p>Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Güçleri arasında aylardır süren çatışmalarda sivil can kayıpları artmaya devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>Yerel gönüllülerin bildirdiğine göre başkentin güneyinde bulunan Quoro pazarına hava saldırısı düzenlendi.&nbsp;</p>

<p>Saldırının ardından ilk önce 11 olarak açıklanan ölü sayısının 40'a yükseldiği kaydedildi. Bölgede bulunan gönüllüler, çok sayıda kişinin de yaralandığını ve can kayıplarının artmasının muhtemel olduğunu belirtti.</p>

<p>Yerel halk ülkede sadece orduda uçak bulunduğu için saldırının sorumluluğunun orduya ait olduğunu kaydediyor.&nbsp; &nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sudan'da 15 Nisan'da başlayan iç savaşta, yerleşim bölgelerindeki çatışmalar yoğunlaştıkça sivil can kayıpları da yükseliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/sudanda-pazar-yerine-hava-saldirisi-en-az-40-olu</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Sep 2023 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/09/sudan-2.jpg" type="image/jpeg" length="12704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fas'ta 7 Büyüklüğünde Deprem: En Az 2 Bin Ölü]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/fasta-7-buyuklugunde-deprem-en-az-600-olu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/fasta-7-buyuklugunde-deprem-en-az-600-olu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fas'ın Marakeş kentinde meydana gelen 7 büyüklüğündeki deprem yıkıma neden olurken can kayıpları artıyor. 2 binin üzerinde vefat olduğu aktarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>8 kilometre derinlikte meydana gelen depremin merkez üssü, Marakeş kentinin El-Huz bölgesi olarak açıklandı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://twitter.com/hashtag/Fas?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Fas</a>'ta meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremde 632 kişinin öldüğü belirtildi. <a href="https://t.co/t0zl5aMPjc" rel="nofollow">pic.twitter.com/t0zl5aMPjc</a></p>
— Muslim Port (@muslimportcom) <a href="https://twitter.com/muslimportcom/status/1700415947025125729?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 9, 2023</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Fas İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkenin pek çok kentinde hissedilen depremde ölü sayısının 632'ye çıktığı, yaralı sayısının ise 329 olduğu belirtildi.</p>

<p><img alt="" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2023/09/750x563-cmsv2-976f28ee-0797-5280-92d4-ca31146423b7-7882362.webp" style="width: 750px; height: 563px;" /></p>

<p>Ölümlerin yaşandığı şehirler arasında Marakeş, Azilal, Agadir, Varzazat ve Chichaoua'nın bulunduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AP haber ajansının aktardığına göre UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Marakeş'teki eski şehri çevreleyen ünlü kırmızı duvarların bazı kısımları hasar gördü.</p>

<p>Türk Kızılay da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Fas'ın Marakeş şehrinde meydana gelen deprem sonrası afet ekiplerinin gelişmeleri yakından takip ettiğini duyurdu.</p>

<p><img alt="" src="https://muslimportcom.teimg.com/muslimport-com/uploads/2023/09/750x500-cmsv2-cae51206-c9e9-57f6-ad79-1be40dc7f374-7882362.webp" style="width: 750px; height: 500px;" /></p>

<p><strong>Deprem, pek çok kentte hasara yol açtı</strong></p>

<p>Fas Kanal 1 Televizyonu, depremin pek çok kentte hasara yol açtığı bilgisini geçti.</p>

<p>"El-Yevm 24" haber sitesi, depremde Marakeş kentinde bazı binaların çöktüğünü belirtti.</p>

<p>Sosyal medya platformlarında halkın deprem sonrası sokaklara çıkmasına ve binaların çöküş anlarına ilişkin görüntüler paylaşıldı.</p>

<p>Depremde Marakeş'in tarihi surlarının bir kısmının da zarar gördüğü aktarıldı.</p>

<p>Yerel gazeteler, Fas'ta yerel saatle 23.10 sularında meydana gelen depremin başkent Rabat başta olmak üzere Kazablanka, Meknes, Agadir ve Fes kentlerinde hissedildiğini yazdı.</p>

<p>Acil durum ekipleri, binaların enkazında hayatta kalanları arama çalışmalarına hemen başladı.&nbsp;</p>

<p>Yerel basın tarafından ilk bilgilerde depremin 6,8 büyüklüğünde olduğu aktarılırken, Almanya Sismoloji Merkezi de depremin büyüklüğünü 7 olarak açıkladı.</p>

<p>Fas Ulusal Jeofizik Enstitüsü, Marakeş kentinde meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremin ülke tarihinde son yüzyıldaki en büyük deprem olduğunu duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/fasta-7-buyuklugunde-deprem-en-az-600-olu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Sep 2023 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/09/haber-manset-24.jpg" type="image/jpeg" length="14823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır'ın Dördüncü Nükleer Reaktörün İnşası için Rus Şirkete Lisans Verildi]]></title>
      <link>https://www.muslimport.com/misirin-dorduncu-nukleer-reaktorun-insasi-icin-rus-sirkete-lisans-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.muslimport.com/misirin-dorduncu-nukleer-reaktorun-insasi-icin-rus-sirkete-lisans-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus şirketi Rosatom’un mühendislik projelerine yönelik internet sitesinde yayınlanan açıklamaya göre Rosatom’un Mısır’ın kuzeybatısında, Dabaa bölgesinde bulunan nükleer santralde dördüncü reaktörü inşa etmek için lisans aldığı kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article>
<p>Şarku’l Avsat’ın Bloomberg haber ajansından aktardığına göre Mısır'ın ilk nükleer santrali olan Dabaa Nükleer Güç Santrali, toplam 4 bin 800 MW kapasiteli dört reaktörden oluşuyor.</p>

<p>Mısır Nükleer Santraller Otoritesi Facebook’tan yaptığı açıklamada, ‘dördüncü nükleer üniteyi inşa etme izninin, Nükleer Santraller Kurumu ile Nükleer ve Radyolojik Kontrol Kurumu uzmanları arasında yapılan bir dizi başarılı teknik toplantının sonucu olarak Nükleer ve Radyolojik Kontrol Kurumu tarafından verildiğini’ bildirdi.</p>

<p>Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>“Nükleer Santraller Kurumu’ndan inşaat izni alındıktan sonra dördüncü nükleer reaktörün ilk beton dökümüne ilişkin teknik çalışmaların bu yılın dördüncü çeyreğinde uygulanmaya başlanması planlanıyor.”</p>

<p>DPA’ya göre Rosatom şirketinin genel müdürü Alexey Likhachev temmuz ayında, Mısır’daki el-Dabaa nükleer santralinin dördüncü reaktörünün inşaatının önümüzdeki kasım ayında başlamasının beklendiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Likhachev, Rusya-Afrika zirvesinin oturum aralarında yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>

<p data-gtm-vis-first-on-screen-104932894_64="3809" data-gtm-vis-has-fired-104932894_64="1" data-gtm-vis-total-visible-time-104932894_64="100">“Mısırlıların bize lisans vereceklerini ve kasım ayında dördüncü reaktörün ilk beton dökme çalışmasına başlayabileceğimizi ümit ediyoruz.”</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kuzey Afrika</category>
      <guid>https://www.muslimport.com/misirin-dorduncu-nukleer-reaktorun-insasi-icin-rus-sirkete-lisans-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Sep 2023 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://muslimportcom.teimg.com/crop/1280x720/muslimport-com/uploads/2023/09/haber-manset-20.jpg" type="image/jpeg" length="96810"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
