Türkiye

Doğu Türkistanlıların Liderinin Türkiye’ye Giriş Yasağı için Kritik Mahkeme

08 Haziran 2021 10:45

Dünya genelindeki bütün Uygur sivil toplum kuruluşlarının çatı organizasyonu Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Dolkun İsa’nin Türkiye’ye giriş yapıp yapamayacağına dair karar 8 Haziran günü yapılacak mahkemede karara bağlanacak.

2008 yılında Türkiye’ye girişi yasaklanan Dolkun İsa’nın bu yasağa yaptığı yasal itirazın sonucu bu mahkemeden çıkacak karara bağlı. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı İsa’nın giriş yasağının kalkıp kalkmayacağı, Türkiye’nin Doğu Türkistan davasına verdiği değeri göstermesi açısından kritik öneme sahip.

Dolkun İsa, Doğu Türkistan’da üniversite okurken Uygurların haklarına sahip çıktığı için okuldan uzaklaştırılıyor ve memleketinden ayrılmak zorunda kalıyor. O dönemden beri Uygur davasının öncülüğünü yapan isimlerden Dolkun İsa’ya 2008 yılında Türkiye’nin ‘milli güvenliğini tehlikeye düşürme’ gerekçesi ile İçişleri Bakanlığı’nca yasak konuluyor. Türkiye’de Anayasa’nın 16. Maddesinde yer alan ‘yabancıların haklarının uluslararası hukuk standartlarına aykırı olmamak şartıyla sınırlanabileceği’ ifadesinin bu yasağın savunmasına gerekçe olarak gösterildiği belirtiliyor. Ancak bu kural yabancı olarak görülen kişilerin hakkının keyfi olarak engellenmesine meşruiyet hakkı vermiyor.

Dolkun İsa’nın bu yasağa ilişkin uzun süredir devam eden mücadelesi 2020 yılının Aralık ayında duruşmalı mahkemeye dönüşerek devam etti. Normal şartlarda İdare Mahkemelerinde bu ve benzeri kararlar belge üzerinden yürütülüyor. Ancak davanın önemine binaen mahkeme duruşma düzenleyebiliyor. Dolkun İsa’nın avukatları bu konunun çok önemli bir dava olduğu gerekçesiyle duruşma talep ediyor. Mahkeme bu talebi yerinde görerek kamuoyunun da önem verdiği bir husus olmasını göz önünde bulunduruyor. Mahkeme 25 Mayıs’ta ara bir karar daha açıklıyor. Bu kararda devlet makamlarının Dünya Uygur Kurultayı Başkanı İsa için yasak koyma sebeplerinin mahkeme huzurunda açıklanasını istiyor. Avukatlar mahkemenin bu adımının karar adına ümit verici olduğu görüşünde. Eğer devlet yetkilileri inandırıcı bir sebep gösteremezse mahkeme davayı kabul edip Dünya Uygur Kurultayı Başkanı’na Türkiye’ye girişin önünü açacak ilk adımı atabilir. Avukatlar aleyhte karar çıkması durumunda konuyu önce istinaf mahkemesine sonra gerekirse sırasıyla Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımayı planlıyor. Avukatlar çıkacak karar sonucunun Türk kamuoyunu Doğu Türkistan davasını daha yakından ve duyarlı takip etmeye vesile olacağı görüşünü dile getiriyor. Dünya’da en çok Uygur Türkü’nün yaşadığı Türkiye’de Doğu Türkistanlıların lideri konumundaki Dolkun İsa’ya ‘milli güvenliği tehlikeye sokma’ gerekçesi ile Türkiye’ye giriş yasağının konulması dikkat çekiyor. Bu mahkemenin sonucu, Türkiye’nin Uygurlara ne kadar sahip çıktığının bir göstergesi olarak takip ediliyor.

Xinjiang Üniversitesi’nde eğitim gördüğü dönemde Uygur toplumunun haklarını savunmak için aktiviteler organize eden Dolkun İsa, aynı zamanda Çin hükümetine karşı, Tiananmen’den bir yıl önce 15 Haziran 1988’de, gerçekleşen dev öğrenci eylemine liderlik etmiş bir insan hakları savunucusu. Çin hükümetine karşı en büyük insan hakları eylemlerinden birini organize ettiği için üniversiteden atılan, sonrasında bir süre hapis cezasına çarptırılan Dolkun İsa, hapisten çıktıktan sonra memleketini terk etmek zorunda kalıyor. İsa, daha sonra Almanya’ya yerleşiyor. Orada hem 1996’da Dünya Uygur Gençler Kurultayı hem de 2004’te Dünya Uygur Kurultayı’nın kurulmasında önemli görevler üstleniyor. Dolkun İsa, 2017 yılında Dünya Uygur Kurultayı Başkanlığı’na seçildi ve halen bu görevi yürütüyor.

2008 yılında Türkiye’ye girişi yasaklanan Dolkun İsa’nın bu yasağa yaptığı yasal itirazın sonucu bu mahkemeden çıkacak karara bağlı. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı İsa’nın giriş yasağının kalkıp kalkmayacağı, Türkiye’nin Doğu Türkistan davasına verdiği değeri göstermesi açısından kritik öneme sahip.

Dolkun İsa, Doğu Türkistan’da üniversite okurken Uygurların haklarına sahip çıktığı için okuldan uzaklaştırılıyor ve memleketinden ayrılmak zorunda kalıyor. O dönemden beri Uygur davasının öncülüğünü yapan isimlerden Dolkun İsa’ya 2008 yılında Türkiye’nin ‘milli güvenliğini tehlikeye düşürme’ gerekçesi ile İçişleri Bakanlığı’nca yasak konuluyor. Türkiye’de Anayasa’nın 16. Maddesinde yer alan ‘yabancıların haklarının uluslararası hukuk standartlarına aykırı olmamak şartıyla sınırlanabileceği’ ifadesinin bu yasağın savunmasına gerekçe olarak gösterildiği belirtiliyor. Ancak bu kural yabancı olarak görülen kişilerin hakkının keyfi olarak engellenmesine meşruiyet hakkı vermiyor.

Dolkun İsa’nın bu yasağa ilişkin uzun süredir devam eden mücadelesi 2020 yılının Aralık ayında duruşmalı mahkemeye dönüşerek devam etti. Normal şartlarda İdare Mahkemelerinde bu ve benzeri kararlar belge üzerinden yürütülüyor. Ancak davanın önemine binaen mahkeme duruşma düzenleyebiliyor. Dolkun İsa’nın avukatları bu konunun çok önemli bir dava olduğu gerekçesiyle duruşma talep ediyor. Mahkeme bu talebi yerinde görerek kamuoyunun da önem verdiği bir husus olmasını göz önünde bulunduruyor. Mahkeme 25 Mayıs’ta ara bir karar daha açıklıyor. Bu kararda devlet makamlarının Dünya Uygur Kurultayı Başkanı İsa için yasak koyma sebeplerinin mahkeme huzurunda açıklanasını istiyor. Avukatlar mahkemenin bu adımının karar adına ümit verici olduğu görüşünde. Eğer devlet yetkilileri inandırıcı bir sebep gösteremezse mahkeme davayı kabul edip Dünya Uygur Kurultayı Başkanı’na Türkiye’ye girişin önünü açacak ilk adımı atabilir. Avukatlar aleyhte karar çıkması durumunda konuyu önce istinaf mahkemesine sonra gerekirse sırasıyla Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımayı planlıyor. Avukatlar çıkacak karar sonucunun Türk kamuoyunu Doğu Türkistan davasını daha yakından ve duyarlı takip etmeye vesile olacağı görüşünü dile getiriyor. Dünya’da en çok Uygur Türkü’nün yaşadığı Türkiye’de Doğu Türkistanlıların lideri konumundaki Dolkun İsa’ya ‘milli güvenliği tehlikeye sokma’ gerekçesi ile Türkiye’ye giriş yasağının konulması dikkat çekiyor. Bu mahkemenin sonucu, Türkiye’nin Uygurlara ne kadar sahip çıktığının bir göstergesi olarak takip ediliyor.

Xinjiang Üniversitesi’nde eğitim gördüğü dönemde Uygur toplumunun haklarını savunmak için aktiviteler organize eden Dolkun İsa, aynı zamanda Çin hükümetine karşı, Tiananmen’den bir yıl önce 15 Haziran 1988’de, gerçekleşen dev öğrenci eylemine liderlik etmiş bir insan hakları savunucusu. Çin hükümetine karşı en büyük insan hakları eylemlerinden birini organize ettiği için üniversiteden atılan, sonrasında bir süre hapis cezasına çarptırılan Dolkun İsa, hapisten çıktıktan sonra memleketini terk etmek zorunda kalıyor. İsa, daha sonra Almanya’ya yerleşiyor. Orada hem 1996’da Dünya Uygur Gençler Kurultayı hem de 2004’te Dünya Uygur Kurultayı’nın kurulmasında önemli görevler üstleniyor. Dolkun İsa, 2017 yılında Dünya Uygur Kurultayı Başkanlığı’na seçildi ve halen bu görevi yürütüyor.