• İstanbul17 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C

Mustafa Kaya / Milli Gazete

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa Kaya / Milli Gazete

YPG’ ye NATO Şemsiyesi mi?

30 Mayıs 2017 Salı 09:26

ABD ziyaretinin ana konularının başında ABD-YPG ilişkisi vardı. Bu durum NATO’nun Rakka operasyonuna katılma kararıyla farklı bir boyut kazandı. Bu açıklamayla birlikte de PYD/YPG konusu, Türkiye-ABD ilişkilerinin merkezinden uzaklaşmaya başladı. 

Peki, Türkiye NATO’nun bu operasyona katılımını veto eder mi? Bence bu çok mümkün görünmüyor. Hatta NATO’yu destekleyecektir. Çünkü elindeki seçenekleri olabildiğince tüketmiş durumda. Aynı zamanda Rakka’ya giderken Türkiye’nin hedefi YPG’siz koalisyon olacaktır. Bu talebin olması gerektiği şekliyle yerine getirilmeyeceği de açıktır. Aslında bunu Türkiye de iyi biliyor. Hani suya düşen yılana sarılır denir ya, işte gelinen nokta tam da öyle.

 

Peki, bu koalisyon Suriye’deki sorunun çözümünü sağlayabilir mi? DAEŞ’le olması gerektiği gibi mücadele edebilir mi? Hayır! Çünkü niyetin sorunları çözmek olmadığı ortada. Soruna NATO da müdahil olursa Suriye’deki durum daha da çetrefilli bir noktaya taşınacak demektir. ABD ile YPG arasındaki ittifakı bozmak için Rakka’ya birlikte gidelim diyen Türkiye kendi kara birliklerini kullanmayı önerecektir. Diğer NATO üyeleri ise daha çok hava desteği vereceklerdir. Bu da Türkiye’nin ateşin içine doğrudan çekilmesi sonucunu getirecektir. 

 

Trump’ın Ortadoğu ziyaretinde gündeme daha da yüksek sesle getirilen sözde İslam NATO’sunun amacı bu operasyonla beraber daha iyi anlaşılacaktır. Onların İslam NATO’su dedikleri şey, Batıya tetikçilik yapmaktır. Çünkü çatışma bölgelerinde NATO’nun kontrolünde İslam ülkeleri kullanılacaktır. Kıpti’lere yönelik terör saldırısı sonrası Mısır’ın Libya’yı vurması da doğru bir şekilde okunursa, demek istediğimiz daha da net bir şekilde anlaşılır. 

 

NATO’nun operasyona katılması sonrası Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunacağına iyi niyetle inananlar olabilir. Ancak 1991 yılında 1. Körfez Savaşı’nda Irak’ın kuzeyindeki 36. Paralel nasıl kurgulandıysa, bu operasyonla beraber Suriye’nin kuzeyinde de YPG için aynı plan hayata geçirilecektir. Ne adım atacağını bilmeyen, kuşatmanın nasıl yarılacağı konusunda bölgesel gerçekleri anlayamayan, Suriye’de gelinen noktanın sorumlularından olan bir iktidarın ülkeyi getirdiği durum zaten ortada. Bu da yetmezmiş gibi Musul eski başkonsolosu ve şimdi CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Öztürk Yılmaz “Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi ile olduğu gibi PYD ile de bir kanal açılabileceğini” söylemiş. PYD ile de PKK’yı reddetmesi durumunda aynı Irak’ta Barzani ile olduğu gibi bir ilişkiye geçilebileceğini savunmuş. Irak’ın kuzeyi ile açılan kanal sonrası ne kazanım elde ettiğimiz konusunu kamuoyunun takdirine bırakalım. Bölgesel yönetimin bağımsızlığa hazırlandığı bir dönemde CHP’den gelen bu açıklamanın, iktidara önemli bir katkı olduğu açıktır. İddia edildiği gibi bu açıklama CHP’nin ABD’ye zeytin dalı uzatması mıdır onu zaman gösterecek. Biz de sizinle çalışmaya hazırız mesajı mıdır bunu da yakında anlarız. Ancak iktidarı ve muhalefetiyle herkese düşen görev Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak için doğru adımlar atmak, doğru tavsiyelerde bulunmaktır. Ver Kurtul mantığının sonu yoktur. Günü kurtarır ama geleceği karartır. 

 

Sonuç olarak NATO’nun Rakka açıklaması bir anlamda YPG için kalkan anlamını taşıyor. Bu süreçle beraber YPG tartışmanın dışına itilecek ve bu operasyon YPG’ye uluslararası meşruiyet kazandırma girişimine dönüşecektir.

30.05.2017 / Milli Gazete

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim