• İstanbul29 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C

Mustafa Kaya / Milli Gazete

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa Kaya / Milli Gazete

Süleyman Şah Tuzağı

18 Haziran 2017 Pazar 12:46

Kuşatma son hızla devam ediyor. Çok önemli bir stratejik zafer olarak takdim edilen Süleyman Şah Türbesi’nin taşınmasının da bir tuzak olduğu ortaya çıktı. Bu konuda da aldatılmışlığımız tescil edilmiş oldu. Gelinen durum DAEŞ’in bu bölgede özel görevli olarak kurgulanan bir örgüt olduğunu, bir kez daha net olarak görmek isteyen gözlere alenen gösterdi. Türbeyi ve orada saygı nöbeti tutan askerlerimizi DAEŞ’in taciz ve saldırılarından koruma hedefi taşımanın ana gerekçesiydi. Türbenin eski yeri Münbiç’teki Karakozak bölgesiydi. Şimdi sınıra sıfır nokta olan Eşme’ye taşındı. Alayı vala ile çok önemli bir marifet olarak sunulan bu taşıma demek ki bizi oradan uzaklaştırmak için tasarlanmış bir oyundan ibaretmiş.  Bunu bugün daha iyi anlıyoruz. Çünkü geçen 2 yılın ardından türbenin bulunduğu eski bölgeye ABD tarafından 3 ayrı üs kuruldu. Türbe taşınmadan önce gerek ABD makamlarının bilgilendirildiği, gerekse de PYD’nin haberdar edildiğine dair çok şey yazılıp söylenmişti. Yani gelinen durumdan sızlanıp, şikâyet etme hakkımız yok. Bağıra bağıra gelen tehlikeyi görmezden gelmek, hatta ona zemin hazırlayıcı hatalar yapmak en hafif tabiriyle sorumluluktan kaçmak ve başları kuma gömmektir. 

Hatırlanacağı gibi türbeyi 22 Şubat 2015’te yeni yerine taşımıştık. Ekranlarda, gazetelerde verdiğimiz pozlar, ettiğimiz büyük büyük laflar yanımıza kâr kaldı. Kendi topraklarımızdan çekilmeyi bir başarı olarak takdim etmek gibi bir garabeti bu millete maalesef yaşatmış olduk.

Biz ülke olarak bu hengâme içinde yüksek sesle PYD’nin terör örgütü olduğunu söyleyip duralım. ABD’ye bu yaptıkların müttefikliğe sığmaz diye cümleler kuralım. Biz seninle NATO’da müttefikiz, bizim yerimize nasıl bir terör örgütü ile işbirliği yaparsın diye çıkışalım. Bütün bunların ABD için inanın hiçbir anlamı yok. Hatta biz terör örgütleri mensuplarını vatandaşlıktan çıkartarak, olan oldu artık, hiç olmazsa bundan sonra ABD ile aramızdan çekilsinler diyerek farklı taktikler belirleyelim. Bunun da onlar için hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Çünkü her atılan adım bu bölgede haritaların yeniden çizilmesi üzerine tasarlanmış durumda. Narkozsuz ameliyat dönemi başladı artık. Hatta uzun zamandır bu dönemin içindeyiz. 

Hani dert bir değil elvan elvan diye bir türkü var ya, içinde bulunduğumuz koşullar aynı bu türküdeki gibi. Şam’a mı ağlasak, Bağdat’a mı yansak, Yemen’i mi düşünsek, Libya’yı mı sorsak, Katar’ı mı takip etsek bilemiyoruz. Kendi dertlerimize yanmaktan yanı başımızdaki yangınlara olması gereken ilgiyi gösteremiyoruz. Bizler bütün bu ahval ve şerait içinde çaresizce bir yol bulmaya çalışıyoruz ama ABD-PYD işbirliği arazide yeni kazanımları kendi hanesine kaydetmeye devam ediyor. BM’ye göre de bizim olduğu kabul edilmiş olan türbenin eski yeri Karakozak bölgesinin çevresindeki Tışrin, Çelebiye ve Sırrin’de ABD tarafından bu kurulan üsler, PYD’ye kol kanat germek ve hareket alanını güvence altına almaktan başka bir anlam taşımıyor. Bu üsler aynı zamanda PYD’nin kontrolünde olan Kobani ve Kamışlı kantonlarının Münbiç bağlantısını sağlama almayı ve terör örgütünün Fırat’ın batısındaki varlığını kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. 

Türkiye Irak’ın kuzeyinde yapılacağı söylenen bağımsızlık referandumu için “sorumsuzca alınmış bir karar” demişti. Sizce bu tür açıklamalarla süreci tersine çevirebilir miyiz? Yarın Suriye’nin toprak bütünlüğü de aynen Irak’ta olduğu gibi geri dönülemez bir noktaya geldiğinde, bu türden açıklamalarla vicdanlarımızı rahatlatarak mı bölgede etkin olabilecek ve kendi topraklarımızın bütünlüğünü koruyabileceğiz?

Şimdi size cevabını duymak istemediğim bir soru yöneltmek istiyorum. Irak’ı gördükten sonra, Suriye’de olanların sonuçlarını doğrudan iliklerimize kadar yaşadıktan sonra ve biz ülke olarak bu kadar basiret ve ferasetten yoksun bir dış politika ile yönetiliyorsak, 15-20 yıl sonra millet olarak bizim başımıza neler gelebilir? 

Tamam, dedim ya cevabı lütfen söylemeyin. 

Kalbimin dayanacağını zannetmiyorum.

18.06.2017 / Milli Gazete

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim