• İstanbul14 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C

Mustafa Kaya / Milli Gazete

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa Kaya / Milli Gazete

Sukuk

19 Mart 2017 Pazar 14:05

        2. Dünya Savaşı’dan sonra kurulan BrettonWoods sistemi ile ABD doları altına, IMF üyesi ülkelerin para birimleri ise dolara endekslenmişti. 1973 yılına gelindiğinde petrol üreticisi Ortadoğu ülkeleri, Arap-İsrail Savaşı’na tepki olarak petrol fiyatlarını yükseltti. Bu karardan doğrudan etkilenen ABD de parasını altına sabitlemekten vazgeçti. Böylece bu sistem çöktü. Petrol, Batılıların 3. Dünya olarak tanımladıkları ülkelerin ellerinde bir silaha dönüşmüştü. Bu durumla beraber dolardaki aşırı hareketlilik büyük bir sorun olmaya başladı. Dövizdeki bu oynaklık ülkeleri, şirketleri, bireyleri aşırı borçlanmaya doğru itti. Tahvil, bono gibi enstrümanlar bu süreçte çokça kullanıldı. Yeni çıkarılan borç senetlerine batıda “securatization”, bizde ise menkul kıymetleştirme denildi. Bu borç senetlerinin faiz ile kurgulanmış olmalarından dolayı İslami sermaye buna hep mesafeli durdu. Onların da bir şekilde bu işin içine dâhil edilmeleri gerekiyordu. Finans odakları hemen harekete geçti. Müslümanların da kabul edebileceği bir yol mutlaka bulunmalıydı. İslam tarihinden yola çıkarak adına “Sukuk” dedikleri bir kelime icat ettiler. Peki, Sukuk ne demek? Arapça “sak” kelimesinden geliyor. Onun çoğulu. Sak ise bir evrak demek. Yani değerli kâğıt. Bugünkü anlamıyla menkul kıymet. Aslında borç senedi. Sukuk denilen sistem de bildiğiniz senedin, çekin kırdırılması olayından başka bir şey değil. Yani basit ifadesiyle borcun satılması. Şimdi burada borç senedi şu şartlar altında devrediliyor, bu şekilde satılıyor diyerek teknik detaylara girmek istemem. Ayrıca Sukuk’un haram olan faiz kazancı yerine yatırımcısına helal kazanç sunan menkul kıymetler olduğu iddiasına da uzmanlar cevap versin.

 

     Benim dikkat çekmek istediğim nokta şu; geçtiğimiz Çarşamba günü İstanbul’da bir konferans gerçekleştirildi. Londra Finans Merkezi Başkanı Andrew Parmley İngiltere Başkonsolosluğu’nun sponsor olduğu “Sukuk” konferansının açılışını yapmak için ülkemizdeydi. Bu konferansa Britanya ve ülkemizden İslami finansla ilgilenen yüzden fazla bankacı katıldı. İslami finans sektörünün 2,5 -3 trilyon dolar civarında bir potansiyele sahip olması ve yılda da ortalama yüzde 20 artmasının beklenmesi birilerinin dikkatinden kaçmamış demek ki. İngiltere’nin İslam dünyası dışında “devlet sukuku” basan ilk ülke olması da ayrıca çok ilginç değil mi? Bunun yanında İngiltere’nin kurs ve diploma programları konusunda da dünyanın “İslami Finans Lideri” unvanını elinde bulundurması da önemli bir detay. 70’in üzerinde kurs veren kurumları ve bu konuda uzman yetiştiren 22 üniversiteleri var. Bu durum Brexit kararıyla AB’den çıkan İngiltere’nin bu tip girişimlerle eski kolonyal günlerine farklı bir şekilde dönüş yapması mıdır bilmiyorum. HSBC gibi birçok banka “Şeriat Komitesi” adı altında kurullar oluşturarak, İslam dünyasının ürettiği her değeri, attığı her adımı bir şekilde kendi hanelerine yazdırmak ve ekonomik açıdan değerlendirmek için sürekli çalışıyorlar. Müslümanlar ise her konuda olduğu gibi bu konuda da batıya bağımlı ve kendi gücünden habersiz bir şekilde günlerini geçirmekle meşguller.

19.03.2017 / Milli Gazete

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim