• İstanbul18 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hayatını Davete Adadı, 220 Kabilenin Müslüman Olmasına Vesile Oldu
07 Haziran 2017 Çarşamba 15:20

Hayatını Davete Adadı, 220 Kabilenin Müslüman Olmasına Vesile Oldu

Endonezya'da 220 kabilenin Müslüman olmasına vesile olan ve defalarca suikaste maruz kalan Muhammed Fadzlan Garamatan MuslimPort'a mücadelesini anlattı, sorularımızı yanıtladı.

MuslimPort Haber Merkezi | Bekir ŞİRİN

Tam ismi Muhammad Zaaf Fadzlan Rabbany Garamatan…

17 Mayis 1965’da Endonezya’nın Patipi köyünde doğdu. Sri Ratu Fivtien Iryani hanım efendi ile evli ve bir çocuk babası olan Garamatan, İslam davetçisi olarak önemli hizmetlerde bulunuyor.

garamatan.jpg


220 KABİLENİN MÜSLÜMAN OLMASINA VESİLE OLDU


AlFatih Kaffah Nusantara Vakfı (Başkan), alWahida Herba Teknoloji Enstitüsü (Öğretim görevlisi), Endonezya Sağlık Evi (Kurucu), Nuu Waar Koleji (Müdür), Endonezya Alimler Birliği (Özel Davet Komisyonu- Başkan Yardımcısı), Endonezya Genç Entellektüel ve Alimler Meclisi (Kurucu meclisi üyesi,) gibi kurumlarda aktif görevler ifa eden Rabbany Garamatan Endonezya’da 220 kabilenin de Müslüman olmasına vesile oldu.

Defarlarca suikaste maruz kalan ve hapse atılan Garamatan gerçekleştirdiği çalışmalardan bahsederken gözleri gülüyor ve çektiği çileleri şükrederek anlatıyor.

Endonezya'da 220 kabilenin Müslüman olmasına vesile olan defalarca suikaste maruz kalan ve hapse düşen İslam davetçisi Muhammed Fadzlan Garamatan bir dizi ziyaret gerçekleştirmek üzere geldiği İstanbul’da MuslimPort’a konuştu.  Fadzlan Garamatan ile tebliğ çalışmaları, Ramazan ayının önemi, Müslümanların vahdeti ve Endonezya’daki gelişmeler üzerine önemli bir röportaj gerçekleştirdik.

garamatan-2.jpg

"MİSYONUMUZ İNSANLARIN SAADETİNE VESİLE OLMAK"

Öncelikle bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. İslam Coğrafyasının birçok noktasında tanındığınızı, gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan bahsedildiğini biliyorum. Fakat yine de sizden kendinizi tanıtmanızı istesem neler söylersiniz? Ayrıca genel olarak Endonezya’da çalışmalarda bulunduğunuz bölgedeki durumun çerçevesini çizer misiniz?


Ben teşekkür ederim. Genel olarak bir portre çizerek başlarsak şöyle diyebilirim ki: Endonezya Müslüman çoğunluğa sahip bir ülke olsa da özellikle doğu bölgelerde geri kalmışlık söz konusu. İlkel bir şekilde yaşayan insanlar var bahsettiğim bölgede. Eğitim ve sağlık gibi hizmetleri sıfır noktasında. 

Yaptığımız çalışmaları anlatacak olursam ben Peygamberimiz (sav)’in bir memuru olarak çalışıyorum. Bizim misyonumuz insanların saadete kavuşmasına vesile olmaktır. İslam’dan çok uzakta yaşayan insanlar var. İçki içen, temizlik ihtiyaçlarını domuz ürünleriyle gidermeye çalışan çok kötü durumdaki insanlar var ne yazık ki.

Fakat şunu da söylemeliyim ki: tebliğ çalışmalarında bulunduğumuz insanlar şehadet getirdikten sonra bambaşka bir hale bürünüyorlar. İsimlerini değiştirip eğitim çalışmalarında bulunuyorlar. Ayrıca İslam’ın sosyal kurallarına uyum sağlıyorlar. Helal bir şekilde ticaret yapıyorlar. Ayrıca İslam hayatlarına bir düzen katıyor. Müslüman olmadan önceki bireyin hayatında en ufak bir düzen belirtisi göremiyoruz ama Müslüman olduktan sonra bu durum değişiyor. İslam bireye karakter katıyor. 

Bizim davet çalışmalarımızdaki tek amaç da dediğim gibi insanların dünyada ve ahirette saadete ulaşmasına vesile olmaktır. 

garamatan-3.jpg

“ZULÜMLERİ UMURSAMIYORUM”

Davet çalışmaları sırasında ne gibi zorluklarla karşılıyorsunuz? Ölüm tehditleri yahut esaret..?

Evet bu tip zorluklarla karşılaşıyoruz elhamdülillah. Söyleyebilirim ki çoğu kez suikast girişimine maruz kaldık, hapse de girdik. Ama ben bunu zulümleri umursamıyorum. 

Şu anda Endonezya’da bir ölüm tehdidi var mı size karşı?

Bu tehditler her zaman var elbette. Fakat biz İslam uğruna çalışan insanlar olarak buna katlanmak zorundayız. Bu durum asla bir dert değil bizim için, Allah’ın yardımı geldikten sonra hiçbir şeyin önemi yok.

“BENİ MIZRAKLAYAN KİŞİ MÜSLÜMAN OLDU”

Sizi öldürmeye çalışanlara karşın sıkı sıkıya size bağlı ve yanınızda olan bir kitle de vardır diye düşünüyorum.

Evet dediğiniz gibi öyle bir durum da var. Hamdolsun çok seviyorlar beni. Bir olay anlatmak isterim; beni mızraklayarak suikast girişiminde bulunan biri sonrasında Müslüman oldu ve şimdi beni çok seviyor. Cakarta yakınlarında kalan bu kardeşimiz sık sık beni arar ve nezaket dileklerinde bulunur.

garamatan-4.jpg

Genel bir çerçeve çizmiş olduk. Biraz daha detaya inmiş olalım müsaadenizle. Tebliğ ve davet çalışmalarında bulunuyorsunuz. Tebliğ tam olarak nedir?

Bana sorarsanız tebliğ ve davet çalışmaları son derece önemli bir vazifedir. Çok müstesna bir iş olan tebliğ çalışmasını yapanların türlü türlü zoruklarla karşılaşması da pek tabiidir. Fakat aslolan tabi ki Allah’ın yardımıdır.

"MÜSLÜMAN ZİHİNLER KUŞATILMIŞ HALDE"

Davetin belki de en önemli hali davranışsal kısım… Yani bir davetçinin tebliğindeki kalitenin en gerçekçi göstergesi hal ve hareketleri olsa gerek… Bu pencereden ilişkilendirmek gerekirse modernitenin bir başka deyişle sekülerizmin her geçen gün daha da yoğun yaşandığı bir çağda tebliğ çalışmalarındaki en büyük zorluklar nelerdir?

Bu durum daha ziyade Müslümanların İslam’ı anlaması ile ilişkili bir durum. Günümüzdeki tam anlamıyla bir zihin savaşı yaşanıyor. Müslüman zihinler liberal ve Siyonist menşeili düşüncelerle kuşatılmış halde. Batıl düşünceleriyle nesillerimizi ifsad etme uğraşındalar. Buna karşılık bize düşen sorumluluklar var elbette. İslam’ı  iyi anlamalıyız, doğru yaşamalıyız, ilim çalışmalarına çok önem vermeliyiz. 

garamatan-6.jpg


‘Emri bil maruf nehyi anil münker’ kavramını da sormak isterim. İyiliği emretme ve kötülüğü men etme noktasında devletin izlemesi gereken yol nedir?


‘Emri bil maruf nehyi anil münker’i ilk olarak yapması gereken mekanizma elbette devlettir. Müslüman ülkeler çıkardıkları yasalar da bunu göz önünde bulundurmalıdır.

"TEBLİĞ VE DAVET DİNAMİZMİNİ KORUMALI"

Ashab-ı Kiram’ın tebliğde devletleşme sürecini nasıl görmeliyiz? Günümüze nasıl uygulamalıyız?

Özellikle sahabe döneminde tebliğ ve davet çalışmaları tam bir şekilde yapılmıştır. Bu nedenle örnek alacağımız dönem de orasıdır. Sürekliliğini koruyan ve dinamizmini yitirmeyen bir çalışma oluşturuluyor. Bugün ilk olarak yapılması gereken budur. Ayrıca tebliğ ve davetin her Müslüman’ın bir vazifesi olduğu unutulmamalıdır. 

garamatan-8-001.jpg

Malumunuz Ramazan ayındayız. Ramazan ayının öneminden bahsetmenizi istesek neler söylersiniz?

Ramazan ayını dinamik bir şekilde yaşamamız gerekiyor. Her geçen yıl bu dinamizmden uzaklaşıyoruz ne yazık ki... Dinamizmden uzaklaşmamızı da tebliğ ve davet çalışmalarımızın eksikliğine bağlıyorum. Ramazan ayını daha dolu bir şekilde yaşarsak mübarek ayın bize verdiği motivasyon da daha fazla olacaktır. Ramazan ayı büyük bir enerjidir. Bu enerjiden mümkün olduğunca istifade etmemiz gerekiyor. Ramazan ayının sosyal boyutunu asla unutmamalıyız. Sosyal yardımlaşma bağlamında da okumalıyız Ramazan ayını. 

garamatan-12.jpg


"RAMAZAN VAHDET AYIDIR"

Ramazan ayının en önemli özelliklerinden biri de ümmeti tek bir noktada toplaması ve vahdet bağlamında çok önemli mesajlar vermesi… Fakat bugün İslam coğrafyasına bakıldığı zaman vahdetten çok uzak bir görüntünün sergilendiğini görüyoruz. Sınır komşusu olan ülkelerde yaşayan Müslümanlar dahi birbirine çok uzakta… Yahut birçok İslam ülkesinde kan ve gözyaşı olmasına rağmen Müslümanlar kendi hallerinde yaşamaya devam ediyor. Bu mesele hakkında neler söylersiniz? Müslümanların vahdeti noktasında neler yapılmalıdır?

Sizinle aynı fikirdeyim. Ramazan bir vahdet ayıdır bu mesajı taşır. Örneğin zekat bir vahdet sembolüdür, vahdetin sosyal yardımlaşma yönünü gösterir. Vahdet tüm farklılıklara rağmen huzur ve refah içerisinde bir arada yaşamaktır. Bugün vahdetten uzak oluşumuzun sebebi de İslam’ı gerçek bir şekilde idrak edememiş olmamızdır. Tebliğ ve davet çalışmalarının eksikliğinden bahsetmek de mümkün elbette… İslam’ın mesajlarını sürekli bir şekilde insanlara anlatmalıyız. İslam’ın kardeşlik mesajını dilimizden düşürmemeliyiz. Vahdetin sağlanması adına ilk yapılması gereken budur. Vahdet şuuru olmadıktan sonra da zalimler Müslümanlara ne kadar zulmederse etsin İslam coğrafyası buna tepki vermeyecektir ne yazık ki…

"KUDÜS'ÜN ÖZGÜRLÜĞÜ VAHDETLE MÜMKÜN OLUR"

Vahdet konusuna girmişken bir de Kudüs parantezi açmak isterim. Kudüs tüm Müslümanların ortak yarası… Endonezya’da neler yapılıyor Kudüs için, bahsedermisiniz? Ayrıca İslam coğrafyası Kudüs’ün özgürlüğü adına neler yapmalıdır?


Kudüs’ün özgürlüğe kavuşmasının tek yöntemi vahdettir. Baktığınızda İslam ülkeleri nüfus olarak dünyanın en büyük ülkeleri arasında. Coğrafi olarak da çok büyük ülkelerimiz var. Fakat ne yazık ki bir birlik yok. Tüm ülkeler kendi meselelerine odaklanmış halde. Ortak meselelerimizi göremiyoruz vahdet olmadığı için.

garamatan-10.jpg

"MÜSLÜMANLAR CAKARTA'DA İZZETLERİNİ KORUDU"

Cakarta’da yaşıyorsunuz. Türkiye gündeminde de yer aldı. İslam’a hakaret eden vali sonrasında yaşanan süreci anlatır mısınız? O süreçte halkın verdiği tepkiyi tarif eder misiniz?


Bu olay Müslüman hak ve izzetlerini korumasıyla alakalıdır. Söz konusu şahıs sizin de bildiğiniz gibi Kur’an-ı Kerim’e, İslam’a hakaret etti. Bu hakareti eden birinin de önemli bir görevde bulunması kabul edilemezdi. Böyle bir durum gerçekleşince de müslümanlar gerekli tepkiyi gösterdiler. Müslümanlar izzetlerini korular ve vahdet ruhuyla birlikte hareket ettiler. Ve en nihayetinde İslam’a hakaret eden şahıs o görevden ayrılmak zorunda kaldı.


Röportaj için çok teşekkür ederim. Son sözü size bırakalım.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki; İstanbul’a her gelişimizde çok güzel duygular yaşıyoruz. İstanbul çök güzel ve önemli bir şehir. İstanbul Sultan Fatih’ten bu yana bizim için çok önemli bir örnek…

Son olarak söylemek istediğim şey de şu; hepimiz İslam’ı anlatmak ve davet etmek zorundayız. Siz bunu kaleminizle gerçekleştiriyorsunuz, lütfen buna devam edin. Sürekli kardeşlik mesajları vermeliyiz. Şayet gerçek bir davetçi gibi yaşarsak Allah’ın yardımını da daima hissedeceğiz.

cb5e012b-88ab-42c6-b1dc-ce801567295d.jpg

 

YORUMLAR
tesekkur
omer f yıldırım
Allah razi olsun....sizleri tebrik hizmetlerinizi daimi bereketli olmasını yüce Allah'tan dilerim..
18 Temmuz 2017 Salı 08:27
212.156.153.46
Emin
Allah bu abimizden de bu haberi bize ulastiran Muslim Porttan da razi olsun
12 Haziran 2017 02:30
5.176.96.8
Yılmaz
Allah ondan razı olsun Rabbim böyle kulların hürmetine ümmeti Muhammedi bağışlasın ve yardımcısı olsun.
07 Haziran 2017 17:35
94.122.83.202
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim