• İstanbul30 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C

Ali Haydar Haksal / Milli Gazete

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ali Haydar Haksal / Milli Gazete

Haçlı Emperyalizmi

16 Nisan 2018 Pazartesi 09:46

Hıristiyan birliğinin topyekûn Müslümanlar ile savaşının önemli gerekçe ve göstergeleri bulunuyor. Yalan, sömürü, korku, tehdit.

Arap krallıklarının korkutulmasıyla tamamen denetimi ellerine geçmiş bulunuyor.

Medya üzerinden başlatılan savaşta büyük bir güce sahipler. Tartışılamaz. Günlerce beyinler kuşatılıyor. Öylesine etkin ki savaş başlamadan kazanılıyor.

Müslümanlar çözüm üretmede veya en azından bir başlangıç olsun için birlikte yürümede, adım atmada zorlanıyorlar. Peşin yenilgi çözüm yollarını tıkıyor.

Yıllardır oluşturulan ve hazırlanan bir ortam var. Nefrete dayalı, birbirini tüketen Müslümanların karmaşıklığı. Zihin bulamacı. Sağlıklı düşünememe, unutkanlık ve yanılgı üzerine olan bir yaşama tarzı.

Emperyalizmi her şeyin üzerinde güçlü görme. Kâinatın yaratıcı ve yöneticisi gibi algılama. Bu bakış peşinen insanları yenilgiye sürüklüyor.

Emperyalizm; savaşların ve eylemlerin zamanlamasını iyi yapıyor. Kurguları sağlam. En can alıcı yer ve zamanda harekete geçiyorlar ondan sonra vuruyorlar.

Müslümanların değerlerini yerle bir ediyorlar. Bu savaşların başlangıcında ya da sürecinde, Müslümanların kader ve inanışlarını derinden sarsacak hamlelerde bulunuluyor. 1. Irak işgalindeki tutum ve davranışlarının aynısını şu günlerde Suriye işgalinde görüyoruz. 1. Irak işgalinin üzerinden 28 yıl geçmiş bulunuyor. Genç kuşaklar o gün yaşananları bilmiyorlar. O günleri yaşayanlar ise koşullanmış zihinleriyle hâlâ hayata kaldıkları yerden bakmaya devam ediyorlar. Irak işgali, Müslümanların huşu ile teslim oldukları, duygularının yoğun, dua ve yakarılarıyla olduğu bir kadir gecesinde başlamıştı. Haçlı emperyalizminin asıl yüzü burada beliriyor. Müslümanların en duyarlı zamanlarındaki ibadet ve yakarılarının bir anlamının olmadığı bir zamana denk getiriyorlar. Müslümanlar ile alay ediyor ve küçümsüyorlar. Güçlerini tanrının yerine koyuyorlar.

Müslümanların ataleti, tembellikleri, çözümsüzlükleri onların işlerini kolaylaştırıyor. Kolay teslim olmaları işlerine geliyor. Emperyalizmin asıl tutum ve yüzünü bir türlü görmek istemiyorlar. Bu, korku, endişe ve yenilgiden kaynaklanıyor.

Hemen her saldırı bir şölene dönüştürülüyor. Bu, bir zafer şarkısı gibidir onlar için. Müslümanlar için ise teknoloji ve medya savaşları güç karşısındaki apışmışlıklarını gösteriyor. Bu savaşların en belirgin yanı da bu. Müslümanları teslim olmaya zorlamak, etkisiz kılmak, arayışlarını engellemek.

Büyük savaşın sarsıntıları çok daha derinlerde. Etkisi yıllarca sürüyor.

Emperyalizm Müslümanların topraklarını hem işgal ediyor hem de bütün maliyetleri onlardan karşılıyor. Suriye işgaline daha başlamadan, peşin peşin bu savaşın maliyetlerini Araplar karşılayacak deniyor. Bu şu demektir. Bütün Müslümanları gelecekleriyle birlikte ipotek altına alınacak demektir.

Bu yenilginin asıl karşılığı şu. Müslümanları yöneten krallar, demokratlar ve diğerleri bir şaşkınlık içindedirler. Şartlara anında ayak uyduruyorlar. Gücün yanına sokuluyorlar onlardanmış gibi davranıyorlar.

Yalanla kurgulu medya ve iletişim ağı istediklerini istedikleri zaman zalim gösterebiliyor. Yalan ve uydurmalarla insanları istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar. Irak işgalinin gerekçesi de kimyasal silahlar ve çok güçlü füzelerdi. Suriye işgali de benzer bir durumda.

Büyük kitleler ise duygu seli içinde bir şaşkınlık içindedirler.

Çember giderek daralıyor, Müslümanların üzerinde bir karabasan var. Büyük coğrafyayı peşinden sürükleyecek büyük liderler yok. İman ve güç zaafı bulunuyor. Bir yenilgi bir başkasını getiriyor. Asıl yenilgi ruhlarda ve kalplerde, yani inanç yetersizliğinden.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim