Yakın Asya

Virüs ve Şiddet Arasında: Hindistan'da Müslüman Olmak

26 Nisan 2020 01:12

Hindistan Başbakanı Modi'nin Şubat ayı sonlarında Trump ile yaptığı görüşme, iki ego manyağın görkemli gösterisi olarak tarihe geçti ve devam eden Delhi isyanlarını daha yüksek bir ateş perdesine ulaşmaya teşvik etti.

 Muslim Port Haber Merkezi | Yunus Emre Kaynak

Dünyanın önde gelen iki İslamofobi Şefi'nin toplantısıyla birlikte gelen aşırılık yanlısı Hindu çeteler, Müslümanların yaşadığı Delhi mahallelerini bastı ve evleri yakmaya, camileri yıkmaya ve Müslümanlar ile birlikte onları korumaya çalışanları öldürmeye devam etti. 

Devlet Destekli Şiddet ve İslamofobi

Delhi isyanları, 47'si Müslüman olan 60 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Bunlardan biri, 85 yaşındaki kadın oldu veHindu çeteler sloganlar atarak bağladıkları kadını ateşe verdi.

Devlet destekli İslamofobi ve mafya şiddeti biçiminde devam eden Modi politikaları ve bildirileri, Hindistan'ı en sıkı şekilde yakalayan bu salgını stratejik olarak yaydı.

Hindistan'daki Müslümanları Virüsün Yayılmasında Suçladılar

Hindistan’da İslam karşıtlığı ve Delhi'de haftalarca süren şiddet zirve sınırına ulaşmış gibi göründüğü sırada, yeni bir olay şiddetin yerini aldı. Covid-19 salgını manşetlere geldiğinde ve yeni virüs binlerce kişinin hayatını tehdit ettiğinde, Hindu çetelerin liderleri, Hindistan Müslümanlarına karşı zulümlerini daha da haklı göstermek için bir fırsat buldu: Hindistan'daki Müslümanları virüsü yaymakla suçlandı!

1-15 Mart tarihleri arasında, bir Müslüman örgüt olan Tebliğ cemaati, yıllık konferansını Yeni Delhi'de düzenledi. Dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanların katıldığı toplantı, Nizamuddin'in Güney Delhi Mahallesi'ndeki cemaatin Merkez karargahında gerçekleştirildi.

Ülkedeki popülist medya ve Müslüman konferansa ev sahipliği yapan şehirde dolaşan aşırılık yanlısı çeteler Covid-19’un yayılmasında Müslümanları uygun bir günah keçisi olarak buldu. Sadece Tebliğ konferansının organizatörleri ve 2.000 katılımcı değil, Hindistan'daki tüm Müslüman nüfusa karşı tepkiler büyüdü. 201 milyon Müslümanın tümü bir anda hedefe konuldu ve Hindistan'da koronavirüsün dağıtıcıları olarak suçlu haline getirildi.

Haber başlıkları, Tebliğ Konferansının ulusal Covid-19 salgınının kaynağı olduğu hikayesiyle birlikte verildi.

Sosyal Medya’da ‘Müslüman Virüsü’ Olarak Yayıldı

Hemen ardından, Hindu milliyetçilerinin başını çektiği sosyal medya mecralarının kullanıcıları, "Corona Cihad" ve "Müslüman Virüsü” gibi etiketlerle, doktorlara tüküren Müslümanların karikatürleri yayınlandı ve Müslümanların sözde evde kalma yasağına itaatsizlik eden videoları paylaşıldı.

Konferans düzenleyicilerini eleştirmek yerine, virüsün yayılması için suç ülkedeki her Müslümana tayin edildi. Delhi'den binlerce kilometre uzakta olan Müslümanlar ve Tebliğ Cemaatiyle ilişkili olmayanlar bile hedef seçildi.