Ortadoğu

Rusya, Suud ve Amerika Ekseninde Koronavirüs ve Petrol Krizi

06 Nisan 2020 00:24

Küresel ihracat ve taşımacılıkta yaşanan azalmalar neticesinde Suudi Arabistan’ın birkaç ay içinde petrol ihracatını günlük 10 milyon varilin üzerine çıkaracağını bildirmesi üzerine fiyatlardaki aşağı yönlü hareketlenme hızlandı. Rusya’nın itirazları ve Amerika’nın müdahale etmesiyle petrol mücadeleleri hız kazandı.

Muslim Port Haber Merkezi | Yunus Emre Kaynak

Çin'de ortaya çıkan ve dünyaya hızla yayılan koronavirüs salgını nedeniyle ekonomik büyüme beklentileri ve petrol tüketimi zayıflamaya devam ediyor. Küresel ekonomik resesyon riski, petrol piyasalarını da olumsuz etkiliyor.

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda 25 dolar seviyesinde işlem görüyor. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 23 dolar düzeyinde alıcı buluyor.

Analistler, Covid-19 salgınının yayılma hızının, ekonomiye etkilerine ilişkin endişeleri artırdığını, buna bağlı olarak petrol fiyatlarında tarihi düşüşlerin görüldüğünü belirterek, borsalardaki enerji devi şirketlerin fon ve hisselerindeki sert gerilemenin piyasalardaki paniği tırmandırdığını söyledi.

Opec ve Küresel Petrol

(Organization of Petroleum Exporting Countries)Açılımı Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü olan OPEC 1960 tarihinde Irak’ın başkenti olan Bağdat şehrinde toplanan 12 ülkenin birleşerek meydana getirdiği ve dünya üzerindeki petrol rezervlerinin üçte ikisini elinde bulunduran dünyaya petrol ihraç eden bir konfederasyondur. Örgüt kurulduktan sonra merkezi Cenova olmuştur. Ancak kurulduktan 5 yıl sonra örgüt merkezini Avusturya’nın başkenti olan Viyana’ya taşımıştır.

OPEC’in kurucu üyeleri, Suudi Arabistan, İran, Kuveyt, Irak ve Venezuela. Kuruluşa, 1961’de Katar, 1962’de Libya ve Endonezya, 1963’de 1963, 1967’de Birleşik Arap Emirlikleri, 1969’da Cezayir, 1971’de Nijerya, 1975’te Gabon 2007’da ise Angola katıldı. Ancak 2018 yılında Katar OPEC’ten ayrıldı.

Örgütün 14 üyesi bilinen petrol rezervlerinin üçte ikisini elinde bulunduruyor. Bu da fiilen Suudi Arabistan’ın liderlik ettiği örgütü, petrol fiyatı belirlemede ana aktör haline getiriyor.

Koronavirüs ve Petrol Krizi

Koronavirüs salgını nedeniyle Çin’in aldığı zorunlu sert tedbirler, Çin’de sanayi üretimini düşürmeye başladı. Bu da en büyük petrol ithalatçısı olan Çin’in petrol talebini azalttı. Buna küresel tedarik zincirindeki kopmalar ve taşımacılıktaki azalma eklenince, petrol fiyatları düşmeye başladı.

Suudi Arabistan’ın liderlik ettiği OPEC üyeleri fiyatların düşmesini önlemek için üretimi azaltmak istedi. Ancak Rusya buna ikna olmadı.

Bunun üzerine Suudi Arabistan, misilleme olarak, tersine üretimi artırma yoluna gitti. Analistlere göre Riyad, ekonomisi büyük oranda petrol ve doğalgaz satışına dayanan Moskova’nın artan üretim nedeniyle oluşacak fiyat düşüklüğüne dayanamayacağını öngörüyordu. Analistler ABD’nin de benzer öngörüde olduğunu belirtiyorlar.

Lukoil Başkan Yardımcısı: 35 Doların Altındaki Fiyatlar Rusya'yı Zorlar

Rus petrol şirketi Lukoil'in Başkan Yardımcısı Leonid Fedun, petrol piyasalarındaki fiyat savaşlarının Rusya ve Suudi Arabistan'ı bitkin düşüreceğini belirterek, "35 doların altındaki fiyatlarda Rusya'nın petrol üretimi 2022'den itibaren düşmeye başlayacak" dedi.

Lukoil'in aynı zamanda ana ortaklarından olan Fedun, Rus RBK kanalına verdiği mülakatta, küresel petrol piyasalarında yaşanan gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Fedun, küresel piyasalarda düşen petrol fiyatlarına ilişkin olarak, "Değerlendirdiğimiz senaryolara göre, 35 doların altındaki fiyatlarda Rusya'nın petrol üretimi 2022'den itibaren düşmeye başlayacak." ifadesini kullandı.

Fiyat savaşlarından en çok etkilenen ülkelerin Rusya ve Suudi Arabistan olacağını savunan Fedun, "Sıradaki konu rezervlere ve ekonomik potansiyellerine gelecek. ABD, Çin, Hindistan ve Avrupa ülkeleri ise fayda sağlayacak. Hane gelirleri yüzde 2 artacak" değerlendirmesinde bulundu.

Rusya ile Suudi Arabistan arasında yapılması gereken müzakerelere de değinen Fedun, "Suudi Arabistan ile tekrar anlaşmamız gerek ancak bunu gerçekleştirebilmek için önce aramızdaki anlaşmayı bozan kötümserlikten kurtulmak gerekiyor" diye konuştu.

Putin: ABD Ekonomisi İçin Ağır Bir Sınav

Putin, video konferans yoluyla hükümet üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda, temel sorunlar arasında koronavirüsün yayılmasının yanı sıra, enerji kaynakları fiyatlarındaki düşüşü de gösterdi.

Rus lider, “Elbette temel ihracat ürünümüzün fiyatının düşmesi çok önemli bir sorun. Bu düşüş çok büyük, ciddi ve derin. Bunu hem ülke içinde iş arkadaşlarımızla hem de uluslararası düzeyde OPEC’teki partnerlerimizle görüşüyoruz. Bu yakında ABD Başkanı ile de bu konuyu değerlendirdik” ifadesini kullandı.

Putin, “Bu sorun Amerikalıları da endişelendiriyor, çünkü farklı değerlendirmelere göre şist petrol üretiminin karlılığı varil başına 40 dolar civarında. Bu yüzden son durum, ABD ekonomisi için de ağır bir sınav” diye ekledi.

Suudi Arabistan ve Rusya'nın Bütçesisi Etkilenecek

Petrol fiyatlarındaki sert düşüşün en çok Suudi Arabistan ekonomisine zarar vermesi bekleniyor.

Ekonomisinin yüzde 90'ı petrol üretimi ve ihracatına bağlı olan Riyad hükümetinin bütçesini dengeleyebilmesi için petrolün varil fiyatının yaklaşık 80-85 dolar arasında olması gerekiyor.

Öte yandan Rusya ise bütçe dengesini sağlayabilmek için petrol fiyatlarının ortalama 42-45 dolar arasında olmasına ihtiyaç duyuyor.

Petrol fiyatlarının düşük kalmaya devam etmesi durumunda, her iki ülkenin petrol gelirleri ve bütçelerinde milyarlarca dolar açık oluşacağı tahmin ediliyor. Bu ülkelerin borsalarında işlem gören petrol şirketlerinin hisse fiyatları ve piyasa değerlerinde de sert düşüşler görüldü.

Dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Saudi Aramco'nun hisseleri yüzde 10, piyasa değeri ise yaklaşık 660 milyar Suudi riyali (176 milyar dolar) düştü.

Rus petrol şirketleri Rosneft ve Lukoil'in hisselerinde ise yüzde 4'ün üzerinde kayıp yaşandı. Ayrıca her iki şirketin piyasa değeri toplam 360 milyar ruble (4,8 milyar dolar) eridi.

Rusya İle Suudi Arabistan Arasındaki Petrol Fiyatı Savaşlarına Trump Müdahalesi

Dünyanın en büyük iki petrol üreticisi Suudi Arabistan ve Rusya arasındaki fiyat savaşına Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump müdahil oldu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman ile telefonda görüşen Trump Twitter'dan petrol üretimindeki indirimin kapıda olduğu mesajını paylaştı.

"Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen arkadaşım Prens Bin Salman ile konuştum" mesajını sosyal medyadan paylaşan Trump, "Umudum ve beklentim üretimi 10 milyon varil, belki çok daha fazla düşürmeleri yönünde. Bu 15 milyon varile kadar çıkabilir" dedi.

Bu görüşmenin ardından da Riyad yönetimi Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nü (OPEC) ve Rusya'nın aralarında bulunduğu diğer üreticileri "acilen" toplantıya çağırdı.

Riyad yönetimi bu toplantı sayesinde "petrol piyasalarında yeniden dengeyi sağlayacak adil bir anlaşmaya ulaşmayı umduğunu" açıkladı.

Kremlin'den Yalanlama

Rusya tarafından ise Başkan Trump'ın mesajına yanıt gecikmedi. Kremlin, Başkan Putin'in Suudi prens ile bir görüşme gerçekleştirmediğini açıkladı.

Trump Devrede

Son günlerde ABD Başkanı, 'siyah altının' piyasalarda hızla değer kaybetmesine neden olan Riyad ve Moskova arasındaki petrol fiyat savaşlarını yatıştırmak için girişimlerde bulunuyor.

OPEC'e üye olmayan dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi Rusya, koronavirüsten dolayı petrol talebinde yaşanan düşüşü dengelemek amacıyla üretim azaltımına gidilmesini reddediyor.

Bu redde karşı cevap olarak Riyad, bir yandan fiyatlarında indirime giderken diğer yandan da günlük üretimini rekor seviyede artırıyor. Bu da dünya genelinde petrol fiyatlarında adeta bir depremin yaşanmasına neden oluyor.

Başkan Trump'ın son mesajı ise piyasalara artış olarak yansıdı. Brüt petrol fiyatları yaklaşık yüzde 30'luk bir yükseliş yaşadı. Londra borsasında 30,82'den işlem gören Kuzey denizi brüt petrolün varili 36,29 dolar seviyesini gördü.

Maliyeti En Yüksek Ülke ABD

Bu sürecin kısa vadede en çok ABD'nin yüksek maliyetle ham petrol çıkaran kaya petrolü üreticilerini etkilemesi bekleniyor.

Suudi Arabistan ve Rusya'nın çok üzerinde olan ABD kuyularındaki ham petrol üretim maliyeti, ortalama 50-55 dolar seviyesinde bulunuyor.

Rusya, petrol üretim miktarında ek kesinti yapmayarak, fiyatlardaki düşüşün bir süre daha devam etmesini ve ABD'li kaya petrolü üreticilerinin bir kısmının piyasa dışına itilmesini hedefliyor.

Düşük fiyat stratejisi Suudi Arabistan tarafından 2014-2016 yılları arasında uygulanırken, ABD'de 300'den fazla petrol şirketinin batmasına ve sektörde yaklaşık 250 milyar dolarlık kayba neden olmuştu. Ancak, Amerikalı kaya petrolü üreticileri 50 doların üzerine çıkan fiyatlar sayesinde üretimlerini artırmayı başarmıştı.

Muslim Port Haber Merkezi | Yunus Emre Kaynak

Çin'de ortaya çıkan ve dünyaya hızla yayılan koronavirüs salgını nedeniyle ekonomik büyüme beklentileri ve petrol tüketimi zayıflamaya devam ediyor. Küresel ekonomik resesyon riski, petrol piyasalarını da olumsuz etkiliyor.

Brent petrolün varili uluslararası piyasalarda 25 dolar seviyesinde işlem görüyor. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili ise 23 dolar düzeyinde alıcı buluyor.

Analistler, Covid-19 salgınının yayılma hızının, ekonomiye etkilerine ilişkin endişeleri artırdığını, buna bağlı olarak petrol fiyatlarında tarihi düşüşlerin görüldüğünü belirterek, borsalardaki enerji devi şirketlerin fon ve hisselerindeki sert gerilemenin piyasalardaki paniği tırmandırdığını söyledi.

Opec ve Küresel Petrol

(Organization of Petroleum Exporting Countries)Açılımı Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü olan OPEC 1960 tarihinde Irak’ın başkenti olan Bağdat şehrinde toplanan 12 ülkenin birleşerek meydana getirdiği ve dünya üzerindeki petrol rezervlerinin üçte ikisini elinde bulunduran dünyaya petrol ihraç eden bir konfederasyondur. Örgüt kurulduktan sonra merkezi Cenova olmuştur. Ancak kurulduktan 5 yıl sonra örgüt merkezini Avusturya’nın başkenti olan Viyana’ya taşımıştır.

OPEC’in kurucu üyeleri, Suudi Arabistan, İran, Kuveyt, Irak ve Venezuela. Kuruluşa, 1961’de Katar, 1962’de Libya ve Endonezya, 1963’de 1963, 1967’de Birleşik Arap Emirlikleri, 1969’da Cezayir, 1971’de Nijerya, 1975’te Gabon 2007’da ise Angola katıldı. Ancak 2018 yılında Katar OPEC’ten ayrıldı.

Örgütün 14 üyesi bilinen petrol rezervlerinin üçte ikisini elinde bulunduruyor. Bu da fiilen Suudi Arabistan’ın liderlik ettiği örgütü, petrol fiyatı belirlemede ana aktör haline getiriyor.

Koronavirüs ve Petrol Krizi

Koronavirüs salgını nedeniyle Çin’in aldığı zorunlu sert tedbirler, Çin’de sanayi üretimini düşürmeye başladı. Bu da en büyük petrol ithalatçısı olan Çin’in petrol talebini azalttı. Buna küresel tedarik zincirindeki kopmalar ve taşımacılıktaki azalma eklenince, petrol fiyatları düşmeye başladı.

Suudi Arabistan’ın liderlik ettiği OPEC üyeleri fiyatların düşmesini önlemek için üretimi azaltmak istedi. Ancak Rusya buna ikna olmadı.

Bunun üzerine Suudi Arabistan, misilleme olarak, tersine üretimi artırma yoluna gitti. Analistlere göre Riyad, ekonomisi büyük oranda petrol ve doğalgaz satışına dayanan Moskova’nın artan üretim nedeniyle oluşacak fiyat düşüklüğüne dayanamayacağını öngörüyordu. Analistler ABD’nin de benzer öngörüde olduğunu belirtiyorlar.

Lukoil Başkan Yardımcısı: 35 Doların Altındaki Fiyatlar Rusya'yı Zorlar

Rus petrol şirketi Lukoil'in Başkan Yardımcısı Leonid Fedun, petrol piyasalarındaki fiyat savaşlarının Rusya ve Suudi Arabistan'ı bitkin düşüreceğini belirterek, "35 doların altındaki fiyatlarda Rusya'nın petrol üretimi 2022'den itibaren düşmeye başlayacak" dedi.

Lukoil'in aynı zamanda ana ortaklarından olan Fedun, Rus RBK kanalına verdiği mülakatta, küresel petrol piyasalarında yaşanan gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Fedun, küresel piyasalarda düşen petrol fiyatlarına ilişkin olarak, "Değerlendirdiğimiz senaryolara göre, 35 doların altındaki fiyatlarda Rusya'nın petrol üretimi 2022'den itibaren düşmeye başlayacak." ifadesini kullandı.

Fiyat savaşlarından en çok etkilenen ülkelerin Rusya ve Suudi Arabistan olacağını savunan Fedun, "Sıradaki konu rezervlere ve ekonomik potansiyellerine gelecek. ABD, Çin, Hindistan ve Avrupa ülkeleri ise fayda sağlayacak. Hane gelirleri yüzde 2 artacak" değerlendirmesinde bulundu.

Rusya ile Suudi Arabistan arasında yapılması gereken müzakerelere de değinen Fedun, "Suudi Arabistan ile tekrar anlaşmamız gerek ancak bunu gerçekleştirebilmek için önce aramızdaki anlaşmayı bozan kötümserlikten kurtulmak gerekiyor" diye konuştu.

Putin: ABD Ekonomisi İçin Ağır Bir Sınav

Putin, video konferans yoluyla hükümet üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda, temel sorunlar arasında koronavirüsün yayılmasının yanı sıra, enerji kaynakları fiyatlarındaki düşüşü de gösterdi.

Rus lider, “Elbette temel ihracat ürünümüzün fiyatının düşmesi çok önemli bir sorun. Bu düşüş çok büyük, ciddi ve derin. Bunu hem ülke içinde iş arkadaşlarımızla hem de uluslararası düzeyde OPEC’teki partnerlerimizle görüşüyoruz. Bu yakında ABD Başkanı ile de bu konuyu değerlendirdik” ifadesini kullandı.

Putin, “Bu sorun Amerikalıları da endişelendiriyor, çünkü farklı değerlendirmelere göre şist petrol üretiminin karlılığı varil başına 40 dolar civarında. Bu yüzden son durum, ABD ekonomisi için de ağır bir sınav” diye ekledi.

Suudi Arabistan ve Rusya'nın Bütçesisi Etkilenecek

Petrol fiyatlarındaki sert düşüşün en çok Suudi Arabistan ekonomisine zarar vermesi bekleniyor.

Ekonomisinin yüzde 90'ı petrol üretimi ve ihracatına bağlı olan Riyad hükümetinin bütçesini dengeleyebilmesi için petrolün varil fiyatının yaklaşık 80-85 dolar arasında olması gerekiyor.

Öte yandan Rusya ise bütçe dengesini sağlayabilmek için petrol fiyatlarının ortalama 42-45 dolar arasında olmasına ihtiyaç duyuyor.

Petrol fiyatlarının düşük kalmaya devam etmesi durumunda, her iki ülkenin petrol gelirleri ve bütçelerinde milyarlarca dolar açık oluşacağı tahmin ediliyor. Bu ülkelerin borsalarında işlem gören petrol şirketlerinin hisse fiyatları ve piyasa değerlerinde de sert düşüşler görüldü.

Dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Saudi Aramco'nun hisseleri yüzde 10, piyasa değeri ise yaklaşık 660 milyar Suudi riyali (176 milyar dolar) düştü.

Rus petrol şirketleri Rosneft ve Lukoil'in hisselerinde ise yüzde 4'ün üzerinde kayıp yaşandı. Ayrıca her iki şirketin piyasa değeri toplam 360 milyar ruble (4,8 milyar dolar) eridi.

Rusya İle Suudi Arabistan Arasındaki Petrol Fiyatı Savaşlarına Trump Müdahalesi

Dünyanın en büyük iki petrol üreticisi Suudi Arabistan ve Rusya arasındaki fiyat savaşına Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump müdahil oldu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman ile telefonda görüşen Trump Twitter'dan petrol üretimindeki indirimin kapıda olduğu mesajını paylaştı.

"Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen arkadaşım Prens Bin Salman ile konuştum" mesajını sosyal medyadan paylaşan Trump, "Umudum ve beklentim üretimi 10 milyon varil, belki çok daha fazla düşürmeleri yönünde. Bu 15 milyon varile kadar çıkabilir" dedi.

Bu görüşmenin ardından da Riyad yönetimi Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nü (OPEC) ve Rusya'nın aralarında bulunduğu diğer üreticileri "acilen" toplantıya çağırdı.

Riyad yönetimi bu toplantı sayesinde "petrol piyasalarında yeniden dengeyi sağlayacak adil bir anlaşmaya ulaşmayı umduğunu" açıkladı.

Kremlin'den Yalanlama

Rusya tarafından ise Başkan Trump'ın mesajına yanıt gecikmedi. Kremlin, Başkan Putin'in Suudi prens ile bir görüşme gerçekleştirmediğini açıkladı.

Trump Devrede

Son günlerde ABD Başkanı, 'siyah altının' piyasalarda hızla değer kaybetmesine neden olan Riyad ve Moskova arasındaki petrol fiyat savaşlarını yatıştırmak için girişimlerde bulunuyor.

OPEC'e üye olmayan dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi Rusya, koronavirüsten dolayı petrol talebinde yaşanan düşüşü dengelemek amacıyla üretim azaltımına gidilmesini reddediyor.

Bu redde karşı cevap olarak Riyad, bir yandan fiyatlarında indirime giderken diğer yandan da günlük üretimini rekor seviyede artırıyor. Bu da dünya genelinde petrol fiyatlarında adeta bir depremin yaşanmasına neden oluyor.

Başkan Trump'ın son mesajı ise piyasalara artış olarak yansıdı. Brüt petrol fiyatları yaklaşık yüzde 30'luk bir yükseliş yaşadı. Londra borsasında 30,82'den işlem gören Kuzey denizi brüt petrolün varili 36,29 dolar seviyesini gördü.

Maliyeti En Yüksek Ülke ABD

Bu sürecin kısa vadede en çok ABD'nin yüksek maliyetle ham petrol çıkaran kaya petrolü üreticilerini etkilemesi bekleniyor.

Suudi Arabistan ve Rusya'nın çok üzerinde olan ABD kuyularındaki ham petrol üretim maliyeti, ortalama 50-55 dolar seviyesinde bulunuyor.

Rusya, petrol üretim miktarında ek kesinti yapmayarak, fiyatlardaki düşüşün bir süre daha devam etmesini ve ABD'li kaya petrolü üreticilerinin bir kısmının piyasa dışına itilmesini hedefliyor.

Düşük fiyat stratejisi Suudi Arabistan tarafından 2014-2016 yılları arasında uygulanırken, ABD'de 300'den fazla petrol şirketinin batmasına ve sektörde yaklaşık 250 milyar dolarlık kayba neden olmuştu. Ancak, Amerikalı kaya petrolü üreticileri 50 doların üzerine çıkan fiyatlar sayesinde üretimlerini artırmayı başarmıştı.