MP Dosya Roportaj

Osman Atalay: Açık Balkan Eski Yugoslavya ve Arnavutluk'un AB'ye Entegrasyonudur

09 Haziran 2022 12:17

Araştırmacı Yazar Osman Atalay, Balkanlar'daki son gelişmeleri Muslim Port'a değerlendirdi. "Açık Balkan Projesi, 5 eski Yugoslavya ülkesinin Arnavutluk ile AB'ye entegrasyonu, Rusya’nın Sırbistan üzerinden Balkanlarda Slav toplumları üzerindeki etki alanını kırmaktır" dedi.

Muslim Port Haber Merkezi

İHH Yönetim Kurulu Üyesi Araştırmacı Yazar Osman Atalay, Osmanlı emaneti olan Balkanlar'daki son gelişmeleri Muslim Port'a değerlendirdi. 

Atalay, "Açık Balkan Projesi: 5 eski Yugoslavya ülkesinin Arnavutluk ile birlikte kısa vadede AB ye entegrasyon projesi ve Orta vadede Rusya’nın Sırbistan üzerinden Balkanlarda Slav toplumları üzerindeki etki alanını kırmaktır. ( Batı Balkanlar’ın NATO laştırılması)" ifadelerini kullandı.

"AB Üyeliklerinin Hayata Geçirilmesi Savunuluyor"

Bölge ülkelerinden Açık Balkan projesi ile ne istendiğine açıklık getiren Atalay, "Açık Balkan ın uzun zamandır bir soros projesi olduğu konuşulmaktadır. Projenin uzun zamandır sekteye uğramasını ana iki sebebi Balkanlar’ın hala sürüncemede olan Bosna Hersek-Dayton ve Kosova-Sırbistan arasındaki siyasal sorunların çözülememiş olmasıdır.

Hali hazırda Rusya Ukrayna savaşının patlak vermesiyle beraber Rusya'nın Sırbistan üzerinden Balkanlar’ı tehdit etmesi, Balkanlarda uzun süredir özellikle Armavutluk Başbakanı Edi Rama üzerinden yürürtülen Euro Balkan projesinin Kosova ve Bosna Herkes liderleri tarafından haklı gerekçelerle eleştirel tutumu süreci akamete uğratmaktadır.

Arnavutluk, Sırbistan ve Kuzey Makedonya'nın 3 lideri  6 Balkan ülkesinin artık aşamalı olarak önce kendi içinde serbest dolaşım-ticaret ,sonrasında AB üyeliğinin bir an önce hayata geçirilmesini savunmaktadır" dedi.

"Kosova ve Bosna Hersek toplumu Balkanlar’ın Adeta Çimentosu Olan İki Önemli Unsurudur"

Bölgede projeye endişeli yaklaşan ülkelere değinen Osman Atalay, "Burada iki ülkenin Bosna Hersek ve Kosova'nın 'Open Balkan' itirazını şerhini görmekteyiz?

Kosova ve Bosna Hersek toplumu Balkanlar’ın adeta çimentosu olan iki Aslı önemli unsurudur. Bu iki toplumun Açık Balkan projesine olan itirazı projenin özüne toptan bir itiraz olarak değerlendirilmemelidir .

Kosova devletinin talebi Sırbistan'ın ülkelerini tanıması ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesini beklemektedir. Bosna Hersek'in çekinceleri ise, Bosnalı sırpların tehditkâr ayrılıkçı taleblerinin  dikkate alınmamasıdır. Yoksa Kosova ve Bosna Hersek, Açık Balkan projesinin tamamen karşısında olduğu söylenemez.

Bu iki devlet Sırbistan’ın Balkanlar politikasının ana gövdesinin Moskova tarafından oluşturulduğunu iddia ederek Açık Balkan’ın ileride oluşturacağız çatlağa işaret dikkat çekmektedir .

Açık Balkan politikası aslında Soros ve ABD'nin Balkanlar’ı Avrupa potasında eriterek Rusya, Çin ve Türkiye ekseninden uzak tutmaktır." dedi.

Balkan Ülkelerinin Açık Balkan Hamlesine Türkiye'nin Yaklaşımı

Türkiye'nin Balkanlar için daha aktif süreç yürütmesini de belirten Araştırmacı Yazar Atalay, "AB'nin dışında başlatılan bu inisiyatife, Yugoslavya'dan çıkan ve bağımsız birer ulus-devlet olmaya çalışan ülkeler mesafeli durmaktadır. Kosova, Makedonya ve Karadağ karşı çıkmakla birlikte, bugüne dek sadece Kosova liderleri hiçbir Open Balkan toplantısına katılmamıştır. Söz konusu ülkeler, Sırbistanla kesin bir sınır anlaşması ve birbirini hukuki olarak tanımadan böyle bir bölgesel bütünleşmenin ulusal çıkarlara uygun olmayacağını savunmaktadır.

Karadağ ve Kuzey Makedonya da projeye karşı çıkmalarına rağmen, bu ülkelerinin liderleri Soros'un yetiştirdiği siyasetçiler olduğu için bazı toplantılara katılmak zorunda kalmışlardır.

Türkiye, Açık Balkan projesini yakından izlerken kendi ulusal ve bölgesel çıkarları doğrultusunda daha radikal politikalar geliştirmelidir.

Özellikle Açık Balkan projesinde, Kosova ve Bosna'nın endişelerini sahiplenmeli ve bu konuda aracı olmalıdır.

Türkiye nin Sırbistan ile son yıllarda artan pozitif siyasi ilişkilerini Açık Balkan politikasında daha aktif göstermelidir.

Sonuç olarak Balkan ülkeleri ticari ekonomik ve kültürel olarak Avrupa ile bütünleşmeyi umut ve kalkınma aracı olarak görmektedir" sözleriyle tamamladı.

Muslim Port Haber Merkezi

İHH Yönetim Kurulu Üyesi Araştırmacı Yazar Osman Atalay, Osmanlı emaneti olan Balkanlar'daki son gelişmeleri Muslim Port'a değerlendirdi. 

Atalay, "Açık Balkan Projesi: 5 eski Yugoslavya ülkesinin Arnavutluk ile birlikte kısa vadede AB ye entegrasyon projesi ve Orta vadede Rusya’nın Sırbistan üzerinden Balkanlarda Slav toplumları üzerindeki etki alanını kırmaktır. ( Batı Balkanlar’ın NATO laştırılması)" ifadelerini kullandı.

"AB Üyeliklerinin Hayata Geçirilmesi Savunuluyor"

Bölge ülkelerinden Açık Balkan projesi ile ne istendiğine açıklık getiren Atalay, "Açık Balkan ın uzun zamandır bir soros projesi olduğu konuşulmaktadır. Projenin uzun zamandır sekteye uğramasını ana iki sebebi Balkanlar’ın hala sürüncemede olan Bosna Hersek-Dayton ve Kosova-Sırbistan arasındaki siyasal sorunların çözülememiş olmasıdır.

Hali hazırda Rusya Ukrayna savaşının patlak vermesiyle beraber Rusya'nın Sırbistan üzerinden Balkanlar’ı tehdit etmesi, Balkanlarda uzun süredir özellikle Armavutluk Başbakanı Edi Rama üzerinden yürürtülen Euro Balkan projesinin Kosova ve Bosna Herkes liderleri tarafından haklı gerekçelerle eleştirel tutumu süreci akamete uğratmaktadır.

Arnavutluk, Sırbistan ve Kuzey Makedonya'nın 3 lideri  6 Balkan ülkesinin artık aşamalı olarak önce kendi içinde serbest dolaşım-ticaret ,sonrasında AB üyeliğinin bir an önce hayata geçirilmesini savunmaktadır" dedi.

"Kosova ve Bosna Hersek toplumu Balkanlar’ın Adeta Çimentosu Olan İki Önemli Unsurudur"

Bölgede projeye endişeli yaklaşan ülkelere değinen Osman Atalay, "Burada iki ülkenin Bosna Hersek ve Kosova'nın 'Open Balkan' itirazını şerhini görmekteyiz?

Kosova ve Bosna Hersek toplumu Balkanlar’ın adeta çimentosu olan iki Aslı önemli unsurudur. Bu iki toplumun Açık Balkan projesine olan itirazı projenin özüne toptan bir itiraz olarak değerlendirilmemelidir .

Kosova devletinin talebi Sırbistan'ın ülkelerini tanıması ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesini beklemektedir. Bosna Hersek'in çekinceleri ise, Bosnalı sırpların tehditkâr ayrılıkçı taleblerinin  dikkate alınmamasıdır. Yoksa Kosova ve Bosna Hersek, Açık Balkan projesinin tamamen karşısında olduğu söylenemez.

Bu iki devlet Sırbistan’ın Balkanlar politikasının ana gövdesinin Moskova tarafından oluşturulduğunu iddia ederek Açık Balkan’ın ileride oluşturacağız çatlağa işaret dikkat çekmektedir .

Açık Balkan politikası aslında Soros ve ABD'nin Balkanlar’ı Avrupa potasında eriterek Rusya, Çin ve Türkiye ekseninden uzak tutmaktır." dedi.

Balkan Ülkelerinin Açık Balkan Hamlesine Türkiye'nin Yaklaşımı

Türkiye'nin Balkanlar için daha aktif süreç yürütmesini de belirten Araştırmacı Yazar Atalay, "AB'nin dışında başlatılan bu inisiyatife, Yugoslavya'dan çıkan ve bağımsız birer ulus-devlet olmaya çalışan ülkeler mesafeli durmaktadır. Kosova, Makedonya ve Karadağ karşı çıkmakla birlikte, bugüne dek sadece Kosova liderleri hiçbir Open Balkan toplantısına katılmamıştır. Söz konusu ülkeler, Sırbistanla kesin bir sınır anlaşması ve birbirini hukuki olarak tanımadan böyle bir bölgesel bütünleşmenin ulusal çıkarlara uygun olmayacağını savunmaktadır.

Karadağ ve Kuzey Makedonya da projeye karşı çıkmalarına rağmen, bu ülkelerinin liderleri Soros'un yetiştirdiği siyasetçiler olduğu için bazı toplantılara katılmak zorunda kalmışlardır.

Türkiye, Açık Balkan projesini yakından izlerken kendi ulusal ve bölgesel çıkarları doğrultusunda daha radikal politikalar geliştirmelidir.

Özellikle Açık Balkan projesinde, Kosova ve Bosna'nın endişelerini sahiplenmeli ve bu konuda aracı olmalıdır.

Türkiye nin Sırbistan ile son yıllarda artan pozitif siyasi ilişkilerini Açık Balkan politikasında daha aktif göstermelidir.

Sonuç olarak Balkan ülkeleri ticari ekonomik ve kültürel olarak Avrupa ile bütünleşmeyi umut ve kalkınma aracı olarak görmektedir" sözleriyle tamamladı.