Avrupa

Moria Çağrısı: 'Avrupa Bu Trajediyi Sonlandırmalı'

12 Eylül 2020 04:25

UNICEF, Moria kampının yanmasının ardından 4 bin çocuğun ve ailesinin evsiz kaldığına dikkat çekerek, Avrupa’dan acil yardım talep etti. Moria’daki mülteciler ise, "Özgürlük istiyoruz, Yeni bir kamp istemiyoruz" yazılı pankartlarla protesto gösterisi düzenledi.

Yunanistan'ın Midilli adasındaki Moria mülteci kampında çıkan yangının ardından evsiz kalan binlerce sığınmacı hala çaresizce yardım bekliyor.

Adadaki durumun vahametine dikkat çeken Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), yaklaşık 4 bin çocuğun ve ailesinin korunaksız biçimde sokakta kaldığını kaydetti. UNICEF Almanya Direktörü Christian Schneider, ‘’Avrupa derhal yardım etmeli ve bu trajediyi sonlandırmalı’’ diye konuştu. Schneider, Almanya’nın diğer AB ülkeleriyle birlikte refakatsiz çocuk sığınmacıları alma planlarını ise memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Çocuklar Avrupa Ülkelerine Gönderiliyor

Bu arada Alman hükümeti ilk etapta 100 ila 150 arasında refakatsiz küçük çocuğu kabul edeceğini duyurdu. Avrupa Birliği (AB) üyesi 10 ülkenin, sokakta kalan çocuklarla ilgili uzlaşmaya vardığını açıklayan İçişleri Bakanı Horst Seehofer, söz konusu ülkelerin refakatsiz olan 400 kadar çocuğu ilk etapta aralarında paylaşacağını, Almanya’nın da ilk etapta 100 ila 150 küçük çocuğu kabul edeceğini, Fransa’nın benzer bir sayı planladığını bildirdi.

"Çocukların büyük bölümünü Almanya ve Fransa kabul edecek. Daha fazla üye ülkenin de mülteci çocukları almaları konusunda görüşmeler sürüyor" diyen Seehofer, yetişkinlerin durumu konusunda Yunanistan hükümetiyle görüşmelerin sürdüğünü, evsiz kalan mültecileri Avrupa’nın diğer ülkelerine yollamak yerine Midilli’de yeni bir kamp kurulmasının doğru olacağını ifade etti.

Seehofer, AB’nin sığınmacılar konusunda ortak bir çizgi izlemesi gerektiğini belirterek, öncelikli olarak ailelerin durumunun ele alınması gerektiğini vurguladı. "Bizi uzun süre meşgul edecek muazzam boyutlarda bir mülteci sorunuyla karşı karşıyız" şeklinde konuşan Seehofer, Almanya’nın AB Dönem Başkanı olarak önümüzdeki hafta inisyatif alacağını ve Yunanistan ile Malta’da bulunan mültecilerin durumunun kalıcı şekilde çözülmesi için öneri paketi sunacağını ekledi.

Yangın sonrası Almanya’da düzenlenen gösterilere katılan binlerce kişi Yunan adalarındaki tüm kampların tahliye edilmesi ve buradaki sığınmacıların Almanya’ya getirilmesini talep etti. Yunanistan’daki mülteci kampları, kapasitelerinin çok üstünde kişiyi barındırdıkları ve yetersiz oldukları nedeniyle yıllardır eleştiriliyor. Nitekim 3 bin kapasiteli Moria kampında 12 bini aşkın sığınmacı kalıyordu.

"Yeni kamp değil, özgürlük istiyoruz"

Örgütün verilerine göre çıkan yangında kül olan Moria kampının 10 bin 800 eski sakini hala barınacak güvenli bir yerden yoksun. Çok sayıda aile yangından sonra art arda üç geceyi sokaklarda, park yerlerinde, yol kenarlarında geçirmek zorunda kaldı.

Öte yandan Yunan güvenlik güçlerinin evsiz kalan binlerce sığınmacıya yeni bir barınak kurmaya yardım etmek için Cuma günü Midilli’ye geldikleri belirtildi.

Ancak yetkililerin insani yardım konusunda gereken reaksiyonu göstermemesine öfkeleri giderek büyüyen yüzlerce sığınmacı ise bir protesto gösterisi düzenledi. Gösteride, Moria’nın eski sakinlerinin, "Özgürlük istiyoruz", "Yeni bir kamp istemiyoruz" yazılı dövizler taşıdığı görüldü. Sığınmacılar günlerdir aç ve susuz olduklarını, tuvalet ve duştan dahi yoksun olduklarını belirtiyor.

Yunan Hükümet Sözcüsü  Stelios Petsas, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Moria’daki yangının "iltica başvurusunda bulunanlar tarafından koronavirüs nedeniyle uygulanan karantinaya tepki olarak" çıkartıldığını öne sürmüştü. Sığınmacıları kendilerine ev sahipliği yapan ülkeye saygı duymamakla itham eden Petsas, "Onlara şunu açıkça söylüyoruz: Yangın yüzünden adayı terk etmeyi akıllarından çıkartsınlar" şeklinde konuşmuştu.

Yunanistan'ın Midilli adasındaki Moria mülteci kampında çıkan yangının ardından evsiz kalan binlerce sığınmacı hala çaresizce yardım bekliyor.

Adadaki durumun vahametine dikkat çeken Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), yaklaşık 4 bin çocuğun ve ailesinin korunaksız biçimde sokakta kaldığını kaydetti. UNICEF Almanya Direktörü Christian Schneider, ‘’Avrupa derhal yardım etmeli ve bu trajediyi sonlandırmalı’’ diye konuştu. Schneider, Almanya’nın diğer AB ülkeleriyle birlikte refakatsiz çocuk sığınmacıları alma planlarını ise memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Çocuklar Avrupa Ülkelerine Gönderiliyor

Bu arada Alman hükümeti ilk etapta 100 ila 150 arasında refakatsiz küçük çocuğu kabul edeceğini duyurdu. Avrupa Birliği (AB) üyesi 10 ülkenin, sokakta kalan çocuklarla ilgili uzlaşmaya vardığını açıklayan İçişleri Bakanı Horst Seehofer, söz konusu ülkelerin refakatsiz olan 400 kadar çocuğu ilk etapta aralarında paylaşacağını, Almanya’nın da ilk etapta 100 ila 150 küçük çocuğu kabul edeceğini, Fransa’nın benzer bir sayı planladığını bildirdi.

"Çocukların büyük bölümünü Almanya ve Fransa kabul edecek. Daha fazla üye ülkenin de mülteci çocukları almaları konusunda görüşmeler sürüyor" diyen Seehofer, yetişkinlerin durumu konusunda Yunanistan hükümetiyle görüşmelerin sürdüğünü, evsiz kalan mültecileri Avrupa’nın diğer ülkelerine yollamak yerine Midilli’de yeni bir kamp kurulmasının doğru olacağını ifade etti.

Seehofer, AB’nin sığınmacılar konusunda ortak bir çizgi izlemesi gerektiğini belirterek, öncelikli olarak ailelerin durumunun ele alınması gerektiğini vurguladı. "Bizi uzun süre meşgul edecek muazzam boyutlarda bir mülteci sorunuyla karşı karşıyız" şeklinde konuşan Seehofer, Almanya’nın AB Dönem Başkanı olarak önümüzdeki hafta inisyatif alacağını ve Yunanistan ile Malta’da bulunan mültecilerin durumunun kalıcı şekilde çözülmesi için öneri paketi sunacağını ekledi.

Yangın sonrası Almanya’da düzenlenen gösterilere katılan binlerce kişi Yunan adalarındaki tüm kampların tahliye edilmesi ve buradaki sığınmacıların Almanya’ya getirilmesini talep etti. Yunanistan’daki mülteci kampları, kapasitelerinin çok üstünde kişiyi barındırdıkları ve yetersiz oldukları nedeniyle yıllardır eleştiriliyor. Nitekim 3 bin kapasiteli Moria kampında 12 bini aşkın sığınmacı kalıyordu.

"Yeni kamp değil, özgürlük istiyoruz"

Örgütün verilerine göre çıkan yangında kül olan Moria kampının 10 bin 800 eski sakini hala barınacak güvenli bir yerden yoksun. Çok sayıda aile yangından sonra art arda üç geceyi sokaklarda, park yerlerinde, yol kenarlarında geçirmek zorunda kaldı.

Öte yandan Yunan güvenlik güçlerinin evsiz kalan binlerce sığınmacıya yeni bir barınak kurmaya yardım etmek için Cuma günü Midilli’ye geldikleri belirtildi.

Ancak yetkililerin insani yardım konusunda gereken reaksiyonu göstermemesine öfkeleri giderek büyüyen yüzlerce sığınmacı ise bir protesto gösterisi düzenledi. Gösteride, Moria’nın eski sakinlerinin, "Özgürlük istiyoruz", "Yeni bir kamp istemiyoruz" yazılı dövizler taşıdığı görüldü. Sığınmacılar günlerdir aç ve susuz olduklarını, tuvalet ve duştan dahi yoksun olduklarını belirtiyor.

Yunan Hükümet Sözcüsü  Stelios Petsas, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Moria’daki yangının "iltica başvurusunda bulunanlar tarafından koronavirüs nedeniyle uygulanan karantinaya tepki olarak" çıkartıldığını öne sürmüştü. Sığınmacıları kendilerine ev sahipliği yapan ülkeye saygı duymamakla itham eden Petsas, "Onlara şunu açıkça söylüyoruz: Yangın yüzünden adayı terk etmeyi akıllarından çıkartsınlar" şeklinde konuşmuştu.