Kuzey Afrika

Mısır İle Yunanistan Türkiye ve Libya'yı Yok Sayan Deniz Anlaşması İmzaladı

07 Ağustos 2020 02:34

Yunanistan'la Mısır, Doğu Akdeniz'de "deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşması" imzaladı. İki ülke dışişleri bakanları tarafından imzalanan anlaşmaya, Türkiye Dışişleri 'yok hükmünde' diyerek sert tepki gösterdi.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, başkent Kahire'de basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda konuşan Şükri, "deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının" imzalandığını belirterek, söz konusu anlaşmanın, "Yunanistan ile ekonomik işbirliği konusunda yeni ufuklar açtığını" söyledi.

Yunan Bakan Dendias ise Mısır ile yapılan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının, "meşru" olduğunu ve bölgedeki meydan okumalar ile mücadelede iki ülke arasındaki işbirliğinin boyutlarını yansıttığını ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan daha önce yapılan yazılı açıklamada, Şükri'nin, Yunan mevkidaşı Dendias ile "deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması"na hazırlık müzakereleri kapsamında teknik konuları ele almak için Kahire’de görüştüğü belirtilmişti.

Mısır resmi haber ajansı MENA da, Dendias’ın birkaç saatliğine kısa bir ziyaret için Mısır’a geldiğini duyurmuştu. İki ülke dışişleri bakanları arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması ile ilgili 12’nci teknik görüşme, geçen Haziran ayında Kahire’de yapılmıştı.

Türkiye: ‘‘Yunanistan-Mısır Anlaşması Yok Hükmündedir’’

Mısır ve Yunanistan Akdeniz’in doğusunda deniz yetki alanlarının sınırlandırıldığı ekonomik bölge anlaşması imzaladı. Açıklamayı Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, Kahire’de bulunan Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile birlikte yaptı.

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamadaysa ‘‘Yunanistan ile Mısır arasında deniz sınırı bulunmamaktadır. Bugün imzalandığı açıklanan sözde deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması Türkiye için yok hükmündedir. Bu anlayışımız sahada ve masada ortaya konacaktır’’ denildi.

Açıklamada, ‘‘Sözde sınırlandırılan alan, Birleşmiş Milletler’e de bildirilen Türk kıta sahanlığı içinde yer almaktadır. 2003 yılında GKRY ile imzaladığı anlaşma ile 11.500 km2’den vazgeçen Mısır, Yunanistan’la bugün imzaladığı bu sözde anlaşma ile de yine deniz yetki alanı kaybına uğramaktadır. Bu anlaşmayla Libya’nın hakları da gasp edilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’nin, söz konusu alanda herhangi bir faaliyete izin vermeyeceği ve Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kıbrıs Türkleri’nin meşru hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunmaya devam edeceği kuşkusuzdur’’ ifadelerine yer verildi.

Mısır Dışişleri Bakanı Şükri ise ‘‘Bu anlaşma her iki ülkenin de ekonomik bölgedeki kaynakların özellikle de petrol ve doğalgaz rezervlerinden üst düzeyde yararlanması için ilerleme sağlamasına izin verecek’’ dedi.

Kahire’de bulunan Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, Mısır’la yapılan anlaşmanın uluslararası hukuka uygun ve denizler hukukunun tüm alanlarıyla iyi komşuluk ilişkilerine saygılı olduğunu, bölge güvenliğiyle istikrarına katkı sağladığını kaydetti.

Mısır ve Yunanistan, Libya’nın uluslararası toplumca tanınan hükümetiyle geçen yıl Akdeniz’de "Deniz Yetki Alanlarının sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" imzalayan Türkiye’yi her fırsatta eleştiriyordu.Kahire ve Atina, Türkiye ve Libya arasındaki anlaşmanın Akdeniz’in doğusundaki doğalgaz rezervleriyle ilgili tartışmaları tırmandırdığını öne sürüyor.

'Bu Tür Anlaşmalar veya İş Birlikleri Bizi Yolumuzdan Alıkoyamaz'

Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan ile Mısır arasındaki deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmasının, özellikle AB tarafında da ciddi bir hayal kırıklığına sebep olduğunu dile getirdi. 

Anlaşmanın metnini ve haritayı henüz görmediklerini aktaran Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fakat verilen bu koordinatlardan kolayca görüyoruz ki bu anlaşma hem Türkiye Cumhuriyeti'nin hem de Libya'nın kıta sahanlığını ve haklarını ihlal ediyor. Dolayısıyla bizim daha önce Birleşmiş Milletler'e (BM) bildirdiğimiz kıta sahanlığımızı ihlal eden bir anlaşma bizim için yok hükmündedir ve zaten bugüne kadar bu noktaya gelmemizin sebebi de Yunanistan'ın, Rum kesiminin, Mısır ve İsrail gibi ülkelerle Türkiye'yi yok sayarak anlaşmalar imzalamaya çalışması, adımlar atmasıdır."

Bu sözde anlaşmanın yok hükmünde olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Bunun yok hükmünde olduğunu sahada da masada da göstermeye devam edeceğiz. Hem bunlara hem de tüm dünyaya." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin, kendi kıta sahanlığı içinde, kendi haklarını ve Kıbrıs etrafında da Kıbrıs Türklerinin haklarını kararlı şekilde sahada ve masada korumaya devam edeceğini belirterek, "Bu tür anlaşmalar veya iş birlikleri bizi yolumuzdan alıkoyamaz ve kimse bizim haklarımızı da gasbedemez. Buna hiçbir zaman müsade etmedik, etmeyeceğiz." dedi.

Doğu Akdeniz’de Gerginlik

Mısır ve Yunanistan, Türkiye ile Libya’daki Fayez El Sarrac hükümeti arasındaki anlaşmanın ‘‘yasadışı’’ olduğunu öne sürmüş ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini kaydetmişti.

Yunanistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama faaliyetlerinden dolayı gergin.

Türkiye’nin Temmuz ayı sonunda yayınladığı NAVTEX’le Yunanistan’ın kendi kıta sahanlığı içinde ilan ettiği bölgede Oruç Reis gemisinin sismik araştırma yapacağını açıklaması iki ülke arasında gerilimin yeniden tırmanmasına neden olmuştu.

Ancak Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşme sonrasında müzakereler sonuçlanana kadar Antalya Limanı’na dönmüştü.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise 31 Temmuz’da yaptığı açıklamada Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunların görüşülmesi amacıyla tarafların önümüzdeki günlerde Ankara’da bir araya gelmesini beklediğini söylemişti.

Akar, Türk ve Yunan taraflarının daha önce de Atina ve Ankara’da bir araya geldiğini, yeni bir toplantının daha olmasını beklediğini kaydetmişti.

Mısır ise bu ay başında yaptığı açıklamada Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yapmayı planladığı sismik çalışmanın Kahire’nin hak iddia ettiği sulardaki bazı alanları da kapsadığını iddia etmişti.

Haziran ayında da Yunanistan ve İtalya deniz sınırları konusunda bir anlaşma imzalamıştı. Böylece iki ülke arasında münhasır ekonomik bölge oluşturularak İyonya Denizi’nde uzun süredir devam eden balıkçılık hakları konusundaki anlaşmazlıklar sonlandırılmıştı.

 

 

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, başkent Kahire'de basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda konuşan Şükri, "deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının" imzalandığını belirterek, söz konusu anlaşmanın, "Yunanistan ile ekonomik işbirliği konusunda yeni ufuklar açtığını" söyledi.

Yunan Bakan Dendias ise Mısır ile yapılan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının, "meşru" olduğunu ve bölgedeki meydan okumalar ile mücadelede iki ülke arasındaki işbirliğinin boyutlarını yansıttığını ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan daha önce yapılan yazılı açıklamada, Şükri'nin, Yunan mevkidaşı Dendias ile "deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması"na hazırlık müzakereleri kapsamında teknik konuları ele almak için Kahire’de görüştüğü belirtilmişti.

Mısır resmi haber ajansı MENA da, Dendias’ın birkaç saatliğine kısa bir ziyaret için Mısır’a geldiğini duyurmuştu. İki ülke dışişleri bakanları arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması ile ilgili 12’nci teknik görüşme, geçen Haziran ayında Kahire’de yapılmıştı.

Türkiye: ‘‘Yunanistan-Mısır Anlaşması Yok Hükmündedir’’

Mısır ve Yunanistan Akdeniz’in doğusunda deniz yetki alanlarının sınırlandırıldığı ekonomik bölge anlaşması imzaladı. Açıklamayı Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, Kahire’de bulunan Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile birlikte yaptı.

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan konuyla ilgili yapılan açıklamadaysa ‘‘Yunanistan ile Mısır arasında deniz sınırı bulunmamaktadır. Bugün imzalandığı açıklanan sözde deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması Türkiye için yok hükmündedir. Bu anlayışımız sahada ve masada ortaya konacaktır’’ denildi.

Açıklamada, ‘‘Sözde sınırlandırılan alan, Birleşmiş Milletler’e de bildirilen Türk kıta sahanlığı içinde yer almaktadır. 2003 yılında GKRY ile imzaladığı anlaşma ile 11.500 km2’den vazgeçen Mısır, Yunanistan’la bugün imzaladığı bu sözde anlaşma ile de yine deniz yetki alanı kaybına uğramaktadır. Bu anlaşmayla Libya’nın hakları da gasp edilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’nin, söz konusu alanda herhangi bir faaliyete izin vermeyeceği ve Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kıbrıs Türkleri’nin meşru hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunmaya devam edeceği kuşkusuzdur’’ ifadelerine yer verildi.

Mısır Dışişleri Bakanı Şükri ise ‘‘Bu anlaşma her iki ülkenin de ekonomik bölgedeki kaynakların özellikle de petrol ve doğalgaz rezervlerinden üst düzeyde yararlanması için ilerleme sağlamasına izin verecek’’ dedi.

Kahire’de bulunan Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, Mısır’la yapılan anlaşmanın uluslararası hukuka uygun ve denizler hukukunun tüm alanlarıyla iyi komşuluk ilişkilerine saygılı olduğunu, bölge güvenliğiyle istikrarına katkı sağladığını kaydetti.

Mısır ve Yunanistan, Libya’nın uluslararası toplumca tanınan hükümetiyle geçen yıl Akdeniz’de "Deniz Yetki Alanlarının sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" imzalayan Türkiye’yi her fırsatta eleştiriyordu.Kahire ve Atina, Türkiye ve Libya arasındaki anlaşmanın Akdeniz’in doğusundaki doğalgaz rezervleriyle ilgili tartışmaları tırmandırdığını öne sürüyor.

'Bu Tür Anlaşmalar veya İş Birlikleri Bizi Yolumuzdan Alıkoyamaz'

Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan ile Mısır arasındaki deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmasının, özellikle AB tarafında da ciddi bir hayal kırıklığına sebep olduğunu dile getirdi. 

Anlaşmanın metnini ve haritayı henüz görmediklerini aktaran Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fakat verilen bu koordinatlardan kolayca görüyoruz ki bu anlaşma hem Türkiye Cumhuriyeti'nin hem de Libya'nın kıta sahanlığını ve haklarını ihlal ediyor. Dolayısıyla bizim daha önce Birleşmiş Milletler'e (BM) bildirdiğimiz kıta sahanlığımızı ihlal eden bir anlaşma bizim için yok hükmündedir ve zaten bugüne kadar bu noktaya gelmemizin sebebi de Yunanistan'ın, Rum kesiminin, Mısır ve İsrail gibi ülkelerle Türkiye'yi yok sayarak anlaşmalar imzalamaya çalışması, adımlar atmasıdır."

Bu sözde anlaşmanın yok hükmünde olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Bunun yok hükmünde olduğunu sahada da masada da göstermeye devam edeceğiz. Hem bunlara hem de tüm dünyaya." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin, kendi kıta sahanlığı içinde, kendi haklarını ve Kıbrıs etrafında da Kıbrıs Türklerinin haklarını kararlı şekilde sahada ve masada korumaya devam edeceğini belirterek, "Bu tür anlaşmalar veya iş birlikleri bizi yolumuzdan alıkoyamaz ve kimse bizim haklarımızı da gasbedemez. Buna hiçbir zaman müsade etmedik, etmeyeceğiz." dedi.

Doğu Akdeniz’de Gerginlik

Mısır ve Yunanistan, Türkiye ile Libya’daki Fayez El Sarrac hükümeti arasındaki anlaşmanın ‘‘yasadışı’’ olduğunu öne sürmüş ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini kaydetmişti.

Yunanistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama faaliyetlerinden dolayı gergin.

Türkiye’nin Temmuz ayı sonunda yayınladığı NAVTEX’le Yunanistan’ın kendi kıta sahanlığı içinde ilan ettiği bölgede Oruç Reis gemisinin sismik araştırma yapacağını açıklaması iki ülke arasında gerilimin yeniden tırmanmasına neden olmuştu.

Ancak Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşme sonrasında müzakereler sonuçlanana kadar Antalya Limanı’na dönmüştü.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise 31 Temmuz’da yaptığı açıklamada Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunların görüşülmesi amacıyla tarafların önümüzdeki günlerde Ankara’da bir araya gelmesini beklediğini söylemişti.

Akar, Türk ve Yunan taraflarının daha önce de Atina ve Ankara’da bir araya geldiğini, yeni bir toplantının daha olmasını beklediğini kaydetmişti.

Mısır ise bu ay başında yaptığı açıklamada Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yapmayı planladığı sismik çalışmanın Kahire’nin hak iddia ettiği sulardaki bazı alanları da kapsadığını iddia etmişti.

Haziran ayında da Yunanistan ve İtalya deniz sınırları konusunda bir anlaşma imzalamıştı. Böylece iki ülke arasında münhasır ekonomik bölge oluşturularak İyonya Denizi’nde uzun süredir devam eden balıkçılık hakları konusundaki anlaşmazlıklar sonlandırılmıştı.