Yakın Asya

Koronavirüs ve Hint Milliyetçiliğinin Kıskacında Keşmir

27 Nisan 2020 03:53

Hindistan'ın yarım asırdan uzun süredir Cammu Keşmir'e özel statü tanıyan anayasa maddesini iptalinin ardından bölgenin içinde bulunduğu durum ve geleceğiyle ilgili gerilim sürüyor. Bu süreçte Keşmir, dünyanın en çok silahlandırılmış bölgelerinden biri ve iki nükleer güç arasındaki gerilimli bölge olurken bir yandan da koronavirüs salgınıyla savaşıyor!

Muslim Port Haber Merkezi | Mehmet Furkan Bülbül

Güney Asya bölgesinde yer alan Keşmir, Pakistan, Hindistan ve Çin'in arasında yer alıyor. Toplam 222 bin 200 kilometrekare toplam alana sahip bölge, Hindistan alt kıtasının 1947'deki bölünmesinden bu yana Hindistan ve Pakistan arasındaki anlaşmazlığa konu oldu.

Gerilimin Ortaya Çıkışı

1947’de Pakistan ve Hindistan, İngiltere’den bağımsızlıklarını elde ettiklerinde, Keşmir halkı yapılan mutabakata göre uygulanan seçim haklarını Müslüman Pakistan’dan yana kullandı. Fakat, Hindistan alt kıtasındaki Müslüman bölgeleri gibi Pakistan’a katılması gereken Keşmir’in yöneticisi Mihrace Hari Singh’in ülkeyi para karşılığı Hindistan’a verip İngiltere’ye kaçmasıyla bu gerçekleşmedi. 1947 yılının Ekim ayında Pakistan’a bağlı güçlerin Keşmir’in bir bölümünü Srinagar’a kadar işgal etmesi üzerine, Hint Birlikleri’nin de Hindistan işgali altındaki Keşmir’in bugünkü yazlık başkenti olan Srinagar’ı ele geçirmesiyle bir kontrol hattı şeklindeki bugünkü sınır ortaya çıktı. Böylece Keşmir Bölgesi, Pakistan’ın elindeki ve Keşmir’in yaklaşık yüzde otuzunu oluşturan Azad Keşmir (Özgür Keşmir) ve kalan kısmı işgal eden Hindistan kontrolündeki Keşmir Vadisi, Jamnu ve Ladakh bölgeleri şeklinde ikiye bölündü. Bu durum, bugünün iki nükleer gücünün arasında yıllardır süren bir sorunu da kaçınılmaz kıldı.


1955 Eylül’ünde Pakistan’ın Bağdat Paktı’na üye olmasıyla, Hindistan ile Pakistan’ın yolları iyice ayrılmıştı ve bu gelişmeden sonra Sovyetler, gerek Keşmir meselesinde gerekse de Pakistan ile olan diğer ilişkilerinde daima Hindistan’ı destekleme kararı aldı. Öyleki 1955 yılında Kruşçev şöyle diyordu: “Keşmir meselesi zaten Keşmir halkı tarafından çözümlenmiştir. Keşmir halkı kendisini Hindistan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olarak telakki ediyor… Sovyet Hükümeti Keşmir meselesinde Hindistan’ın politikasını desteklemektedir”. Tabi Rusya’nın böyle bir karar almasında, hem bu bölgedeki çıkarları hem de Pakistan’ın daha çok Amerika yanlısı bir politika takınması gibi etkenler önemli rol oynamıştı. Soğuk Savaş döneminin getirdiği bu iki kutuplu güç neticesinde, Keşmir Sorunu’nu daha da çözümsüz hale geldi.

1956’lılardan başlayan ve 1962’ye kadar devam eden süreçte, Keşmir’in doğusunda bulunan Aksai-Çin yaylasını ele geçirerek Keşmir Sorunu’na dâhil olan Çin, Hindistan ile karşı karşıya gelmiş ve Pakistan’la doğal bir ittifakı da başladı. Yine Pakistan’ın 1963’de bu bölge civarındaki dar bir bölgeyi Çin’e vermesi de, Çin ile Pakistan arasında bugüne dek süre gelen dostluğu başladı. Bu bölgeyi Çin’e bağlayan bir yol yapan Çin, bölgede bir anlamda Hindistan üzerinde baskı yapacak konuma da ulaştı. Öyleki Hindistan Çin için, “Asya’nın bu bölgesinde barışa vahim bir tehdit” ifadelerini kullandı.

Pakistan’ın kontrolündeki Azad Keşmir’in başkenti Muzafferabad oldu. Nüfusun halen yüzde 65’inden çoğu Hindistan kontrolünde olan ve Keşmir’in 7 bölgesinden 5’ini kapsayan kısımdaki Müslüman halkın çilesi de bu şekilde başlamışken süreç içinde Hindistan ve Pakistan arasında iki büyük savaş daha meydana geldi. Bu iki büyük savaşın ilki, bölgede artan gerginlikler üzerine Pakistan askerlerinin 5 Ağustos 1965 günü Keşmir’in Hindistan’ın elinde bulunan kısmına geçmeleri ile başlayan savaştı ki, bu savaş esnasında Türkiye ile İran Pakistan’ı destekleme kararı aldılar ve Türkiye beş milyon dolar değerinde askeri malzeme ve silahı Pakistan’a gönderdi. İkincisi büyük savaş ise, 1999’da Kargil Bölgesi’nde iddia edilen sınır ihlalleri nedeniyle ortaya çıkan Kargil Savaşı’dır. Bu savaşlar neticesinde, her iki taraftan da büyük kayıplar olmuşsa da, en büyük zararı Müslüman halk görmüştür.

Tarihte Gerilim 3 Kez Savaşla Sonuçlandı

Keşmir sorunu, İngiliz sömürgesinden kurtulan Hint Yarımadası'nda Pakistan ve Hindistan'ın iki ayrı ülke olarak Ağustos 1947'de bağımsızlıklarını ilan etmesiyle başladı.

İngiltere 1947'de Hindistan'dan çekilirken, prenslik şeklinde yönetilen Keşmir'i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı.

Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi.

Karara, Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar, 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.

Pakistan'la Hindistan arasındaki ilk savaş, 1947'de patlak verdi. Tarihe Birinci Keşmir Savaşı olarak giren savaşta binlerce kişi yaşamını yitirdi. İki taraf da birbirine üstünlük sağlayamadı. BM devreye girdi ve 1 Ocak 1949'da Keşmir'de referandum şartıyla ateşkes sağlandı. Ateşkes, uzun sürmedi.

Keşmir mülkiyetiyle ilgili devam eden tartışmanın kaynağı olarak, Hindistan'ın BM nezdinde referandum yapılmasıydı ancak Hindistan halk oylamasına izin vermedi. Pakistan da bölgedeki askerlerini çekmedi.

BM Güvenlik Konseyi, 1948'de aldığı bir kararla, 'Keşmir'in geleceğine Keşmir halkı karar verir' dedi ancak Hindistan buna yanaşmadı.

Hindistan'la Pakistan arasındaki savaş 1965'te yeniden başladı.

İkinci Keşmir Savaşı olarak anılan savaşta, her iki taraf da çok ağır zayiat verdi ve on binlerce can kaybı yaşandı.

Tarihin kısa süreli ama en geniş katılımlı savaşlarından biri olarak bilinen olay, SSCB ile ABD'nin devreye girmesi ve Taşkent Deklarasyonu'nun imzalanmasıyla sona erdi.

Pakistan ile Hindistan'ı karşı karşıya getiren bir diğer savaş da 1971'de yaşandı.

Keşmir kaynaklı olmasa da sınır anlaşmazlığı nedeniyle çıkan ve Bangladeş'in bağımsızlığını kazandığı bu savaşta Hindistan ordusu, Pakistan topraklarına girdi. Hindistan lehine sonuçlanan savaş aynı zamanda en fazla can kaybının yaşandığı olay oldu. Ayrıca resmi rakamlara göre 90 bin civarında Pakistanlı asker ve sivil, Hint güçlerine teslim oldu.

Nükleer çalışmaların ve füze denemelerinin yapıldığı yıllar 1984'te Hindistan'ın Siachen Buzulu'nu ele geçirmesiyle iki ülke arasındaki gerilimi yeniden tırmandırdı. Büyük güçlerin devreye girmesi neticesinde savaşın eşiğinden dönüldü.

Ancak iki ülke ordusu 1999 yılında yeniden karşı karşıya geldi.

Kargil Savaşı olarak isimlendirilen savaş, 1999 yılının mayıs ayında patlak verdi ve temmuz ayına kadar Keşmir'in Kargil bölgesinde ağır çatışmalar yaşandı.

Pakistan, savaşın kendi lehine sonuçlandığını duyurdu.


Pakistan Tarafından Güncel Açıklamalar

Pakistan kontrolündeki Azad Cammu ve Keşmir Cumhurbaşkanı Serdar Mesud Han, "Hint hükümeti dünyanın salgına yoğunlaşmasını fırsat bilerek Keşmirlilere baskı kurmaya devam ediyor. Bu zor dönemde dahi Keşmir dünyanın gündeminden düşmemeli." dedi.

Hindistan'ın Cammu Keşmir'in özel statüsünü geçen yıl aldığı kararla kaldırdığını hatırlatan Han, Türkiye, Malezya, İran, Katar, Suudi Arabistan ve İslam İşbirliği Teşkilatından (İİT) birçok gazeteci, aktivist ve parlamenterin Cammu Keşmir'de insan hakları ihlallerinin durdurulması çağrısında bulunduğunu söyledi.

Cammu Keşmir'de etnik temizlik ve soykırım uygulandığını dile getiren Han, "Lütfen insanlığa karşı işlenen bu suçlara karşı adım atın, sesinizi Pakistan ve Keşmir için yükseltin." diye konuştu.

Han, Hindistan'ın Keşmir'de yaptıklarını örtbas etmek için Pakistan'a suçlamalarda bulunduğunu ifade etti.


Koronavirüs Keşmir’e de Ulaştı

Cammu Keşmir'de koronavirüsten kaynaklı ilk ölüm 26 Mart’ta 65 yaşındaki bir kişinin yaşamını yitirmesiyle gerçekleşirken, aynı gün vaka sayısı da 11 olarak kayıtlara geçmişti.

26 Nisan tarihinde Pakistan ülkedeki vakaların 5 bin 378 ile en kalabalık eyalet Pencap'ta görüldüğünü duyururken, 55 kişiyle en az vaka Pakistan kontrolündeki Azad Cammu ve Keşmir'de kaydedildiğini açıkladı.

Keşmir’de Güncel Yaşananlar

Hindistan'ın Cammu Keşmir bölgesinde son iki günde güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda 5 direnişçi öldü, bir polis memuru yaralandı.

Polis yetkilileri, Pulwama bölgesinde güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyon sırasında direnişçilerle çatışma çıktığını kaydetti.

Çatışmada 3 direnişçi hayatını kaybetti.

Yetkililer, dün akşam da Kulgam bölgesinde polis memurlarını kaçırmaya teşebbüs eden 2 direnişçinin öldürüldüğünü bildirdi. Çatışma sırasında bir polis memuru yaralandı.

Shopian bölgesinde bir köyde 22 Nisan'da güvenlik güçleri ile direnişçiler arasında çıkan çatışmada 4 direnişçi yaşamını yitirmişti.

Hindistan ile Pakistan arasında son haftalarda karşılıklı top atışlarının artması bölgedeki gerilimi yükseltti.

Muslim Port Haber Merkezi | Mehmet Furkan Bülbül

Güney Asya bölgesinde yer alan Keşmir, Pakistan, Hindistan ve Çin'in arasında yer alıyor. Toplam 222 bin 200 kilometrekare toplam alana sahip bölge, Hindistan alt kıtasının 1947'deki bölünmesinden bu yana Hindistan ve Pakistan arasındaki anlaşmazlığa konu oldu.

Gerilimin Ortaya Çıkışı

1947’de Pakistan ve Hindistan, İngiltere’den bağımsızlıklarını elde ettiklerinde, Keşmir halkı yapılan mutabakata göre uygulanan seçim haklarını Müslüman Pakistan’dan yana kullandı. Fakat, Hindistan alt kıtasındaki Müslüman bölgeleri gibi Pakistan’a katılması gereken Keşmir’in yöneticisi Mihrace Hari Singh’in ülkeyi para karşılığı Hindistan’a verip İngiltere’ye kaçmasıyla bu gerçekleşmedi. 1947 yılının Ekim ayında Pakistan’a bağlı güçlerin Keşmir’in bir bölümünü Srinagar’a kadar işgal etmesi üzerine, Hint Birlikleri’nin de Hindistan işgali altındaki Keşmir’in bugünkü yazlık başkenti olan Srinagar’ı ele geçirmesiyle bir kontrol hattı şeklindeki bugünkü sınır ortaya çıktı. Böylece Keşmir Bölgesi, Pakistan’ın elindeki ve Keşmir’in yaklaşık yüzde otuzunu oluşturan Azad Keşmir (Özgür Keşmir) ve kalan kısmı işgal eden Hindistan kontrolündeki Keşmir Vadisi, Jamnu ve Ladakh bölgeleri şeklinde ikiye bölündü. Bu durum, bugünün iki nükleer gücünün arasında yıllardır süren bir sorunu da kaçınılmaz kıldı.


1955 Eylül’ünde Pakistan’ın Bağdat Paktı’na üye olmasıyla, Hindistan ile Pakistan’ın yolları iyice ayrılmıştı ve bu gelişmeden sonra Sovyetler, gerek Keşmir meselesinde gerekse de Pakistan ile olan diğer ilişkilerinde daima Hindistan’ı destekleme kararı aldı. Öyleki 1955 yılında Kruşçev şöyle diyordu: “Keşmir meselesi zaten Keşmir halkı tarafından çözümlenmiştir. Keşmir halkı kendisini Hindistan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olarak telakki ediyor… Sovyet Hükümeti Keşmir meselesinde Hindistan’ın politikasını desteklemektedir”. Tabi Rusya’nın böyle bir karar almasında, hem bu bölgedeki çıkarları hem de Pakistan’ın daha çok Amerika yanlısı bir politika takınması gibi etkenler önemli rol oynamıştı. Soğuk Savaş döneminin getirdiği bu iki kutuplu güç neticesinde, Keşmir Sorunu’nu daha da çözümsüz hale geldi.

1956’lılardan başlayan ve 1962’ye kadar devam eden süreçte, Keşmir’in doğusunda bulunan Aksai-Çin yaylasını ele geçirerek Keşmir Sorunu’na dâhil olan Çin, Hindistan ile karşı karşıya gelmiş ve Pakistan’la doğal bir ittifakı da başladı. Yine Pakistan’ın 1963’de bu bölge civarındaki dar bir bölgeyi Çin’e vermesi de, Çin ile Pakistan arasında bugüne dek süre gelen dostluğu başladı. Bu bölgeyi Çin’e bağlayan bir yol yapan Çin, bölgede bir anlamda Hindistan üzerinde baskı yapacak konuma da ulaştı. Öyleki Hindistan Çin için, “Asya’nın bu bölgesinde barışa vahim bir tehdit” ifadelerini kullandı.

Pakistan’ın kontrolündeki Azad Keşmir’in başkenti Muzafferabad oldu. Nüfusun halen yüzde 65’inden çoğu Hindistan kontrolünde olan ve Keşmir’in 7 bölgesinden 5’ini kapsayan kısımdaki Müslüman halkın çilesi de bu şekilde başlamışken süreç içinde Hindistan ve Pakistan arasında iki büyük savaş daha meydana geldi. Bu iki büyük savaşın ilki, bölgede artan gerginlikler üzerine Pakistan askerlerinin 5 Ağustos 1965 günü Keşmir’in Hindistan’ın elinde bulunan kısmına geçmeleri ile başlayan savaştı ki, bu savaş esnasında Türkiye ile İran Pakistan’ı destekleme kararı aldılar ve Türkiye beş milyon dolar değerinde askeri malzeme ve silahı Pakistan’a gönderdi. İkincisi büyük savaş ise, 1999’da Kargil Bölgesi’nde iddia edilen sınır ihlalleri nedeniyle ortaya çıkan Kargil Savaşı’dır. Bu savaşlar neticesinde, her iki taraftan da büyük kayıplar olmuşsa da, en büyük zararı Müslüman halk görmüştür.

Tarihte Gerilim 3 Kez Savaşla Sonuçlandı

Keşmir sorunu, İngiliz sömürgesinden kurtulan Hint Yarımadası'nda Pakistan ve Hindistan'ın iki ayrı ülke olarak Ağustos 1947'de bağımsızlıklarını ilan etmesiyle başladı.

İngiltere 1947'de Hindistan'dan çekilirken, prenslik şeklinde yönetilen Keşmir'i Hindistan ya da Pakistan ile birleşme konusunda serbest bıraktı.

Nüfusunun yüzde 90'ı Müslüman olan Keşmir halkı, 1947'de Pakistan'a katılmaktan yana tavır alsa da dönemin prensi, Hindistan ile birleşmeye karar verdi.

Karara, Müslüman Keşmir halkı karşı çıktı. Pakistan ve Hindistan'ın bölgeye asker göndermesiyle taraflar, 1947'de ilk kez savaştı. İki ülke arasında yine aynı nedenle 1965 ve 1999'da savaş çıktı.

Pakistan'la Hindistan arasındaki ilk savaş, 1947'de patlak verdi. Tarihe Birinci Keşmir Savaşı olarak giren savaşta binlerce kişi yaşamını yitirdi. İki taraf da birbirine üstünlük sağlayamadı. BM devreye girdi ve 1 Ocak 1949'da Keşmir'de referandum şartıyla ateşkes sağlandı. Ateşkes, uzun sürmedi.

Keşmir mülkiyetiyle ilgili devam eden tartışmanın kaynağı olarak, Hindistan'ın BM nezdinde referandum yapılmasıydı ancak Hindistan halk oylamasına izin vermedi. Pakistan da bölgedeki askerlerini çekmedi.

BM Güvenlik Konseyi, 1948'de aldığı bir kararla, 'Keşmir'in geleceğine Keşmir halkı karar verir' dedi ancak Hindistan buna yanaşmadı.

Hindistan'la Pakistan arasındaki savaş 1965'te yeniden başladı.

İkinci Keşmir Savaşı olarak anılan savaşta, her iki taraf da çok ağır zayiat verdi ve on binlerce can kaybı yaşandı.

Tarihin kısa süreli ama en geniş katılımlı savaşlarından biri olarak bilinen olay, SSCB ile ABD'nin devreye girmesi ve Taşkent Deklarasyonu'nun imzalanmasıyla sona erdi.

Pakistan ile Hindistan'ı karşı karşıya getiren bir diğer savaş da 1971'de yaşandı.

Keşmir kaynaklı olmasa da sınır anlaşmazlığı nedeniyle çıkan ve Bangladeş'in bağımsızlığını kazandığı bu savaşta Hindistan ordusu, Pakistan topraklarına girdi. Hindistan lehine sonuçlanan savaş aynı zamanda en fazla can kaybının yaşandığı olay oldu. Ayrıca resmi rakamlara göre 90 bin civarında Pakistanlı asker ve sivil, Hint güçlerine teslim oldu.

Nükleer çalışmaların ve füze denemelerinin yapıldığı yıllar 1984'te Hindistan'ın Siachen Buzulu'nu ele geçirmesiyle iki ülke arasındaki gerilimi yeniden tırmandırdı. Büyük güçlerin devreye girmesi neticesinde savaşın eşiğinden dönüldü.

Ancak iki ülke ordusu 1999 yılında yeniden karşı karşıya geldi.

Kargil Savaşı olarak isimlendirilen savaş, 1999 yılının mayıs ayında patlak verdi ve temmuz ayına kadar Keşmir'in Kargil bölgesinde ağır çatışmalar yaşandı.

Pakistan, savaşın kendi lehine sonuçlandığını duyurdu.


Pakistan Tarafından Güncel Açıklamalar

Pakistan kontrolündeki Azad Cammu ve Keşmir Cumhurbaşkanı Serdar Mesud Han, "Hint hükümeti dünyanın salgına yoğunlaşmasını fırsat bilerek Keşmirlilere baskı kurmaya devam ediyor. Bu zor dönemde dahi Keşmir dünyanın gündeminden düşmemeli." dedi.

Hindistan'ın Cammu Keşmir'in özel statüsünü geçen yıl aldığı kararla kaldırdığını hatırlatan Han, Türkiye, Malezya, İran, Katar, Suudi Arabistan ve İslam İşbirliği Teşkilatından (İİT) birçok gazeteci, aktivist ve parlamenterin Cammu Keşmir'de insan hakları ihlallerinin durdurulması çağrısında bulunduğunu söyledi.

Cammu Keşmir'de etnik temizlik ve soykırım uygulandığını dile getiren Han, "Lütfen insanlığa karşı işlenen bu suçlara karşı adım atın, sesinizi Pakistan ve Keşmir için yükseltin." diye konuştu.

Han, Hindistan'ın Keşmir'de yaptıklarını örtbas etmek için Pakistan'a suçlamalarda bulunduğunu ifade etti.