Filistin

İsrail’den Kudüs'ü Bölme Haritası: Binlerce Konut İnşa Ediliyor!

15 Ekim 2021 18:07

İsrail işgal yönetimi, Kudüs’ün ‘jeopolitik haritasında’ kapsamlı bir değişiklik yapmak ve gelecekte şehrin bölünmesine neden olacak olası bir çözüm olasılığını engellemek amacıyla oluşturduğu plan kapsamında Kudüs'te binlerce işgal konutları inşa etmeye çalışıyor.

İsrail basın organlarından Haaretz gazetesinde yer alan haberde söz konusu plan için ‘iki devletli çözümün nihai mezarı’ nitelemesi yapıldı.

Plan, Doğu Kudüs’te Beyt Safafa kasabası üzerinde kurulan Yahudi işgal mahallesi Givat Hamatos gibi işgal yerleşkesi birimlerinin yanı sıra el- Azariya, Ebu Dis, Anata, Hizma, Atarot, Pisgat Ze’ev de dahil olmak üzere Filistin mahallelerinde inşa edilen yerleşim birimlerinde, E1 projesiyle yapılaşmayı hedefliyor. Bu alanların çoğu Yeşil Hat’ın dışında kalıyor.

Gazetenin haberine göre işgalci İsrail bu bölgelerde Yahudiler için yapılacak kapsamlı inşaat planlarını destekleyecek.

Kudüs'teki İsrail Yerel Planlama ve İnşa Komitesi,işgal yönetiminin İskan Bakanlığı’nın girişimiyle dün, söz konusu planların uygulanması için Givat Hamatos işgal yerleşkesi civarındaki arazilere el koyulmasını onayladı. Ayrıca Pisgat Ze’ev yerleşim birimini genişletmek için de bir plan sunmayı kabul etti.

E1 bölgesinde yeni işgal yerleşkesi kurulmasına yönelik itirazlara dair görüşmeler önümüzdeki hafta başlayacak ve bir ay içerisinde Atarot bölgesinde bin 257 konutun yapımını içeren büyük bir getto yaratma planı tartışmaya sunulacak. Yaklaşık 30 yıldır Kudüs’te inşa edilen ilk mahalle, inşası sırasında anlaşmalar için büyük bir tehdite neden olan Har Homa yerleşim mahallesine benzeyecek.

Siyonist İsrail büyük planlarına, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin siyasi bir kriz korkusuyla mevcut hükümete baskı yapmaya ilişkin isteksizliği doğrultusunda devam ediyor.

Haaretz, yakında uygulanacak planların ABD ve uluslararası toplum için kırmızı çizgi teşkil ettiğini savundu. Zira bu ciddi nitelikteki sorun Arap köylerinin Beyt Safafa gibi Kudüs'ün geri kalanından izole edilmesine ve iki devletli çözümün tabutuna çivi çakılması anlamına geliyor, Batı Şeria'nın Kudüs'ün geri kalanından ayrılmasına yol açıyor.

Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde Givat Hamatos ve Har Homa işgal mahallelerinde binlerce işgal yerleşkesi inşa etme planlarını desteklemekten kaçınılsa da bu planlar destekleniyor.

Haaretz gazetesi, Şubat 2020’de İsrail seçimlerinin üçüncü turundan 6 gün önce Netanyahu’nun bahsi geçen mahallelerdeki inşaatların hızlandırması talimatı verdiğini ve söz konusu dönemde seçim hilesi olarak görülen durumun gerçek olduğunu vurguladı. Biden’ın başkan olarak göreve başlamasından birkaç gün önce ihalalerin kapatıldığını ve buldozerlerin çalışmalara başladığını aktardı.

Obama’nın yardımcısı olarak 2010 yılında İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarını ziyaret eden Biden, Ramat Shlomo işgal yerleşkesi yeri konusunda Netanyahu ile anlaşmazlık yaşamıştı. Netanyahu ile akşam yemeğine davet edilen Biden’ın hakarete uğramasıyla bu durum daha önce benzeri görülmemiş bir krize neden olmuştu. Biden daha sonra İsrail’in projenin durdurulmasını kabul edene kadar akşam yemeğine katılım göstermeyeceğini bildirmiş ve aynı akşam projenin durdurulduğu açıklanmıştı.

Gazete, söz konusu krizin İsrail’in Kudüs ve Batı Şeria’daki inşaatların uzun vadeli dondurulmasının başlangıcı olduğunu ve planlarının Trump döneminde yeniden başlayıp Biden yönetimiyle devam ettiğini bildirdi. Haberde, Biden’ın İsrail’in Kudüs’ün jeopolitik haritasında önemli bir değişiklik yapmak üzere olduğunu henüz anlamaması nedeniyle baskı uygulamadığına dikkat çekti.

Haaretz, İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid’in Washington ziyareti sırasında ABD’nin konuyla ilgili zayıf bir tepki verdiğini aktardı.

Haberde on binlerce işgalci Yahudi’nin ikametgahı olması beklenen üç yeni yerleşim birimini teşvik etmenin, söz konusu senaryoyu gerçeklikten tamamen kopararak uluslararası toplumu başka bir çözüm bulmaya yönelteceği uyarısında bulunuldu. Bu durumda milyonlarca İsraillinin ve Filistinlinin eşit haklara sahip olarak yaşadığı, iki uluslu bir devlet veya bir tür konfederasyonun tek olası seçenek olabileceği bildirildi.

İsrail basın organlarından Haaretz gazetesinde yer alan haberde söz konusu plan için ‘iki devletli çözümün nihai mezarı’ nitelemesi yapıldı.

Plan, Doğu Kudüs’te Beyt Safafa kasabası üzerinde kurulan Yahudi işgal mahallesi Givat Hamatos gibi işgal yerleşkesi birimlerinin yanı sıra el- Azariya, Ebu Dis, Anata, Hizma, Atarot, Pisgat Ze’ev de dahil olmak üzere Filistin mahallelerinde inşa edilen yerleşim birimlerinde, E1 projesiyle yapılaşmayı hedefliyor. Bu alanların çoğu Yeşil Hat’ın dışında kalıyor.

Gazetenin haberine göre işgalci İsrail bu bölgelerde Yahudiler için yapılacak kapsamlı inşaat planlarını destekleyecek.

Kudüs'teki İsrail Yerel Planlama ve İnşa Komitesi,işgal yönetiminin İskan Bakanlığı’nın girişimiyle dün, söz konusu planların uygulanması için Givat Hamatos işgal yerleşkesi civarındaki arazilere el koyulmasını onayladı. Ayrıca Pisgat Ze’ev yerleşim birimini genişletmek için de bir plan sunmayı kabul etti.

E1 bölgesinde yeni işgal yerleşkesi kurulmasına yönelik itirazlara dair görüşmeler önümüzdeki hafta başlayacak ve bir ay içerisinde Atarot bölgesinde bin 257 konutun yapımını içeren büyük bir getto yaratma planı tartışmaya sunulacak. Yaklaşık 30 yıldır Kudüs’te inşa edilen ilk mahalle, inşası sırasında anlaşmalar için büyük bir tehdite neden olan Har Homa yerleşim mahallesine benzeyecek.

Siyonist İsrail büyük planlarına, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin siyasi bir kriz korkusuyla mevcut hükümete baskı yapmaya ilişkin isteksizliği doğrultusunda devam ediyor.

Haaretz, yakında uygulanacak planların ABD ve uluslararası toplum için kırmızı çizgi teşkil ettiğini savundu. Zira bu ciddi nitelikteki sorun Arap köylerinin Beyt Safafa gibi Kudüs'ün geri kalanından izole edilmesine ve iki devletli çözümün tabutuna çivi çakılması anlamına geliyor, Batı Şeria'nın Kudüs'ün geri kalanından ayrılmasına yol açıyor.

Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde Givat Hamatos ve Har Homa işgal mahallelerinde binlerce işgal yerleşkesi inşa etme planlarını desteklemekten kaçınılsa da bu planlar destekleniyor.

Haaretz gazetesi, Şubat 2020’de İsrail seçimlerinin üçüncü turundan 6 gün önce Netanyahu’nun bahsi geçen mahallelerdeki inşaatların hızlandırması talimatı verdiğini ve söz konusu dönemde seçim hilesi olarak görülen durumun gerçek olduğunu vurguladı. Biden’ın başkan olarak göreve başlamasından birkaç gün önce ihalalerin kapatıldığını ve buldozerlerin çalışmalara başladığını aktardı.

Obama’nın yardımcısı olarak 2010 yılında İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarını ziyaret eden Biden, Ramat Shlomo işgal yerleşkesi yeri konusunda Netanyahu ile anlaşmazlık yaşamıştı. Netanyahu ile akşam yemeğine davet edilen Biden’ın hakarete uğramasıyla bu durum daha önce benzeri görülmemiş bir krize neden olmuştu. Biden daha sonra İsrail’in projenin durdurulmasını kabul edene kadar akşam yemeğine katılım göstermeyeceğini bildirmiş ve aynı akşam projenin durdurulduğu açıklanmıştı.

Gazete, söz konusu krizin İsrail’in Kudüs ve Batı Şeria’daki inşaatların uzun vadeli dondurulmasının başlangıcı olduğunu ve planlarının Trump döneminde yeniden başlayıp Biden yönetimiyle devam ettiğini bildirdi. Haberde, Biden’ın İsrail’in Kudüs’ün jeopolitik haritasında önemli bir değişiklik yapmak üzere olduğunu henüz anlamaması nedeniyle baskı uygulamadığına dikkat çekti.

Haaretz, İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid’in Washington ziyareti sırasında ABD’nin konuyla ilgili zayıf bir tepki verdiğini aktardı.

Haberde on binlerce işgalci Yahudi’nin ikametgahı olması beklenen üç yeni yerleşim birimini teşvik etmenin, söz konusu senaryoyu gerçeklikten tamamen kopararak uluslararası toplumu başka bir çözüm bulmaya yönelteceği uyarısında bulunuldu. Bu durumda milyonlarca İsraillinin ve Filistinlinin eşit haklara sahip olarak yaşadığı, iki uluslu bir devlet veya bir tür konfederasyonun tek olası seçenek olabileceği bildirildi.