Suriye

İdlib Yeni Yıla Rus Saldırıları İle Girdi

04 Ocak 2022 13:34

Rus uçaklarının İdlib ve çevresindeki Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne yönelik bombardımanları dördüncü gününe girdi. Rus uçakları tarafından düzenlenen hava saldırıları, yerinden edilenlerin kaldığı bölgeleri, hayati öneme sahip tesisleri ve içme suyu istasyonlarını hedef alıyor.

Rus uçaklarının İdlib, Hama ve Halep kırsalları ile Suriye’nin kuzeybatısındaki Lazkiye’nin önemli bir kısmını içine alan Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne yönelik bombardımanları dördüncü gününe girdi. Gerginliği Azaltma Bölgesi, Muhaliflerin son kalesi olarak biliniyor. Rus uçakları tarafından düzenlenen hava saldırıları, yerinden edilenlerin kaldığı bölgeleri, hayati öneme sahip tesisleri ve içme suyu istasyonlarını hedef alıyor. 

İdlib’de yaşayan aktivist Cuma Ali, dün Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib bölgesi ve Halep 25 Aralık’tan bu yana Rus hava saldırıları nedeniyle benzeri görülmemiş bir gerginliğe şahit oluyor. Hava saldırılarının sayısı şimdi kadar yaklaşık 67’ye ulaştı. Rus savaş uçakları geçtiğimiz saatlerde İdlib kırsalında yer alan Kefr Taharih, Ermenaz, El-Bare bölgeleri ve Sermin ilçesinin uzak mahallelerine 13’ten fazla hava saldırısı düzenledi. 3’ü ağır yaralı çocuk toplam 5 kişi yaralandı. Suriye sivil savunma ekipleri ve ilk yardım ekipleri onları hastaneye taşıdı” dedi.

Ali, konuşmasının devamında, “Rus savaş uçakları mevcut gerginliğin ilk aşamasında İdlib ve Halep’teki tavuk üretim çiftliklerini hedef aldı. Çiftlikler tamamen tahrip oldu. Bununla eşzamanlı olarak İdlib’in batısındaki Cisr eş-Şuğur kentinin yakınındaki El-Abyad Nehri bölgesinde yerinde edilenlerin kaldığı bölgeler hedef alındı. Bir kadın ve iki çocuk hayatını kaybetti, aralarında çocukların da bulunduğu 10 sivil yaralandı” ifadelerini kullandı. Rus savaş uçakları yeni yıla girişle birlikte İdlib kentinin farklı bölgelerindeki hava saldırılarına devam etti ve İdlib’in uzak mahallelerinde şehre su sağlayan ana istasyonu ve bazı hayati tesisleri bombaladı.

Ali, “İdlib kentinde 1 milyondan fazla nüfusun yaklaşık yüzde 90’ının su ihtiyacını karşılayan El-Arşani su istasyonu 2 Ocak pazar günü Rus savaş uçakları tarafından düzenlenen hava saldırısı sonucu tamamen devre dışı kaldı. Saldırı istasyondaki teçhizatlara, su borularına ve binalara zarar verdi ve bazı mahallelerin suyunun kesilmesine sebep oldu. Bu durum şehir sakinlerini, son dönemde muhaliflerin bölgesinde yaşanan hayat pahalılığının gölgesinde içme suyu taşıma noktasında su tankerlerinden yardım almaya zorladı” diye konuştu. Rus saldırılarında ayrıca bir gıda fabrikası ile İdlib’in batısındaki Eş-Şeyh bölgesinde yerinden edilenlerin kaldığı bir kampın yakınındaki bölgeler hedef alındı.

Şarkul Avsat’a konuşan Hukukçu Esad el-Hüseyin, “Rusya, bölgenin şiddetli bir ekonomik krize ve hayat pahalılığına şahit olduğu bu dönemde güvenlik faktörüne darbe vurmasının yanı sıra gerginliği tırmandırıp hayati öneme sahip ekonomik tesisleri bombalayarak Suriye’nin kuzeybatısında muhalif bölgelerdeki Suriyelileri açlık ve fakirliğe mahkûm etmek için var gücüyle çalışıyor. Rus savaş uçaklarının füze ve bombalarla sivillerin üzerine hava saldırıları düzenlemesi, ekonomik tesisler ile altyapıyı tahrip etmesi ve bununla eşzamanlı olarak rejim güçlerinin karadan roketatar ve ağır top mermileriyle saldırması, iki tarafın yeni yılda da gerginliği tırmandırmaya devam edeceğini açıkça gösteriyor. Herhangi bir caydırıcı güç yok. Uluslararası toplum da sivillere yönelik saldırıları durdurmaya zorlayacak kararlı bir tavır almıyor” ifadelerini kullandı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) dün “Rus medyasının, Rusya ve Hava Kuvvetleri’nin Suriye’de işlediği suçların üzerini örtmek için kamuoyunu yanıltmaya devam ettiğini” belirtti. Nitekim Rusya merkezli bir medya ajansı, üst düzey bir saha kaynağına dayandırdığı haberinde, hava saldırılarının “Çinli ve Özbek militanlara ait karargahların titizlikle izlenmesinin ardından geldiğini” yazdı. Gözlemevi’ne bilgi veren kaynaklar ise hava saldırılarının tavuk çiftliklerini, bir göçmen kampını, kamu tesislerini ve ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimie Putin arasındaki anlaşmaya göre Gerginliği Azaltma Bölgesi kapsamında yer alan bölgelerdeki askeri noktaların çevresini gelişigüzel olarak hedef aldığını bildirdi.

Gözlemevi, yazının devamında, “Rus haber ajansının aktardığına göre izleme araçları, yıl başında silahlı grupların düşmanca hareketlerini tespit etti. Ancak Rus savaş uçakları yılbaşı gecesi Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) konuşlandığı İdlib kentinin çevresini, askeri bölge olarak bilinen Kensafra beldesini ve ayrıca yerinden edilenlerin yaşadığı El-Cedide köyü ile Cisr eş-Şuğur’un kuzeyindeki El-Abyad Nehri çevresindeki bölgeleri bombaladı. Saldırılarda Halep’in güney kırsalından göç eden ve İdlib’in batısındaki El-Abyad Nehri yakınındaki Aşvai Kampı’nda yaşayan 3 çocuk ve 1 kadın şehit oldu” dedi.

Gözlemevi’nin yazısında ayrıca şu ifadelere yer verildi:

“Rus haber ajansı Rus hava saldırılarının Türkistan İslam Partisi’ne ait 3 noktayı imha ettiğini söyledi. Oysa sadece yerinden edilenlerin yaşadığı kamplar, tavuk çiftlikleri, içme suyu istasyonları -ki bunların sonuncusu İdlib’in batısındaki El-Arşani istasyonuydu- imha edildi. Rusya 25 Aralık’tan bu yana Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne düzenlediği hava saldırılarını artırdı. Hava saldırılarının sayısı 9 gün içinde 50’ye ulaştı.”

Türkiye, Rusya ve İran 4 Mayıs 2017’de Astana Mutabakatını imzaladı. Bu anlaşmada Gerginliği Azaltma Bölgelerinin kapsamına alınacak bölgeler belirlendi. 2018’de ise Soçi Mutabakatı imzalandı. Soçi Mutabakatı İdlib Gerginliği Azaltma Bölgeleri’nde ateşkes yapılmasını öngörüyordu. Gözlemevi’ne göre “fakat bu anlaşmalar Suriye rejim güçleri ile Rus uçakları tarafından sürekli ihlal edildi. Bu ihlaller aralarında onlarca çocuğun bulunduğu yüzlerce sivilin ölümüne neden oldu.”

Rus uçaklarının İdlib, Hama ve Halep kırsalları ile Suriye’nin kuzeybatısındaki Lazkiye’nin önemli bir kısmını içine alan Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne yönelik bombardımanları dördüncü gününe girdi. Gerginliği Azaltma Bölgesi, Muhaliflerin son kalesi olarak biliniyor. Rus uçakları tarafından düzenlenen hava saldırıları, yerinden edilenlerin kaldığı bölgeleri, hayati öneme sahip tesisleri ve içme suyu istasyonlarını hedef alıyor. 

İdlib’de yaşayan aktivist Cuma Ali, dün Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib bölgesi ve Halep 25 Aralık’tan bu yana Rus hava saldırıları nedeniyle benzeri görülmemiş bir gerginliğe şahit oluyor. Hava saldırılarının sayısı şimdi kadar yaklaşık 67’ye ulaştı. Rus savaş uçakları geçtiğimiz saatlerde İdlib kırsalında yer alan Kefr Taharih, Ermenaz, El-Bare bölgeleri ve Sermin ilçesinin uzak mahallelerine 13’ten fazla hava saldırısı düzenledi. 3’ü ağır yaralı çocuk toplam 5 kişi yaralandı. Suriye sivil savunma ekipleri ve ilk yardım ekipleri onları hastaneye taşıdı” dedi.

Ali, konuşmasının devamında, “Rus savaş uçakları mevcut gerginliğin ilk aşamasında İdlib ve Halep’teki tavuk üretim çiftliklerini hedef aldı. Çiftlikler tamamen tahrip oldu. Bununla eşzamanlı olarak İdlib’in batısındaki Cisr eş-Şuğur kentinin yakınındaki El-Abyad Nehri bölgesinde yerinde edilenlerin kaldığı bölgeler hedef alındı. Bir kadın ve iki çocuk hayatını kaybetti, aralarında çocukların da bulunduğu 10 sivil yaralandı” ifadelerini kullandı. Rus savaş uçakları yeni yıla girişle birlikte İdlib kentinin farklı bölgelerindeki hava saldırılarına devam etti ve İdlib’in uzak mahallelerinde şehre su sağlayan ana istasyonu ve bazı hayati tesisleri bombaladı.

Ali, “İdlib kentinde 1 milyondan fazla nüfusun yaklaşık yüzde 90’ının su ihtiyacını karşılayan El-Arşani su istasyonu 2 Ocak pazar günü Rus savaş uçakları tarafından düzenlenen hava saldırısı sonucu tamamen devre dışı kaldı. Saldırı istasyondaki teçhizatlara, su borularına ve binalara zarar verdi ve bazı mahallelerin suyunun kesilmesine sebep oldu. Bu durum şehir sakinlerini, son dönemde muhaliflerin bölgesinde yaşanan hayat pahalılığının gölgesinde içme suyu taşıma noktasında su tankerlerinden yardım almaya zorladı” diye konuştu. Rus saldırılarında ayrıca bir gıda fabrikası ile İdlib’in batısındaki Eş-Şeyh bölgesinde yerinden edilenlerin kaldığı bir kampın yakınındaki bölgeler hedef alındı.

Şarkul Avsat’a konuşan Hukukçu Esad el-Hüseyin, “Rusya, bölgenin şiddetli bir ekonomik krize ve hayat pahalılığına şahit olduğu bu dönemde güvenlik faktörüne darbe vurmasının yanı sıra gerginliği tırmandırıp hayati öneme sahip ekonomik tesisleri bombalayarak Suriye’nin kuzeybatısında muhalif bölgelerdeki Suriyelileri açlık ve fakirliğe mahkûm etmek için var gücüyle çalışıyor. Rus savaş uçaklarının füze ve bombalarla sivillerin üzerine hava saldırıları düzenlemesi, ekonomik tesisler ile altyapıyı tahrip etmesi ve bununla eşzamanlı olarak rejim güçlerinin karadan roketatar ve ağır top mermileriyle saldırması, iki tarafın yeni yılda da gerginliği tırmandırmaya devam edeceğini açıkça gösteriyor. Herhangi bir caydırıcı güç yok. Uluslararası toplum da sivillere yönelik saldırıları durdurmaya zorlayacak kararlı bir tavır almıyor” ifadelerini kullandı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) dün “Rus medyasının, Rusya ve Hava Kuvvetleri’nin Suriye’de işlediği suçların üzerini örtmek için kamuoyunu yanıltmaya devam ettiğini” belirtti. Nitekim Rusya merkezli bir medya ajansı, üst düzey bir saha kaynağına dayandırdığı haberinde, hava saldırılarının “Çinli ve Özbek militanlara ait karargahların titizlikle izlenmesinin ardından geldiğini” yazdı. Gözlemevi’ne bilgi veren kaynaklar ise hava saldırılarının tavuk çiftliklerini, bir göçmen kampını, kamu tesislerini ve ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimie Putin arasındaki anlaşmaya göre Gerginliği Azaltma Bölgesi kapsamında yer alan bölgelerdeki askeri noktaların çevresini gelişigüzel olarak hedef aldığını bildirdi.

Gözlemevi, yazının devamında, “Rus haber ajansının aktardığına göre izleme araçları, yıl başında silahlı grupların düşmanca hareketlerini tespit etti. Ancak Rus savaş uçakları yılbaşı gecesi Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) konuşlandığı İdlib kentinin çevresini, askeri bölge olarak bilinen Kensafra beldesini ve ayrıca yerinden edilenlerin yaşadığı El-Cedide köyü ile Cisr eş-Şuğur’un kuzeyindeki El-Abyad Nehri çevresindeki bölgeleri bombaladı. Saldırılarda Halep’in güney kırsalından göç eden ve İdlib’in batısındaki El-Abyad Nehri yakınındaki Aşvai Kampı’nda yaşayan 3 çocuk ve 1 kadın şehit oldu” dedi.

Gözlemevi’nin yazısında ayrıca şu ifadelere yer verildi:

“Rus haber ajansı Rus hava saldırılarının Türkistan İslam Partisi’ne ait 3 noktayı imha ettiğini söyledi. Oysa sadece yerinden edilenlerin yaşadığı kamplar, tavuk çiftlikleri, içme suyu istasyonları -ki bunların sonuncusu İdlib’in batısındaki El-Arşani istasyonuydu- imha edildi. Rusya 25 Aralık’tan bu yana Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne düzenlediği hava saldırılarını artırdı. Hava saldırılarının sayısı 9 gün içinde 50’ye ulaştı.”

Türkiye, Rusya ve İran 4 Mayıs 2017’de Astana Mutabakatını imzaladı. Bu anlaşmada Gerginliği Azaltma Bölgelerinin kapsamına alınacak bölgeler belirlendi. 2018’de ise Soçi Mutabakatı imzalandı. Soçi Mutabakatı İdlib Gerginliği Azaltma Bölgeleri’nde ateşkes yapılmasını öngörüyordu. Gözlemevi’ne göre “fakat bu anlaşmalar Suriye rejim güçleri ile Rus uçakları tarafından sürekli ihlal edildi. Bu ihlaller aralarında onlarca çocuğun bulunduğu yüzlerce sivilin ölümüne neden oldu.”