Kafkasya

Dağlık Karabağ İçin Kurulacak Türk-Rus Ortak Merkezi'nin Detayları Neler?

04 Aralık 2020 18:54

Dağlık Karabağ'da 9 Kasım'da imzalanan ateşkes anlaşması sonrası, Türkiye ile Rusya'nın ateşkesi gözlemlemek üzere oluşturacağı Ortak Merkez'in kuruluşu için de uzlaşıldı.

11 Kasım'da Türkiye ile Rusya arasında Türk-Rus Ortak Merkezi'nin kuruluşuyla ilgili mutabakat imzalanmış; ancak detaylar konusunda görüşmeler sürdüğü için konuyla ilgili bir adım atılmamıştı.

Müzakereler 1 Aralık'ta sonuçlandı. İki ülkenin Savunma Bakan Yardımcıları imzaları attı ve merkezin oluşturulması için süreç başladı.

Dağlık Karabağ'da 27 Eylül'de başlayan çatışmaları bitiren ateşkes anlaşması sonrası, bu merkezle ilgili Türk ve Rus tarafından farklı açıklamalar gelmişti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ateşkes anlaşmasının 5. Maddesi'nde belirtilen "barış gücü merkezinde" Rusya'yla birlikte Türkiye'nin de yer alacağını açıkladı.

Ankara'dan da benzer açıklamalar geldi. Ancak görüşmelerin sürdüğü ve Türk askerinin ne şekilde yer alacağının henüz belli olmadığı açıklandı. Moskova ise görüşmeler sürerken ısrarla "Türk askerinin sahada olmayacağını" vurguladı.

5. Madde, "Anlaşmanın taraflarca uygulanması üzerindeki kontrolün etkinliğini artırmak için, ateşkesi kontrolü etmek üzere bir barış gücü merkezi oluşturulacak" ifadelerine yer veriyor.

Peki 5. Madde kapsamında imzalanan Türk-Rus Ortak Merkezi'yle ilgili neler biliniyor?

1 Aralık'ta yapılan Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında "Türk-Rus Ortak Merkezi'nin kuruluş ve görev esaslarına ilişkin teknik detaylara yönelik görüşmeler tamamlanmış, mutabakat imzalanmıştır. Merkezin en kısa sürede faaliyete geçirilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir." ifadelerine yer veriliyor.

Bir gün sonra konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da, "Bizim oradaki ortak gözlem merkezinin teşekkülü için yazılı olarak bir mani kalmadı. Şimdi oranın inşaatı yapılıyor. Çok kısa bir sürede arkadaşlarımız orada görev yapacak. Orada Türk ve Rus subayları beraber olacaklar ve ateşkesin gözlemlenmesini sağlayacak, ateşkesin kalıcı hale gelmesine gayret gösterecekler." açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 9-10 Aralık tarihlerinde Bakü'ye bir ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu ziyaret, Azerbaycanlı yetkililerin BBC Türkçe'ye verdiği bilgiye göre, merkezin planlanan göreve başlama tarihiyle aynı zamanlara denk geliyor.

Türk-Rus Ortak Merkezi nerede olacak?

Erdoğan, "Bu merkez Azerbaycan'ın işgalden kurtarılan toprakları üzerinde kurulacaktır." demiş; tam yerine Azerbaycan'ın karar vereceğini belirtmişti.

Kremlin ise, bu merkezin Dağlık Karabağ bölgesinde olmayacağı ve Türk askerinin sahada görev yapmayacağını vurgulamıştı.

Bu iki konu, Türkiye ve Rusya arasında anlaşmazlık yarattığı için görüşmeler yaklaşık bir ay sürdü.

BBC Rusça Servisi'nin ulaştığı Rus kaynaklar, merkezin Dağlık Karabağ sınırına "çok yakın mesafede" ve Azerbaycan'a doğrudan bağlantısı olan bir bölgede yer alacağını; daha önce de askeri üs olarak kullanılan ancak çatışmalarda zarar gören bir yapının yeniden inşa edilerek hasarın giderileceği ve merkezin burada oluşturulacağını söyledi.

BBC Türkçe'ye konuşan iki farklı Azerbaycanlı yetkili ise, görüşmelerde Gence ve Berde'nin öne çıktığını, ancak Türkiye'nin Dağlık Karabağ'dan uzak mesafedeki Gence'ye itiraz ettiğini, resmen duyurulmamış olsa da merkezin Dağlık Karabağ'a 15 kilometre mesafedeki Berde'de oluşturulmasının planlandığını belirtti.

Ancak Berde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylediği gibi Azerbaycan'ın son çatışmalarda yeniden kontrolü sağladığı bir bölge değil.

Türk askeri kaynakları da, bu bilgiyi teyit etmedi. Aynı kaynaklar, "Anlaşma şartları gereği merkezin yerinin açıklanamayacağını" ifade etti.

Türk askerinin rolü ne olacak?

Yine anlaşma şartları gereği, iki taraf da resmi açıklamalarda bu konuyla ilgili detay vermekten kaçınıyor.

Ancak Rus güvenlik kaynakları bu merkezin bir yıl süreyle görev yapacağını söylerken Ankara ve Bakü, anlaşmada herhangi bir süre kısıtlaması belirtilmediği görüşünde.

Türk askerinin sahaya inip inmeyeceği ise 11 Kasım'dan bu yana görüşmelerin en kritik gündem maddesi oldu.

Ankara bu konuyu pazarlık kozu olarak gündemde tutarken Moskova, Türk askerinin ortak devriyeler için bile olsa sahaya inmemesi konusunda ısrarcı davrandı.

Anlaşmanın detayları kamuoyuyla paylaşılmasa da, bir Rus güvenlik yetkilisine göre Ruslar geri adım atmadı ve Türk askerinin sadece merkezde görev yapması kararlaştırıldı.

BBC Türkçe'ye konuşan Azerbaycan cumhurbaşkanlığından bir yetkili, Türk askerinin sahaya inmeyeceğini, ortak devriye yapılmayacağını ancak merkezde görev yapacak Türk ve Rus askerlerinin birlikte "teknolojik imkanları, insansız hava araçlarını kullanarak" ateşkes şartlarına uyulup uyulmayacağını belirtti.

Dağlık Karabağ sınırları içerisindeki silahlı Ermeni grupların silahlarının bırakılmasının da bu merkezden Türk ve Rus subaylarca takip edileceğini söyledi.

Ankara'daki askeri kaynaklar da bu bilgiyi yalanlamadı. Ancak detay vermekten kaçındı.

Azeri yetkililer, Türk askerinin bu merkezde bulunmasını, sahadan teknolojik imkanlarla gelecek verilere sahip olmasını ve bu bilgilerin analizinde Rusya'yla birlikte çalışmasını "Güney Kafkasya politikasında Türkiye'nin de söz sahibi olacağı" anlamına geldiğini söylüyor ve iki ülke arasındaki askeri anlaşmaları hatırlatıyor:

"Dağlık Karabağ'da, cephe hattında ya da bağlantı yollarında Rus askeri olacak sadece. Göçmenlerin geri dönüşünü ve Ermenilerin silah bırakıp bırakmadığını Türkler Ortak Merkez'den takip edecek. Ancak gelecekte Türkiye'ye, ikili anlaşmalar gereği farklı alanlarda farklı görevler verilebilir."

Bakan Hulusi Akar da, mutabakatın imzalanmasının ardından "Azerbaycanlı kardeşlerimizle eğitim, tatbikat konusundaki çalışmalarımız da devam ediyor. İnşallah bu konularda elimizden gelen neyse kardeşlerimize yapacağız ve sonuna kadar Azerbaycanlı kardeşlerimizin haklı davalarında yanında olmaya devam edeceğiz." açıklaması yaptı.

11 Kasım'da Türkiye ile Rusya arasında Türk-Rus Ortak Merkezi'nin kuruluşuyla ilgili mutabakat imzalanmış; ancak detaylar konusunda görüşmeler sürdüğü için konuyla ilgili bir adım atılmamıştı.

Müzakereler 1 Aralık'ta sonuçlandı. İki ülkenin Savunma Bakan Yardımcıları imzaları attı ve merkezin oluşturulması için süreç başladı.

Dağlık Karabağ'da 27 Eylül'de başlayan çatışmaları bitiren ateşkes anlaşması sonrası, bu merkezle ilgili Türk ve Rus tarafından farklı açıklamalar gelmişti.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ateşkes anlaşmasının 5. Maddesi'nde belirtilen "barış gücü merkezinde" Rusya'yla birlikte Türkiye'nin de yer alacağını açıkladı.

Ankara'dan da benzer açıklamalar geldi. Ancak görüşmelerin sürdüğü ve Türk askerinin ne şekilde yer alacağının henüz belli olmadığı açıklandı. Moskova ise görüşmeler sürerken ısrarla "Türk askerinin sahada olmayacağını" vurguladı.

5. Madde, "Anlaşmanın taraflarca uygulanması üzerindeki kontrolün etkinliğini artırmak için, ateşkesi kontrolü etmek üzere bir barış gücü merkezi oluşturulacak" ifadelerine yer veriyor.

Peki 5. Madde kapsamında imzalanan Türk-Rus Ortak Merkezi'yle ilgili neler biliniyor?

1 Aralık'ta yapılan Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında "Türk-Rus Ortak Merkezi'nin kuruluş ve görev esaslarına ilişkin teknik detaylara yönelik görüşmeler tamamlanmış, mutabakat imzalanmıştır. Merkezin en kısa sürede faaliyete geçirilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir." ifadelerine yer veriliyor.

Bir gün sonra konuşan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da, "Bizim oradaki ortak gözlem merkezinin teşekkülü için yazılı olarak bir mani kalmadı. Şimdi oranın inşaatı yapılıyor. Çok kısa bir sürede arkadaşlarımız orada görev yapacak. Orada Türk ve Rus subayları beraber olacaklar ve ateşkesin gözlemlenmesini sağlayacak, ateşkesin kalıcı hale gelmesine gayret gösterecekler." açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 9-10 Aralık tarihlerinde Bakü'ye bir ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu ziyaret, Azerbaycanlı yetkililerin BBC Türkçe'ye verdiği bilgiye göre, merkezin planlanan göreve başlama tarihiyle aynı zamanlara denk geliyor.

Türk-Rus Ortak Merkezi nerede olacak?

Erdoğan, "Bu merkez Azerbaycan'ın işgalden kurtarılan toprakları üzerinde kurulacaktır." demiş; tam yerine Azerbaycan'ın karar vereceğini belirtmişti.

Kremlin ise, bu merkezin Dağlık Karabağ bölgesinde olmayacağı ve Türk askerinin sahada görev yapmayacağını vurgulamıştı.

Bu iki konu, Türkiye ve Rusya arasında anlaşmazlık yarattığı için görüşmeler yaklaşık bir ay sürdü.

BBC Rusça Servisi'nin ulaştığı Rus kaynaklar, merkezin Dağlık Karabağ sınırına "çok yakın mesafede" ve Azerbaycan'a doğrudan bağlantısı olan bir bölgede yer alacağını; daha önce de askeri üs olarak kullanılan ancak çatışmalarda zarar gören bir yapının yeniden inşa edilerek hasarın giderileceği ve merkezin burada oluşturulacağını söyledi.

BBC Türkçe'ye konuşan iki farklı Azerbaycanlı yetkili ise, görüşmelerde Gence ve Berde'nin öne çıktığını, ancak Türkiye'nin Dağlık Karabağ'dan uzak mesafedeki Gence'ye itiraz ettiğini, resmen duyurulmamış olsa da merkezin Dağlık Karabağ'a 15 kilometre mesafedeki Berde'de oluşturulmasının planlandığını belirtti.

Ancak Berde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylediği gibi Azerbaycan'ın son çatışmalarda yeniden kontrolü sağladığı bir bölge değil.

Türk askeri kaynakları da, bu bilgiyi teyit etmedi. Aynı kaynaklar, "Anlaşma şartları gereği merkezin yerinin açıklanamayacağını" ifade etti.

Türk askerinin rolü ne olacak?

Yine anlaşma şartları gereği, iki taraf da resmi açıklamalarda bu konuyla ilgili detay vermekten kaçınıyor.

Ancak Rus güvenlik kaynakları bu merkezin bir yıl süreyle görev yapacağını söylerken Ankara ve Bakü, anlaşmada herhangi bir süre kısıtlaması belirtilmediği görüşünde.

Türk askerinin sahaya inip inmeyeceği ise 11 Kasım'dan bu yana görüşmelerin en kritik gündem maddesi oldu.

Ankara bu konuyu pazarlık kozu olarak gündemde tutarken Moskova, Türk askerinin ortak devriyeler için bile olsa sahaya inmemesi konusunda ısrarcı davrandı.

Anlaşmanın detayları kamuoyuyla paylaşılmasa da, bir Rus güvenlik yetkilisine göre Ruslar geri adım atmadı ve Türk askerinin sadece merkezde görev yapması kararlaştırıldı.

BBC Türkçe'ye konuşan Azerbaycan cumhurbaşkanlığından bir yetkili, Türk askerinin sahaya inmeyeceğini, ortak devriye yapılmayacağını ancak merkezde görev yapacak Türk ve Rus askerlerinin birlikte "teknolojik imkanları, insansız hava araçlarını kullanarak" ateşkes şartlarına uyulup uyulmayacağını belirtti.

Dağlık Karabağ sınırları içerisindeki silahlı Ermeni grupların silahlarının bırakılmasının da bu merkezden Türk ve Rus subaylarca takip edileceğini söyledi.

Ankara'daki askeri kaynaklar da bu bilgiyi yalanlamadı. Ancak detay vermekten kaçındı.

Azeri yetkililer, Türk askerinin bu merkezde bulunmasını, sahadan teknolojik imkanlarla gelecek verilere sahip olmasını ve bu bilgilerin analizinde Rusya'yla birlikte çalışmasını "Güney Kafkasya politikasında Türkiye'nin de söz sahibi olacağı" anlamına geldiğini söylüyor ve iki ülke arasındaki askeri anlaşmaları hatırlatıyor:

"Dağlık Karabağ'da, cephe hattında ya da bağlantı yollarında Rus askeri olacak sadece. Göçmenlerin geri dönüşünü ve Ermenilerin silah bırakıp bırakmadığını Türkler Ortak Merkez'den takip edecek. Ancak gelecekte Türkiye'ye, ikili anlaşmalar gereği farklı alanlarda farklı görevler verilebilir."

Bakan Hulusi Akar da, mutabakatın imzalanmasının ardından "Azerbaycanlı kardeşlerimizle eğitim, tatbikat konusundaki çalışmalarımız da devam ediyor. İnşallah bu konularda elimizden gelen neyse kardeşlerimize yapacağız ve sonuna kadar Azerbaycanlı kardeşlerimizin haklı davalarında yanında olmaya devam edeceğiz." açıklaması yaptı.