Yakın Asya

İngiltere: Afganistan'dan Çekilme Sırasında Çok Sayıda Hata Yaptık

30 Temmuz 2022 11:56

ABD'nin ardından diğer Batı ülkeleri de itiraf etmeye başladı. İngiltere, Afganistan'dan çekilme sürecinde hatalar silsilesi yaptıklarını kabul etti. Londra Yönetimi, fonladıkları Afgan uyruklu ajanları ülkelerine çekemedikleri konusundaki pişmanlıklarını da dile getirdi.

Geçen yıl (15 Ağustos 2021) Kabil'in düşmesi sırasında tahliye edilen 15 bin Afgan'a ek olarak şu ana kadar sadece 5 bin Afganistan vatandaşına İngiltere'ye gelme izni verildi.

İngiltere tarafından finanse edilen STK'larda çalışan ve şu anda gizlenen Afganlar, yaşadıklarına dair ayrıntılı bilgileri Guardian gazetesine ulaştırdı. 

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Afganistan'dan yapılan tahliyelerle ilgili olarak mayıs ayında yayınlanan ve sert (eleştirel) ifadeler içeren bir dışişleri Seçim Komitesinin raporuna bugün resmi yanıt verdi. 

Bakanlık yanıtında, "Hükümetin, tahliye riski olan (kırılgan) ülkelerde finanse ettiği programlarda görev alan herkesi Birleşik Krallık'a yerleştirme önerisinde bulunmak zorunda kalması, hayati kalkınma programları yürüten STK'lara finansman sağlanmasını ciddi şekilde engelleyebilir" ifadelerini kullandı. 

Bakanlık, doğrudan İngiltere hükümeti tarafından istihdam edilmeksizin Birleşik Krallık'ın çabalarına destek veren Afganlar için "özel durum" tahliye planının "birçok eksikliğe" sahip olduğu, "iletişimin zayıf kaldığı" ve vakaların önceliklendirilmesinin de "mükemmel olmaktan uzak" olduğunu da itiraf etti.

 Ayrıca yanıtta, tahliye sırasında "bazı ekiplerde belirli süreler için personel açığı" olduğu da yer aldı. 

Yetkililer, bir hayvan hakları yardım kuruluşunun personelinin hava ikmaline dahil edilmesi için yapılan lobi faaliyetleri konusunda Komiteyi yanlış yönlendirme niyetinde oldukları yönündeki suçlamaları reddetti. 

Keza Dışişleri Seçim Komitesi raporunda, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi Daimi Müsteşarı Sir Philip Barton'ın, Kabil'in düşüşü sırasında tatilde olduğunun ortaya çıkmasının ardından görevinin gözden geçirilmesi çağrısında bulunmuştu. 

Barton, göreve daha erken dönmediği için pişman olduğunu belirtmişti. 

Dışişleri Bakanlığı da bugünkü resmi yanıtta, en kötü senaryo planlamasını iyileştirmesi gerektiğini, zira Kabil'in Taliban'a bu kadar hızlı bir şekilde teslim edilmesinin hiçbir zaman düşünülmediğini itiraf etti.

Öte yandan İngiltere Dışişleri Bakanlığı, o döneme ait detaylı istihbarat değerlendirmelerini Komiteye sunmayı reddetti. 

Yetkililer ayrıca İngiltere'nin, ABD'yi asker çekme kararını değiştirmesi konusunda etkileyemediği ve bu nedenle Washington tarafından belirlenen parametreler dahilinde çalışmak zorunda kaldığını kabul etti.

Dışişleri Bakanlığı, söz konusu Komiteye verdiği yanıtta Londra'nın, Amerika Birleşik Devletleri tarafından dondurulan milyarlarca dolarlık Afgan Merkez Bankası rezervlerinin serbest bırakılmasına karşı duruşunu desteklediğini de belirtti.

İngiltere hükümeti, Afganistan'dan çekilme sürecinde İngiliz kurumlarıyla çalışan 'binlerce Afgan'ı Taliban'ın insafına bıraktığı' suçlamasıyla ağır şekilde eleştirilmişti.

Geçen yıl (15 Ağustos 2021) Kabil'in düşmesi sırasında tahliye edilen 15 bin Afgan'a ek olarak şu ana kadar sadece 5 bin Afganistan vatandaşına İngiltere'ye gelme izni verildi.

İngiltere tarafından finanse edilen STK'larda çalışan ve şu anda gizlenen Afganlar, yaşadıklarına dair ayrıntılı bilgileri Guardian gazetesine ulaştırdı. 

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Afganistan'dan yapılan tahliyelerle ilgili olarak mayıs ayında yayınlanan ve sert (eleştirel) ifadeler içeren bir dışişleri Seçim Komitesinin raporuna bugün resmi yanıt verdi. 

Bakanlık yanıtında, "Hükümetin, tahliye riski olan (kırılgan) ülkelerde finanse ettiği programlarda görev alan herkesi Birleşik Krallık'a yerleştirme önerisinde bulunmak zorunda kalması, hayati kalkınma programları yürüten STK'lara finansman sağlanmasını ciddi şekilde engelleyebilir" ifadelerini kullandı. 

Bakanlık, doğrudan İngiltere hükümeti tarafından istihdam edilmeksizin Birleşik Krallık'ın çabalarına destek veren Afganlar için "özel durum" tahliye planının "birçok eksikliğe" sahip olduğu, "iletişimin zayıf kaldığı" ve vakaların önceliklendirilmesinin de "mükemmel olmaktan uzak" olduğunu da itiraf etti.

 Ayrıca yanıtta, tahliye sırasında "bazı ekiplerde belirli süreler için personel açığı" olduğu da yer aldı. 

Yetkililer, bir hayvan hakları yardım kuruluşunun personelinin hava ikmaline dahil edilmesi için yapılan lobi faaliyetleri konusunda Komiteyi yanlış yönlendirme niyetinde oldukları yönündeki suçlamaları reddetti. 

Keza Dışişleri Seçim Komitesi raporunda, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi Daimi Müsteşarı Sir Philip Barton'ın, Kabil'in düşüşü sırasında tatilde olduğunun ortaya çıkmasının ardından görevinin gözden geçirilmesi çağrısında bulunmuştu. 

Barton, göreve daha erken dönmediği için pişman olduğunu belirtmişti. 

Dışişleri Bakanlığı da bugünkü resmi yanıtta, en kötü senaryo planlamasını iyileştirmesi gerektiğini, zira Kabil'in Taliban'a bu kadar hızlı bir şekilde teslim edilmesinin hiçbir zaman düşünülmediğini itiraf etti.

Öte yandan İngiltere Dışişleri Bakanlığı, o döneme ait detaylı istihbarat değerlendirmelerini Komiteye sunmayı reddetti. 

Yetkililer ayrıca İngiltere'nin, ABD'yi asker çekme kararını değiştirmesi konusunda etkileyemediği ve bu nedenle Washington tarafından belirlenen parametreler dahilinde çalışmak zorunda kaldığını kabul etti.

Dışişleri Bakanlığı, söz konusu Komiteye verdiği yanıtta Londra'nın, Amerika Birleşik Devletleri tarafından dondurulan milyarlarca dolarlık Afgan Merkez Bankası rezervlerinin serbest bırakılmasına karşı duruşunu desteklediğini de belirtti.

İngiltere hükümeti, Afganistan'dan çekilme sürecinde İngiliz kurumlarıyla çalışan 'binlerce Afgan'ı Taliban'ın insafına bıraktığı' suçlamasıyla ağır şekilde eleştirilmişti.