Uzak Asya

Çin İşkencesi Belgelerle Deşifre Oldu

26 Mayıs 2022 18:38

Komünist Çin rejiminin, Doğu Türkistanlı Müslümanlara uyguladığı sistematik işkence deşifre oldu. Toplama kamplarının yer aldığı Sincan Bölgesi’ndeki polis bilgisayarlarının hacklenmesi sonucu elde edilen binlerce fotoğraf ve belge, Pekin’in uluslararası topluma anlattığı ‘eğitim kampları’ hikâyesinin tamamen yalan olduğunu ortaya çıkardı.

Muslim Port Haber Merkezi | Yunus Emre Kaynak

Komünist Çin rejiminin hacklenen belgelerinde ortaya çıkan görüntülerde Doğu Türkistanlı Müslümanların en ağır cezalarla karşı karşıya kaldığı, işkenceye uğradığı görüldü. Kamplardan kaçmak isteyenlerin rejim güçleri tarafından vurularak öldürüldüğü ortaya çıktı. İngiliz medya kuruluşu BBC tarafından yayımlanan belgeleri değerlendiren Uygur Araştırmalar Merkezi İcra Direktörü Abdulhakim İdris, ‘Komünist rejimin soykırım politikası artık kimsenin inkâr edemeyeceği bir noktaya ulaşmıştır. Müslüman Uygur halkı, tüm dünyanın gözleri önünde katledilmektedir. Çin’in akıl almaz işkencelerine göz yuman herkes bu insanlık suçuna ortaktır’ dedi.

Kamplarda İşkence ve Zulüm Giderek Artıyor

BBC’ye ulaşan belgelerde, 2018 yılında çekilmiş beş binin üzerinde fotoğraf bulunuyor. Kamplarda fotoğrafları çekilen Uygurların yanında eli coplu gardiyanlar dikkat çekiyor. Ortaya çıkan görüntüler Uygurların kamplarda ‘eğitim aldığı’ yalanını bir kez daha çürüttü. Çin belgelerine göre 60 yaşındaki Tajigul Tahir kamplarda tutulan isimlerden biri. Tahir’in oğlu, dinî inançları nedeniyle on yıl hapis cezası almış. İçki ve sigara içmemekle suçlanıyor. Tahir de oğlunun aldığı ceza yüzünden kamplarda tutuluyor. Yine yüzlerce Müslüman, telefonlarına şifreli uygulamalar yükledikleri ve ‘yasak dersleri’ dinledikleri için kamplara hapsedildiği belirtildi. Binlerce Müslüman Uygur'un da fotoğraflarının çekilmesi için zorla kamplara getirildiği aktarıldı. 2018'de fotoğraflarının çekilmesinden beş ay sonra, Tursun Memetimin ve Aşigül Turgun çifti, altı yıl önce bir başkasının cep telefonundan "yasadışı bir konferansın kaydını dinledikleri" iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Kampların en küçük kurbanı 15 yaşındaki Rahile Ömer, en yaşlısı ise 73 yaşındaki Anihan Hamit. Çin polisinin iç yazışmalarına göre, kamplardaki tüm alanlarda silahlı subaylar bulunmak zorunda. Gözetleme kulelerinde ise makineli tüfekler ve keskin nişancılar yer aldığı belirtiliyor. Kaçmaya çalışanların ise vurularak öldürüldüğü ortaya çıktı. Kamplarda tutulan Müslüman Uygurlar hastaneye sevk edilirken gözleri bağlanıyor ve elleri kelepçeleniyor.

Uygur Araştırmalar Merkezi İcra Direktörü Abdulhakim İdris, Komünist Çin rejiminin Müslüman Uygurlara uyguladığı sistematik işkencenin son bulması için verdikleri mücadeleye aralıksız devam edeceklerini vurguladı. Uluslararası toplumu siyasî ve ekonomik çıkarlarından önce vicdanlarının sesini dinlemeye davet eden İdris, ‘Bu barbarlığı ancak birlikte hareket ederek durdurabiliriz’ ifadelerini kullandı.

Muslim Port Haber Merkezi | Yunus Emre Kaynak

Komünist Çin rejiminin hacklenen belgelerinde ortaya çıkan görüntülerde Doğu Türkistanlı Müslümanların en ağır cezalarla karşı karşıya kaldığı, işkenceye uğradığı görüldü. Kamplardan kaçmak isteyenlerin rejim güçleri tarafından vurularak öldürüldüğü ortaya çıktı. İngiliz medya kuruluşu BBC tarafından yayımlanan belgeleri değerlendiren Uygur Araştırmalar Merkezi İcra Direktörü Abdulhakim İdris, ‘Komünist rejimin soykırım politikası artık kimsenin inkâr edemeyeceği bir noktaya ulaşmıştır. Müslüman Uygur halkı, tüm dünyanın gözleri önünde katledilmektedir. Çin’in akıl almaz işkencelerine göz yuman herkes bu insanlık suçuna ortaktır’ dedi.

Kamplarda İşkence ve Zulüm Giderek Artıyor

BBC’ye ulaşan belgelerde, 2018 yılında çekilmiş beş binin üzerinde fotoğraf bulunuyor. Kamplarda fotoğrafları çekilen Uygurların yanında eli coplu gardiyanlar dikkat çekiyor. Ortaya çıkan görüntüler Uygurların kamplarda ‘eğitim aldığı’ yalanını bir kez daha çürüttü. Çin belgelerine göre 60 yaşındaki Tajigul Tahir kamplarda tutulan isimlerden biri. Tahir’in oğlu, dinî inançları nedeniyle on yıl hapis cezası almış. İçki ve sigara içmemekle suçlanıyor. Tahir de oğlunun aldığı ceza yüzünden kamplarda tutuluyor. Yine yüzlerce Müslüman, telefonlarına şifreli uygulamalar yükledikleri ve ‘yasak dersleri’ dinledikleri için kamplara hapsedildiği belirtildi. Binlerce Müslüman Uygur'un da fotoğraflarının çekilmesi için zorla kamplara getirildiği aktarıldı. 2018'de fotoğraflarının çekilmesinden beş ay sonra, Tursun Memetimin ve Aşigül Turgun çifti, altı yıl önce bir başkasının cep telefonundan "yasadışı bir konferansın kaydını dinledikleri" iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Kampların en küçük kurbanı 15 yaşındaki Rahile Ömer, en yaşlısı ise 73 yaşındaki Anihan Hamit. Çin polisinin iç yazışmalarına göre, kamplardaki tüm alanlarda silahlı subaylar bulunmak zorunda. Gözetleme kulelerinde ise makineli tüfekler ve keskin nişancılar yer aldığı belirtiliyor. Kaçmaya çalışanların ise vurularak öldürüldüğü ortaya çıktı. Kamplarda tutulan Müslüman Uygurlar hastaneye sevk edilirken gözleri bağlanıyor ve elleri kelepçeleniyor.

Uygur Araştırmalar Merkezi İcra Direktörü Abdulhakim İdris, Komünist Çin rejiminin Müslüman Uygurlara uyguladığı sistematik işkencenin son bulması için verdikleri mücadeleye aralıksız devam edeceklerini vurguladı. Uluslararası toplumu siyasî ve ekonomik çıkarlarından önce vicdanlarının sesini dinlemeye davet eden İdris, ‘Bu barbarlığı ancak birlikte hareket ederek durdurabiliriz’ ifadelerini kullandı.