Balkanlar

Osman Atalay: Bosna Hersek'teki Ayrılıkçı Söylemler Rusya'dan Bağımsız Değildir

12 Ocak 2022 11:51

Araştırmacı-Yazar Osman Atalay Bosna Hersek'teki Sırp liderlerin ayrılıkçı söylemleri sonrasında yaşanan son gelişmeleri Muslim Port'a değerlendirdi. Atalay "Bosnalı Sırpların tansiyonu yükselten eylemleri kesinlikle Rusya'dan bağımsız değildir" dedi.

Muslim Port Haber Merkezi

İHH Yönetim Kurulu Üyesi Araştırmacı-Yazar Osman Atalay, Bosna Hersek'teki Sırp liderlerin ayrılıkçı söylemleri sonrasında bu ülkede yaşanan son gelişmeleri ve Osmanlı emaneti Balkanlar'a olası etkilerini Muslim Port'a değerlendirdi. 

-Bosna'da Sırp bölgesinde neler oluyor?

Bölgeyi yakından takip eden Atalay, Rusya'nın etkisine değindi; "Bosnalı Sırp lider Dodik ve Sırp yetkililerin, eski Bosna Hersek Yüksek Temsilci Valentin Inzko’nun 23 Temmuz’da soykırım inkarını suç sayan bir yasa çıkartmasını boykot etmeleri kararıyla başlayan siyasi kriz, Dodik’in ayrılıkçı söylemleri ve törenler görsel aktivitelerle büyürken Bosna Hersek ve bölge ülkelerinde yeniden savaş olur mu sorularını gündemde tutmaya çalışıyor. Bosnalı Sırpların tansiyonu yükselten eylemleri kesinlikle Rusya'dan bağımsız değildir" dedi.

-Sırp bölgesinde hangi aktörler ve neden süreci geriyorlar ve bu süreç savaşı getirir mi?

Bosna Hersek'te krizin yeni olmadığını vurgulayan Osman Atalay, "Son 10 yıldır ayrılıkçı söylemleriyle gündeme gelen Dodik’in Belgrad merkezli son söylemleri Bosna Hersek’te  sürekli var olan siyasi krizin biraz daha büyümesine neden olmaktadır. Bosna da son aylarda yaşanan Sırp siyasetçilerin krizlere sebep olduğu diplomatik söylemlerin Moskova'nın (ABD ve AB ile yaşadığı bölgesel sorunlar) ve Belgrad’tan bağımsız olduğunu düşünmemek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Bölgede bir savaş beklemediğini söyleyen Atalay, "Rusya Balkan ülkelerinin büyük bölümünün AB sürecine dahil olmasını NATO'nun Rusya'yı kuşatma politikası olarak görmekte ve Balkanlar'da Slav Ortodoks nüfuz üzerinde siyasi kültürel dinamik savunma hatları oluşturmaktadır. Kısa vadede sıcak askeri bir çatışma tahmin etmiyorum fakat siyasi gerginlik kısa süreli lokal çatışma sonucunda defakto bir durum yaşanabilir. Son sözü ABD-Rusya ilişkilerinin boyutu belirleyecektir" dedi.

-Bölgesel ve uluslararası düzeyde alınması gereken tedbirler neler olabilir?

Mevcut yönetimin temelini oluşturan Dayton Anlaşmasının önemini yitirdiğini dile getiren Osman Atalay, "Bosna Hersek toplumun garantörü olan ABD ve AB nin dayattığı Bosna Dayton ateşkes anlaşmasının artık hiç bir etnik yapıyı tatmin etmediğini görüyoruz yeni bir alternatif Dayton a ihtiyaç olduğu aşikar" dedi.

Atalay, Boşnakların en büyük sorunlarından birinin liderlik boşluğu olduğuna dikkat çekti: "Bosna Hersek’i ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanlığı Özel Temsilcisi Matthew Palmer ve Avrupa Dış Eylem Servisi (EEAS) Müdürü Angelina Eichhorst, ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğüne destek verdiklerini ifade ettiler. Uluslararası toplumun Bosna Hersek’teki temsilcisi Christian Schmidt geçtiğimiz hafta Bosna Hersek Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, Sırp idarecilerin devletin otoritesine meydan okuyan paralel devlet kurumları oluşturmalarına müsaade edilmeyeceğini, Bosna Hersek’in egemenlik ve toprak bütünlüğünü tehlikeye atan söylemlere bir an önce son verilmesi gerektiğini açıklamıştı. Fakat Boşnak toplumunun ciddi bir liderlik sorununu da görmek gerekiyor."

"Boşnak siyaseti önce dağınıklık ve durağanlıktan kurtulması  AB ve Balkan Müslüman toplumlar ile sürdürülebilir stratejik politik bir değer üretmesi gerekiyor" uyarısında bulundu.

Muslim Port Haber Merkezi

İHH Yönetim Kurulu Üyesi Araştırmacı-Yazar Osman Atalay, Bosna Hersek'teki Sırp liderlerin ayrılıkçı söylemleri sonrasında bu ülkede yaşanan son gelişmeleri ve Osmanlı emaneti Balkanlar'a olası etkilerini Muslim Port'a değerlendirdi. 

-Bosna'da Sırp bölgesinde neler oluyor?

Bölgeyi yakından takip eden Atalay, Rusya'nın etkisine değindi; "Bosnalı Sırp lider Dodik ve Sırp yetkililerin, eski Bosna Hersek Yüksek Temsilci Valentin Inzko’nun 23 Temmuz’da soykırım inkarını suç sayan bir yasa çıkartmasını boykot etmeleri kararıyla başlayan siyasi kriz, Dodik’in ayrılıkçı söylemleri ve törenler görsel aktivitelerle büyürken Bosna Hersek ve bölge ülkelerinde yeniden savaş olur mu sorularını gündemde tutmaya çalışıyor. Bosnalı Sırpların tansiyonu yükselten eylemleri kesinlikle Rusya'dan bağımsız değildir" dedi.

-Sırp bölgesinde hangi aktörler ve neden süreci geriyorlar ve bu süreç savaşı getirir mi?

Bosna Hersek'te krizin yeni olmadığını vurgulayan Osman Atalay, "Son 10 yıldır ayrılıkçı söylemleriyle gündeme gelen Dodik’in Belgrad merkezli son söylemleri Bosna Hersek’te  sürekli var olan siyasi krizin biraz daha büyümesine neden olmaktadır. Bosna da son aylarda yaşanan Sırp siyasetçilerin krizlere sebep olduğu diplomatik söylemlerin Moskova'nın (ABD ve AB ile yaşadığı bölgesel sorunlar) ve Belgrad’tan bağımsız olduğunu düşünmemek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Bölgede bir savaş beklemediğini söyleyen Atalay, "Rusya Balkan ülkelerinin büyük bölümünün AB sürecine dahil olmasını NATO'nun Rusya'yı kuşatma politikası olarak görmekte ve Balkanlar'da Slav Ortodoks nüfuz üzerinde siyasi kültürel dinamik savunma hatları oluşturmaktadır. Kısa vadede sıcak askeri bir çatışma tahmin etmiyorum fakat siyasi gerginlik kısa süreli lokal çatışma sonucunda defakto bir durum yaşanabilir. Son sözü ABD-Rusya ilişkilerinin boyutu belirleyecektir" dedi.

-Bölgesel ve uluslararası düzeyde alınması gereken tedbirler neler olabilir?

Mevcut yönetimin temelini oluşturan Dayton Anlaşmasının önemini yitirdiğini dile getiren Osman Atalay, "Bosna Hersek toplumun garantörü olan ABD ve AB nin dayattığı Bosna Dayton ateşkes anlaşmasının artık hiç bir etnik yapıyı tatmin etmediğini görüyoruz yeni bir alternatif Dayton a ihtiyaç olduğu aşikar" dedi.

Atalay, Boşnakların en büyük sorunlarından birinin liderlik boşluğu olduğuna dikkat çekti: "Bosna Hersek’i ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanlığı Özel Temsilcisi Matthew Palmer ve Avrupa Dış Eylem Servisi (EEAS) Müdürü Angelina Eichhorst, ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğüne destek verdiklerini ifade ettiler. Uluslararası toplumun Bosna Hersek’teki temsilcisi Christian Schmidt geçtiğimiz hafta Bosna Hersek Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, Sırp idarecilerin devletin otoritesine meydan okuyan paralel devlet kurumları oluşturmalarına müsaade edilmeyeceğini, Bosna Hersek’in egemenlik ve toprak bütünlüğünü tehlikeye atan söylemlere bir an önce son verilmesi gerektiğini açıklamıştı. Fakat Boşnak toplumunun ciddi bir liderlik sorununu da görmek gerekiyor."

"Boşnak siyaseti önce dağınıklık ve durağanlıktan kurtulması  AB ve Balkan Müslüman toplumlar ile sürdürülebilir stratejik politik bir değer üretmesi gerekiyor" uyarısında bulundu.