Ortadoğu

Beyrut’taki Liman Patlaması Bitik Olan Lübnan Ekonomisini Nasıl Etkileyecek?

06 Ağustos 2020 15:35

Beyrut patlamasını yorumlayan uzmanlar, Lübnan’da yaşanan felaketin ülkenin çok ihtiyaç duyulan ithalatı için felaket anlamına geldiğini, büyük olasılıkla zaten değer kaybeden para biriminin ve düşüşe geçen ekonominin daha da kötü duruma geleceğini söyledi.

Muslim Port Haber Merkezi | Yunus Emre Kaynak

Middle East Eye internet sitesinde yayınlanan ve Paul Cochrane tarafından yazılan haberde, Beyrut limanındaki büyük patlama, “siyasi ve mali kriz, değer kaybeden para birimi ve Covid-19 salgınından sarsılan bir ülkeye indirilmiş bir darbe oldu” denildi. Patlamanın yol açtığı ekonomik zararın milyarlarca dolar olduğu tahmin ediliyor.

Cochrane, "Bu felaketin ekonomik maliyetini hayal etmek zor, milyarlarca dolar. Liman tamamen yıkıldı ve şehrin büyük kısmı hasar gördü. Beyrut'un yeniden inşasını kim sağlayacak?" dedi.

Patlamanın merkezi olan Beyrut limanı ülkenin ana lojistik merkezi ve en derin deniz limanı konumunda.

Liman Ülkenin Kalbiydi

Beyrut'taki Triangle Consulting'in kurucularından ve bilgi müdürü Sami Halabi, "İthal malların yaklaşık yüzde 80'ini sağladığı için bu liman ülkenin kalbiydi ve bu da ekonomiyi hareket halinde tutuyordu" dedi.

Triangle'ın raporuna göre, limanın kapatılması, gıda ihtiyacının karşılanmasında yaklaşık yüzde 65-85'i ithalata bağımlı olan ülkedeki gıda güvenliğini tehdit ediyor. Liman silolarında yaklaşık 15 bin ton buğday depolanmış durumda.

Etkilerini Önümüzdeki Aylarda Gösterecek

Triangle'ın raporunda "Yaşanan felaket gıda güvenliği üzerinde dramatik bir etki yaratacak. Ekmek fiyatları zaten yükseldi, gıda fiyatları daha da artacak ve Lübnanlıların yüzde 50'si yoksulluk sınırının altında. Bu, önümüzdeki birkaç ay içinde etkilerini göstermeye başlayacak" denilerek durumun vahameti gözler önüne serildi.

Ülkenin başkentinin 80 km kuzeyindeki Trablus'taki ikinci limanı Beyrut'unkinden önemli ölçüde daha küçük ve bu süreçte ek kargo hacimlerini idare etmek için mücadele edecek.

Raporda "Trablus, ihtiyaç duyulan gıda ithalatı miktarıyla başa çıkmak için gerçekten uygun değil. İthalatta mutlak bir aciliyet var ve hükümetin bunu yapacak dövizi yok." dendi.

Lübnan İçin Üçüncü Şok

Beyrut’ta yaşanan felaket, Ekim 2019'da patlak veren protestolar ve koronavirüs salgınının ekonomik etkisinden bu yana ülkeyi vuran üçüncü şok oldu.

Bankaların nakit para çekme işlemlerini sınırlamak için gayri resmi sermaye kontrolleri uygulamalarına rağmen, son bir yıl içinde ülke dışına 25 milyar doların üzerinde para akarken, Lübnan lirası Amerika dolarının karşısında yaklaşık yüzde 80 değer kaybetti. Kamu borcu da GSYİH'nın yüzde 170'ine denk bir şekilde 92 milyar dolara fırladı.

Lübnan Gümrük idaresi verilerine göre, devletin elindeki döviz bittikten sonra, ithalatçılar bu yıl ithalatı yüzde 50 oranında düşürerek malların parasını ödemekte zorlandıkları belirtildi.

Uzmanlar tarafından, patlamanın ekonomi üzerindeki etkisi, dolar karşısında gittikçe gerileyen liranın daha da düşmesine neden olabilir ve bu da ithalatı daha da pahalı hale getirebilir yorumları yapıldı.

Triangle Consulting'in kurucularından ve bilgi müdürü Sami Halabi "Piyasalar açıldığında Lübnan lirası darbe alacak, ancak bunun boyutu henüz bilinmiyor. Lira için ne kadar yerel talep olursa olsun, eskisinden daha az ekonomik beklentisi olan insanlar tarafından sönümlenecek. Mali krizin devam eden sonuçları, ekonominin patlamadan toparlanmasını engelleyecek” dedi.

Ayrıca uzmanlar tarafından “İnsanların bankalardan para almasına izin vermeyen sermaye kontrolleri varken işletmeler nasıl yeniden çalışmaya başlayacak? Döviz için dalgalanan bir karaborsa oranı ile bu tam bir felaket olacak” yorumları yapıldı.

Lübnan ekonomisi, inşaat izinlerinin yüzde 60, otomobil satışlarının yüzde 70 ve turizmin bu yıl 2019'da yarı yarıya düşmesiyle zaten sarsılmıştı.

Sami Halabi, "Her şey durma noktasına geldi ve pek çok insan bu tür bir felaketi karşılamak için sigorta yaptırmıştı. Ancak sigorta şirketlerinin mali kriz yüzünden çıkmaza giren bankacılık sektörüne bağlı olmasından dolayı her şeyi tekrar bir araya getirmek zor olacak. Birçok işletme iyileşemez duruma gelecek” dedi.

“Patlama Sonrasında Mali Kapasitemiz Çok Sınırlı, Dolar İçinde Yüzmüyoruz”

Lübnan Ekonomi Bakanı Raul Name, Beyrut'ta gerçekleşen patlamadan sonra Lübnan'ın mali kapasitesinin 'çok sınırlı' bir konuma düştüğünü söyledi.

Lübnan Ekonomi Bakanı Raul Name, Merkez Bankası'nın Beyrut'ta gerçekleşen liman deposu patlamasının etkileriyle yüzleşmek için 'çok sınırlı' bir mali kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

Name, Sky News Arabia'ya yaptığı açıklamada "Devletin, merkez bankası ve bankaların kapasitesi çok sınırlı. Dolar içinde yüzmüyoruz" ifadelerini kullandı.

Lübnan Ekonomi Bakanı: Çözüm IMF

Zararın milyarlarca dolar olduğunu ve birçok ülkenin yardım için harekete geçtiğini de söyleyen Name, hali hazırda ekonomik krizle yüzleşen Lübnan'ın tek çıkış yolunun IMF ile çalışmak olduğunu söyledi.

AB'den Mali Destek

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Lübnan'a acil durum ihtiyaçları için ilk etapta 33 milyon euro destekte bulunulacağını bildirdi.

AB Komisyonundan yapılan yazılı açıklamaya göre, von der Leyen, başkent Beyrut'taki limanda 4 Ağustos'ta meydana gelen patlamanın ardından Lübnan Başbakanı Hassan Diyab'la bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Von der Leyen, AB'nin Beyrut'da halihazırda Sivil Koruma Mekanizmasıyla birlikte iyi eğitimli 100 itfaiyeci, arama ve kurtarma faaliyetleri için uzman köpekler ve malzeme gönderimi gerçekleştirdiğini anımsatarak, Kopernik uydu haritalama sistemini de harekete geçirdiklerini hatırlattı.

 Buna ilave olarak ilk etapta acil ihtiyaçlar için AB'nin 33 milyon euro yardımda bulunacağını duyuran von der Leyen, başkentte yeniden inşaya katkı sağlamaya da hazır olduklarını bildirdi.

Von der Leyen, Lübnan'ın siyasi istikrarının da büyük önem taşıdığına işaret ederek, "Bu zor zamanlarda tüm siyasi güçler birlik olmalı. AB, Lübnan'ın yanında olacaktır" dedi.

Macron, Beyrut'ta: Lübnan Siyasi ve Ekonomik Bir Krizle Karşı Karşıya

Beyrut Limanı'nda yaşanan patlamanın ardından destek ziyareti için Lübnan'a giden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Lübnan siyasi ve ekonomik bir krizle karşı karşıya ve buna acil müdahale edilmesi gerekiyor" dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Beyrut Limanı'ndan önceki gün meydana gelen ve en az 137 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan patlamanın ardından bugün resmi ziyaret kapsamında Beyrut'a gitti.

Macron'u, Lübnanlı mevkidaşı Mişel Aun karşıladı. Patlamanın gerçekleştiği bölgeye giden Macron, yetkililerden bilgi aldı.

Burada yaptığı ilk açıklamada Macron, "Lübnan siyasi ve ekonomik bir krizle karşı karşıya ve buna acil müdahale edilmesi gerekiyor. Reformlar yapılmazsa Lübnan sıkıntı çekmeye devam eder" dedi.

Lübnan Yeniden Fransız Mandası Altına Girsin Kampanyası

Macron'un gelişiyle eş zamanlı olarak, "Lübnan yeniden Fransız mandası altına girsin" kampanyası başlatıldı. 36 binden fazla Lübnanlı kampanyaya imza verdi.

Lübnan, 1943'te Fransa'nın manda yönetiminden kurtularak bağımsızlığına kavuştu ancak iki ülke arasında yakın ekonomik ve siyasi ilişkiler bulunuyor.

Ne Olmuştu?

Beyrut Limanı'nda patlayıcı maddelerin bulunduğu 12 numaralı depoda önce yangın çıkmış ardından tüm Beyrut'u sarsan çok güçlü patlama meydana gelmişti. Sağlık Bakanı Hamad Hasan, patlamada hayatını kaybedenlerin sayısının 135'e yükseldiğini, yaklaşık 5 bin yaralı ve onlarca kayıp olduğunu duyurmuştu.

Muslim Port Haber Merkezi | Yunus Emre Kaynak

Middle East Eye internet sitesinde yayınlanan ve Paul Cochrane tarafından yazılan haberde, Beyrut limanındaki büyük patlama, “siyasi ve mali kriz, değer kaybeden para birimi ve Covid-19 salgınından sarsılan bir ülkeye indirilmiş bir darbe oldu” denildi. Patlamanın yol açtığı ekonomik zararın milyarlarca dolar olduğu tahmin ediliyor.

Cochrane, "Bu felaketin ekonomik maliyetini hayal etmek zor, milyarlarca dolar. Liman tamamen yıkıldı ve şehrin büyük kısmı hasar gördü. Beyrut'un yeniden inşasını kim sağlayacak?" dedi.

Patlamanın merkezi olan Beyrut limanı ülkenin ana lojistik merkezi ve en derin deniz limanı konumunda.

Liman Ülkenin Kalbiydi

Beyrut'taki Triangle Consulting'in kurucularından ve bilgi müdürü Sami Halabi, "İthal malların yaklaşık yüzde 80'ini sağladığı için bu liman ülkenin kalbiydi ve bu da ekonomiyi hareket halinde tutuyordu" dedi.

Triangle'ın raporuna göre, limanın kapatılması, gıda ihtiyacının karşılanmasında yaklaşık yüzde 65-85'i ithalata bağımlı olan ülkedeki gıda güvenliğini tehdit ediyor. Liman silolarında yaklaşık 15 bin ton buğday depolanmış durumda.

Etkilerini Önümüzdeki Aylarda Gösterecek

Triangle'ın raporunda "Yaşanan felaket gıda güvenliği üzerinde dramatik bir etki yaratacak. Ekmek fiyatları zaten yükseldi, gıda fiyatları daha da artacak ve Lübnanlıların yüzde 50'si yoksulluk sınırının altında. Bu, önümüzdeki birkaç ay içinde etkilerini göstermeye başlayacak" denilerek durumun vahameti gözler önüne serildi.

Ülkenin başkentinin 80 km kuzeyindeki Trablus'taki ikinci limanı Beyrut'unkinden önemli ölçüde daha küçük ve bu süreçte ek kargo hacimlerini idare etmek için mücadele edecek.

Raporda "Trablus, ihtiyaç duyulan gıda ithalatı miktarıyla başa çıkmak için gerçekten uygun değil. İthalatta mutlak bir aciliyet var ve hükümetin bunu yapacak dövizi yok." dendi.