Uzak Asya

Dünyanın Tanımadığı Müslümanlar: Cham Müslümanları

02 Temmuz 2020 16:52

Çok az kimsenin bildiği bir Müslüman topluluk olan Vietnam’da yaşamlarını sürdüren Cham Müslümanları.

Bilindiği kadarıyla, Güney Vietnam toprakları 2-17. yüzyıllar arasında Cham Krallığı hükmü altındaydı. Bu krallık Malay-Polinez kökenliydi. Krallığın refahında deniz köleciliği ve sandal ağacı ticareti önemli bir role sahipti. İslamla ilk tanışmaların da bu ticaret vasıtasıyla 11. yüzyılda gerçekleştiği sanılmaktadır. 17. yüzyılda Cham Krallığı hükümdarı resmi olarak Müslüman oldu ve İslamiyetin öğretilerini halkına anlatmak için çabaladı.

İşgalden Sonra Cham Halkı

Aynı yüzyılda Vietnam Hanedanı Cham Krallığı’na ait bölgeyi ele geçirdi. Bu kuşatma ve Cham Krallığının aldığı yenilgi nedeniyle İslamiyet, günümüzde çoğunlukla Hindu ve Budizm inananlarının rağbet gördüğü, Vietnam’ın merkezi bölgelerine ulaşamadı. Toprakları işgal edilen Müslüman Cham halkı Kamboçya’ya göç etti ve “Kampong Cham” yani Cham Limanı dedikleri bölgede ikamet etti. Göç etmeyen bir grup Müslüman ise Mekong Nehri civarında kalmayı tercih etti. Günümüzde halen Cham halkı ve Vietnamlılar arasında bu işgalden doğmuş bir husumet mevcut.

Nehir Kıyısında İzole Bir Hayat

Vietnam’ın Mekong Deltası bölgesinde ve Kamboçya sınırı yakınlarındaki Mekong Nehri kıyısında yaşayan bu Müslümanlar dünyadan izole bir hayata sahip. Eğer ki ziyaret ederseniz, her adımınızda gıcırtılar çıkaran tahta iskeleden köyün içlerine doğru yürürken, köylerine gelen yabancıları süzen meraklı gözlerle karşılaşmanız işten bile değil. Bu bölgedeki köyler genellikle 300-400 nüfusa ev sahipliği ediyor. Evler bir sel felaketi yaşanması olasılığına karşın 2-3 metre yükseklikte, ahşaptan inşa edilmiş.

Cham Halkına Ekonomik Açıdan Bakış

Köydeki erkeklerin çoğu ya balıkçı ya da Mekong Nehri civarındaki balık çiftliklerinde çalışıyor. Kadınlar ise çoğunlukla benzersiz desenlere sahip kumaşlar dokuyor ya da yerel pazarlarda satıcı olarak çalışıyor. Vietnam’daki diğer azınlıklar gibi Cham Müslümanları da ekonomik bunalımda. Ülkede iş gücüne katılmak istediklerinde ise düşük gelire tabi tutuluyorlar. Kadınlar köy dışında çalışmak durumunda kaldıklarında (izole bir yaşam sürdükleri için kolay olmuyor) ayrımcılığı önlemek adına(!) başörtülerini çıkartmaları yönünde baskılara maruz kalıyor.

Cham Halkına Uzanan Müslüman Eller

Mescid ve medreseleri bulunan köy halkı, bu binaların bakımını yapmak için gerekli konularda da dış desteğe ihtiyaç duyuyor. Cham Müslümanlarına yapılan yardımların büyük bir kısmı Malezya, Endonezya ve Vietnam’da iyi duruma sahip Müslümanlar kaynaklıdır.

Vietnam’ın Müslüman nüfusunun yaklaşık 65.000 olduğu tahmin edilmektedir. Bu sayının ekseriyetini Cham Müslümanları oluştururken, onları Vietnam’ın yerli halkından İslam’ı seçenler takip etmektedir. Ülkede Kur’an ve İslami metinlerin çoğaltılması ve dağıtılması resmiyette yasak olup bu durum Budist ve İslami öğretilerin zaman zaman birbirine karışmasıyla sonuçlanmaktadır.

Mübarek Ramazan ayının gölgesi üzerimizden kalkmamışken niyazım, Allah-u Teala’nın tüm Müslümanlara baskılara maruz kalmaksızın dinini yaşayabilmeyi nasip eylemesidir. Bu uğurda çalışanlardan olabilmek duasıyla.

(www.bidunyahaber.org)

Bilindiği kadarıyla, Güney Vietnam toprakları 2-17. yüzyıllar arasında Cham Krallığı hükmü altındaydı. Bu krallık Malay-Polinez kökenliydi. Krallığın refahında deniz köleciliği ve sandal ağacı ticareti önemli bir role sahipti. İslamla ilk tanışmaların da bu ticaret vasıtasıyla 11. yüzyılda gerçekleştiği sanılmaktadır. 17. yüzyılda Cham Krallığı hükümdarı resmi olarak Müslüman oldu ve İslamiyetin öğretilerini halkına anlatmak için çabaladı.

İşgalden Sonra Cham Halkı

Aynı yüzyılda Vietnam Hanedanı Cham Krallığı’na ait bölgeyi ele geçirdi. Bu kuşatma ve Cham Krallığının aldığı yenilgi nedeniyle İslamiyet, günümüzde çoğunlukla Hindu ve Budizm inananlarının rağbet gördüğü, Vietnam’ın merkezi bölgelerine ulaşamadı. Toprakları işgal edilen Müslüman Cham halkı Kamboçya’ya göç etti ve “Kampong Cham” yani Cham Limanı dedikleri bölgede ikamet etti. Göç etmeyen bir grup Müslüman ise Mekong Nehri civarında kalmayı tercih etti. Günümüzde halen Cham halkı ve Vietnamlılar arasında bu işgalden doğmuş bir husumet mevcut.

Nehir Kıyısında İzole Bir Hayat

Vietnam’ın Mekong Deltası bölgesinde ve Kamboçya sınırı yakınlarındaki Mekong Nehri kıyısında yaşayan bu Müslümanlar dünyadan izole bir hayata sahip. Eğer ki ziyaret ederseniz, her adımınızda gıcırtılar çıkaran tahta iskeleden köyün içlerine doğru yürürken, köylerine gelen yabancıları süzen meraklı gözlerle karşılaşmanız işten bile değil. Bu bölgedeki köyler genellikle 300-400 nüfusa ev sahipliği ediyor. Evler bir sel felaketi yaşanması olasılığına karşın 2-3 metre yükseklikte, ahşaptan inşa edilmiş.

Cham Halkına Ekonomik Açıdan Bakış

Köydeki erkeklerin çoğu ya balıkçı ya da Mekong Nehri civarındaki balık çiftliklerinde çalışıyor. Kadınlar ise çoğunlukla benzersiz desenlere sahip kumaşlar dokuyor ya da yerel pazarlarda satıcı olarak çalışıyor. Vietnam’daki diğer azınlıklar gibi Cham Müslümanları da ekonomik bunalımda. Ülkede iş gücüne katılmak istediklerinde ise düşük gelire tabi tutuluyorlar. Kadınlar köy dışında çalışmak durumunda kaldıklarında (izole bir yaşam sürdükleri için kolay olmuyor) ayrımcılığı önlemek adına(!) başörtülerini çıkartmaları yönünde baskılara maruz kalıyor.

Cham Halkına Uzanan Müslüman Eller

Mescid ve medreseleri bulunan köy halkı, bu binaların bakımını yapmak için gerekli konularda da dış desteğe ihtiyaç duyuyor. Cham Müslümanlarına yapılan yardımların büyük bir kısmı Malezya, Endonezya ve Vietnam’da iyi duruma sahip Müslümanlar kaynaklıdır.

Vietnam’ın Müslüman nüfusunun yaklaşık 65.000 olduğu tahmin edilmektedir. Bu sayının ekseriyetini Cham Müslümanları oluştururken, onları Vietnam’ın yerli halkından İslam’ı seçenler takip etmektedir. Ülkede Kur’an ve İslami metinlerin çoğaltılması ve dağıtılması resmiyette yasak olup bu durum Budist ve İslami öğretilerin zaman zaman birbirine karışmasıyla sonuçlanmaktadır.

Mübarek Ramazan ayının gölgesi üzerimizden kalkmamışken niyazım, Allah-u Teala’nın tüm Müslümanlara baskılara maruz kalmaksızın dinini yaşayabilmeyi nasip eylemesidir. Bu uğurda çalışanlardan olabilmek duasıyla.

(www.bidunyahaber.org)