• İstanbul6 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C

Taha Kılınç / Yeni Şafak

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Taha Kılınç / Yeni Şafak

Gizli misyon

10 Kasım 2018 Cumartesi 15:51

Benyamin Blumberg adlı 40’lı yaşlardaki bir adam, Tel Aviv’in merkezindeki Carlebach Caddesi üzerinde bulunan üç katlı bir binada, içinde neredeyse hiçbir mobilya ve eşya bulunmayan ofisini açtığında, tarihler 1963’ü gösteriyordu. İsrail’in en büyük gazetelerinden Maariv’in yönetim binası, ofisten birkaç blok ötedeydi. Blumberg’in, bu merkezî noktayı özellikle seçtiği anlaşılıyordu. Ofisine bazı günler erkenden gelip geceye kadar çalışıyor, bazı haftalarda ise ofis tamamen kapalı kalıyordu. Blumberg’in ne işle meşgul olduğu ve bu ofisin hangi amaçla kullanıldığı, 2005 yılına kadar gizli kalacaktı. O yıl, İsrail’in yine büyük gazetelerinden Haaretz’te Yossi Melman imzasıyla yayımlanan ayrıntılı bir portre, Blumberg’in ofisinin, İsrail tarihinin en gizli-kapaklı bazı operasyonlarının üssü olarak kullanıldığını ortaya çıkaracaktı.

1923’te Tel Aviv yakınlarındaki Mikve Yisrail’de dünyaya gelen Benyamin Blumberg, gençliğinden itibaren Siyonist örgütlenmenin içinde bulunmuştu. İsrail’in kuruluşundan sonra, ilk Başbakan David Ben Gurion’un yakın ekibinde yer alan Blumberg, 1950’lerin ikinci yarısında, Ben Gurion’dan bir talimat almıştı: İsrail’in nükleer altyapısını hazırlamak ve bunun için gereken malzemeyi temin etmek. Blumberg, gölgede kaldığı uzun yılların ardından, 2012’de verdiği bir röportajda “Ben Gurion’a hayır demek mümkün değildi” diyecekti.

Yine Ben Gurion’un işaretiyle, çalışmakta olduğu İsrail Savunma Bakanlığı’ndan ayrılarak gizli bir iç istihbarat örgütünün (LAKAM) başına geçen Blumberg’in Carlebach Caddesi’nde açtığı ofis, işte bu örgütün yönetim ve operasyon merkeziydi. Bu çerçevede, Belçika ve Almanya üzerinden gizlice İsrail’e sokulan uranyum ve diğer stratejik materyaller, İsrail’in nükleer programının da temelini oluşturacaktı.

O dönemde ABD, İngiltere ve Fransa, İsrail’in nükleer programına kesin bir şekilde karşı çıktığından, Blumberg ve adamları, dünyanın farklı ülkelerinden uranyum temini için zemin yoklamaya giriştiler. Bu çerçevede, bağlantılarını kullanması için yardım rica ettikleri isimler arasında, 1914 Kudüs doğumlu zengin işadamı Eliyahu Sakharov da vardı. İsrail’in kurulduğu süreçte, Stalin’in özel izniyle Çekoslovakya’dan Alman yapımı savaş uçakları ve silah temin eden Sakharov, daha sonra mafya babaları ve gangsterler üzerinden ABD, Meksika ve Latin Amerika ülkelerinden satın aldığı silahları, gizlice İsrail’e sevk etmişti.

Eliyahu Sakharov, LAKAM’dan aldığı yeni talimat üzerine, bu defa sürpriz bir bağlantıyı devreye soktu: Savaştan yakasını kurtarmayı başarmış eski bir Nazi subayıyla ittifak kurdu. Aynı zamanda savaş pilotu da olan Herbert Schulzen adlı bu adam, Batı Almanya’nın Wiesbaden şehrinde kurulu “Asmara Kimya” isimli bir firmanın yöneticilerindendi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Danimarka’ya düzenlenen bir askeri harekât sırasında geçirdiği uçak kazasından yaralı olarak kurtulan ve o tarihte hâlâ yaralarının izlerini taşıyan Schulzen, Sakharov’un referansıyla Mossad’a takdim edildi, ardından Tel Aviv’e gelerek haftalar boyunca kaldı. İsraillilerin açıktan “Nazi pilot” adıyla çağırdığı Schulzen’i neden tercih ettikleri sorulduğunda, İsrailli bir istihbaratçı şöyle diyecekti daha sonra: “Bazı Naziler bize sempati duyuyordu, bazıları ise sırf para için bize yanaştı. Her ne olursa olsun, Almanların Yahudilere karşı duyduğu derin suçluluk duygusundan sonuna kadar faydalandık. Bunun avantajlarını da gördük”.

1968’in kasım ayında, Herbert Schulzen’in bizzat tasarladığı ve içinde yer aldığı bir planla, Belçika’nın Anvers (Antwerp) limanından Liberya bandıralı bir gemiye yüklenen 200 ton doğal uranyum, resmi belgelere göre Almanya’daki bir kimya şirketine aitti. İtalya’nın Cenova kentine bırakılması öngörülen yük, bunun yerine Akdeniz’i boydan boya kat ederek İsrail’in Hayfa limanına ulaştırıldı. İsrail’in ünlü Dimona Nükleer Araştırma Tesisi ve Santrali’nin temeli, işte bu gizli operasyonla atıldı.

Blumberg-Sakharov ikilisi, bundan başka uluslararası operasyonlara da imza attılar. Atlantik Okyanusu’nda gizlice sürdürülen nükleer denemelerle, nükleer bomba imal edebilmek için ABD’den İsrail’e materyal transferi, bu operasyonların en ünlüsüydü. Çoğu defa Mossad’ın bile bilgisi dışında sürdürülen bu türden faaliyetler, Washington-Tel Aviv ilişkilerini öylesine gerginleştirdi ki, LAKAM nihayet lağvedildi, Blumberg de -2000’li yıllarda sürpriz biçimde ortaya çıkana kadar- kendi gölgeliğine çekildi.

Benyamin Blumberg 30 Ağustos 2018’de 95 yaşında, Eliyahu Sakharov ise geçtiğimiz hafta 104 yaşında hayatını kaybetti. Her ikisi de, uzun ve hareketli yaşamlarında planlayıp gerçekleştirdikleri onlarca gizli misyonu, kendileriyle birlikte mezara götürdüler. Faaliyetleri hakkında kamuoyunun bildiği şeyler, buzdağının yalnızca görünen kısmını oluşturuyor bugün.

İsrail tarihinin bu iki ilginç gizli aktörünün bize hatırlattığı bir şey de şu: Ortadoğu’nun karanlık koridorlarında, hiç ummadığınız kişileri ve çevreleri el ele bulabilirsiniz. İsrail’in nükleer çalışmalarının temelini atmaya bir Nazi subayı yardımcı olduysa, gerisini varın siz düşünün.

10.11.2018 / Yeni Şafak

Önemli Not: Yukarıdaki yazı, yazarın şahsi görüşlerini içermekte olup, MuslimPort.com yayın politikasını yansıtmıyor olabilir. Muslim Port olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin olarak yayınlıyoruz.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim