• İstanbul25 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erbakan Yıllarca Uyarmıştı: İsrail ve Arz-ı Mev'ud Politikası
25 Mart 2019 Pazartesi 19:50

Erbakan Yıllarca Uyarmıştı: İsrail ve Arz-ı Mev'ud Politikası

Erbakan, 'Amerika'nın İsrail'in asırlık hedeflerine hizmet ettiğini, tek kutuplu bir dünya olmanın imkânlarını kullanarak İsrail'in "Arz-ı Mev'ud" politikasının gerçekleştirilmesine yardım ediyor' sözleriyle uyarmıştı.

Muslim Port Haber Merkezi

İsrail ve ABD, Golan hamlesi ile İslam dünyasının gündemine bir kez daha bir işgal girişimiyle girdi. İsrail'in Kudüs ve Batı Şeria ile başlayan büyük toprak işgalleri şimdi ABD'nin desteği ile Golan'a da yayılıyor. Rahmetli Erbakan Hoca Ortadoğu'nun şımarık oğlanı dediği Siyonist İsrail'in Arz-ı Mev'ud üzerindeki toprak işgallerini sürekli dile getirmişti. O tarihi açıklamsından önemli satırbaşları;

Erbakan Hoca Arz-ı Muv'ud Konusunda Yıllarca Uyarmıştı 

'İsrail bayrağı üzeride gösterilmiş. İki tane mavi çizgiden birisi Fırat’ı birisi Nil’i gösteriyor. Fırat neresi Fırat Türkiye. Ne diyor bu bayrak ? Biz Türkiye dahil bütün orta doğuyu kendi kontrolümüz altına alacağız. Bunu aldığımız zaman dünya hakimiyetimiz tesis edecek. 5 bin yıldan beri bunun için hazırlanıyorduk, zeminleri hazırladık, İsrail’i kurduk, şimdi Arz-ı Mev’ud topraklarını İsrail’e dahil etmemiz lazım. Ee bunun vakti geldi çünkü dünya tek kutupludur, bu gücü temsil eden Amerika’da avucumuzun içindedir. O halde bir bir Arz-ı Mev’ud üzerindeki ülkeleri yok edelim ve dünyada bizim emrimizi dinlemeyecek hangi ülkede hangi yönetim varsa onu ikna edelim yerine kendi yönetimimizi kuralım. Karar budur uygulama budur. İşte bu uygulama dolayısıyla gördüğünüz gibi Afganistan işgal edildi, Irak işgal edildi, şimdi Suriye-İran işgal edilmek isteniyor sonra Mısır Suudi Arabistan ve arkadan da Türkiye. Kim söylüyor bunu İsrail bayrağı söylüyor.' ifadelerini kullanmıştı.

'Amerika, İsrail'in asırlık hedeflerine hizmet ediyor'

Erbakan 2003 yılında Saadet Partisi Ankara İl Başkanlığı'nda düzenlediği haftalık basın toplantısında dış meseleleri ele aldığı konuşmasında Suriye'de yaşanılan hadiseleri ele almış ve o dönemde hem Ak Parti hükümetini hem ülke insanlarını hem de tüm dünya insanlığını uyarmış, Suriye, Mısır ve ileride nihai hedef olarak Türkiye'nin Arz-ı Mev'udu İsrail'e katma Planı çerçevesinde ele geçirilmek istendiğini söylemişti.

Necmettin Erbakan; Biz Milli Görüşçüler, yıllardan beri Amerika'nın İsrail'in asırlık hedeflerine hizmet ettiğini, tek kutuplu bir dünya olmanın imkânlarını kullanarak İsrail'in "Arz-ı Mev'ud" politikasının gerçekleştirilmesine yardım ettiğini, Amerikan müdahalesinin, Filistin, Afganistan, Irak'la sınırlı olmadığını, sırada Suriye, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye'nin bulunduğunu söylemekteyiz.

Uykuda olanlar veya işbirlikçiler, bu sözlerimizi hep, "Komplo teorisi" şeklinde itham ettiler. İşte şimdi "Takke düştü, kel göründü" demişti.

'ABD, İngiliz, İsrail Üçlüsü Mezhep Çatışması da Çıkarmak İstiyor'

Erbakan günümüzde etkisini gösteren mezhep çatışmasına da o dönemde dikkat çekmişti: 

Dış politikadaki anlayış ve uygulamalar sebebiyle, Müslüman ülkelerde ve öncelikle Arap âleminde, Türkiye aleyhine bir hava süratle gelişmektedir.
Türkiye, Amerika ve İsrail'le birlikte, Irak'ı parçalamak ve bir bölümünü işgal etmekle, Amerika, İngiliz, İsrail üçlüsünün Ortadoğu planlarına destek olmakla suçlanıyor. Bugün apaçık ortaya çıkmıştır ki, sözüm ona dost ve müttefik Amerikalı, İngiliz ve İsrailliler, İslam âlemindeki bütün etnik ve mezhep kesimlerini birbirleri aleyhine kışkırtmaktadırlar. Bu kışkırtmalardan Türkiye'de hissesini almaktadır.

'Nihai Hedef Arz-ı Mev'ud Ve 2. Sevr'

Dış mihraklar bir yandan Arz-ı Mev'udu adım adım İsrail'e katmak için çalışırken, öbür yandan da Türkiye'mizi güçsüzleştirmek, (mazaallah) yumuşak lokma haline getirip bölmek, 2. Sevr'i uygulamak için ellerinden gelen her türlü gayreti göstermektedirler.

Arz-ı Mev'ud Nedir?

İslam tarihi Profesörü Ahmet Ağırakça Hoca'da Kur'an-ı Kerim'de değinilen Arz-ı Mev'ud'u söyle anlatıyor:

Va'dedilmiş yer. Hz. İbrahim ve onun soyundan gelenlere verileceği va'dedilen arazî. Bu tabir Kur'an-ı Kerîm'de "Bereketli arz" olarak kaydedilmektedir. (el-Enbiyâ, 21/71) Hz. Yusuf (a.s.)'ın Mısır'a götürdüğü İsrailoğulları zamanla Firavunların yönetimi altında zulme uğramış, mustaz'af* bir kitle haline gelmişti. Kur'an'da Hz. Musa (a.s.)'ın onlara şöyle dediğini biliyoruz. "Ey Kavmim, Allah'ın size takdir ettiği Arz-ı Mukaddes'e girin arkanıza dönmeyin. Yoksa hepiniz nice zararlara uğrayanlardan olursunuz. " (el-Mâide, 5/12). Hz. Musa'nın sözleriyle Allah'ın İsrailoğullarına mukaddes kıldığı belde bildirilmiş ise de bunun neresi olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ken'an ili olarak bilinen yer Filistin, Şam, Ürdün'deki Ken'an bölgesi yahut Kudüs şehri midir, bu hususta kesin bir bilgiye sahip değiliz. Ancak o dönemlerde bu bölgede büyük bir devlet hüküm sürdüğünden, israiloğulları buraya gelmek istememişler, bunun için de Hz. Musa'ya: "Git sen ve Rabbin, savaşınız; biz buracıkta oturacağız" demişlerdi. (el-Mâide, 5/24) Bundan sonra İsrailoğulları'nın buraya gidemeyeceği, ancak bu bölgeye salih kulların mirasçı olacakları Hz. Dâvud'a vahyedilen Zebur'da belirtilmiştir: "Andolsun ki biz zikir (Tevrat)'dan sonra (Davud'a indirilen) Zebûr'da yazdık ki. "Arz'a (arz-ı Mev'ud 'a) benim salih kullarım varis olur."(el-Enbiyâ, 21/105). 

Arz-ı Mev'ud'un değerini takdir edemeyen İsrailoğulları yeryüzünün salihleri olamamış fakat daima bunun özlemini duymuş ve bu toprakları ele geçirmek için her türlü hileye başvurarak her şeyi mübah görmüşlerdir. Arz-ı Mev'ud Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahûdiler tarafından kutsal kabul edildiği için her üç ümmet de buraları ele geçirme gayreti içine girmiş ve bu bölgede tarih boyunca mücadeleler sürmüştür. Yahudiler Allah'ın Peygamberlerini öldürüp onun dinine ve emirlerine sırt çevirdiklerinden Allah onların bu kutsal yerlere mirasçı olamayacaklarım belirtmiştir. Yukarıda ifade edildiği gibi yeryüzüne Allah'ın salih kulları varis olacaktır. Bu ilâhi hüküm bütün kutsal kitaplarda mevcuttur. (bk. el-Enbiyâ, 21/105; Mezmurlar, 37/29, 69/32-36). İslâm'dan önceki dinler ve Hz. Peygamber'den önceki kutsal kitap ve şerîatler, Kur'an ile neshedildiği için, bütün insanların İslâm'a ve Kur'an'a tabi olması halinde Allah'ın salih kulları olmaları mümkündür. Arz-ı Mev'ud'a ancak Allah'ın son şerîatı olan İslâm'a iman etmekle vâris olunabilir.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim