• İstanbul22 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Doğu Türkistanlılara Yönelik İftiralara Yanıt: Allah’a Havale Ediyorum
28 Haziran 2019 Cuma 20:19

Doğu Türkistanlılara Yönelik İftiralara Yanıt: Allah’a Havale Ediyorum

Çin güçlerinin Doğu Türkistanlılara yönelik vahşi zulmünü ve Doğu Türkistanlıların İslam aleminden beklentilerini Doğu Türkistan Maarif Ve Dayanışma Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan ile konuştuk.

Muslim Port Haber Merkezi | Bekir Şirin

Çin zulmü altında olan Doğu Türkistan, insanlığın kanayan yaralarından biri durumunda. Çin güçlerinin akıl almaz bir zulüm uyguladığı Doğu Türkistan’da tam anlamıyla bir asimilasyon politikası hakim. Asimilasyon politikaları altında inleyen Doğu Türkistan halkı, milli ve manevi değerlerinden koparılmaya çalışılıyor. Dini ibadetleri gerçekleştirmenin ve mili değerleri yaşamanın yasak olduğu Doğu Türkistan’da milyonlarca insan toplama kamplarında işkenceye maruz kalıyor.

Uluslararası kamuoyu, Doğu Türkistan’da uygulanan Çin zulmü karşısında yeterli tepkiyi göstermezken söz konusu durum zulmün her geçen artmasına sebep oluyor. İslam ülkelerinin ve Müslümanların Doğu Türkistan meselesine yeterli ilgiyi göstermemeleri acı bir durum olarak görülürken Doğu Türkistan mücadelesine yönelik iftira ve algı operasyonları da dikkat çekiyor. 

Doğu Türkistan Maarif Ve Dayanışma Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan ile Çin güçlerinin Doğu Türkistanlılara yönelik vahşi zulmünü, Doğu Türkistan davasını, Doğu Türkistan’daki zulmün durması adına yapılması gerekenleri, Türkiye ve İslam aleminden beklentilerini konuştuk.

Doğu Türkistanlılara yönelik zulmün boyutlarını milligazete.com.tr'ye anlatan Oğuzhan, Türkiye ve İslam coğrafyasından daha net bir duruş beklediklerini vurguladı. İslam ülkelerine ve Müslümanlara hitaben "Sadece olması gereken bir duruşun sergilenmesini bekliyoruz" diyen Oğuzhan, Doğu Türkistan mücadelesine yönelik algı operasyonu ve iftiralara da tepki gösterdi. Doğu Türkistan Maarif Ve Dayanışma Derneği Başkanı Hidayet Oğuzhan, Doğu Türkistan mücadelesine iftira atanlara cevaben "Bunların eğer bir inancı varsa Allah’a (cc) havale ediyorum. Çok ciddi bir vebali üzerlerine alıyorlar" dedi. 

Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın öncülüğünde kurulan D8'in günümüzde aktif olması halinde Doğu Türkistan'da yaşananların farklı olabileceğini de kaydeden Oğuzhan, "D8 günümüzde aktif olsaydı bugün zulüm olmayabilirdi" ifadelerini kullandı.

Sık sık gündemimize gelse de insanların tam anlamıyla vakıf olamadığı bir coğrafya Doğu Türkistan… Çin’in uyguladığı politikalar neticesinde son derece dışarıya kapalı bir bölge olan Doğu Türkistan’da neler oluyor? Çin güçlerinin uyguladığı zulmün boyutlarını anlatır mısınız?

İnsanlar Doğu Türkistan meselesine çok vakıf değil maalesef. Doğu Türkistan’ın yerini dahi bilmeyenler var. Doğu Türkistan’ı bilip bu meselenin detaylarını bilmeyenler de var.

Doğu Türkistan davası çok kadim bir davadır. Türkiye’nin geçmişinin bir izi de var Doğu Türkistan’da. Doğu Türkistan bütün bir Türk coğrafyasının tam kalbinde yer almaktadır. Bahsettiğimiz coğrafya geçmişte imparatorluklara, devletlere, beyliklere ev sahipliği yapmış. Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan gibi Türki Cumhuriyetlerin yer aldığı bölge Batı Türkistan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi de Doğu Türkistan olarak adlandırılmaktadır.  Sovyetler Birliği’nin Batı Türkistan’da egemen olduğu süreçte Doğu Türkistan da Çin’e verildi. Doğu Türkistan tarihte hiçbir zaman Çin’in bir parçası olmadı. Doğu Türkistan binlerce sene bağımsız yaşamıştı. Çin tam anlamıyla bölgede bir işgalci güç durumunda.

12 Kasım 1933’te Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti kuruluyor. Yakın tarihteki ilk İslam Cumhuriyeti bu devlettir. Bu devlet Çin-Rus işbirliğiyle yıkıldı. 1944’te Doğu Türkistan Cumhuriyeti ortaya çıkıyor. 1949’da bu devletin sahip olduğu topraklar savaş dahi olmaksızın Çin’e ilhak ettiriliyor. 1949’da Doğu Türkistan Çin’e geçtikten sonra yavaş yavaş tasfiye süreci oldu, Doğu Türkistan ordusu dağıtıldı, önemli isimler hapse atıldı. Bu şekilde kısa zaman zarfı içerisinde Çin, Doğu Türkistan’ı tamamen ele geçirdi. 1955’te Doğu Türkistan’ın statüsünü değiştirerek Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak ilan ettiler. Doğu Türkistan halkını asimile ederek Çinlileri de Doğu Türkistan’a göç ettirerek demografik yapıyı değiştirme gayreti oldu Çin’in.

turkistan-asya.jpg

Doğu Türkistan neden bu kadar önemli Çin için?​

Doğu Türkistan'da altın, kömür, doğalgaz ve çok sayıda değerli maden var. Doğu Türkistan'ın doğalgaz, kömür ve petrol rezervleri çok zengin. Sadece bunlar da değil. Doğu Türkistan stratejik açıdan çok önemli Çin için. Doğu Türkistan’ın Çin dâhil dokuz ülkeye sınırı var. Öylesine büyük dağlarla çevrili ki doğal bir sınır konumunda. Çin’i batıya ulaştıran tek yol Doğu Türkistan ayrıca. İpekyolu denilen Çin için hayati önem taşıyan güzergah da Doğu Türkistan’dan geçiyor. Bu nedenlerle Doğu Türkistan, Çin için çok önemli.

Çin, Doğu Türkistan’da neredeyse bütün alimleri yok etti, değerlerimizi yakıp yıktılar. Alfabemizi çok defa değiştirdiler. Kiril alfabesine geçirdiler, sonra Latin harflerine geçirdiler sonra tekrar Uygurcaya geçtik. Nesilleri birbirinden kopardılar.

"İSİMLERİMİZE BİLE KARIŞIYORLAR"

Çin her alanda büyük bir baskı uyguluyor Doğu Türkistan’da. Sokakların adını bile Çinlileştirdiler. İsimlerimize bile karışıyorlar. ‘Mehmed’ ismini kimliğe ‘Maymayti’ olarak yazıyorlar. Doğu Türkistan’a çok sayıda Çinli yerleştirildi.

2009’da Urumçi’de birçok olay oldu. Urumçi Katliamı yaşandı. Uurumçi’deki nüfus dengesi Çin’in lehine. Nüfusun %18’i Doğu Türkistanlı. Urumçi Katliamı sırasında Doğu Türkistanlıların gösterdiği refleks, protesto eylemleri vs. Çin’i çok şaşırttı. Bunca asimilasyon politikasına rağmen gösterilen refleks Çin için büyük bir şaşkınlık oluşturdu. Urumçi Katliamı ile birlikte Doğu Türkistan’da büyük operasyonlar başladı. Son iki sene içerisinde gerçekleştirilen zulümler doruk noktasına ulaştı.  Cami yasağı başladı. Camiler açık ama namaz kılacak insan yok. 18 yaş altı yasak, kadınlara yasak, emeklilere yasak. Bu da yetmedi. Cami giriş kartı yaptılar. Farklı mahalledeki bir camiye giriş yasak. Dini eğitim tamamen yasak. Medrese, Kur’an Kursu diye bir şey yok.

dogu-turkistan-sorunu-dosyasi-video-cin-devlet-baskani-ya-cinli-olun-yad-2018-11-21-19-25-21.jpg

"DOĞU TÜRKİSTAN ADETA BİR AÇIK CEZAEVİ GİBİ"

Nüfusumuz 40 Milyon. Bunca insan dinini nasıl öğrenecek? 40 Milyon nüfusun bir tane bile medresesi yok. İnsanlar her şeye rağmen dinine bağlı. Tüm engellemelere rağmen Kur’an’ı ezberleyenlerin sayının birçok ülkeden fazla olduğunu söyleyebilirim. Gece yarısı kimse görmeden hocaların evine gidilip dini eğitim alındı. Sırf bu nedenle çok sayıda hocamız şehit edildi. Sakal bırakmak, dini kıyafet giymek hepsi yasak.

Ramazan’da lokantaları zorla açtırıyorlar. Oruçlu insanlara zorla yemek yediriyorlar. Bir Müslüman olarak sizin sahip olduğunuz hiçbir hakka sahip değil Doğu Türkistanlılar. Doğu Türkistan adeta bir açık cezaevi gibi.

"‘YA ÇİNLİ OLACAKSINIZ YA YOK OLACAKSINIZ’ DİYORLAR"

Şu anki Çin Devlet Başkanı belli bir süre önce Doğu Türkistan’a geldi. Yaptığı gözlem neticesinde Doğu Türkistan’daki durumdan tatmin olmadı. O ziyaretin ardından gerçekleştirilen zulümler daha da arttı.

Doğu Türkistan, ‘2050 Çin Rüyası’na hazır hale getirilmeye çalışılıyor. Nedir ‘2050 Çin Rüyası’? Çin’in tüm dünyaya hakim olmasını istiyorlar. Bu doğrultuda Doğu Türkistan’ın da tam anlamıyla asimile edilmesi gerekiyor. Tek bir millet istiyorlar Doğu Türkistan’da. ‘Ya Çinli olacaksınız ya yok olacaksınız’ diyorlar. Bu doğrultuda tam beş milyon insan toplama kampında yer alıyor.

dogu-turkistan.jpg

Toplama kamplarının içeriğinden bahseder misiniz? Neler yapılıyor orada?

Tam anlamıyla Çinlileştirme projesi. Çeşitli eziyetlerde bulunuyorlar. Sürekli ‘Sen Müslüman değilsin, senin değerin yok’ gibi telkinlerde bulunuyorlar. Doğu Türkistan halkı domuz eti yememe konusunda çok hassastır. Dinden uzak olan Doğu Türkistanlılar bile domuz eti yemezdi. Toplama kamplarında Doğu Türkistanlılara domuz eti yedirdiler. 

Toplama Kamplarında akıl almaz işkencelerde bulunuluyor. İnsanlara tecavüz ediliyor. Çin toplama kamplarını ilk başta inkar ediyordu. Sonra kabullenmek zorunda kaldılar. Şimdi de diyorlar ki toplama kamplarında eğitim veriliyor. Cezaevinde mi verilir eğitim? Güya aşırıcılığa kaçmış insanlara mesleki eğitim veriyorlarmış, rehabilite ediyorlarmış. Bu tam anlamıyla bir yalan. Guantanamo’yu andıran bir yerde mi eğitim veriyorsunuz insanlara?

Hiçbir şey yetmedi. En son Doğu Türkistanlıların evine Çinli yerleştirmeye başladılar. Bizim bir dinimiz var, mahremiyet denen bir şey var. Böyle çirkin bir şey olabilir mi? Bu korkunç bir şey.

Çocuklarımız alıp geleneksel Çin kıyafeti giydiriyorlar. Çocuklarımızı asimile etmeye çalışıyorlar. Okullarda Konfüçyüs’un heykeli önünde rüku ettiriyorlar.

16-ep75woktur87s6oabj6udomq1lgrk9t6rhqrjdzp-1546955438.jpg

Bunca zulüm karşısında neler yapılmalı? Doğu Türkistan meselesinde yeterince hassasiyet sahibi olunduğunu düşünüyor musunuz?

Batı’da siyasi mercilerde ve sivil toplum hareketlerinde bir bilinç oluşmaya başladı. Belki kendi çıkarları doğrultusunda oluşmaya başladı ama bu Doğu Türkistan’daki zulmün olmadığı anlamına gelmez.

İslam alemine gelince çok cüzi bir gelişme var. Yavaş yavaş bilinç oluşsa da toplumun geneli meseleye vakıf değil. Devlet nezdinde olayların vahametini bilip meseleyi örtbas edenlerin olduğunu biliyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı birkaç kez toplandı adeta Doğu Türkistan’ın gündem olmasını engelledi. Biliyorsunuz, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pekin’e gidip Çin’in Doğu Türkistan’da yaptıklarını desteklediğini açıkladı. Geçen toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında yaptıkları açıklamada ‘Başka ülkelerin içişlerine katılmayacaklarını’ deklare ettiler. Bu çok acı bir şey.

"OLMASI GEREKEN BİR DURUŞUN SERGİLENMESİNİ BEKLİYORUZ"

Türkiye’de de bu konuda resmi makamlar aracılığıyla Doğu Türkistanlıların acısını dindirecek bir adım atılmadı. Beklentilerimiz çom yüksek. Gittiğimiz yerlerde ‘Türkiye çok sıkıntıda’ gibi şeyler söyleniyor. Evet, bunu kabul ediyoruz ama böyle bir durumda olunsa dahi Doğu Türkistan meselesinde daha fazla hassasiyet gösterilmesini istiyoruz.

Tam olarak beklentiniz nedir Türkiye Cumhuriyeti’nden?

Sadece olması gereken bir duruşun sergilenmesini bekliyoruz. 'Çin ile kavga edin' demiyoruz ama ‘Çin’in ne yaptığını biliyoruz’ denmesi bile Çin’i terletecek bir adım olacaktır. Doğu Türkistan halkının uğradığı mağduriyetler konusunda takipçi olunmasını istiyoruz.

Çin şu anda İslam coğrafyasından Doğu Türkistan’a sürekli heyet getiriyor. İki günlük bir ziyaret gerçekleştiriliyor. Göz boyamak için çeşitli faaliyetlerde bulunuluyor. Toplama kampları masum bir şeymiş gibi göstermeye çalışıyorlar. TBMM Başkanı Mustafa Şentop’u ziyaret ettik, ona da söyledik. TBMM’den, uluslararası insan hakları organizasyonlarından, kanaat önderlerinden bir heyet oluşturulsun. Bu heyete Doğu Türkistan diasporasından da insanlar katılsın hatta isterseler BM ve İİT de temsilci göndersin. Doğu Türkistan’a gidilsin ve gerekli incelemelerde bulunulsun. Çin davamızı çürütmek istemiyor mu? Hodrimeydan diyoruz. Böyle bir organizasyon yapılsın ve biz de buradan çıkan raporu kabul edelim. Yoksa gelen heyetlerin gözünü boyamak için çalışmalar yapmak kolay.

"ÇOK CİDDİ BİR VEBALİ ÜZERLERİNE ALIYORLAR"

Türkiye’de belli bir kesim var. Doğu Türkistan’da herhangi bir zulüm olmadığını savunuyorlar. Doğu Türkistan mücadelesinin CIA’nın bir projesi olduğunu iddia ediyorlar. Doğu Türkistan’daki zulmün duyurulması için mücadele edenleri CIA ajanı olmakla suçluyorlar. Bunlara cevabınız nedir?

Bunların eğer bir inancı varsa Allah’a (cc) havale ediyorum. Çok ciddi bir vebali üzerlerine alıyorlar. Doğu Türkistanlılar arasında bir tane bile ABD ajanı yok. Doğu Türkistan’da bir halk var bir de işgalci Çin var. Bu söylem tam anlamıyla yalan. Doğu Türkistan’da siyasi bir isyan mı var? Doğu Türkistan’da böyle bir isyan yok. Doğu Türkistan’da muhalif bir parti yok, dernek yok, vakıf yok, dört kişi bir araya gelip konuşamıyorlar bile. Bir eve üç dört kişi girince hemen polis gelir. Böyle bir ortamda nasıl olacak ABD ajanı. Orada bir savaş mı var? Tek taraflı bir zulüm var. ABD bu meseleyi dile getiriyor diye zulmü meşru mu görelim? Orada yaşananlar gerçek, zulüm gerçek. İslam dünyası, Doğu Türkistan’daki meseleye ABD’nin, Batı’nın karışmasından rahatsız oluyorsa yapılacak olan şey çok basit. Siz bu zulme karşı çıkın ve bu meseleyi onlara bırakmasın. Biz diyoruz ki; İslam İşbirliği Teşkilatı bu meseleyi ele alsın.

165330.jpg

"D8 AKTİF OLSAYDI ZULÜM OLMAYABİLİRDİ"

D8 şu an aktif olsaydı Doğu Türkistan’daki durum farklı olur muydu?

Çin, İslam dünyasını çok dikkate alıyor. Çin’in imajının bozulmasını istemiyorlar. Doğu Türkistan’daki zulmün kamuoyuna yansımasından rahatsız oluyorlar. O nedenle evet D8 günümüzde aktif olsaydı bugün zulüm olmayabilirdi. Çin bakıyor, İslam coğrafyasından tepki yok, zulümlerini arttırıyorlar.

Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının yeterli hassasiyeti gösterdiğini düşünüyor musunuz?

Hayır. Türkiye’de hem devlet hem toplumdan isteğimiz açıkça bir tavır sergilenmesi.

21485.jpg

Son olarak vatanından ayrı yaşayan Doğu Türkistanlılar olarak yaşadığınız zorluklar nelerdir, devletten herhangi bir beklentiniz var mı?

Şu anda yaklaşık 20 bin civarında bir muhacirimiz var Türkiye’de. Doğu Türkistan’dan giriş çıkışlar tamamen durmuş durumda. Burada beş bine yakın öğrenci var Türkiye’de. Normal şartlarda bu insanlar Doğu Türkistan’a dönecekti. Ama bu şartlarda geri dönmeleri mümkün değil. Doğu Türkistanlılar geri dönünce toplama kamplarına gönderiliyor. Türk vatandaşları dahi var toplama kamplarında. Madem bu insanlar Doğu Türkistan’a dönemiyorlar en azından bu insanlara vatandaşlık verilsin diyoruz.

4f4a05ff-0295-43d3-9fe4-80afdca16c0e.jpg

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim