• İstanbul19 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Doğu Türkistan, Çinli İskan Edilerek Asimile Ediliyor
16 Şubat 2018 Cuma 11:45

Doğu Türkistan, Çinli İskan Edilerek Asimile Ediliyor

Yrd. Doç. Dr. Ömer Kul, “Doğu Türkistan’da Çin’in asimile siyasetinin ve polis devleti baskısının geldiği boyutu” Muslim Port’a değerlendirdi.

Muslim Port Haber Merkezi | Röportaj: Mehmet Tanrıkulu

İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmalar Enstitüsü’nde görev alan Yrd. Doç. Dr. Ömer Kul, “Doğu Türkistan’da Çin’in asimile siyasetinin ve polis devleti baskısının geldiği boyutu” Muslim Port’a değerlendirdi.

Çin’in 1884’ten bu yana uzun yıllardır tedrici olarak asimile siyaset izlediğini ifade eden Ömer Kul, insani yaşam koşullarını ihlal eden daha fazla baskının Doğu Türkistan’da toplumsal olaylara sebep olacağını ve bu durumun Çin’i ve çevre ülkeleri olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Ömer Kul sözlerine şöyle devam etti:

 “Doğu Türkistan’da 1949 yılında bir Çin işgali meydana geldi ve bu işgal sonrasında Doğu Türkistan ırki, dini, kültürel ve ekonomik anlamda her türlü asimileye maruz kaldı. Bu durum her geçen gün artarak da devam ediyor.”

Doğu Türkistan’da katliam silsilesi yaşadık

 “Biz tarihten biliyoruz ki 1990 yılında Barın’da, 1997 yılında Gulca’da, 2009 olaylarında ki, Cumhurbaşkanı o zaman başbakandı “bu bir nevi soykırımdır” demişti, maalesef 2015’de Urumçi’den sonra Aksu’da meydana gelen ve 5 bin insanımızı kaybettiğimiz birkaç yerleşim yerini Çin’in tamamen imha ettiği bir olaylar silsilesi yaşadık.”

3-062.png

 

Çin’in Doğu Türkistan korkusu

Çin’in Doğu Türkistan’da kurulabilecek olası bağımsız bir devletle kaybedeceğini düşündüğü imkanlar nedeniyle baskıyı artırdığını söyleyen Ömer Kul “Çin yönetimi, kilit bir nokta olan Doğu Türkistan’da doğal kaynaklara erişimini kaybetmesi, nüfusunu yayabileceği toprakların elinden çıkması ve üretimi Batıya taşıma yolunun engellenmesi gibi endişelerinden ötürü insani olmayan garip bir tavır içerisinde. Uygulanan baskı Çin’e karşı öfkeye sebep oluyor. Bu baskının sonucu toplumsal olaylara gidebilecekken Çin, geri adım atmaktan imtina ederek baskıyı artırıyor.” ifadelerini kullandı.

Çin’in Doğu Türkistan baskısını meşrulaştırmak için “Terör yaftasını” kullandığını dile getiren Ömer Kul, sözlerine şöyle devam etti:

“Amerika’da yaşanan 11 Eylül saldırıları ile ‘Teröre karşı dünya çapında savaş’ adı altında Çin Doğu Türkistan’da uygulamış olduğu despot idaresini dünya kamuoyuna kabul ettirebilmek gayesiyle Doğu Türkistan’daki yaşayan insanları terörist olarak göstermeye çalıştı.”

4-039.png
Doğu Türkistan'dan Çin zulmünden ötürü hicret ederek Malezya üzerinden Türkiye'ye ulaşmış Uygur Türkleri

 

Çin milyon dolarlar harcıyor

“Çin devleti Doğu Türkistan’da yapmış olduğu mezalime karşı dünyanın tepkisini çekmemek adına terör yaftasını propaganda aracı olarak kullanıyor. Aynı zamanda Doğu Türkistan’ın haklı çağrısını bastırmak için de dev bütçeler ortaya koyarak milyon dolarlar harcıyorlar.”

“Terör” propagandası için sahte filmler çekildi

“Çin istihbaratı, ‘film çekiyoruz’ sözleriyle kandırılan Uygur gençlerinin ellerine silah vererek dağlık alanlarda çektiği videoları “İşte bunlar Uygur teröristler” diye dünyaya lanse etti. Bu videoların sahte olduğu teknolojinin gelişmesiyle açığa çıktı ve Çin’in nasıl pis bir propaganda içerisinde olduğunu 2003 sonrası bütün dünya öğrendi.”

Çin zulmünün geldiği nokta felaket

Çin’in Doğu Türkistan’da artarak devam eden baskının din, örf ve adetleri aşağıladığını vurgulayan Ömer Kul sözlerine şöyle devam etti:

“Çin’in uyguladığı baskıya örnek verecek olursak, sağlıklı yaşam adı altından imamlara müzik eşliğinde dans ettiriliyor. Müslümanlara ise hangi camiye gideceklerinin kesin olduğu birer kimlik kartı veriliyor. Öte yandan bırakın hastaneden hizmet almayı taksiye dahi başörtülü binilemez yönetmeliği çıkarılıyor. Dini değerlerinizle alay eden afişler asılıyor. Dini ve milli kıyafetleriniz aşağılanıyor. İslam’dan uzak durun propagandası yapılıyor. Son gelinen nokta ise her Müslüman eve bir Çinli erkeğin yerleştirilmesi. İnancı, örfü, milliyeti sizden olmayan bir Çinliyi evinize yerleştiren Çin, bu zulmü “Kardeşlik bağlarının geliştirilmesi” adı altında yapıyor. Aslında yapılan şey, Doğu Türkistanlıları evlerinin içine kadar kontrol etmek. Evlere yerleştirilen bu kişilerin Çin istihbaratı ile ilişkili profesyonel kişiler olduğuna eminiz. Doğu Türkistanlıların nasıl yaşadığını, ibadetlerini yerine getirip getirmediğini, İslam'ı yaşayıp yaşamadığı, kimlerle konuştuğunu araştırıyorlar.”

Öğrencilerin iadesi istendi

“Tüm anlattıklarımız buz dağının görünen kısmı. Son altı aydır, Doğu Türkistan’da yaşayan kişiler ülke dışındaki akrabalarını arayamıyorlar. Çin, ülke dışına çıkmış Müslümanların da peşine düşerek bulundukları yerde gözetleyip raporlar hazırlıyor. Geçen sene okumak gayesiyle yurt dışına çıkmış öğrencileri Çin yönetimi Mısır’dan geri istedi. Ailelerini tehdit ve işkencelerle, Türkiye ve diğer ülkelerdeki Müslümanların Doğu Türkistan’a dönmesi için zorladı.”

1-074.png

 

Doğu Türkistan’ın terör gücü yok

Tüm baskı ve terör iddialarına rağmen Doğu Türkistanlıların sağduyulu davranarak daima müzakereden yana tavır takındığını ifade eden Ömer Kul, “Doğu Türkistanlılar terörizmi lanetleyenlerdir. Çünkü Doğu Türkistanlılar zalimlerden bezmiş, canlarını kurtarmak için dünyanın dört bir tarafına hicret etmek zorunda kalan insanlar. Doğu Türkistan’da bugün halk hareketlenmeleri olmuyorsa bunun sebebi oradaki insanların sağduyusu, diyalog çağrısı ve sorunların müzakere ile çözülebileceği inancından kaynaklanıyor. Fakat bu durumun ne kadar daha süreceğini sorgulamak lazım” ifadelerini kullandı.

İslam ülkeleri, Çin’e ambargo ve baskı uygulamalı

Çin’in korkulması gereken bir ülke olmadığını ve toplumsal çöküntü ile karşı karşıya bulunduğunu belirten Ömer Kul, İslam ülkelerinin Doğu Türkistan’a sahip çıkması gerektiğini, Çin’e ticari ambargo ve zulme son verme baskısı uygulaması gerektiğini belirtti.

Ömer Kul sözlerine şöyle devam etti:

“Çin bize anlatıldığı gibi devasa bir ülke değil. Bir ailede iki veya üç kişinin çalışmak zorunda kaldığı, ekonomik bunalım, gelir darlığı, yüksek fiyatlar gibi sebeplerle sosyal patlamaya sebep olabilecek çok rahat argümanları olan bir ülke. Bu anlamda Çin yönetimi, Doğu Türkistan’ı ve Uygurları terör yaftası ile tehlike olarak göstererek her an dağılmaya müsait kendi halkına ‘birlik ve beraberlik’ vurgusu yapıyor.”

“Çin açısından dünyada stratejik öneme sahip iki devlet var. Biri işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan diğeri ise Türkiye’dir. Ticaret açısından çıkış noktası Doğu Türkistan, varış noktası, ikmal durağı ise Türkiye. Avrupa Devletleri Çin mallarına kota koyuyor. Bu sebeple Çin’in ürettiğini pazarlayabilmesi için Türkiye’ye ihtiyacı var.”

2-070.png

 

Bağımsız Doğu Türkistan için halk oylaması

Çin yönetimine baskı ve zulme son verme çağrısında bulunan Ömer Kul, ticari ve insani açıdan Türkiye ile ilişkilerini kuvvetlendirmek adına Doğu Türkistan’ı bir köprü olarak kullanması gerektiğini vurguladı. Diğer yandan Doğu Türkistan’ın kendi geleceğini tayin etme hakkına atıfta bulunan Ömer Kul, bağımsız bir devlet için dünya devletlerinin gözetimi altında halk oylaması yapılması gerektiğini belirtti.

Ömer Kul sözlerine şöyle devam etti:

“Çin uluslararası anlaşmalara imza atmış bir devlet. BM’nin bir kararında denir ki ‘Her millet kendi mukadderatını tayin etme hakkına sahiptir’. Doğu Türkistan bağımsız olmak istiyorsa buna imkân verilmeli. Veya Çin halkı ile eşit şartlarda beraber yaşamak istiyorsa baskı durdurulmalı ve herkes bu karara saygı duymalı.”

Doğu Türkistan’a çok sayıda Çinli iskân edildi

“Halk oylamasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus daha var. Kıbrıs’ta bir halk oylaması yapıldı ve Rum tarafı ‘1974 harekâtından sonra Kıbrıs'a yerleşen Türkler oy kullanamasın’ dedi. Aynı şey Doğu Türkistan için de yapılmalı. Doğu Türkistan'da 1945 sonrası Çinli nüfus oranı yüzde iki buçuk iken resmi Çin kaynaklarına göre bu oran bugün yüzde 44 olduğu ifade ediliyor. Gerçek rakamın yüzde 50'nin üzerinde olduğu düşünülmektedir. Kanaatimizce bölge nüfus bakımından asimile edilmiştir. Bu şartlarda olası bir oylama gerçekçi olmayacaktır”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim