• İstanbul21 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C

Mustafa Kaya / Milli Gazete

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa Kaya / Milli Gazete

Dejavu

04 Nisan 2017 Salı 08:52

Biz 16 Nisan’a kilitlenmişken bölgemiz hareketli günler yaşıyor. Bilindiği gibi Barzani yakında bağımsızlık referandumu yapacaklarını açıkladı. Bu 1991 yılı 1.Körfez Savaşı’nda başlatılan sürecin tamamlanması anlamına geliyor. O dönemde Irak merkezi güçlerinden arındırılan kuzey şimdi tamamen ayrılacağı günlere hazırlanıyor. Kerkük’teki bayrak krizi ile yaşananlar da aslında bu açıklamanın habercisiydi. Hatırlanacağı gibi Arapların ve Türkmenlerin boykot ettiği toplantıda Kerkük İl Meclisi kentteki kamu binalarına Irak bayrağının yanında Bölgesel Yönetim (IKBY) bayrağının asılması kararını kabul etmişti. 

Bölgemizdeki her bir gelişmenin tarihteki bir olayla örtüştüğü gibi bir dejavu yaşıyoruz. Dejavu; yani olan bir olayı daha önceden yaşamışlık hâli. Dejavu psikolojik bir tanımlama ama biz gerçek hayatta tarihteki acı tecrübelerden ders almıyoruz. Hatalarımızı tekrar edip duruyoruz. Hep edilgeniz. Çıkan sonucu hazmetmek gibi bir noktaya mahkûm ediliyoruz. 

‘Bir koyup üç almak’ gibi bir beklentiden şimdi Irak’ın resmen bölüneceği bir sonuçla karşı karşıya kaldık. Bu durumdan en çok etkilenecek ülke Türkiye olduğu halde, Mossad’ın “Türkiye Himayesinde Kürdistan” projesinin peşine takıldık durduk. Yüzümüze gülen ama arkamızdan her türlü adımı atmaya hazır bir Barzani’den başka konuşabileceğimiz kimseyi de etrafımızda bırakmadılar. Her gelişmede olduğu gibi ‘nasıl olsa yapacaklar, madem öyle biz sonrasında masada güçlü olalım’ gibi bir algıyla teslim alındık. 1991’de Irak’ta gördüklerimizin aynısını şimdi Suriye’de yaşıyoruz. Beyaz Saray sözcüsü SeanSpicer, “Suriye’deki siyasi gerçekliği, yani Beşar Esad’ın egemen bir ülkenin devlet başkanı ve lideri olduğunu kabul etmek zorundayız” açıklamasıyla birlikte, aynen Irak’ta olduğu gibi tuzağa çekildiğimiz resmen tescil edilmiş oldu. Ancak şimdi Irak’taki olanların kat be kat üstünde tehdit altındayız. O dönemde, Irak’a karşı yürütülen savaşta Batılı devletlerce oluşturulmuş bir koalisyon vardı. SSCB dağılmıştı. Rusya kendi derdine düşmüştü. O zamanla kıyaslanmayacak şekilde güç kazanmış bir Rusya da artık Suriye konusunda batılılar gibi düşünüyor. Rusya’nın Astana görüşmelerinde yeni Suriye anayasasında özerklik olabileceğine dair değerlendirmelerini duyduk. Irak’ın kuzeyinde bağımsız bir devletin hayata geçirilmesi ihtimaliyle birlikte, Suriye’nin kuzeyinde de özerklik sonucunda bağımsızlık tartışmalarının başlamayacağını iddia etmek başlı başına gerçeklere sırt çevirmek olur.

Bir taraftan Suriye’de Irak dejavusu yaşarken, diğer taraftan da Kürdistan üzerinden ikinci İsrail dejavusu yaşıyor gibiyiz. Yalta’da 1945’te yapılan toplantı sonrası galip devletler ABD, İngiltere ve Rusya Ortadoğu haritasını değiştirmişti. 1948 yılında İsrail’in kuruluşunu sağlamışlardı. Şimdi de yine aynı aktörler Ortadoğu’da yeni bir sürece geçmeye çalışıyor. Brexit sonrası ABD ile çok daha yakın duran İngiltere ile birlikte, Rusya’nın da bu planlara yeşil ışık yakmasını başka neyle açıklayabiliriz ki? Trump’a karşı sürekli alttan alan bir dili kullanan Putin “Savunmaya diğer ülkelerin tamamından daha fazla kaynak aktaran ABD ile savaşma veya rekabet etme niyetinde değiliz. Rusya ve ABD, iki nükleer güç ve uluslararası güvenlik bakımından gezegende ve uluslararası toplumda özel bir sorumluluğa sahip. Elbette, askeri alanda ne kadar çabuk işbirliği kurarsak, o kadar iyi” diye açıklama yapmış olması, Suriye’de istediğini aldıktan sonra ABD’nin Ortadoğu politikalarına eyvallah diyeceği anlamına gelmiyor mu? Şimdi bu durumda ‘Suriye’nin bataklığa çevrilmesine destek vermeyin, sonumuz olur’ diye kafalarını duvardan duvara vuranlardan bir helallik istenmesi gerekmez mi? Bari bu saatten sonra uyarıları dinlemek, zararın neresinden dönülse kardır atasözümüze kulak vermek yetkililerin üzerine düşen sorumluluk değil mi?

04.04.2017 / Milli Gazete

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim