• İstanbul12 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çin, Dünya’yı Sessiz Sedasız Yeniden Şekillendiriyor
02 Kasım 2017 Perşembe 14:30

Çin, Dünya’yı Sessiz Sedasız Yeniden Şekillendiriyor

Çin’in İpek Yolu projesi için milyarlarca dolarlık yatırım hedefleyen ülkelerin beklentisi büyük olsa da, temkinli olan bazı ülkeler projede karşılıklı çıkar görmüyor ve projeye Marshall yardımı benzetmesi yapıyor.

Muslim Port Haber Merkezi | Çeviri: Selman Bozan

Gwadar yakın zamana kadar 50000 civarı balıkçının kül rengi evlerde yaşadığı bir Pakistan kasabasıydı.

Uçurumlar, çöller ve Arap Denizi’yle çevrili dünyanın unutulmuş bir köşesiydi. Şimdilerde ise Çin’in  Kara ve Deniz İpek Yolu Projesi girişiminin (One Belt One Road (OBOR)) merkezi konumundadır ve haliyle olarak kasaba büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Gwadar’da çok büyük ölçekte inşaat akını olmakta ve yepyeni konteyner limanı, oteller ve Çin’in kara ile çevrili batı illerini bağlamak amacıyla 1800 mil uzunluğunda süper otoyol ve yüksek hızlı tren yolları yapılmaktadır. Çin ve Pakistan Gwadar’ı 2 milyon insana ev sahipliği yapacak olan yeni bir Dubai’ye çevirmeyi istemektedir.

port.jpg

Çin hızlı bir şekilde dünyanın en kapsamlı ticaret imparatorluğuna dönüşmektedir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Marshall Planı Avrupa’ya 800 Milyar Dolara eş ( bugünün GSMH ile yüzdelik olarak oranlandığı takdirde) bir yeniden yapılanma fonu sağladı. Savaştan sonraki yıllarda Amerika dünyada en büyük ticaret hacmine sahip ülke konumuna geldi.

Şimdi sıra Çin’de.. Yeni İpek Yolu Girişimi’nin ölçek ve kapsamı çok sarsıcı görünüyor. Tahmini verilere göre, Çin şimdiye kadar 300 Milyar Dolar harcamış durumda ve gelecek yıllarda 1 trilyon dolar daha yatırım yapmayı planlamaktadır. CIA verilerine göre, 2015 yılıda 92 ülke en büyük ithalat ve ihracat ortaklarını Çin olarak belirtmiştir ki 57 ülkeyle en büyük ticaret hacmine sahip olan en yakın rakibi Amerika’dan çok daha fazladır. En şaşırtıcı kısmı ise Çin’in bu seviye gelmesini sağlayan hızıdır. 1980 ve 1990’larda Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası kredilerinin en büyük alıcısıyken, son yıllarda Çin tek başına gelişmekte olan ülkelere Dünya Bankası’ndan daha fazla kredi vermektedir.

 Çin'in İpek Yolu Projesi ikinci Marshall Yardımı mı?

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’nın aksine Çin stratejik iyi ilişkiler geliştirebilmek, politik egemenliğini genişletmek ve doğal kaynaklarını korumak için yardım, ticaret ve yabancı yatırımları kullanmaktadır. Kara ve Deniz İpek Yolu Projesi bunun en etkileyici örneğidir. Bugünün ve geleceğin altyapı projelerinin girişimi konumundadır. İlerleyen yıllarda Çin, Asya çevresinde büyük bir altyapı ağı kurmayı planlamakta ve buna benzer girişimleri bütün dünyaya yaymayı amaçlıyor.

Fonların büyük bir kısmı hibe olarak değil, kredi olarak alınacak ve Çin Kamu İktisadi Teşebbüsleri de yatırım yapmaları konusunda cesaretlendirilecektir. Bu da demek oluyor ki, örneğin Pakistan kredilerini ödeyemezse, Çin birçok kömür madenine, petrol boru hattına ve enerji santrallerine el koyabilecek böylece Pakistan Yönetimi üzerinde muazzam bir hakimiyet kuracaktır. Bu arada Çin, Gwadar Limanını 40 yıl boyunca işletme hakkına sahiptir.

Kara ve Deniz İpek Yolu Projesi, Çin’in en büyük dış politikası konumunda fakat Marshall Planı ile karıştırılmamalı. Beijing bunu başkalarını düşündüğünden veya kredi verdiği ülkeleri daha dengeli hale getirmek için yapmamaktadır. Peki neden bu kadar büyük meblağları komşuları için harcıyor denebilir. Bir sebeple ki, Çin doğu kıyısına ve Singapur yakınlarındaki Malacca Boğazı’nın engin bölgesine ürünlerinin giriş-çıkışından dolayı son derece bağımlı durumdadır. Örneğin petrolünün % 80’i Malacca Boğazı’ndan geçmektedir. Bundan dolayı Pakistan ve Orta Asya’da bir ticaret rotası oluşturması bir anlam ifade etmektedir. Bu girişim Çin’in devasa döviz rezervleriyle yatırım yapmasını ve rölantide olan Kamu İktisadi Teşebbüslerinin çalışmasını sağlamaktadır.

Çinli Hükümet Yetkililerine göre girişimin Beijing’e olan bir pozitif yan etkisi de özellikle Amerika ile yarışabilmesini de sağlamasıdır. En azından, küçük ülkelerin ekonomik olarak Çin’e bağımlı olmasını ve üzerlerinde hakimiyet kurabilmesini sağlamaktadır.

Projenin Uluslararası Liberal Düzene Etkisi Var mı?

Bunun Amerika’nın büyük çalışmalarla kurmuş olduğu ve yetmiş yıl boyunca yönettiği Uluslararası Liberal Düzen’e etkisi nasıl olur? Aslında çok da kötü etkilemiyor.

Eğer bu düzenin amacı barış ve düzeni sağlamak idiyse, Çin’in bütün bağışları bunu sağlayacak yollar sağlayabilir. Genel olarak birbirleriyle ticaret yapan ülkeler daha az gerginlik yaşarlar ve bu sadece ticari ortakları için değil bütün dünya ile olmaktadır. Böylece Çin, kendine has bir tarzla uluslararasındaki barışın tesisine yardımcı olmaktadır. 

Pax Sinica ( Doğu Asya veya da Çin egemenliğinliğindeki topraklardaki barış) bölgesinde ülkeler arası daha az savaş olsa dahi, Çin’e bağımlı birsürü küçük ülkenin bulunması beraberinde terörle mücadeleden batı ile çatışan ülkeleri cezalandırmaya kadar -ki ABD iradesini zorla kabul ettirecektir-  baska bir sürü sorunu getirmektedir.

Çin Yaptığı Yardımları Dolaylı Yoldan Geri Alıyor

Refah problemi noktasında, Çin’in borç verdiği ülkeler üzerindeki ekonomik etkisi şimdiye kadar karışık görünmekte. Çin’in verdiği bağışların % 20’si geleneksel yardımlar yerel ekonomilere fayda sağlarken, bağışların büyük kısmı kredi olarak geri dönmektedir. Çin’in Afrika’ya 1991-2010 yılları arasında yapmış olduğu yatırımları inceleyen akademisyenler Çin desteğinin ekonomik büyümeye yardım etmek için yapılmadığını ve ucuz Çin ithalatının Afrikalı yerel markaları yerlerinden ederek küçük işletmelerdeki istihtamı yaraladığını tespit etmiştir. Çin genellikle yardım alan ülkelere Çinli Firmaların yol ve limanları inşa etme şartını koşmakta ve dolayısıyla yerel firma istihdamı yapmamakta ve yerel çalışanları eğitmemektedir. Örneğin Pakistan’da 7000 Çinli ekokomik koridorda çalışıyor ve bu çalışanlar kendi yemeklerini getiriyor, ayrılmış evlerde yaşıyor ve yerel halkla pek fazla iletişime geçmiyor. Çok az Pakistanlı yol ve demiryolu inşaatında çalışıyor (dolayısıyla çok az insan tecrübe ve yeteneklerini geliştiriyor) fakat Pakistan 15 bin adet güvenlik personelini çinlileri korumak için konuşlandırmıştır. Dolayısıyla askerlik Pakistan’ın ihtiyaç duyduğu bir tecrübe veya yetenek değildir.

Ayrıca, Cinliler ilk etapta % 2.5 civarında olan kredi fazi oranlarını zamanla % 5 ve daha fazlasına çekmektedirler. Bu Pakistan’ın geri ödemesini zorlaştırmaktadır. Çin yatırım fonlarını alıp enerji ihtiyacını geliştiren ve yolların kalitesini arttıran devletler bundan mutluluk duymakta ama belki de geleceklerini ipotek altına almaktadırlar.

Belki de Çin’in Uluslararası Liberal Düzen’e olan en büyük etkisi, Batının çoğu yardım ve kredisinin aksine, Kara ve Deniz İpek Yolu Projesi ekonomi, çevreyi ve insan haklarını ,Çin’de son yıllarda pozitif yönde bir eğilim gösterse de, kötü etkilemektedir.

Çin genellikle ambargoya uğrayan ülkelerin en büyük yatırımcısıdır çünkü bu ülkeler genellikle diktatörler tarafından yönetilen ve insan haklarının çiğnendiği Zimbabwe, Kuzey Kore, Angola ve Burma gibi ülkelerdir. Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni Çinli yatırımcıları beğendiğini belirtmiş ve buna sebeb olarak da şu sözleri kaydetmiştir. “Çok soru sormuyorlar ve ufak paralarla değil büyük paralarla geliyorlar.” demiştir. Tabi ki Amerika ve Avrupa yardım bu zamanda yatırım yapacağı yardım projelerinde yüksek standartlar istemekte fakat onların yönetimleri de 19. Ve 20. Yüzyıllarda Hindistan, Afrika ve Latin Amerika’daki girişimlerinde feci insan hakları ihlalleri yapmışlardır.

modern-ipek-yolu-projesi-cinin-uc-kitadaki-hakimiyetini-amacliyor.png

Çin ilk etapta girişimde bulunduğunda çalışan güvenliği ve ortamı son derece berbat durumdaydı. Bazı yerlerde Çinli firmalar hala maaşları düşük madenciler, harap edilmiş ormanlar ve mahvolmuş nehirler bırakmaktadır. Yine de Çin hızlı bir şekilde öğrenmektedir. 2017 yılında Çin yönetimi dış yatırımcılara sıkı kurallar getirdi. Çin’in yeni altyapı yatırım bankası, AIIB, dünya standartlarını uygulamayı düşünüyor ve ulusal dev petrol şirketi CNOOC’nin de içinde olduğu bir çok şirket bunu uygulamaya koyuldu.

Çin'in Ekonomik Hamleleri Dünya Üzerinde Büyük Etki Oluşturacak

Eğer Çin’in jeoekonomik hamlesi devam ederse, dünya üzerinde büyük bir etki ve miras olacak- bütünüyle negatif olarak değil. Batı’nın herşeyi önüne katan yıkıcı güç karşısında yapabileceği en akıllıca şey işbirliğine gitmek ve bunu yönlendirmek olur. Eğer Kara ve Deniz İpek Yolu Projesi başarılı olursa, daha güzgün asfalt yollar olacak, taşımacılık daha hızlı olacak ve dünya pazarlarındaki yerlerini kaybetmiş ülkeler daha fazla ticaret yapabilecek. Böylece ülkeler arası savaş daha az gerçekleşecek fakat birçok ülke Çin’e bağımlı konuma gelecek. Devlet Başkanı Xi, 2015 ve 2017’deki Amerika ve Davos ziyaretlerinde Çin’in daha adil bir uluslararası sistem istediğini fakat bunun uluslararası sistemi çözmek manasına gelmediğini belirtti. Dünya, Çin’i projelerinde çalışma koşullarını, insan haklarını ve çevre şartlarını iyileştirme konusunda cesaretlendirmeli ve bu projeyi doğru bir şekilde kanalize etmelidir.

turkiye-ipek-yolu-projesinin-demir-yolu-aginda-yer-aliyor.jpg

 

 

Önemli Not: Yukarıdaki yazı, MuslimPort.com yayın politikasını yansıtmıyor olabilir. Muslim Port olarak, kâr amacı gütmeyen yayın politikamız gereği okumaya değer bulduğumuz yazıları, takipçi kitlemizle buluşturmak için tam metin veya çeviri metin olarak yayınlıyoruz.

YORUMLAR
ramazan
Çok güzel analiz yapmışınız önüne geçen her ülkeyi devirmek istiyor ekonomiyle
02 Kasım 2017 11:05
5.176.190.167
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim