• İstanbul24 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C

Mustafa Kaya / Milli Gazete

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa Kaya / Milli Gazete

Bombalar sadece Suriye’ye mi düştü?

17 Nisan 2018 Salı 09:30

Daha düne kadar zulme, haksızlığa karşı birlikte mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın bugün emperyalistlere alkış tutar hale gelmesini ne anlayabiliyor, ne de anlatabiliyorum. Zordayım. Üzgünüm. Kendi adıma değil onlar adına çok endişeliyim.

ABD attığı her adımda, yaptığı her saldırıda yanı başımızda biraz daha kalıcı hale geliyor ve bu arkadaşlarımız ‘nerede kaldın, niye bu zamana kadar vurmadın’ diyerek serzenişte bulunuyorlar. Kolayı seçmek gibi bir yanlışı tercih ederek, hem kendilerini hem de bu ülkenin geleceğini ateşin içine atıyorlar. Reel politika esareti birçoğunu kuşatmış durumda. Dış politikada tutarsızlık öylesine belirgin bir hâl aldı ki, ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamama durumu çok uzakta değil. Bir gün Rusya’nın yanındayız, diğer gün ABD’ye dönüyoruz. Bu oyun hep böyle sürer zannediyoruz. Etken olduğumuzu zannediyoruz ama gelişmelerde belirleyici olmaktan çok uzak bir manzara çiziyoruz. Günü kurtar geç, yarına yeni bir şey bulana kadar böyle devam ederiz mantığıyla, el yordamıyla çıkış arayan bir anlayışla ne yaptığını bilmez haldeyiz.

 “Suriye’den artık çekilebiliriz. Eğer kalmamızı istiyorsa Suudi Arabistan para versin” diyen Trump’ın bu sözlerinin ardından, sihirli(!) eller devreye giriyor ve ABD karar değiştirip bölgede yerleşik düzene geçeceğine dair açıklamalar yapıyor.

ABD Dışişleri kaynakları Suriye’de kalıcı olmalarını İran tehdidine bağlıyor. Yani daha çok uzun yıllar birlikteyiz mesajı veriyorlar. Bunun gerekçesini bilmem anlayabiliyor muyuz?

İngiltere, Rusya ile yaşadığı rehine krizindeki kızgınlığını Suriye’den çıkarıyor. Yani kendi aralarındaki restleşmelerde bile çatışma alanı olarak bizim topraklarımızı kullanıyorlar.

Allah aşkına, bu gerçeğe gözlerimizi neden kapatıyoruz?

100 yıl önce Suriye’yi kendisine sömürge yapan Fransa’nın birden atağa kalkmasını kimyasal silah saldırılarında hayatını kaybedenlerin hesabını sorma olarak değerlendirecek kadar tarih bilgisinden uzaklaşmayı nasıl yorumlamalıyız, bilmiyorum.

Bazen yaşadıklarımız karşısında öyle can sıkıcı bir ruh haline bürünüyorum ki; ‘Etnik kimlikleriniz üzerinden ayrışmaya devam edin. Mezheplerinizden dolayı birbirinizi boğazlamayı sakın bırakmayın. Emperyalizmin oyuncakları olmaktan madem utanmıyorsunuz, iradesiz piyonlar olarak hayatınızı sefil uşaklar gibi sürdürün. Ellerinizi kendi kardeşlerinizin kanlarına bulaştırmaya çekinmeyin. Bu zilleti kendinize yakıştırıyorsanız, daha söylenecek ne var ki’  diye bütün Ortadoğu’ya haykırasım geliyor.

Uçaklar kalkıyor, Akdeniz’de sular ısınıyor, Suriye toprakları satranç tahtasına çevriliyor. Suriye ile birlikte bir de zihinlere bombalar düşüyor. Asıl yaralayıcı ve acı olan ise zihinlere düşen bombalar, topraklarımıza düşenlerden çok daha fazla can yakıyor.

17.04.2018 / Milli Gazete

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim