• İstanbul17 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir Direniş Hikayesi; Moro Cihadı
24 Temmuz 2018 Salı 14:45

Bir Direniş Hikayesi; Moro Cihadı

Uzak Asya'da yakın dönemin en etkili direniş hareketlerinden biri Moro İslami Kurtuluş Cephesi. Yıllarca bölgemizdeki sıcak gündemin ötesinde kalan ama asil bir tarih yazan Mücahidler Birliği. Okuyucularımız için derledik.

Muslim Port Haber Merkezi | Ekrem ELMAS - Yasir ALKAN

Yıllarca Batı destekli Filipinler yönetiminin diktası altında yaşayan bir avuç müslümanın öncülüğünde başlayan mücadele, bir direniş, bir destana dönüştü. Önce silahlı cephe kuruldu ardından ele geçirilen bölgeler adım adım özgürlüğe kavuşturuldu. Moro'dan ve İslami Kurtuluş Cephesi'nden bahsediyoruz. Muslim Port Filipinler yakın tarihi ve Bangsomoro'da yaşananları derledi.

Moro İslami Kurtuluş Cephesi ( جبهة تحرير مورو الإسلامية)

Filipinler Müslümanlarının islami direniş hareketi. Ülkenin güneyinde bulunan İslami iki İslami askerî gruptan biridir, diğeri ise Ebu Seyyaf, Hristiyan Batı’nın hegemonyasında olan Filipin hükûmeti, Amerika ve onların destekçilerine karşı çatışma halindedir. Bu gruplar Bangsamoro, Mindanao,Sulu Archipelago, Palawan, Basilan, bölgelerinde ve diğer çevre adalarda kurulmuştur.

moro1.jpg

Moro İslami Kurtuluş Cephesi, 1960'lı yıllarda Jabidah katliamına bir başkaldırı hareketi olarak kuruldu. İslami Hareket, Filipinler'in güneyinde bağımsız İslam Devleti'ni kurdu ve amaçlarına ulaşmak Batı destekli hükümet güçlerine karşı direniş başlattı. Başkent Manila'daki devlet ve İslami Hareket arasındaki çatışmaların durdurulması için 1997'de temmuz ayında bir sözleşme imzalandı ama 2000 yılında Filipin Başkanı Joseph Estrada tarafından bu sözleşme iptal edildi. Buna cevaben, Moro Cephesi ulusal cihad ilan etti. 2006’da Filipin hükümeti geri adım atarak İslami Hareket ile barış anlaşması imzaladı. Çeşitli sebeplerle anlaşmalar bir türlü yürürlüğe konulamadı. Son olarak ise 2011’in sonunda bir ortak kanaate varıldı.

Moro’da neler oluyor?

Bilindiği gibi Filipinler Kongresi 3 yıl önceki anlaşmaya rağmen Bangsamoro Anayasasını kabul etmedi. Lakin bölgede uzunca bir süre savaş ve çatışma üzerinden anlatılan İslam’ın Moro’daki tecrübesinin artık savaş ve çatışma bağlamlarında ele alınmasının yanlışlığı da ifade ediliyor. Kısaca;  “Moro’da İslam Devleti Kurma Mücadelesi Veriliyor”

moro.jpg

Şimdi ne gibi güncel çatışma alanları mevcut?

Moro Müslümanları ile Filipinler Devleti arasında yaşanan savaş, Mindanao adasındaki politik gruplar ve yerel kimlikler arasındaki gerilim, yerel elitlerin yeraltı kaynaklarını kontrol ederek hem siyaseti hem de toprak üzerindeki temellük hakkını baki kılma istekleriyle biçimlenen aktörlük iddiaları mevcut çatışma alanlarına örnek olarak söylenebilir.

3 yıldır devam eden silahsız mücadele döneminin olumlu çıktıları var mı?

Bahsi geçen silahsız mücadele ortamının toplumsal barışa, özel sektör yatırımlarına, İslam hareketine ve nihayetinde kurulacak olan devlete olan inancı artırması olumlu çıktı algısının ilk sıralarında yer alıyor.

Anayasanın onaylanmayışının arkasındaki nedenler nelerdir?

1. Filipinler Başkanının Moro Anayasasını yapısal olarak analiz etmekle görevlendirdiği yasa işlemlerinden sorumlu hukuki ve teknik danışmanların bu süreci haddinden fazla uzatarak germeleri.

2. Başkanın Moro Anayasasının kanunlaşması için güçlü siyasi iradesini kullanmaması.

3. Başkanın Moro Anayasasını  “Acil Eylem Kanunu” olarak nitelendirmemesi.

4. Kongre üyelerinin Başkan tarafından kendilerine sunulan  “Mutabakata Varılmış Moro Anayasası”nı deforme etmeleri.

5. Kongre üyelerinin anayasanın görüşülmesi oylanması için “Çoğunluğun tahakkümü” ve “Yetersiz çoğunluk” gibi kirli taktiklere başvurmaları.

6. Moro Anayasası kongrede onaylanmak üzereyken trajik biçimde Mamasapano olayına sebebiyet verip süreci bozan gizlice hazırlanmış askeri operasyon.

7. Başkanın bu meseleyi çözmek için kendi iradesinin aksini ortaya koyan, bilhassa Müslüman Mindanao Otonom Bölgesi’ndeki yerel hükümet aygıtlarında yer alan üyelerinin Moro Anayasasına yönelik itirazlarını durdurmak adına siyasi gücünü kullanmaması.

moro-5.jpg

Moro’da şimdi ne olacak?

Güncel olarak Filipinler hükümetinin Moro Anayasasını kanunlaştırma yönündeki fiyaskosu toplumsal yapıda kitlesel bir hayal kırıklığına ve umutsuzluğa sebebiyet vermiştir. Aynı zamanda bu fiyasko Mindanao’da uzun zamandır devam eden kanlı çatışmayı durdurmak için hükümetin samimiyetine ve vaatlerine duyulan güveni aşındırmıştır. Hükümet tarafından aldatılmış öfkeli binlerce Morolu caddeleri doldurarak hükümete duydukları kini ve nefreti ilan ediyorlar. Şu anda Maguindanao’nun çevre alanlarına da sıçrama tehlikesi taşıyan bazı çatışmalar hükümet güçleri ve mücahitler arasında devam ediyor. Bu olumsuzluklar dolayısıyla durumun kontrol edilebilirliğini ve Moro’da neler olacağını zaman gösterecektir.

Bangsamoro Anayasası nedir?

Filipinler hükümeti ve Moro İslam Hareketi arasındaki barış müzakereleri 1997-2014 yıllarını kapsıyor. 2013 yılında “Bangsamoro Üzerine Sınırlı Bir Anlaşma”nın ardından müzakereler 2014’te imzalanan “Bangsamoro Barış Anlaşması” ile neticelendi. Anlaşmayla birlikte sevinçler artmış ve ülkeye komşu coğrafyaların da kendisinden yararlanabileceği huzurlu ve müreffeh bir Bangsamoro beklentileri yükseldi. Anlaşmanın anayasal zemine dökülmesi ve anayasa taslağını oluşturmak için “Bangsamoro Geçiş Komisyonu” kuruldu. Birçok sorundan ve tartışmadan sonra anayasal problemlerinden arındırılmış “Mutabakata Varılmış Moro Anayasası” ortaya çıktı.  Fakat Moro Anayasası hükümet avukatlarının sözde anayasal olmayan hükümleri temizlemeye yönelik gösterdiği titizliğin uzun zaman almasına rağmen üzerinde tartışmak ve kaderini belirlemek üzere “salt çoğunluk eksikliği” ve “zaman kısıtlığı” gibi bahanelerle Filipinler Konresi tarafından onaylanmadı.

Bangsamoro Anayasası neden onaylanmadı?

Eğer onaylansaydı bir geçiş yapısının kurulması öngürülüyordu. Bu yapının kabaca on beş aylık bir zaman zarfında Moro’da bir hükümet kurma sürecini inşa etmesi gerekiyordu. Bu zamansal aralıkta hükümet kuruluncaya ve yapısal inşalar başlayıncaya kadar ekonomik olarak hem gelecek için bir zemin hem de güncel sıkıntıları giderecek önlemlerin alınması ve yatırımların yapılması öngürülüyordu. İşte Moro İslam Devlei adına olacak tüm bu olumlu şeylerin hayata geçmemesi için Bangsamoro Anayasası Filipinler Hükümeti tarafından onaylanmadı.

teknik olarak basitçe “yetersiz çoğunluk” taktiğini kullanarak anayasanın onaylanma sürecini sabote etmişlerdir. 

Eğer başkan anayasanın devamlı görüşülmesini ve salt çoğunluğun sağlanmasını garanti etmek için sürece müdahil olsaydı bunu kolayca gerçekleştirebilirdi. Çünkü başkanın/iktidar partisinin birer üyesi olan kongre üyeleri politik ortaklarıyla beraber kongrenin her iki kurulunda da çoğunluğa sahiptir. Bu durum gösteriyor ki toplumun büyük çoğunluğunun itiraz ettiği kanunlar bile kolayca kongre tarafından onaylanarak yasalaşırken Moro anayasası önyargıların ve birtakım kirli stratejilerin kurbanı olmuştur.

filipinlerharita.jpg

Moro Yakın Tarihi

1968’de Selamet Haşim Kahire’de okurken, orada bulunan Morolu arkadaşlarıyla bir yapılanmaya girişti. Fikrî olarak İhvan-ı Müslimin’den etkilenen Haşim, bir çalışma planı ortaya koyarak Moro İslami Hareketi’nin temelini attı. 1972’de Moro’da dönemin devlet başkanı Ferdinand Marcos bölgede kıyım yapmaya başlayınca, Selamet Haşim Mısır’daki doktora eğitimini yarıda bırakarak Moro’ya döndü. Bu arada daha önce Selamet Haşim’in eğitim amacıyla Malezya’ya gönderdiği gençlerden biri olan Nur Misvari 1971’de Moro’ya döndü. Selamet Haşim’le birlikte Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF)’ni kurdular. Örgütün siyasi idare merkezi Libya’da kuruldu. Nur Misvari Trablus’ta Filipinler hükümetiyle özerklik anlaşması imzalayınca Selamet Haşim bu anlaşmaya karşı çıktı ve hareketten ayrılarak Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF)’ni kurdu.

1974’te Nur Misvari otonomi konusunda Filipinler hükümetiyle anlaştı. Anlaşma 1976’da imzalandı. Misvari neredeyse hiçbir somut kazanım elde edemediği anlaşmada, hükümetin bütün şartlarını kabul etti. Misvari’nin imzaladığı otonomi anlaşması sembolik olmanın ötesine geçmiyordu.
 

Biz bu anlaşmaya şiddetle karşı çıktık. Bizim hareketten ayrılmamız, Nur Misvari liderliğindeki Ulusal Kurtuluş Cephesi’ni de bitirmiş oldu. Çünkü yüzde 90’ı Selamet Haşim’in yanında yer alarak İslami Kurtuluş Cephesi’ne geçti. MNLF, Filipinler hükümetiyle 1996’da yeni bir özerklik anlaşması daha imzaladı, ancak istediği özerkliği elde edemedi. MNLF’nin 1996’da Filipinler hükümetiyle anlaşma imzalamasından sonra MILF silahlı mücadeleye devam etme kararı aldı ve Mindanao’da bazı bölgelerin kontrolünü ele geçirdi.

morrooo.jpg
İslami Kurtuluş Cephesi 2003 yılında Filipinler Devleti’yle masaya oturma kararı verdi ve Selamet Haşim hükümetle barış görüşmelerine başladı. Fakat Haşim o yıl vefat etti. Yerine yardımcısı Hacı Murad İbrahim tayin edilerek barış görüşmelerine devam edildi.

Muntasır Bey şöyle devam ediyor, “2001’de yaşanan 11 Eylül olayının bize etkisi büyük oldu. Daha realist politikalar uygulamaya başladık. Daha stratejik düşünmemiz gerektiğini anladık. Çünkü giderek yalnızlaştık. Özellikle Arap dünyası o günden sonra bizimle tüm irtibatını kesti. Neredeyse İHH dışında İslam dünyasıyla irtibatımız kalmadı. İHH bize yönelik yalnızlaştırma politikasının uygulandığı 11 Eylül sonrası dönemde bize yardım ulaştıran tek yardım kuruluşu oldu, bundan dolayı İHH’ya minnettarız. Bu barış esasında 15 yıllık bir sürecin sonucudur. Bizi barış sürecine zorlayan esas etmenler şunlar oldu: 1)Terörist örgüt olarak ilan edilmek istemedik, 2) İslam dünyasıyla aramızdaki yardım kanallarımızın ve bağlantımızın tamamıyla kopmasının önüne geçmek istedik, 3) Otonominin hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda kullanabileceğimiz bir araç olacağını düşündük.”

15 Ekim 2012’de başkent Manila’da Devlet Başkanı Benigno Aquino ile MILF Başkanı Hacı Murad İbrahim bir çerçeve anlaşmasına imza attılar. Bu sadece bir ön anlaşma niteliğindeydi, nihai anlaşma 2014 başı gibi yapılacak.

moroo.jpg

Filipinler’de Filipince ve İngilizce resmî diller, ayrıca çok sayıda yerel dil var. Fakat ülkede yollarda, caddelerde, dükkânlarda sadece İngilizce levhalar ve uyarılar görüyorsunuz. Yani İngilizce âdeta ülkenin dili hâline gelmiş. Müslümanlar da bu dil emperyalizmine tepki olarak Arapça öğrenimine yönelmişler. Müslümanların eğitimli kesiminin neredeyse tamamı Arapça konuşabiliyor.
MILF Başkan Yardımcısı Gazali Cafer ile yaptığımız söyleşide Moro Müslümanlarının mücadelesi hakkında çok şey öğrendik. Cafer konuşmasında şunları söyledi:
“Barış sürecinde silah bırakmamız söz konusu değil. Çünkü silahları bırakırsak hiçbir garantimiz yok. Hükümetle silahların bırakılması anlaşması yapmadık. Sadece kontrol edilmesi ile ilgili anlaşma yaptık. Ayrıca bize ait bir polis gücü de olacak. Anlaşmanın tamamlanmasından sonra hükümetin polis ve askeri, özerk bölgeden çekilecek. Ayrıca özerk bölgede İslam şeriatı uygulayabileceğiz. ‘Anayasanın temeli İslam şeriatı olacaktır.’ ibaresinin konulmasını istiyoruz.

Anlaşmayla Moro’nun yer altı kaynaklarının yüzde 75’i bizim kontrolümüze geçecek. Eğitim, hukuk, yönetim, seçimler bizim tarafımızdan belirlenecek. Anayasanın hazırlanmasına Japonya heyeti yardımcı olacak.

Otonomi kararı anayasanın yazımından sonra Filipinler Meclisi’ne sunulacak. Şu anki Devlet Başkanı Benigno Aquino akıllı bir adam. İki yıldır devlet başkanı, altı yılı daha var. Otonominin 2014’ün başında ilan edilmesini bekliyoruz.

1972’den bu yana 300 bin insanımızı kaybettik, bunların yaklaşık 5 bini mücahit; yani çoğunluk sivil. Manila’da yaşayan Müslümanların durumunu da anlaşmaya bir madde olarak ekledik. Moro Özerk Yönetimi dışındaki Müslümanların gözetim hakkı saklı tutulacak. Özerk Yönetim bu Müslümanlara yardım ulaştırabilecek.

Şu anda 21 kampımız var. 12’si büyük, diğerleri küçük çaplı kamplar. Mesela komuta kademesinin bulunduğu Darapanan’ın büyüklüğü 100 kilometrekareden fazla. Daha önce MILF lideri Hacı Murad, Ebubekir Sıddık kampında yaşıyordu. 2005’te barış süreciyle birlikte resmî temaslarını daha rahat sürdürebilmek için Darapanan’a geçti.

camii.jpg

Barış sürecinde en önemli rol Japonya, İngiltere ve Malezya’ya ait. Türkiye hükümetiyle de zaman zaman görüşmelerimiz oldu. Mindanao meselesiyle ilgili oluşturulan Uluslararası Kontak Grubu’nda Malezya, İngiltere, Japonya, Türkiye ve Suudi Arabistan ile dört sivil toplum kuruluşu bulunuyor. İHH ise otonominin imzalanmasından sonra Asia Foundation’la birlikte denetçi olarak görev yapacak.

Otonomiden sonra siyasi parti kuracağız. Mayıs ayında (2013) genel, belediye, senato ve valilik seçimleri var. Biz bu seçime parti olarak girmiyoruz. 2016’daki seçimlere girmeyi planlıyoruz. Otonomiden önce parti olarak girmeyi uygun görmüyoruz. Belediye ve valilik seçimlerinde Hıristiyanlara karşı Müslüman adayları, Müslüman iki aday olunca da daha dindar olanını destekleyeceğiz. Ama genel seçimleri boykot edeceğiz, yani katılmayacağız.

MILF olarak kırk yıldır hiçbir seçime girmedik, fakat halk olarak oy hakkımızı kullandık. Son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkımıza şimdiki cumhurbaşkanına oy vermelerini tavsiye ettik.
Moro’nun iktisadi durumu uzun süren savaş dolayısıyla çok kötü. Devlet zaten yıllardır Müslüman bölgelere hizmet götürmüyor. Fakirlik ve sefalet yaşamın doğal bir parçası hâline gelmiş durumda.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim