• İstanbul7 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayrıntıları ile Brexit Süreci
18 Aralık 2018 Salı 16:18

Ayrıntıları ile Brexit Süreci

Britanya'nın (Birleşik Krallık) ilk iki harfi (Br) ile exit (çıkış) kelimesinin birleşmesinden oluşan Brexit, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkması anlamına geliyor.

MuslimPort Haber Merkezi | Mehmet Furkan Bülbül

Brexit sürecinde neler yaşanıyor? Bundan sonrasına dair olası senaryolar neler?

Birleşik Krallık, iki yıl önce 23 Haziran'da Avrupa Birliği ile yollarını resmen ayırma yoluna girdi. Kararı sandık belirledi. Halkın yüzde 48,1'i ittifaktan kopmak istemezken yüzde 51.9'u 'AB ile buraya kadarmış' dedi.

Sandıktan çıkan sonucu siyasi arenadaki istifalar takip etti, bu karara zemin hazırlayan dönemin başbakanı David Cameron'un siyasi kariyerinin de sonunu getirmiş oldu.

Referandum vaadiyle AB karşıtlarının da oyunu toplayan, iktidardayken ise AB yanlısı kampanya yürüten Cameron, sonuçların açıklanmasının ardından "Gemiyi sarsıntıdan kurtarıp sabitlemek için elimden geleni yaparım ancak bu yeni rotada kaptan ben olmamalıyım" diyerek veda etmişti makamına.

Gemiye kaptan bulundu. Dönemin İçişleri Bakanı Theresa May, dümeni devraldı. Sorumluluklarının en başında da AB ile ayrılma süreci vardı. Şüphesiz bu 'boşanma' tek celsede olmayacaktı.

Peki iki yıldır devam eden 'yolları ayırma pazarlığında nereye gelindi? Avrupa Komisyonu ne istedi, Londra ne teklif etti? Brexit anlaşmasında neler var?

Anlaşmada yer verilen konular şöyle;

AB-İngiltere ortaklığının bozulması durumunda İngiltere'nin ödeyeceği paranın miktarı - 39 milyar sterlin dolayında

AB'de yaşayan İngiliz vatandaşları ve İngiltere'de yaşayan AB vatandaşlarının akıbeti

Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti arasında sınır olmasının nasıl önleneceği

AB ve İngiltere arasında bir ticaret anlaşması ve işletmelerin yeni duruma uyum sağlayabilmesi için 31 Aralık 2020'ye dek bir geçiş süresi üzerinde anlaşıldı.

Bir başka belgede de gelecekteki AB-İngiltere ilişkilerinin geleceğinden söz edildi.

brexit2.jpg

AB ve İngiltere: Kimin kime daha fazla ihtiyacı var?

Brexit süreci tüm tartışmalar ve belirsizliklerle devam ederken pek çok kişinin aklını bir soru kurcalamaya devam ediyor: Avrupa Birliği (AB) ile İngiltere arasında kimin kime daha çok ihtiyacı var?

Bu sorunun ilk ve en önemli ayağını ekonomi oluşturuyor. Avrupa kurumları verileri, İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi ile İngiliz Gelir ve Vergi İdaresi rakamlarına bakıldığında bazı temel ekonomik veriler ortaya çıkıyor.

Neden yeni ticaret anlaşmalarına gerek duyulacak?

Brexit kampanyasının öncülerinden, Uluslararası Ticaretten Sorumlu Bakan Liam Fox ve Dışişleri Bakanı Boris Johnson, ülkelerinin gümrük birliğinde kalması halinde Birleşik Krallık'ın ticaret politikalarını Brüksel'in tekeline bırakacağını savunuyor.

İkiliye göre, AB'den ayrılmak Birleşik Krallık'a yeni ticaret fırsatları yaratacak, özellikle de hizmet ve dijital sektörde.

Ekonomistler 'Rotterdam etkisi' denilen durum nedeniyle İngiltere'nin AB ile olan ticaretine dair rakamların gerçekte olandan daha şişkin durduğunu belirtiyorlar çünkü pek çok ticari ürün dünyanın farklı yerlerinden İngiltere'ye Hollanda'nın Rotterdam limanı üzerinden geliyor ve pek çok ürün de aynı şekilde İngiliz firmalarca Rotterdam üzerinden gönderiliyor. Bu nedenle ürünler nereden gelirse gelsin ticari veriler düzenlendiğinde AB ülkeleri ile olan ticaret gibi görünüyor ve oranları yükseltiyor. Ne var ki, ONS'e göre bunun oranlar üzerindeki etkisi yüzde 2 civarında.

Oranlar yüzde 2 daha düşük şekilde hesaplansa dahi burada dikkat çekilen nokta, ticarette İngiltere'nin Brexit nedeniyle Rotterdam limanı gibi ekonomik ve verimli alternatif güzergâhların kullanımı konusunda ciddi bir dezavantaj yaşamaya başlayacak olması.

Buraya kadar rakamlar İngiltere'nin AB'ye daha çok ihtiyacı olduğunu gösteriyor ancak öbür yandan İngiltere de ABD'den sonra AB'nin toplamda ikinci en büyük ihracat yaptığı ülke. 2017'de AB'nin 27 ülkesi dışındaki ülkelere toplam ihracatının yüzde 16'sı İngiltere'ye gerçekleşti. Bu ihracat oranı İngiltere hala ortak pazar ve gümrük birliği içerisindeyken oldu. Anlaşmalı veya anlaşmasız nasıl olursa olsun Brexit sonrası bu oranın ciddi şekilde düşeceği öngörülüyor.

Birleşik Krallık'ın, son dönemde Güney Kore'ye ihracatı ikiye katlaması bu ülkeye ilgiyi artırdı. Oysa bu başarıda en büyük rolü AB'nin Seul ile imzaladığı ticaret anlaşmaları oynadı. Brexit'ten sonra Londra'nın bu anlaşmaları kaybetme riski bir hayli yüksek olsa da AB karşıtları uygulamanın devam edebileceğini savunuyor.

Brexit yanlılarına göre, Birleşik Krallık'ın tek başına diğer ülkelerle ticari ilişkiler geliştirmesi AB'den ayrıldıktan sonra çok daha kolay olacak, zira teze göre söz konusu anlaşmalarda 27 ülkenin çıkarını düşünmek zorunda kalınmayacak.

brexit3.jpg

İrlanda sınırının önemi ve neden bir muamma?

Birleşik Krallık'ın ileride geliştireceği ticari ilişkiler, tarafların Kuzey İrlanda ve İrlanda sınırında katı kontrollerin uygulanmaması hedefi için de büyük öneme haiz.

Kuzey İrlanda, Birleşik Krallık'ın bir parçası olarak Mart 2019'dan itibaren AB'den ayrılarak Birleşik Krallık'la AB arasındaki tek kara sınır oluşacak.

Sınırın yarattığı sorunlar, Londra-Brüksel hattından daha çok 30 yılı aşkın bir süre ulusal bir mesele olarak hep gündemde kaldı. İrlanda ile Birleşik Krallık arasındaki gerginlik zaman zaman sıcak çatışmalara dönüştü.

1998'de imzalanan 'Hayırlı Cuma' olarak da bilinen Belfast Anlaşmasıyla sınır açılmış, tüm kontroller kaldırılmıştı.

Sınırın tekrar kontrole tabi tutulma ihtimali, İrlandalı ulusalcılarla Kuzey İrlandalı Londra yanlıları arasındaki gerilimin fitilini tekrar ateşleme riskini de doğuruyor.

Burada yanıt arayan soru: "Birleşik Krallık, sınırda kontrol yapılmadan tek pazar ve gümrük birliğinden nasıl ayrılacak?" Brüksel, sorunu çözmek için AB ile Kuzey İrlanda arasında "ortak denetim alanı" oluşturulmasını teklif etmiş, May hükümeti Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallık'ın bölünmez bir parçası olduğunu belirterek öneriye şiddetle karşı çıkmıştı.

Londra ise AB ile sınır kontrolü içermeyen yeni bir serbest ticaret ve gümrük anlaşması istiyor. Haliyle Brüksel şaşkın.

brexit4.jpg

Güvenlik ve savunma

Kurulması için yapılan girişimler bir yana henüz ortada bir AB ordusu yok ancak AB'nin savunma ve güvenliğine ilişkin farklı türlerde desteğe ihtiyacı bulunuyor. Bu noktada İngiltere'nin üyeliği birlik için oldukça önemli hale geliyor.

Örneğin Avrupa ortak polis teşkilatı EUROPOL ve bu gibi teşkilatların işleyebilmesi için kurulan sistemlerde İngiltere'nin önemli katkıları mevcut. Bunlardan bazıları; European Arrest Warrant (EAW), ikinci nesil Schengen Bilgi Sistemi (SIS II), Avrupa Kriminal Veri Sistemi (ECRIS), Europol Bilgi Sİstemi (EIS) ve Prüm İşbirliği çerçevesinde DNA, parmak izi ve her tür ulaşım aracının resmi kayıt bilgilerinin paylaşımı gibi sistemler.

 Brexit sonrası paylaşılan sistemlerin ve sorumlulukların azalması sonucu güvenlik konusunda daha az etkileşim olacağı hali hazırda Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier tarafından açıklandı.

Özetle Brexit ile AB bütçesinin yüzde 13'ünü, en büyük ticaret ortaklarından biriyle var olan ticaret hacmini ve güvenlik konusunda önemli bir ortağını kaybedecek.

europol.jpg

Anlaşma olmaması ne anlama geliyor?

Theresa May'ın Brexit mottosu 'anlaşmaya varılmaması kötü bir anlaşmadan daha iyidir.'

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk'a göreyse anlaşma olmadan ayrılmak her iki tarafın zararına.

Her iki taraf da sorunlar çözülmeden yolları ayırmanın, en iyi ihtimalle kısa vadede, ekonomik, siyasi ve hukuki kaosa yol açacağında mutabık.

Anlaşmaya varılmaması halinde oluşacak risklerin en başında Birleşik Krallık'ın ayrılmanın faturasını ödemeyi reddetmesi ve AB'nin bütçede büyük kayba uğraması yer alıyor.

Birleşik Krallık’taki AB vatandaşları ile kıtadaki Birleşik Krallık vatandaşlarının kendilerini arafta bulacağına risk olarak değil kesin gözüyle bakılıyor.

Tarafların el sıkışmaması ticari konularda Dünya Ticaret Örgütü'nün kurallarının, dolayısıyla değişken tarifelerin devreye girmesi anlamına geliyor. Uzmanlara göre bu durumun ithalat ve ihracat maliyetlerini artıracağı için özellikle de gıda fiyatlarının artması kaçınılmaz olacak.

AB'nin altını çizdiği hususlardan biri, anlaşmadan yolları ayırmanın her iki tarafa, en başta da AB üyelerinden İrlanda'ya zarar vereceği.

Ekonomik açıdan Birleşik Krallık'la yakın ilişkisi bulunan İrlanda için kördüğümün odağı da denilebilir.

AB'ye taviz verilmemesi için bastıran Brexit yanlıları da Birleşik Krallık'ın İrlanda kozunu oynamasını istiyor. Söz konusu kesim, Brüksel'i alttan almaya zorlamak için Londra'nın görüşmelerden çekilme tehdidini kullanması gerektiğini söylüyor.

brexit-5.jpg

Brexit'in Birleşik Krallık'ın iç politikasına etkisi

Brexit, Birleşik Krallık'ın Avrupa Ekonomik Topluluğuna girdiği 1973'ten hatta İkinci Dünya Savaşı'ından bu yana ülkedeki en büyük değişim olarak adlandırılıyor.

AB'den ayrılmak Birleşik Krallık içinde de bölünmelere ve gerilime yol açtı. 2014 yılındaki referandumda halkın kabul etmediği bağımsızlık talebi İskoçya'da yeniden duyulur oldu.

İrlanda sınırıyla ilgili tartışmalar da hararetlendi.

Bu karmaşanın ortasında yapılan erken seçimlerde de hükümet yapmak istediğinin aksine oy kaybederek elini zayıflattı. May liderliğindeki Muhafazakârlar, Kuzey İrlandalı Demokratik Birlik Partisi'nin (DUP) desteğiyle iktidarı koruyabildi.

Muhafazakârları içindeki bölünmede de taraflar May'i görevden almanın kaosa yol açmasından ve muhalefetteki İşçi Partisinin iktidarı devralmasından endişe ederek başbakanlığa devam etmesinde mutabık kaldı.

Brexit'in etkileri kıtada da hissedildi. AB ilk kez bir üyesini yitirmekle kalmayıp bütçesinde de büyük kayba uğrayacak.

Brexit ayrıca AB'nin Euroscepticismle (Avrupa şüpheciliği) ilk büyük sınavı niteliğinde.

Brexit Neden Eleştiriliyor?

"Kuzey İrlanda Avrupa Birliği'nin Gümrük Birliği'nde kalacak ve tüm gümrük kurallarını uygulayacak. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Adalet Divanı bu kuralların uygulanıp uygulanmadığını denetleyebilecek. Britanya'dan Kuzey İrlanda'ya giden ürünlerin deklare edilmesi gerekecek."

Hukuk İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Geoffrey Cox'un bu ifadeleri Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallık'ın geri kalanına göre AB'nin gümrük kurallarına daha bağlı olacağını gösteriyor.

Kuzey İrlanda AB'nin gümrük birliğinde kalırken, Birleşik Krallık AB ile ayrı bir gümrük birliği kuracak.

Bu karmaşık düzenleme ile Birleşik Krallık'ın tamamı AB ile ortak bir gümrük bölgesi olarak tanımlanacak.

Böylece Birleşik Krallık ile AB arasında ticareti yapılan ürünlerde herhangi bir gümrük vergisi olmayacak fakat Britanya'dan Kuzey İrlanda'ya gönderilen ürünlerin deklare edilmesi gerekecek.

Birleşik Krallık'ın anlaşmadan tek taraflı çekilme hakkı olmamasının sert Brexit yanlılarında yarattığı öfkeyi büyüten öğelerden biri de bu.

Hukuk İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Geoffrey Cox anlaşmada kullanılan dilin, AB'nin yalnızca Kuzey İrlanda'yı Gümrük Birliği'nde tutarak Britanya'yı gümrük bölgesinden çıkarmayı talep etmesine izin verdiğini söylüyor.

Fakat tek taraflı hareket edememe ilkesi burada da AB açısından devreye giriyor.

İki ülkenin eşit sayıda temsil edileceği Ortak Komite'de AB'nin de Birleşik Krallık'ın onayını almadan tek taraflı hareket etme imkânı bulunmuyor.

geoffrey-cox.jpg

AB liderleri Brexit Anlaşmasını Kasım’da Onayladı

Avrupa Birliği'nin 27 üye ülkesinin lideri, Brüksel'de bir araya geldi ve bir saatten az süren bir görüşme ile İngiliz hükümeti ile varılan Brexit mutabakatını onayladı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Junker, anlaşma hakkında "Bu anlaşma İngiltere ve AB için en iyi anlaşma. Bu anlaşma mümkün olan tek anlaşma" ifadelerini kullandı.

Güncel Gelişmeler ve Oylamalar: Kriz Derinleşti

İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit Anlaşmasının parlamentoda ocak ayının 3. haftasında oylanacağını bildirdi.

May, oylanması geçen hafta son anda ertelenen Brexit Anlaşmasının parlamento gündemine ocak ayının ikinci haftasında yeniden getirileceğini ve tartışılmasının ardından sonraki hafta da oylamaya sunulacağını açıkladı.

Ana muhalefetteki İşçi Partisinin lideri Jeremy Corbyn ise oylamanın bu hafta gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu. Corbyn, May'in oylamayı erteleyerek ülkeyi bir anayasal krize sürüklediğini iddia etti.

Corbyn'in oylamanın bu hafta yapılması çağrısına diğer muhalefet partileriyle iktidar partisinin bazı milletvekilleri de destek verdi.

May'in anlaşmanın oylanmasını öteleyerek, parlamentoyu, İngiltere'nin AB'den resmen ayrılacağı 29 Mart öncesinde zaman baskısı altına almayı amaçladığı belirtiliyor. 

Bu hafta sonunda yılbaşı tatiline girecek olan parlamento, 7 Ocak'a kadar iki hafta boyunca toplanmayacak.

Öte yandan İngiliz basınının İşçi Partisi içindeki kaynaklara dayandırdığı haberlere göre, Corbyn liderliğindeki parti, May hükümeti hakkında parlamentoda güven oylaması talebinde bulunmaya hazırlanıyor.

ingiltere-meclisi.jpg

KRİZ GETİREN ANLAŞMA ve GÜVENSİZLİK OYLAMASI

May, geçen hafta liderliğini yaptığı Muhafazakâr Parti içindeki muhaliflerin girişimiyle parti içi güven oylamasına gitmek zorunda kalmıştı. May 117'ye karşı 200 oyla güvenoyu alsa da siyasi gözlemciler muhaliflerin sayısının yüksekliğinin İngiliz başbakanın konumunu zayıflattığı yorumunda bulunmuştu.

May hükümetinden 10 bakan son 6 ayda Brexit gerekçesiyle istifa etmişti.

May hükümeti ile AB arasında kasım ayında varılan anlaşmanın geçen salı günü parlamentoda oylanması planlanmıştı. 

Parlamentonun onay vermeyeceğini düşünen May, Brexit anlaşmasını kurtarmak için perşembe ve cuma günü Brüksel’de bir dizi temasta bulunmuş ancak AB tarafından beklediği tavizleri alamamıştı.

May, anlaşmadaki "tedbir maddesine" zaman sınırı getirmek veya İngiltere’nin bu düzenlemeden tek yanlı çekilmesine izin verecek bir mekanizma oluşturmak istiyor.

İngiltere ile AB'nin Brexit sonrası geçiş sürecinde Kuzey İrlanda sınırı sorununa kalıcı çözümü de içerecek kapsamlı bir anlaşmaya varamaması halinde "tedbir maddesi" devreye girecek. Buna göre İngiltere'nin bütünü AB ile süresiz biçimde gümrük birliği içinde kalacak ve taraflar bu düzenlemeye tek yanlı son veremeyecek.

"ÖLÜ ATI KIRBAÇLAMAK"

İngiltere'de siyasi gözlemciler, May'in Brexit anlaşmasını kurtarmaya dönük gayretlerini "ölü atı kırbaçlamak" diye nitelendirerek, bunun parlamentoda kabul edilmesinin neredeyse imkânsız olduğu görüşünde birleşiyorlar.

İngiltere'nin AB'den resmen ayrılacağı gün yaklaşırken, ülkenin önündeki seçenekler arasında anlaşmasız ayrılık, yeni referandum veya erken seçim olarak görünüyor.

May, yeni referandum taleplerine ülkedeki bölünmüşlüğü derinleştireceğini ve halkın siyasete güvenini zayıflatacağını ileri sürerek karşı çıkıyor. Kendi anlaşmasının reddedilmesi halinde May, ülkenin önündeki iki seçeneğin "anlaşmasız ayrılık" veya "Brexit'in iptali" olacağını iddia ediyor.

İngiliz basınında yer alan kulis haberlerine göre ise bakanlar kurulu içinde bazı isimler ise referandum seçeneğine sıcak bakıyor.

Seçim Komisyonu, yeni bir referanduma 10 hafta içinde gidilebileceğini belirtiyor ancak 2016'daki Brexit referandumuna ilişkin yasanın parlamentodan çıkması 7 ay sürmüştü.

Yeni bir referandum veya erken seçim üzerinde anlaşılması durumunda, İngiltere’nin AB'den 29 Mart tarihini uzatması için talepte bulunması gerekecek.

İngiltere 23 Haziran 2016'da yapılan referandumda yüzde 48'e karşı yüzde 52 oy oranı ile AB'den ayrılma kararı almıştı.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim