• İstanbul12 °C
  • Mekke29 °C
  • Medine27 °C
  • Kudüs13 °C
  • Kahire18 °C

Mustafa Kaya / Milli Gazete

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mustafa Kaya / Milli Gazete

“1 Mart Tezkeresi Geçmeliydi”

17 Ekim 2017 Salı 09:14

Deniz Bölükbaşı böyle düşünüyor. Deniz Bey bu şekilde düşünenler arasında sayılabilecek sıradan bir isim değil. Çünkü 2003’te ABD ile yürütülen müzakerelerde Türk heyetinin başındaydı. Sonrasında MHP milletvekilliği de yaptı.

10 Ekim’de Hürriyet’ten İpek Özbey’e verdiği röportajda;

“1 Mart tezkeresi geçseydi, bugün Irak ve Suriye’de yaşanan noktalara gelinmiş olmayacaktı” diyor. Ayrıca “ PKK ’nın bugün Kandil dışında kamp yerleri, eğitim alanları, cephanelikleri, Türkiye’ye geçiş yolları, toplanma bölgeleri tümü Türk askerinin kontrolü altına girecekti” diye iddia ediyor.

Bunun yanında “Barzani bağımsız devlet olma yolunda mesafe kat edemeyecek, 25 Eylül’de referandum yapma noktasına gelemeyecekti” diye ekliyor.

“Ve 1 Mart Tezkeresi kabul edilmiş olsaydı Türkmenlerin bugün ikinci sınıf Irak vatandaşı konumuna itilmeleri mümkün olmayacaktı.” diye devam ediyor.

Öncelikle tezkerenin içeriğinde ne vardı, bunu hatırlayalım. Uzlaşılan metne göre Türkiye; ‘60 bin kişilik ABD askerinin ve 255 ABD uçağının kendi topraklarında konuşlanmasına izin veriyor, Irak’a karşı Kuzey Cepheyi oluşturmayı ve ABD ile birlikte hareket etmeyi kabul ediyordu.’

Peki, şimdi de geçmişte ABD Büyükelçiliğimizi yapmış ve ABD’yi iyi tanıyan isimlerden olan Ş. Elekdağ’a kulak verelim. Şükrü Bey, D. Bölükbaşı’nın tam aksine 11 Mart 2015’te Uğur Dündar’a verdiği röportajda “1 Mart tezkeresi TSK’ya operasyon izni vermiyordu” diyor.

Peki, Ş. Elekdağ bu iddiasını nereye dayandırıyor?

Hatırlanacağı gibi kendisi 2003 yılında yapılan bu tarihi oturuma katılan CHP ’li milletvekillerinden birisiydi. Elekdağ “1 Mart Tezkeresinin temel dayanağı olan ve milletvekillerine dağıtılmayan, ABD ile Türkiye arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası’na göre TSK’nın operasyon izni yoktu” dedikten sonra “Bu mutabakat metnine göre Türk askeri Kuzey Irak’ta dar bir bölgeye konuşlanacak, PKK unsurlarını izleyip imha etme yetkisi olmayacak, meşru savunma hakkı dışında silah kullanamayacaktı” diye sözlerine devam ediyor. Ş. Elekdağ bu ifadenin metnin 7. Maddesinin “Kuzey Irak’taki Faaliyetler” başlıklı (b) fıkrasının 3. paragrafında geçtiğini belirtiyor.

Şimdi ben bu açıklamalarla ilgili çok fazla yoruma girmeden aşağıdaki sorularla yazıyı nihayete erdirmek istiyorum.

Hem Sn. Bölükbaşı’nın hem de Sn. Elekdağ’ın kanaatleri ile ilgili takdir sizlerin.

1- 1991’deki Körfez Savaşı’nda Musul, Kerkük sizin olacak diyerek Türkiye’yi aldatan, savaş sonrası ise sınırlarımızda 36. paraleli oluşturarak Irak’ın kuzeyindeki bağımsız devletin altyapısını hazırlayan ABD’nin ta kendisi değil miydi?

2- Irak’ın işgali BM Güvenlik Konseyi kararına dayanmadığı halde ABD ile böylesine hukuksuz bir savaşa destek veren Türkiye büyük bir suç işlemiş olmaz mıydı?

3- Irak’ta kitle imha silahlarının olmadığının kabul edilmesine ve Tony Blair hakkında kendi askerlerinin ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle İngiltere ’de hazırlanan “Chilcot Raporu”na rağmen Irak’ın işgali ile ilgili hâlâ neden bu yorumlar yapılıyor?

4- Büyük Ortadoğu gibi bir projenin varlığı ortadayken, bölgemizde haritaların yeniden çizilmesi hedeflenirken, 1 Mart’ta ABD ile yol yürümek kendi ipimizi kendimize çektirmek olmaz mıydı?

5- Irak’ta hayatını kaybeden 2 milyondan fazla insanın katledilmesinden doğrudan sorumlu olmak bizi Ortadoğu halkları nezdinde hangi duruma düşürürdü?

6- Tezkere hakkında yapılan meclisteki oturum tutanakları 10 yıllık gizlilik süresi dolmuş olmasına rağmen neden hâlâ açıklanmıyor?

17.10.2017 / Milli Gazete

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖZEL HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Muslim Port | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0090 535 921 45 31 | Haber Yazılımı: CM Bilişim